| Türkiye Sanayici ve İşadamları
Derneği (TÜSİAD) Temmuz.2002 de yazarlarının da katıldığı bir toplantı ile "Yeni
Rekabet Stratejileri ve Türkiye Sanayisi" raporunu tanıttı. Bu rapor ayrıca TÜSİAD web sitesine de yüklendi. EYLEM uzmanlık
alanına giren bir konuda yeni bir kaynağa kavuşmanın heyecanı ile incelediğimiz
rapor bizi oldukça hayal kırıklığına uğrattı. Rapor başlığından bağımsız olarak rekabet ve strateji
ile ilgili herhangi bir yaklaşım yansıtmıyor. İdeolojik bir GİRİŞ bölümü
ile, ideolojik bir SONUÇ
bölümü arasında sandöviç olmuş, birbiri ile organik bağı olmayan beş iri makale
ve bunlarla bağlantıları görülemeyen iri bir "KAYNAKLAR" bölümünden
oluşuyor.
Bu makaleler;
1- "Dünyada gözlenen megatrendler"
2- "Türk sanayisinin rekabetçi durumu ile ilgili genel gözlemler"
3- "Etkinlik ve verimlilik için yönetim teknikleri"
4- "Sonuç: Rekabet yetersizliğinde kamunun kusurları"
5- "Özgür ve yaratıcı bireye çağrı"
Rapor Türk sanayicilerini bilmediği ve
uygulamadığı herhangi yeni bir olguyu vurgulamıyor. Bazı gözlem ve
değerlendirmelere dayanmakla birlikte Türk sanayicilerine rekabetçi
üstünlükler kazandıracak öneri ve formüller içermiyor. Küresel değişimler ile bunlara
karşı uygulanacak proaktif yöntemler
konusunda strateji denebilecek tutuarlı bir formülasyon yok. Değerli yazarların
"Endüstri Mühendisliği" alanındaki uzmanlık, deneyim ve birikimlerini
yansıtmaktan çok uzak. Bu konuda analitik-kantitatif bir çalışma olarak Türkiye
Kalkınma Bankası uzmanı; "B.
Ali EŞİYOK : Türkiye İmalat Sanayiinde ve Ülke Rekabet Gücünde Gelişmeler"
çalışması iyi bir örnek oluşturmaktadır.
Bize göre raporun en sakıncalı yönü, "Rekabet" ve
"Strateji" konularında akademisyenlerin de sanayiciler ile aynı görüşü
paylaştıkları, akademisyenlerin sanayicilere söyleyecekleri yeni bir görüşleri
olmadığı gibi bir izlenim bırakması. Ayrıca raporun hem GİRİŞ, hem de SONUÇ bölümü,
raporda vurgulanan gözlem ve bulgulardan bağımsız bir şekilde, Türk sanayisindeki
rekabetçi yetersizliğini, kamunun uyguladığı varsayılan "Demokrasi
Eksikliği" ve "Yolsuzluk Ekonomisi" modeline bağlamakta ve pragmatik
bir rapor ideolojik bir çözümleme ile sonuçlanmaktadır.
Burada TÜSİAD tarafından önsözde vurgulanan,
rapor içeriğinin kamuoyu ile paylaşılması önerisine uyarak, rapor ile ilgili
ayrıntılıbir değerlendirme sunuyoruz. Bu değerlendirmeyi rapordaki başlıklara
paralel olarak verilen ve bunları irdeleyen bir yaklaşımla gerçekleştirdik. Böylece
irdeleme ile birlikte raporun içeriği konusunda fikir verebilmeyi de öngördük.
Ayrıca bu çalışmamız INTERNET
çağına özgü düşünce üretme sistematiğinin bir uygulaması olarak da
görülebilir.
Buradaki amacımız seçkin bir akademisyen
gurubunun çalışmasına gölge düşürmek değil, rekabet ve strateji konularının
özellikle uluslararası sanayi rekabeti durumunda daha stratejik bir format ile ele
alınmasına ışık tutmak oldu. Türk toplumu da sanayicileri de kısa dönemli
pragmatik sorunlara ve çözümlere ilgi duyarken uzun dönemli ve stratejik
yaklaşımlara genel olarak mesafeli yaklaşmaktadır. Strateji var olmak ile yok olmak
arasındaki ayrımdır ve özenle ele alınmalıdır. Bunu ihmal eden kişi, kuruluş ve
ülkeler ihmallerinin faturasını ağır bir şekilde öderler. Günümüzde bu faturalar
yaşadığımız krizler şeklinde ödenmektedir.
. |