eylemban2.jpg (1802 bytes)

Etkin Yönetim Liderlik Eğitim Merkezi

Yeni Rekabet Stratejileri ve Türk Sanayisi

Prof. Dr. İbrahim KAVRAKOĞLU - Dr. Süleyman GEDİK - Dr. Melike BALKIR

RAPOR - TÜSİAD - Temmuz.2002

191 SONUÇ (Rapor için tıklayınız)
... Sonuç bölümü raporun diğer bölümlerinde verilen bulgu ve gözlemler ile tutarsız otonom bir bölüm olarak yer alıyor. Burada yazarlar Türk sanayinin oluşumu ve performansı konusunda pragmatik ve analitik bir tabana oturmayan oldukça ideolojik bir yorum getirmektedirler. Türk ekonomisinin sorunlarının temelinde olan tasarruf yetersizliğinin yolsuzluktan mı yoksa sermaye kaçağından mı kaynaklandığı çok açık değildir. TÜSİAD sorunların kökenine inmek istiyorsa, ülkeden kaçan sermayenin kumulatif değerlerini araştırmalıdır.

Burada gündeme getirilen yorum ve değerlendirmelerin raporun kapsamını oluşturan gözlem ve bulgulara dayandığın söyleyebilmek güçtür. Ayrıca bu değerlendirmeler Türkiye gerçekleri ile tutarlı da değildir. Bu sonucun dayandığı veriler gerçek fon akışlarını netleştiren çok farkı bir makroekonomik analiz tarzı gerektirmektedir.

193 1. Sanayileşme ve Yanlış Kamu Politikaları 24. ocak.1980 kararlarından bu yana Türk ekonomisi dışa açılmacı liberal politikalar ile yönetilmektedir. 196-1980 planlı ve devletçi dönemde ekonominin ortalama büyüme hızı %6.3, 1980-2000 liberal dönemde ise 4.6 dır. Devletin ekonomiden çekildikçe sabir sermaye yatırımlarının azaldığı raporda vurgulanmaktadır. "Yolsuzluk Ekonomisi", ekonomik kontrolun kamusal alanın dışına dışına çekilmesi ile mümkün olabilmiştir. Bu ekonomik modelde firmalar kendi tasarrufları ve özkaynakları ile yatırım yapmak yerine bu kaynaklardan rant yaratmayı tercih etmektedirler. Kamu açıkları kötü yönetimden değil, kar-vergi-faiz payaşımındaki sızıntılardan kaynaklanmaktadır. Vergi alması gereken devlet borç almakta ve faiz ödeyerek transfer harcamaları ile etkinliğini yitirmektedir.

Yazarların söz ettiği kapsamlı ekonomik hamlenin hangi modele, stratejilere ve önceliklere dayanacağı belli değildir. Burada Devlet Planlama Teşkilatının rolününün ne olacağı beliritilmemiştir. Input-Output tablolarına dayanan stratejilerin önemi artık anlaşıldığına göre bunları tekrar devreye sokmanın zamanı gelmeemişmidir? Bilgiye ve yarartıcışığa dayanan bir ekonomiye "hadi geçelim" diye geçilebilr mi? Türkiye'nin öncelikleri ve kıyalamalı üstünlükleri hesaplanmamalı mıdır?

197 2. Toplumsal Yeniden Yapılanma Projesi Yazarların ekonomik ve stratejik sorunları "Yolsuzluk Ekonomisi" paradigmasına bağlayarak kamusal otoriteleri sorumlu gibi göstermesi gerçekçi ve doğru değildir. Türkiye'nin içine düştüğü çıkmaz bürokratların yolsuzluğa eğilimli olmasından değil, reel kesimin karlarını ve tasarruflarını "Transfer Ekonomisi" teknikleri ile yurt dışına aktarmalarından ve sonra bu kaynakları yatırıma yönetmek yerine tekrar devlete yüksek faizli borç olarak geri vermek yönteminden kaynaklanmaktadır. Bunun böyle olduğu basit bir Keynesgil tasarruf-yatırım dengesi analizi ile görülebilir.

Doğal olarak TÜSİAD için hazırlanan ve TÜSİAD tarafından finanse edilen bir raporda sorunların kaynağının doğrudan reel kesim ve sanayiciler olduğunu söyleyebilmek olanaklı değildir.

"Sonuç olarak bürokrasinin dürüst ve kirlenmemiş teknik kadrolarının, temizlenmeyi öngören  iş kesimi ile iş birliği yapmaları gereklidir." önerisi fazlası ile önyargılı ve ideolojiktir. Temizlenmeyi öngören iş kesimleri öncelikle karlarını ve tasarruflarını yurt içi yatırıma yöneltmeli ve Ar-Ge faaliyetlerini finanse etmelidir.

...
  • Devlet ve İş Aleminin Sorumluluğu

Fırsat? Tehdit? Rekabet? Strateji?

...
  • Hukuk Devleti

Fırsat? Tehdit? Rekabet? Strateji?

...
  • Devletin Yeni Fonksiyonları

Fırsat? Tehdit? Rekabet? Strateji?

... ... Sonuç bölümünde ele alınan konuların ve yapılan önerilerin Türk sanayicileri için rekabet stratejileri oluşturulması konusu ile ilişkisi pek anlaşılamıyor. Burada, rapordaki gözlem ve bulgular yerine Türk sanayicilerinin kamu yönetimi konusunda kendilerinin dile getiremediği sorunların akademik bie ağızla dile getirildiği izlenimi ediniliyor. Burada dile getirilen gözlem ve önerilerin gerçek payı olmakla birlikte rekabet stratejileri üzerindeki etkileri sanıldığı kadar doğrudan olmayabilir. Türk sanayicilerinin yeni pazarlara açılması konusunda bürokrasi ve kamu yönetiminin köstek değil destek olduğu yakından gözlemlediğimiz bir olgudur.
EYLEM TEMMUZ.2002