| Toplam Kalite
Yönetimi ve Bilimsel İşletmecilik (Taylorism)
Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
tarafından 12-14 Kasım 1998 tarihinde düzenlenen "2000'li yıllarda
İşletmecilik ve Eğitimi" konulu 6. Ulusal İşletmecilik kongresinin son
8. oturumu "TKY nin Devri Kapanıyormu?" konulu bir paneldi. Bu
panelin konuşmacıları, ülkemizin önde gelen kuruluşlarında "Kalite
Yönetimi" tekniklerini uygulayan ve "Kalite Gurusu"
olarak bilinen yöneticiler ve danışmanlardı. Genel olarak konuşmalarının
meali, TKY nin devri kapanmak bir yana günümüzün ve geleceğin tek ve tartışılmaz
yönetim yaklaşımı olduğu ve modern, bilimsel yönetimin TKY ile başladığı ve bunu
uygulayan kuruluşların başarıdan başarıya koşacağı, şeklinde idi.
Doğal olarak bu konuşmalar kongreye katılan ve
işletmecilik bilimine 40 yılı aşkın emek vermiş, bu bilimin ülkemizde kurumlarını
yaratmış olan öğretim üyelerinin sert tepkisi ile karşılaştı. TKY nin yeniliği,
gücü ve başarısı üzerine anlatılanlar doğru olmadığı gibi, gerçek
uygulamalarda bu yaklaşımdan yararlanan ve memnun olan kuruluş yurdumuzda ve dünyada
yok denecek kadar azdı. Verilen örneklerdeki başarılar TKY'nin değil sadece Türkiye
şartlarında fütursuz yönetilen kuruluşlara çeki düzen verilmesinden
kaynaklanıyordu. Böyle bir tepki ile karşılaşan konuşmacılar kendilerine
gösterilen reaksiyona ve ortaya konan karşı tezlere aldırmadılar. Kendilerini
uygulamaları ile harikalar yaratan, yeni bir çağın misyonerleri olarak görüyorlardı
ve bu görünümlerinden taviz vermeye hiç niyetli değildiler. Uygulama pozisyonlarında
olmaları nedeniyle bilimin ne söylediği onları fazla ilgilendirmiyordu. Sonunda bu
toplantıdan elde edilen net sonuç; "TKY ile İşletme-Yönetim Biliminin
yollarının ayrı olduğu" idi. "TKY, işletme biliminin
gündeminde olan ve önerdiği bir yaklaşım olma özelliği taşımamaktadır ve
bunun son derece net ve bilimsel nedenleri bulunmaktadır.
Buna karşılık TKY mistiği, bilim dışı
yönetici çevrelerden gördüğü ilgi ve destek ile günümüze kadar momentumunu
sürdürdü ve ne yazıkki, "Hastane Yönetimi" gibi kendisine
tamamen yabancı olan alanları da enfekte etme sürecine girdi. Burada TKY
yaklaşımının niye hastane yönetimleri için yararsız ve hatta sakıncalı olacağı
hem kuramsal hem de uygulamalı olarak gözlenmektedir.
Stratejik TKY Fiyaskoları
TKY yaklaşımı kaynaklandığı koşullar, temel anlayış
ve felsefesi gereği kuruluşların stratejik sorunlarına yabancıdır. TKY gerçekte
ürün kalitesine çok az bir şey kattığı gibi, rekabetin sağlık kuruluşlarında
olduğu gibi "kaliteye elastik" olmadığı durumlarda rekabet
üstünlüğü sağlamak gibi bir katkısı da olmamaktadır. Aşağıda verilen örnekler
TKY den kurtuluş bekleyen birçok önemli kuruluşun yaşadığı acı ve dramatik
deneyimleri yansıtmaktadır. Burada örnek olayları en son gelen bilgiyi de
değerlendirebilmek amacı ile ayrı dökümanlar olarak düzenledik.
TKY Fantezisinden
"Stratejik Üstünlük Yönetimi" Yaklaşımına Geçiş
Bu örnekleri sınırsız olarak çoğaltabilecek kaynak,
gözlem ve deneyime sahibiz. Fakat teknoloji çağının bu üç efsane firmasının
yaşadığı trajediler ve bunlar karşısında "Kalite Yönetimi" tekniklerinin
yetersizliği ve çaresizliği bu konuda daha fazla bir şeyler söyleme gereği
bırakmamaktadır. Ayrıca bu tekniklerin geliştirildiği Japonya, ürünlerinin
rekabetçi kalitesine rağmen otomotiv fabrikalarının çökmesi ve resesyon sürecine
girmekten kurtulamamıştır. Şimdi "Kalite Yönetimi" teknikleri, içinden
doğduğu sanayi işletmelerinde dahi başarısız olurken, son derece özel ve karmaşık
bir yapısı olan hastane kuruluşlarının yönetiminde bunların bir işe yaracağını
beklemek saf bir hayalden başka bir şey değildir.
Yukarda verilen örnekler bir gerçeği açıkça ortaya
koymaktadır. Teknolojinin hızlı ve ezici bir şekilde değiştiği ortamlarda stratejik
üstünlük, yönetim becerilerinden değil, teknoloji ve mühendislik üstünlüklerinden
kaynaklanmaktadır. TKY yaklaşımının özünü oluşturan "müşteri
odaklılık" ve "sürekli gelişme" kuralları
finansal, lojistik ve teknolojik alanlarda yeterli beceri düzeye ulaşamamış
yönetimlerin fazla işine yaramamaktadır. Hastaneler ise gerek profesyonel
fonksiyonları, gerek karmaşık yapıları ve gerekse teknolojiye olan
bağımlılıkları nedeniyle TKY reçetelerinin en az işe yarıyabileceği
kuruluşlardır.
TKY, Bireysel Uygulamalı (Case
Management) ve Network Yapılı Kuruluşlar İçin Uygun ve Gerekli Değildir
TKY tekniklerinin ortaya çıktığı ve uygulandığı
kuruluşlar esas olarak paternalisitik-hiyerarşik ve mekanik-bürokratik
yapılı, patron kültürü ile yönetilen sanayi kuruluşlarıdır. Burada ürünler,
para kazanmak amacı ile, seri üretim (Fordism) e dayanan bir süreç içersinde
üretilirler ve kalite bu sürecin sonunda veya süreç sırasında kontrol edilir. TKY,
esas olarak kalite kontrolünün süreç sırasında gerçekleştirilmesini ve bunun
katılımcı bir fonksiyonel entegrasyon çerçevesinde yapılmasını önermektedir.
Hastaneler ise kalite ve uzmanlık gerektiren özel bir
hizmet sunan takımlardan oluşan networklere dayanan, hiyerarşik olmayan yatay
kuruluşlarıdır ve seri üretim yerine vaka odaklı (case management) anlayışı ile
çalışırlar. Para kazanmak birinci öncelik değildir. Bir hasta hastaneden
hizmet talep ettiği zaman, hastane bütün olanakları ve takımları
ile bu hastanın sağlığı için çalışır (case management). Buna göre
hastanelerin TKY den "müşteri odaklılığı" öğrenmek gibi bir durumları
olamaz çünkü "Hastane" organizasyonu tamamen müşteri
odaklılık ve kalite üzerine tasarımlanmıştır. Bir hastane, varlığını
tanımlayan beklentiler nedeniyle tamamen "Hasta Odaklı" dır
ve bunun dışında varolamaz. Bu nedenle éHasta Odaklılık" sanki yeni keşfedilen
bir kavrammış gibi hastanelere dışardan telkin edilemez.
Şimdi Hastane yapılarını daha genel olarak tanımlarsak;
- Hastane hastalara yatılı sağlık hizmeti vermek
için kurulmuş, uzman profesyonellerin takımlarından oluşan bir organizasyondur
- Hastane profesyonel-lojistik-teknolojik bileşenleri
olan 50 civarında blokların networkünden oluşan bir organizasyondur.
- Hastane her müşterisine, bireysel odaklı (case
management) kaliteli hizmet veren bir organizasyondur. (bunun gerçekleşmiyor
olması hastane tanımını etkilemez.)
- Hastane verilen hizmetin yaşam-ölüm düzeyinde
stratejik özellikler taşıdığı bir organizasyondur.
- Hastane para kazanmanın birinci öncelik olmadığı
bir organizasyondur.
- Hastane 7 gün 24 saatçalışan bir organizasyondur.
- Hastane yoğun bir lojistik karmaşıklık
yaşayan bir organizasyondur.
- Hastane teknolojik gelişmelerin yakından izlendiği
ve uygulandığı bir organizasyondur.
- Hastane entegre sibernetik yönetim tekniklerinin
uygulanamamasını gerektiren karmaşık bir organizasyondur.
Şimdi bu tanımlardan hastanede verilen hizmetlerin servis
kuruluşlarının gereklerini aşan özellikleri olduğu ve sanayi üretmi için
geliştirilen TKY gibi yöntemlerin hastane koşullarında fazla etkili olamıyacağı
açıkça görülebilir.
Buna göre bir hastanenin etkin, verimli ve kaliteli bir
hizmet verebilmesi için yukardaki tanımlarını, rakiplerinden daha etkin bir şekilde
gerçekleştirmesine olanak sağlayacak bir "Stratejik
Üstünlük" yönetim modelini benimsemesi ve uygulaması gerekmektedir.
TKY, Maskelenmiş bir "İŞ
Yoğunlaştırması" Tekniğidir
Günümüzde TKY nin doğduğu Japonya ve en çok
uygulandığı ABD bu yaklaşımdan en çok nefret edilen yerlerdir. TKY, Japonyada "İş
Yoğunlaştırması", ABD ise "İşsizlik"
çağrışımı yaptırmaktadır. İş yoğunlaştırması genel olarak üç yönetsel
kademeden oluşan hiyerarşik, mekanik ve bürokratik yapılı sanayi
kuruluşlarında gözetim (overhead) maliyetini arttıran ara kademenin boşaltılarak,
bunlara ait yetki ve sorumlulukların alt kademelere transferini yansıtmaktadır. Prusya
ordusundan esinlenerek on kişiye bir yönetici hesabı ile oluşturulan yapılar yerine
otuz kişilik takımlar ve ayrıcalığı olmayan takım başkanlarından oluşan
yapılara geçilmek istenmektedir. Harpten çıkmış Japonyanın sosyal ortamında bu
mümkün olabildiği halde, günümüz Japonlarına nefret edilen istismarcı bir yöntem
olarak görülmektedir. ABD nin bireyci kültürü ise bunun etkin bir şekilde
çalışmasına hiç olanak sağlamamıştır. ABD örneklerinde TKY projeleri daima bir "Downsizing"
veya "Reengineering" gibi süslü sözcüklerle açıklanan
işten çıkarmalara gerekçe oluşturduğundan, işsizlik ile eşanlamlı olarak
anılmaya başlanmış ve etrafında bir nefret halesi oluşmuştur. ABD de artık
geçerli olan yaklaşım varolan işlerin yitirilmesini engelleyecek ve yeni iş
olanakları yaratacak olan "Stratejik Yönetim" dir.
Hastanelerde ise TKY, ara kademenin yönetsel (managerial) ve
idari (administratif) sorun ve sorumluluklarının hemşire kadroları üzerine
kaydırılması ve hemşirelerden fonksiyonlarını aşan yönetsel ve idari sorumluluklar
beklenmesi anlamına gelmektedir. Katıldığımız toplantılarda izlediğimiz bildiriler
ve gözlediğimiz uygulamalar hastanelerde TKY uygulamalarında, genellikle hemşireler
üzerinde iş yoğunlaştırılmasını somutlaştıran ve hasta memnuniyetinin
hemşirelerden kaynaklanacağını vurgulayan çalışmaların öne çıktığını
göstermektedir.
Ayrıca hastanelerde verilen hizmetin kalitesi ve TKY
programları özellikle kararlı bir profesyonel kadro gerektirirken, hastaneler genel
olarak devamlı kadrolarında bulunmayan hekimlerle çalışmakta ve TKY uygulamalarının
sorumluluğu devamlı kadroları oluşturan hemşirelere yüklenmiş olmaktadır.
TKY, Yetersiz bir
"Koordinasyon" ve "Entegrasyon" Tekniğidir
Hastanelerden beklenen hizmetlerin etkin ve kaliteli bir
şekilde verilebilmesi TKY yöntemlerinin sağlayabileceğinden çok daha fazla kapsamlı
yönetim tekniklerinin uygulanmasını gerektirmektedir. Bilimsel yönetim esas olarak
fonksiyonel yönetim ( Finas-Lojisitk-Üretim-Pazarlama-Personel ) tekniklerinin entegre
ve etkili bir şekilde uygulanmasından oluşur. Hastanelerin network yapılı karmaşık
matris organizasyon tipine sahip olmaları bu fonksiyonel işletmeciliğin uygulanmasını
son derecede güçleştirmektedir. Fonksiyonel işletmeciliğe hakim olamayanlar için
modern enformatik teknikler ve otomasyon uygulamaları da bir çare sağlayamamaktadır.
JCAHO akrediatasyon çalışmaları hastaneleri entegre olarak yönetilmesi gereken
minimum 27 ana blok olarak düşünmektedir. Bu anabloklardan birisi KLİNİK anabloğudur
ve bu da ayrıştırılırsa bir hastane en az 50 alt yönetim biriminden oluşmaktadır.
TKY bu tür dekompose network yapıların entegre yönetimi konusunda tutarlı tekniklere
sahip değildir. Hastanelerin finansal olanakları yeterli yönetici kadrolarına olanak
vermiyeceği için bütün bu blokların koordinasyonu ve entegrasyonu hemşire
kadrolarından beklenmektedir. Bu görevler gündeme TKY çalışmaları gibi getirilmekte
ve hemşirelerden profesyonel alanları dışındaki yönetsel fonksiyonlar da
beklenmektedir. Doğal olarak bu tür iş yoğunlaştırma ve entegrasyon yaklaşımları
finansal, lojistik ve operasyonel fonksiyonların etkili bir şekilde koordinasyonu ve
entegrasyonu için yeterli olmamaktadır.
SONUÇ :
İşletme Yönetimi bilim dalında otuz yılı aşan
çalışmalarımız ve gözlemlerimiz, Toplam Kalite Yönetimi veya ISO 9000 Kalite
Güvencesi Sistemi gibi bilim dışı uygulamaların, hastane gibi çok özel deontolojik
ve hijyenik profesyonel standartların hakimiyetini gerektiren kuruluşlarda yalnızca
yetersiz değil aynı zamanda yabancılaştırıcı ve uzmanlara güveni azaltıcı
sakıncalı etkilerinin bulunduğunu ortaya koymaktadır. TKY uygulamalarının "Kalite"
sözcüğünün kalitesini istismar ederek sürdürdükleri
propagandanın bir ömrü bulunmaktadır. Hastaneler bu uygulamaların zamanlarını,
paralarını ve heyecanlarını israf etmekten ve anlamsız bir PR çalışması olmaktan
başka yarar taşımadığını kısa zamanda farkedecekler ve yönetim bilimi kendisine
düşen görevleri yapacaktır.
|