IBM firması bilgisayar sektörünün, başa
çıkılması mümkün olmayan efsanevi devi idi. Üstün yönetim ve kalite standartları
tartışılmayacak düzeyde idi. 1990 lara kadar kendisiyle yarışılması bile mümkün
olmayan bu dev bundan sonra John AKERS'in yaratıcılık ve enerjiden yoksun yönetiminde
zarar eden ve yaşam mücadelesi veren hantal bir firma görünümüne büründü. IBM
1985 de dünya bilgisayar sektöründeki payını %30 dan 1992 de %18 e geriletti. 450 000
civarındaki kadrosunu, yaşam boyu iş geleneğini bozarak 300 000 lerin altına çekmeye
mecbur oldu. Finansal zararları rekor boyutlara ulaştı. Buna karşılık aynı dönemde
yoğun, "Kalite Çalışmaları" uygulanmakta idi. Bu arada kalite
Ödülleri de kazandı.
IBM in kalite çalışmaları 1970 lerin sonlarında
başladı. 1984 yılında bütün IBM üst yöneticileri ve kilit pozisyonlardaki
müdürler Phil CROSBY nin Florida Winter Park taki Kalite Kolejinde eğitim
aldılar. Çalışanlarının çoğunluğu minimum 32 saat kalite eğitimi görmekte idi.
IBM kendi Kalite Üniversitesini kurdu ve 1980 ler için kalite
politikalarını geliştirdi, yayınladı ve yaygın bir şekilde
dağıttı. Ayrıca icracı yönetim sisteminde bir "Kalite Başkan
Yardımcısı" pozisyonu, Departmanlarda "Kalite
Direktörleri" ve işletmelerde "Kalite Şampiyonları"
oluşturuldu. 1980 lerin ikinci yarısında kalite ve müşteri odaklılıklarını yeni
bir "Pazara-Duyarlı Kalite" programı ile yenilediler. 1990 da
Rochester, Minnesota gurupları Malcolm-Baldridge Ödülünü kazandı.
Bu süreçte IBM in başkanı (chairman) John AKERS, 1991 de gerçekleştirilen "Kalite
Ayları" programına başkanlık ederek kendisinin kalite idealine kişisel
bağlılığını kanıtlamakta idi. IBM bütün dünyada bir kalite lideri olarak
tanınmaya başladı. 1992 de IBM Sumare-Brezilya, IBM Guadalajara-Meksika, IBM
Jarfalla-İsveç bulundukları ülkelerin milli kalite ödüllerini kazandılar.
IBM Malezya, müşteri odaklılığı ve kalite yönetimi çalışmaları
nedeniyle milli "Endüstri Mükemmelliği" ödülünü aldı.
Bütün bunların sonucu ise tam bir felaket oldu.
IBM in dünyadaki pazar payı düşmeye devam etti ve bu düşüşün sonu gelmedi.
Sektörün %19 büyüdüğü bu dönemde IBM in gelirleri %8 geriledi. 1993 ün sonuna
kadar 150.000 çalışanı erken emeklilik ve diğer yöntemlerle işten çıkarıldılar.
IBM efsanevi centilmen anlaşması "Ömür boyu istihdam" böylece sona ermiş
oldu. Hisse senedi fiyatları bu dönemde hisse başına $160 mertebesinden $46 değerinin
altına düştü. IBM in finansal performansı 1991 de negatif oluncaya kadar devam etti.
1993 de tarihinin en büyük yıllık zararı $4.97 Milyar doları deklare etmek durumunda
kaldı.
Bu kötü performansın ilk sonucu IBM in 772.000 hisse
sahiblerinden bir gurup biraraya gelerek IBM in Direktörler Kurulunu acele önlem almaya
zorladılar. Bu gurubun zorlamalarının sonucu olarak 26.Ocak.1993 de Direktörler
Kurulu özel bir toplantı yaparak ilk olarak, bir zamanlar sır gibi saklanan hisse
başına yılda $4.84 olan temettüyü yarıya indirdi. Bu toplantıdan hemen sonra IBM in
İcra müdürü (CEO), finans müdürü (CFO) ve başkanı erken emeklilik ile
uzaklaştırıldılar. Bu IBM türünden bir kuruluşun tepe yönetiminde yaşanan radikal
ve dramatik bir operasyon idi. IBM ilk defa kendisine seçeceği başkanı kuruluşun
dışında aradı. Aranan başkan, daha önce R.J.R. NABISCO firmasının CEO
görevini yapan Louis GERSTNER olarak bulundu. Bu aynı zamanda kuruluşun başkan
değiştirme planlarının da bozulması idi. IBM ürünlerinin kalitesi ile
uğraşırken yönetim kararlarının kalitesi sorununa gereken ağırlığı
verememişti.
Kalite çalışmalarının yönetsel dikkati
dağıttığı, IBM'in "Stratejik Vizyonu" nu yok ederek, kendisinden beklenen
ürünleri hem geç hem de düşük kalitede süren sıradan bir firma haline
dönüştürdüğü açıktır.
IBM in gelişmelerin yönünü değiştirecek finansal ve fiziksel kaynaklara sahip
olmadığını, sektörde bir ağırlığı olmadığını söylemek mümkün değil. 450
000 in üzerindeki kadrosunda bu sorunları gören ve uyaran stratejik vizyona sahip
yönetici olmadığını söylemek olanaksız fakat "Kalite Yönetimi"
mistiği kuruluşun değişimleri ve uyarıları zamanında görüp
stratejik önlemleri almasına engel oldu. Birkaç deneyimli strateji uzmanı IBM e
çözüm yollarını gösterebilirdi ve belki de gösterdi. Hiçbir rasyonel ve olumlu
uyarının IBM yöneticilerini esir alan KALİTE mistiğini aşamadığı ve bunun
sonuçları ortadadır. |