eylemban4.jpg (1493 bytes)

Etkin Yönetim Liderlik Eğitim Merkezi

İSTATİSTİK KALİTE KONTROL İÇİN
ÖRNEKLEME VE MUAYENE

Kutlu MERİH/İlkay ÇAPRAZ


MUAYENEDE ÖRNEKLEME

Örnekleme; hakkında bilgi toplanması gereken birim topluluğundan, başka bir deyimle ana kütleden, sadece bir kısmını inceleyerek yapılan araştırmadır. Kalite Kontrolu’nun önemli faaliyetlerinden biri olan muayenede örnekleme ana kütlenin uygunluk kalitesini belirleme amacına yönelmiştir. Muayene işlemlerinin uygulanmasına geçmeden önce;

a. %100 muayene

b. Örnekleme ile muayene alternatiflerinden birinin seçilmesi gerekir.

Ana kütle hakkında en doğru kararın ancak tüm elemanların tek tek muayene edilmesi sonunda verilebileceği düşünülür. Fakat ilk bakışta mantığa çok uygun gelen bu yargının, imalat ve muayene teknolojisi ile maliyet faktörleri açısından irdelenmesi halinde her zaman geçerli olmadığı anlaşılır.

Örnekleme ile muayenenin %100 muayene karşısında avantajlı duruma geçmesine yol açan faktörler şöyle sıralanabilir:

1. Maliyetler: Ana kütlenin tümünü muayene etmekle küçük bir kısmının muayeneden geçirilmesi arasında büyük maliyet farkı bulunması doğaldır. Ancak bu kıyaslamada sadece muayene işlemlerinden doğan maliyetleri göz önüne almak doğru değildir. Hatalı bir parçayı gözden kaçırmanın maliyetini ve bilinen veya tahmin edilen hatalı parça yüzdesini de hesaba katan bir kıyaslama yapmak gerekir. Örneğin, bir işlemde;

K = Hatalı bir parçayı gözden kaçırmanın maliyeti,

c = Bir parçayı muayene etmenin maliyeti ve

p = Hatalı parça oranı

olsun. Gözden kaçan hatalı parça maliyetinin beklenen değeri p.K olup, muayene edilen her parçadan sağlanan maddi yarar (p.K-c) farkından ibarettir. Eğer (p.K-c) > 0 ise maliyet açısından %100 muayene için yeterli gerekçe vardır.Buna karşılık (p.K-c) < 0, yani p< .c/K ise herhangi bir muayeneye gerek yoktur. Ancak bu basit hesaplama sonunda %100 muayenenin avantajlı olduğu anlaşılsa bile örnekleme alternatifi üzerinde düşünmekte yarar vardır. Zira, değişen örnek hacmi (n) ve hatalı parça oranına (p) bağlı olarak belirlenen bir hatalı karar verme riski ile örnekleme muayenesinin daha ekonomik olması mümkündür.

2. %100 Muayenenin verdiği aşırı güven: Muayenelerde kalite spesifikasyonlarının tümünün gözden geçirilmesi mümkün değildir. Özellikle %100 muayenede spesifikasyonlardan ancak bir kısmı üzerinde durulabilir. Hangi spesifikasyonların muayene edileceği konusu da genellikle ayrıntılı talimatla açıklığa kavuşturulamaz. Bu durum, nasıl olsa tüm parçalar muayeneden geçiyor düşüncesinin verdiği güven duygusu ile çelişir. Diğer bir deyişle, %100 muayene adının ifade ettiği gibi eksiksiz bir yöntem değildir.

Uygulamada, yüksek kaliteyi veya çok titiz muayene yapıldığını kanıtlamak için %100 muayeneden geçmiştir ifadesinin sık sık kullanılması bu gerçeğin anlaşılamadığını göstermektedir. Halbuki örneklemede daha çok sayıda spesifikasyonun kontrolü mümkün olduğu gibi, bazı istatistik göstergeler yardımı ile aşırı sapmalara neden olan hata kaynaklarını zamanında bulma olasılığı yüksektir.

3.%100 Muayenede Ayıklamaya Önem Verilmesi: Geleneksel olarak %100 muayenede iyi-kötü ayırımı yapılmakla amaca ulaşıldığı varsayılır. Sağlam parçaları ayıklamanın ötesinde hata tipleri ve bunların nedenleri üzerinde pek durulmaz. Bu tutumun KK’nun temel tanımı ve amaçları ile bağdaşmadığı aşikardır.

4. Muayene İşlem Sayısının Çokluğu: %100 muayenede ölçme işlemlerinin sürekli ve çok olması hatalı karar olasılığını arttırır. Monotonluğun yol açtığı bıkkınlık yanlışlıkla sağlam kabul edilmesi sonucunu doğurur.

5. Sağlam Parçaların Reddedilme Olasılığı: Kusurlu parça oranının çok düşük olduğu %100 muayenelerde işlemleri yapan kişi aşırı titizlik göstererek bazı sağlam parçaları da reddetme eğilimi gösterebilir. Bunun nedeni çevreye karşı işinin önemini göstermek veya amirlerinde dikkatli çalışıyor izlenimi yaratmak olabilir. Kabul edilebilir nitelikteki parçaların reddi sürtüşmelere, üretim programlarının aksamasına ve maliyetlerin artmasına yol açar.

6. Tahrip Edici Muayeneler: Ömür, aşınma ve mukavemet spesifikasyonlarının kontrolunda iş parçasının kullanılmaz hale gelecek şekilde tahrip edilmesi gerekir. Bu gibi durumlarda kesinlikle örnekleme muayenesine gitme zorunluluğu vardır.

ÖRNEKLEMEDE İŞLENEN HATALAR

Örnekleme ile muayene, özel haller dışında %100 muayeneye karşı daima daha avantajlıdır. Bununla beraber örnekleme hakkındaki bazı yanlış kanılar ve prensip hataları sağlanan avantajların tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Örnekleme muayenesinin temel amacı, içinde bir miktar kusurlu parça bulunan bir parti hakkında doğru karar vermektir. Bu karar verilirken iki tip hata işlenir:

1. Kabul edilebilir nitelikteki bir parti reddedilir. (I. Tip Hata)

2. Reddedilmesi gereken bir parti kabul edilebilir. (II. Tip Hata)

Belirsizlik tam anlamı ile elimine edilemeyeceğine göre, hatalı karar verme olasılığı, az da olsa daima mevcuttur. Dolayısı ile örnekleme muayenesinin temel amacını “doğru karar verme olasılığını arttırmak” şeklinde düzeltmek yerinde olur. Diğer taraftan her örnekleme muayenesinde, çeşitli maliyetler arasında uygun bir denge kurulması amaçlanır. Örneğin, hatalı karardan doğan maliyetleri azaltmak için örnek hacminin arttırılması gerekir. Ancak bu da muayene maliyetlerinde artışa neden olur.

Uygulamada işlenen teknik hatalar dışında, örnekleme muayenesinin beklenilen sonuçları vermemesine yol açan yanlış kanılar şöyle sıralanabilir:

1. Sıfır Kusurlu Parçalı Partiler: Sıfır hata, sadece son ürünlerde hiçbir kusur olmaması anlamını taşımamaktadır. Sıfır hata faaliyeti ürünün dizaynındaki her aşamasını, üretim, pazarlama ve yönetim sürecinin tüm aşamalarını kapsamalıdır. Geleneksel sistemde ise, üretim aşaması sonunda ürün test edilmekte, hatalar bulunursa düzeltilmekte, ya da yeniden yapılmaktaydı. Sıfır hata ise,ara düzeltmeler ve hatası olmayan bir ürünün üretimine yöneliktir. Bu anlayışa göre, zamanında teslim edilmemiş, en iyi ürün bile değerinden biraz kaybedecektir. Bu nedenle sıfır hata, hatasızlık anlamına gelmemektedir. Örnekleme muayenesinde asıl amaç sıfır kusurlu parçalı parti yerine partilerde izin verilebilecek kusurlu parça oranının saptanması olmalıdır.

2.Gelişigüzel Örnek Alarak Karar Verme: Örnek grubunun, alındığı ana kütleyi temsil niteliğinde olması önde gelen koşuldur. Bunun için örnek seçiminde tesadüfiliğin tam anlamı ile sağlanması gerekir. Fakat uygulamada tesadüfilik ile gelişigüzellik kavramlarının karşılaştırıldığı görülür. Tesadüfi örneklemede nasıl ve ne miktar örnek alınacağını belirleyen istatistik kurallar vardır. Bunlara uyulmadığı takdirde ana kütle hakkında verilecek kararın doğruluk derecesi belirlenemez. Buna karşın birçok işletmede muayenecilerin insiyatifleriyle gelişigüzel seçtikleri birkaç örneğe bakarak karar vermesi olağan sayılmaktadır. Gerçi zamanla edinilen deneyimlerin bu tür örneklemenin geçerliliğini arttırdığı söylenebilir. Ancak, imalat koşullarında çok sık meydana gelen değişmeler örnekleme kriterlerini de değiştirmeyi gerektirir. Pratik örneklemede bu nokta genellikle gözden kaçar, dolayısıyla verilen kararın güvenilirliğini belirtme olanağı da kalmaz.

3. Sabit Yüzdeye Göre Örnek Alma: Tecrübeye dayanarak oluşturulan başka bir hatalı örnekleme prensibidir. Bazı işletmelerde tüm partilere eşit şans verebilmek için hepsinden aynı oranda örneğin %10 örnek alınmalıdır şeklinde ilk bakışta doğru gibi gözüken son derece hatalı bir prensibin benimsendiği görülür. Halbuki biri küçük, diğeri büyük iki partiden aynı oranda örnek alınırsa, yanlış karar verme veya gereğinden fazla muayene sakıncaları doğabilir. Bilimsel örneklemede yanlış karar verme riski ile muayene maliyeti arasında bir ekonomik denge noktasının bulunması amaçlanır. Aslında istatistik olarak örnekleme muayenesinde yanlış karar verme riskinin sadece örnek hacmine (n) bağlı olduğunu kanıtlamak mümkündür.

4. Kusurlu Parça Bulunan Parçanın Reddi: Bazı örnekleme planlarının çok iyi olması, örnek grubunda tek kusurlu parça bulunsa bile parti derhal reddedilir ifadesi ile belirlenir. Böyle bir uygulama kötü kaliteli partilerin yanlışlıkla kabul edilme olasılığını çok küçültür. Fakat diğer taraftan kabul edilebilir nitelikte partilerin reddi olasılığı artar. Görünüşte çok titiz bir davranışı ifade eden bu prensip muayene masraflarının yükselmesi sonucunu doğurur.

5.Tesadüfi Örnek Almanın Gereği: Örneklerin ana kütleden tesadüfen seçilmesinin gereği genellikle bilinir ve kabul edilir. Bunun aksi bir görüşe pek rastlanmaz. Ancak istatistik açıdan tesadüfiliği tam anlamıyla sağlayan kuralların gereği gibi uygulanmadığı veya bu konuda en azından dikkatsiz davranıldığı sık görülür. Örneklemenin tesadüfi yapılmaması halinde muayene ve hesaplama yöntemlerinin değeri kalmaz. Ana kütleyi temsil etmeyen bir örnek grubuna bakarak verilen kararın yanlış olması doğal bir sonuçtur.

ÖRNEK ALMA YÖNTEMLERİ

Örnekleme muayenesinde ana kütlenin özelliklerine ve saptanan amaçlara göre başlıca üç yöntemle örnek seçimi yapılır.

1. Rasyonel Örnek Alma: İdeal örnek alma yöntemidir. Örnekler ana kütleden üniform koşullar altında seçilir. Örneğin; bir imalat işleminde örnekler; aynı işçi tarafından kullanılan, belirli bir tezgahtan belirli bir zaman aralığı içinde işlenen parçalar arasından aynı kurallara göre seçilir. Böylece bir örnek grubunda kalite spesifikasyonlarında değişmelere neden olan faktörlerin aynı kalması sağlanır. Diğer örnek gruplarının her biri de yine bir tarafa dikkatle kaydedilen koşullar altında oluşturulur. Normal değişme limitleri dışına taşma tespit edildiğinde söz konusu parçanın ait olduğu örnek grubunun koşulları diğerlerininki ile karşılaştırılır. Aşırı sapmaya neden olan faktörlerin örnekleme koşulları arasındaki farklara bakarak teşhis edilme olasılığı yüksektir.

2. Tesadüfi Örnek Alma: Proses, aralarında karmaşık ilişkiler bulunan çok sayıda faktörün etkisi altında ise bunların örnekleme esnasında tanımlanıp, sonradan analiz edilmesi mümkün değildir. Örneğin; bir atölyede çeşitli tezgahlarda işlenen aynı cins parçaların hepsi bir kutuya karışık olarak doldurulur sonra bunlar arasından istenilen sayıda örnek alınır. Bu şekilde oluşturulan bir örnek grubunda tespit edilen sapmalarda hem şans hem özel faktörlerin etkisi vardır.

3. Kademeli Örnek Alma: Farklı kaynaklardan gelen parçalardan örnek alınması söz konusu olduğu zaman uygulanan bir yöntemdir. Farklı iş istasyonu, ergitme fırını, pres, satıcı firma vb. kaynaklardan gelen parçalar belirli miktarlarda seçilerek bir örnek grubu oluşturulur. Yani her kaynağın örnek grubunda eşit şekilde temsil edilmesi sağlanır. Örnek grubunda hem şans hem özel faktörlerin etkisi ile meydana gelen değişmeleri bu açıdan ayırmak mümkün değildir. Diğer taraftan örnek daima aynı kaynaklardan aynı miktarlarda seçildiğinden tam tesadüfi örneklemeden farklı bir durum olduğuna dikkat edilmelidir. Bazı özel teknikler uygulandığı zaman, kaynaklar arasındaki farkların nedenlerini ortaya çıkaracak analizler yapılabilir.

Yukarıdaki üç örnek alma tekniğinde de tesadüfilik temel koşuldur. Ancak birinci ve üçüncü teknikte belirli kurallar altında tesadüfi seçim yapılır. Bu noktada bir yanılgıya dikkat edilmelidir.

MUAYENE TİPLERİ

1.Nitel Özelliklere Göre Muayene: Nitel özelliklere göre muayene, bir partinin veya bir partiden alınan numunenin her birimi için bir nitel özelliğin bulunup bulunmadığını aramaya ve bu birimlerde bu özelliğin bulunma sayısını saptamaya yarayan bir muayenedir.

2.Ölçülebilen Özelliklere Göre Muayene: Ölçülebilen özelliğe göre muayene bir partinin veya bu partiden alınan numunenin her birime bağlı nicel özelliğin ölçüldüğü veya deneyler sonucu bulunduğu bir muayenedir.

3. Kusur Sayısına Göre Muayene: Kusur sayısına göre muayene bir partinin veya bir partiden alınan numunenin bütün birimleri üzerinde bir veya yüz birimdeki kusur sayısının saptandığı bir muayenedir.

KUSURLU VE KUSURSUZ TANIMININ ÖNEMİ

Yukarıda nitel özelliklere göre muayene ve deney şeklinde birimler kusursuz veya kusurlu olarak sınıflandırılır. Küçük bileşikler veya bağlı parçalar halindeki birimlerden oluşan partilere uygulanan muayene sonunda hiç kusurlu birim bulunmayan parti kusursuz, en az bir kusurlu bulunan parti kusurlu olarak nitelenir ve parti niteliği kusurlu yüzdesi ile tanımlanır.

Muayeneye başlamadan önce kusur ve kusurlu parçanın açık olarak tanımlanması gerekir. Kusurlar önemlerine göre sınıflandırılır ve her kusur sınıfı için değişik muayene seviyesi uygulanabilir. Böylece önemsiz bir kusurun partinin kabulüne veya reddine karar verilirken, önemli veya tehlikeli bir kusurla aynı ağırlıkta olması önlenir.

RİSKLER VE İŞLEM KARAKTERİSTİĞİ EĞRİLERİ

Aynı niteliğe sahip partilerde bulunan kusurlu sayısı numune alma yönteminin rasgeleliğinden dolayı bir muayeneden diğerine değişebilir. Aynı nitelikteki partiler bazen kabul edilir veya bazen reddedilir.

Ancak partideki kusurlu sayısı arttıkça (%100 kusurluya yaklaştıkça) kabul edilen partiler azalmakta ve sınırdaki partiler reddedilmektedir. Aynı şekilde partideki kusurlu sayısı azaldıkça (%100 kusursuza yaklaştıkça) reddedilen partiler azalmakta ve sınırdaki partiler kabul edilmektedir.

Bu standarda esas teşkil eden numune alma planları hazırlanırken bu husus ‘satıcı ve alıcı riskleri’ olarak tanımlanmıştır.

Satıcı Riski:Kusurlu yüzdesi P1 ,olan bir partinin red edilme olasılığıdır ve a ile belirtilir. P1 veya altında kusurlu yüzdesine sahip partilerin alıcı tarafından kabul edilme olasılığı artar. Genellikle a=0.05 alınır. Dolayısı ile iyi kalitedeki böyle bir partinin kabul olasılığı 0.95 dir.

Alıcı Riski:Kusurlu yüzdesi P2 olan bir partinin kabul edilme olasılığıdır ve b ile belirtilir. P2 veya üzerinde kusurlu yüzdesine sahip partilerin alıcı tarafından reddedilme olasılığı artar. Pratikte genellikle b =0.10 alınır. Buna göre kötü kalitede bir partinin kabul olasılığı 0.10 dur.

Geçerli Kalite Düzeyi (GKD)= (AQL=Acceptable Quality Level):

a Riski ile reddedilme olasılığı bulunan iyi kalitede bir partinin kusurlu parça oranı.

Parti Kalite Düzeyi Toleransı (PKDT)=(LTPD= Lot Tolerance Percent Defective):

b riski ile kabul olasılığı bulunan kötü kalitede bir partinin kusurlu parça oranı.

Eşit Riskli Kalite Düzeyi (ERKD):

Kabul veya red olasılığı eşit, yani %50 olan partinin kusurlu parça oranı.

Kabul Bölgesi:

Kabul olasılığı 0.95 ten yüksek olan partilerin kusurlu parça oranlarının bulunduğu bölge.

Kritik veya Kararsız Bölge:

KD-PKDT noktaları arasında kalan bölge.

Red Bölgesi:

Kabul olasılığı 0.10 dan küçük olan parti kalitelerinin bulunduğu bölge.

Parti hakkında red veya kabul kararı verilirken GKD ve PKDT değerlerinin bilnmesi gerekir. Tanımlarından görüleceği gibi, a ve b genellikle örnekleme planının diğer karakterstikleri ile beraber verilir, buna göre GKD ve PKDT nin bulunması istenir.

NUMUNE ALMA YÖNTEMLERİ VE KULLANILACAK ÇİZELGELER

Nitel özelliklere göre muayenede tekli, ikili, çoklu numune alma planları olmak üzere dört tip muayene planı kullanılır. Bütün bunlar hangi tipten olursa olsun, partinin gerçek niteliğinin fonksiyonu olarak kabul olasılığı PK’yı veren bir işlem karakteristiği eğrisi ile gösterilir.
Nitel özelliklere göre numune alma çizelgeleri değişik miktarlardaki partilerle çeşitli KNS değerleri için numune sayıları ve bu sayılara karşılık gelen kabul ve red değerlerini gösterecek şekilde hazırlanmıştır. Bu çizelgeler tekli, ikili ve çoklu numune alma durumları için ayrı ayrı hazırlanmış durumdadır. Muayenede bunlardan hangisinin kullanılacağına karar verebilmek için mamule uygulanacak muayene seviyesi ve kabul edilebilir nitelik seviyesinin bilinmesi gerekir. Muayene seviyesi mamulün ilgili şartname veya standardında verilmediği durumlarda normal muayene uygulanır.

Muayene seviyesi saptandıktana ve Çizelge 1’den parti büyüklüğüne karşılık gelen kod harfi bulunduktan sonra çizelge 2,3 veya 4’den uygun olanı seçilerek önceden belirtilen KNS değerine göre mamülün muayenesine geçilir. KNS ve muayene yönteminin herhangi bir birleşiminde bir numune alma çizelgesi saptanmazsa alıcının başka bir muayene yöntemi (tekli, ikili, çoklu arasından) seçmesi gerekir. Bu durumda alınacak yeni numunedeki birim sayısı ilk numune ile ilgili kod harfine göre değil de yeni numuneye karşılık gelen kod harfine göre seçilir. Böyle bir işlem aynı sınıfa giren kusurlar için değişik sayıda numune alınmasını gerektirirse bulunan kod harfleri içinde en büyük sayıda numuneyi veren bütün sınıf için kullanılabilir.

Tekli Numune Alma Yöntemi

Tekli numune alma yönteminde yalnız bir kez numune alınır ve alınan bu numune üzerinden karar verilir. Tekli numune alma yönteminin tanımı ve uygulanması kolay olduğundan en çok kullanılan tip olmakla beraber alınacak numune büyüklüğünün diğer yöntemlere göre fazla olması muayeneye sunulan partinin gerçek niteliğinin çok iyi veya çok kötü olması hallerinde muayene maliyetinin diğer yöntemlere göre yükselmesine yol açar.
İkili, çoklu numune alma yöntemlerinde bu durum giderilmiş olup, genellikle muayene edilecek ortalama birim sayısında bir koruma sağlanır.
Nitel özelliklere göre muayenelerde tekli numune alma çizelgeleri kullanılırken aşağıdaki sıraya uymak gerekir:

    1. Muayeneye sunulan mamulün, sıkı, normal veya gevşek muayeneden hangisine tabi olacağı saptanır.
    2. Muayene seviyesine ve parti büyüklüğüne karşılık gelen kod harfi çizelge.1’den saptanır.
    3. Bulunan kod harfi ve uygulanan muayene seviyesi ve önceden belirtilmiş KNS değerine karşılık gelen numune alma planı çizelge.2 kullanılarak bulunur ve planda belirtilen büyüklükte numune madde.6’da anlatılan usulle partiden alınır.
    4. Numune muayene edilir.
    5. Numune için çizelgede belirtilen kabul sayısına eşit veya ondan küçük kusurlu parça bulunursa parti kabul edilir.
    6. Red sayısına eşit veya ondan büyük kusurlu parça bulunursa parti reddedilir.

İkili Numune Alma Yöntemi

İkili numune alma yönteminde en çok iki kez numune alınır. Birinci numunenin muayenesinden sonra elde edilen sonuç;

    1. Yeteri kadar iyidir, parti kabul edilir.
    2. Yeteri kadar kötüdür, parti reddedilir.
    3. Partinin reddi veya kabulü için yeteri kadar kötü veya iyi değildir.
    4. Üçüncü karar alındığında, ikinci bir numune alınarak partinin kabul veya red kararı bu numunenin muayenesi sonucuna göre verilir.

İkili numune alma yönteminde parti niteliği %100 kusursuza yakınsa (parti çok iyi ise) veya %100 kusurluya yakınsa (parti çok kötü ise) tekli numune alma yöntemine göre alınması gerekli numuneden daha az sayıda birimden oluşan bir numune alınarak partinin kabul veya reddine karar verilir. Parti niteliği ortada ise partinin kabul veya reddine karar vermeden önce ikinci bir numune alınması gerekir.

Genel olarak tek numune alma yöntemiyle aynı etkenlikte olan bu yöntemle çok iyi veya çok kötü nitelikteki partilerden daha az sayıda birimden oluşan numune alınarak bir ekonomi sağlanır. Ayrıca ikili numune alma tekli numune almaya göre daha karmaşık bir uygulamayı gerektirirse de partinin reddinden önce iki kez deneme olanağı vermesi gibi psikolojik yararı da vardır.

Nitel özelliklere göre muayenelerde ikili numune alma çizelgeleri uygulanırken aşağıdaki sıraya uymak gerekir.

1. Muayeneye sunulan mamule sıkı, normal veya muayeneden hangisinin uygulanacağı saptanır.
2. Seçilen muayene seviyesine ve parti büyüklüğüne karşılık gelen kod harfi çizelge.1’den bulunur.
3. Bulunan kod harfi uygulanan muayene seviyesi ve önceden belirtilmiş KNS değerine karşılık gelen numune alma planı çizelge.3 kullanılarak bulunur ve planda belirtilen büyüklükte numune madde.6’da anlatılan usulle partiden alınır.
4. Numune muayene edilir.
5. Birinci numune için çizelge.3’de belirtilen kabul sayısına eşit veya daha az kusurlu bulunursa parti kabul edilir. Birinci numune için çizelgede belirtilen red sayısına eşit veya daha fazla kusurlu bulunursa parti reddedilir. Birinci numunede bulunan kusurlu sayısı birinci kabul sayısından büyük fakat birinci red sayısından küçük ise çizelgede belirtilen sayıda ikinci numune alınır.
6. İkinci numune muayene edilir, bulunan kusurlu sayısı ilk numunede bulunan kusurlu sayısına eklenir.
7. Toplam kusurlu sayısı ikinci kabul sayısına eşit veya küçük ise parti kabul edilir. Toplam kusurlu sayısı ikinci red sayısına eşit veya büyükse parti reddedilir.

Çoklu Numune Alma Yöntemi

Çoklu numune alma yönteminde iki kezden fazla numune alınabilir. Kabul veya red kararı birinci , ikinci, üçüncü, dördüncü.... yedinci numuneden sonra alınabilir. Altıncı numuneye kadar bir karar alınamazsa yedinci numunede zorunlu olarak alınır. Genel olarak bütün numuneler aynı büyüklüktedir.

Çoklu numune alma planı genellikle tekli ve ikili numune alma planları ile aynı etkenlikte olmakla birlikte daha az birimin muayenesini gerektirir. Bu nedenle muayeneden sonra birimlerin kullanılamaz hale geldiği veya muayenelerin uzun ve masraflı olduğu durumlarda çoklu numune alma planları diğerlerine tercih edilir.

STANDARD ÖRNEKLEME PLANLARI

Örnekleme planlarının dizaynı ve değişen koşullara adapte edilmesi, bu noktaya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi, uzun istatistik ve olasılık hesaplarını gerektirir. Üretim sürecinin çeşitli aşamalarında kalite kontrolörleri tarafından uygulanan muayene işlemlerinde bu tür hesaplamaların sık sık yapılması mümkün olmaz. Hazırlanan eğri ve nomogramlar üzerinde gerekli noktaların aranarak bulunması dahi pratik değildir. Bu nedenle her düzeyde elemanın kolaylıkla yararlanabileceği ve basit bir talimatla kullanabileceği standard örnekleme tablolarına gereksinme duyulmuştur. Büyük endüstriyel kuruluşların kendi koşullarına uygun olarak geliştirdikleri örnekleme planları vardır. Bunlar aynı kriterleri benimseyen diğer firmalar tarafından da kullanılırlar. Örneğin, Hamaker’in Philips için geliştirdiği ERKD noktasını esas alan örnekleme sistemi Batı Avrupa’da birçok firma tarafından uygulanmaktadır.

Özel standard örnekleme planları dışında, pek çok ülkede kullanılan, hatta ulusal standardlar arasında yer alan belli başlı 3 sistem vardır. Bunların üçü de A.B.D. kökenli olup, biri Bell Telephone Laboratories’de Dodge ve Romig tarafından, diğer ikisi de Columbia Üniversitesi ve Amerikan Ordusuna bağlı araştırma grupları tarafından geliştirilmiştir. Sistemler arasında amaç, ölçme kriterleri, kapsam bakımından farklar vardır. Belirli bir örnekleme probleminde bu sistemler arasında amaca en uygun olanını seçebilmek için herbirinin özelliklerini bilmek ve yeteri kadar uygulama egzersizi yapmış olmak gerekir. Aşağıda bu üç standard örnekleme sistemini tanıtacak ölçüde bilgi ve örnekler verilmektedir:

Dodge-Romig Örnekleme Tabloları:

Sabit parti kalitesi için belirlenen bir tüketici riskini minimum maliyetle gerçekleştiren örnekleme planlarını seçme olanağını veren bu tablolar 4 grupta toplanmıştır:


1. PKDT için ter örnekleme tabloları: PKDT’nın 0,5; 1,0; 2,0; 3,0; 4,0; 5,0; 7,0 ve 10,0 değerlerinin herbiri için ayrı bir tablo mevcuttur.
2. PKDT için çift örnekleme tabloları: PKDT’nın yine aynı değerleri için 8 tablo düzenlenmiştir.
3. ÇOKL için ter örnekleme tabloları: ÇOKL’nin 0,1;0,25; 0,5; 0,75; 1,0; 1,5; 2,0; 2,5; 3,0; 4,0; 5,0; 7,0 ve 10,0 değerlerinin herbiri için ayrı bir tablo mevcuttur.
4. ÇOKL için çift örnekleme tabloları; ÇOKL’nin yine aynı değerleri için 13 tablo düzenlenmiştir.

Genellikle kusurlu parçaların yerine sağlamlarının konulabildiği, imalât ve son montaj aşamalarındaki muayenelerde uygulanan Dodge-Romig sistemi 42 tablodan oluşur. Her tablo iki harf ve bir rakamdan oluşan kodla tanınır. Yukarıdaki 4 grup için sırası ile SL, DL, SA, DA kodları kullanılır. Birinci harf S(single) ise tek, D(double) ise çift örnekleme planına ait bir tablo olduğu anlaşılır. Tablo PKDT için düzenlenmişse ikinci harf L, ÇOKL için düzenlenmişse A olur. İki harften sonra gelen rakam % olarak PKDT veya ÇOKL değerini gösterir. Örneğin; DA-2 kodu ÇOKL=%2 için düzenlenmiş bir çift örnekleme tablosuna aittir.
 

Ordu Levazım Örnekleme Tabloları:

Gelen partilerin ortalama kalitesinin, en az belirli bir GKD’de bulunmasını sağlayan çift katlı örnekleme planlarını içeren sistem 6’sı kusurlu parçalar, 6’sı da kusur sayıları için olmak üzere toplam 12 tablodan oluşur. Kusurlar; kritik, tesadüfi, asıl ve yan olmak üzere 4 sınıfa ayrılmıştır. her kusur sınıfının önem derecesine göre planın sıkılık derecesi değişir. Asıl kusurlar parçanın görev yapamaz veya mamulün çalışamaz hale gelmesine yol açarlar. Tali kusurlar verimi veya ömrü azaltır, fakat çalışmayı engellemezler. Kusur sayıları için düzenlenmiş tablolar süreklilik gösteren; tel halat, saç levha, kumaş vb. mamuller üzerinde yapılan muayenelerde kullanılırlar.

Askeri Standard Örnekleme Tabloları:

Gelen partilerde belirli bir GKD’nin sağlanması amacına göre dizayn edilen bu sistem MIL - STD - 105 A kodu ile tek, çift ve çok katlı örnekleme planlarını veren tablolardan oluşur. Bu tablolar kusurlu parça veya kusur sayısı kriterlerine göre aynı anda kullanılabilirler.

Tablonun tümünde GKD % 0,015 - % 1,000 arasında değişir. Muayene kusur sayısına göre yapılıyorsa, aynı değerler her 100 parçada (veya 100 birimde) bulunması istenen kusur sayısı olarak gözönüne alınır. Yönlü oklar aranılan planın okun bittiği noktada bulunacağını, K kabul, R red sayısını gösterir. Bu sisteme göre saptanan bir örnekleme planında parti kalitesinin istenen GKD veya ondan daha iyi olması sağlanır. Eğer gelen partilerin kalitesi kötü ise, tablonun en alt satırında istenen GKD’nin hizasında bulunan daha sıkı plan seçilir. Böylece üretici riskinin azalması sağlanmış olur.