|
||
İSTATİSTİK
KALİTE KONTROL İÇİN |
||
Kutlu MERİH/İlkay ÇAPRAZ |
||
MUAYENEDE ÖRNEKLEME Örnekleme; hakkında bilgi toplanması gereken birim topluluğundan, başka bir deyimle ana kütleden, sadece bir kısmını inceleyerek yapılan araştırmadır. Kalite Kontrolu’nun önemli faaliyetlerinden biri olan muayenede örnekleme ana kütlenin uygunluk kalitesini belirleme amacına yönelmiştir. Muayene işlemlerinin uygulanmasına geçmeden önce;
Ana kütle hakkında en doğru kararın ancak tüm elemanların tek tek muayene edilmesi sonunda verilebileceği düşünülür. Fakat ilk bakışta mantığa çok uygun gelen bu yargının, imalat ve muayene teknolojisi ile maliyet faktörleri açısından irdelenmesi halinde her zaman geçerli olmadığı anlaşılır. Örnekleme ile muayenenin %100 muayene karşısında avantajlı duruma geçmesine yol açan faktörler şöyle sıralanabilir: 1. Maliyetler: Ana kütlenin tümünü muayene etmekle küçük bir kısmının muayeneden geçirilmesi arasında büyük maliyet farkı bulunması doğaldır. Ancak bu kıyaslamada sadece muayene işlemlerinden doğan maliyetleri göz önüne almak doğru değildir. Hatalı bir parçayı gözden kaçırmanın maliyetini ve bilinen veya tahmin edilen hatalı parça yüzdesini de hesaba katan bir kıyaslama yapmak gerekir. Örneğin, bir işlemde;
olsun. Gözden kaçan hatalı parça maliyetinin beklenen değeri p.K olup, muayene edilen her parçadan sağlanan maddi yarar (p.K-c) farkından ibarettir. Eğer (p.K-c) > 0 ise maliyet açısından %100 muayene için yeterli gerekçe vardır.Buna karşılık (p.K-c) < 0, yani p< .c/K ise herhangi bir muayeneye gerek yoktur. Ancak bu basit hesaplama sonunda %100 muayenenin avantajlı olduğu anlaşılsa bile örnekleme alternatifi üzerinde düşünmekte yarar vardır. Zira, değişen örnek hacmi (n) ve hatalı parça oranına (p) bağlı olarak belirlenen bir hatalı karar verme riski ile örnekleme muayenesinin daha ekonomik olması mümkündür. 2. %100 Muayenenin verdiği aşırı güven: Muayenelerde kalite spesifikasyonlarının tümünün gözden geçirilmesi mümkün değildir. Özellikle %100 muayenede spesifikasyonlardan ancak bir kısmı üzerinde durulabilir. Hangi spesifikasyonların muayene edileceği konusu da genellikle ayrıntılı talimatla açıklığa kavuşturulamaz. Bu durum, nasıl olsa tüm parçalar muayeneden geçiyor düşüncesinin verdiği güven duygusu ile çelişir. Diğer bir deyişle, %100 muayene adının ifade ettiği gibi eksiksiz bir yöntem değildir. Uygulamada, yüksek kaliteyi veya çok titiz muayene yapıldığını kanıtlamak için %100 muayeneden geçmiştir ifadesinin sık sık kullanılması bu gerçeğin anlaşılamadığını göstermektedir. Halbuki örneklemede daha çok sayıda spesifikasyonun kontrolü mümkün olduğu gibi, bazı istatistik göstergeler yardımı ile aşırı sapmalara neden olan hata kaynaklarını zamanında bulma olasılığı yüksektir. 3.%100 Muayenede Ayıklamaya Önem Verilmesi: Geleneksel olarak %100 muayenede iyi-kötü ayırımı yapılmakla amaca ulaşıldığı varsayılır. Sağlam parçaları ayıklamanın ötesinde hata tipleri ve bunların nedenleri üzerinde pek durulmaz. Bu tutumun KK’nun temel tanımı ve amaçları ile bağdaşmadığı aşikardır. 4. Muayene İşlem Sayısının Çokluğu: %100 muayenede ölçme işlemlerinin sürekli ve çok olması hatalı karar olasılığını arttırır. Monotonluğun yol açtığı bıkkınlık yanlışlıkla sağlam kabul edilmesi sonucunu doğurur. 5. Sağlam Parçaların Reddedilme Olasılığı: Kusurlu parça oranının çok düşük olduğu %100 muayenelerde işlemleri yapan kişi aşırı titizlik göstererek bazı sağlam parçaları da reddetme eğilimi gösterebilir. Bunun nedeni çevreye karşı işinin önemini göstermek veya amirlerinde dikkatli çalışıyor izlenimi yaratmak olabilir. Kabul edilebilir nitelikteki parçaların reddi sürtüşmelere, üretim programlarının aksamasına ve maliyetlerin artmasına yol açar. 6. Tahrip Edici Muayeneler: Ömür, aşınma ve mukavemet spesifikasyonlarının kontrolunda iş parçasının kullanılmaz hale gelecek şekilde tahrip edilmesi gerekir. Bu gibi durumlarda kesinlikle örnekleme muayenesine gitme zorunluluğu vardır. ÖRNEKLEMEDE İŞLENEN HATALAR Örnekleme ile muayene, özel haller dışında %100 muayeneye karşı daima daha avantajlıdır. Bununla beraber örnekleme hakkındaki bazı yanlış kanılar ve prensip hataları sağlanan avantajların tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Örnekleme muayenesinin temel amacı, içinde bir miktar kusurlu parça bulunan bir parti hakkında doğru karar vermektir. Bu karar verilirken iki tip hata işlenir:
Belirsizlik tam anlamı ile elimine edilemeyeceğine göre, hatalı karar verme olasılığı, az da olsa daima mevcuttur. Dolayısı ile örnekleme muayenesinin temel amacını “doğru karar verme olasılığını arttırmak” şeklinde düzeltmek yerinde olur. Diğer taraftan her örnekleme muayenesinde, çeşitli maliyetler arasında uygun bir denge kurulması amaçlanır. Örneğin, hatalı karardan doğan maliyetleri azaltmak için örnek hacminin arttırılması gerekir. Ancak bu da muayene maliyetlerinde artışa neden olur. Uygulamada işlenen teknik hatalar dışında, örnekleme muayenesinin beklenilen sonuçları vermemesine yol açan yanlış kanılar şöyle sıralanabilir:
ÖRNEK ALMA YÖNTEMLERİ Örnekleme muayenesinde ana kütlenin özelliklerine ve saptanan amaçlara göre başlıca üç yöntemle örnek seçimi yapılır.
Yukarıdaki üç örnek alma tekniğinde de tesadüfilik temel koşuldur. Ancak birinci ve üçüncü teknikte belirli kurallar altında tesadüfi seçim yapılır. Bu noktada bir yanılgıya dikkat edilmelidir. MUAYENE TİPLERİ
KUSURLU VE KUSURSUZ TANIMININ ÖNEMİ Yukarıda nitel özelliklere göre muayene ve deney şeklinde birimler kusursuz veya kusurlu olarak sınıflandırılır. Küçük bileşikler veya bağlı parçalar halindeki birimlerden oluşan partilere uygulanan muayene sonunda hiç kusurlu birim bulunmayan parti kusursuz, en az bir kusurlu bulunan parti kusurlu olarak nitelenir ve parti niteliği kusurlu yüzdesi ile tanımlanır. Muayeneye başlamadan önce kusur ve kusurlu parçanın açık olarak tanımlanması gerekir. Kusurlar önemlerine göre sınıflandırılır ve her kusur sınıfı için değişik muayene seviyesi uygulanabilir. Böylece önemsiz bir kusurun partinin kabulüne veya reddine karar verilirken, önemli veya tehlikeli bir kusurla aynı ağırlıkta olması önlenir. RİSKLER VE İŞLEM KARAKTERİSTİĞİ EĞRİLERİ Aynı niteliğe sahip partilerde bulunan kusurlu sayısı numune alma yönteminin rasgeleliğinden dolayı bir muayeneden diğerine değişebilir. Aynı nitelikteki partiler bazen kabul edilir veya bazen reddedilir. Ancak partideki kusurlu sayısı arttıkça (%100 kusurluya yaklaştıkça) kabul edilen partiler azalmakta ve sınırdaki partiler reddedilmektedir. Aynı şekilde partideki kusurlu sayısı azaldıkça (%100 kusursuza yaklaştıkça) reddedilen partiler azalmakta ve sınırdaki partiler kabul edilmektedir. Bu standarda esas teşkil eden numune alma planları hazırlanırken bu husus ‘satıcı ve alıcı riskleri’ olarak tanımlanmıştır.
Parti hakkında red veya kabul kararı verilirken GKD ve PKDT değerlerinin bilnmesi gerekir. Tanımlarından görüleceği gibi, a ve b genellikle örnekleme planının diğer karakterstikleri ile beraber verilir, buna göre GKD ve PKDT nin bulunması istenir. NUMUNE ALMA YÖNTEMLERİ VE KULLANILACAK ÇİZELGELER Nitel özelliklere göre muayenede tekli,
ikili, çoklu numune alma planları olmak üzere dört tip muayene planı kullanılır.
Bütün bunlar hangi tipten olursa olsun, partinin gerçek niteliğinin fonksiyonu olarak
kabul olasılığı PK’yı veren bir işlem karakteristiği eğrisi ile gösterilir. Muayene seviyesi saptandıktana ve Çizelge 1’den parti büyüklüğüne karşılık gelen kod harfi bulunduktan sonra çizelge 2,3 veya 4’den uygun olanı seçilerek önceden belirtilen KNS değerine göre mamülün muayenesine geçilir. KNS ve muayene yönteminin herhangi bir birleşiminde bir numune alma çizelgesi saptanmazsa alıcının başka bir muayene yöntemi (tekli, ikili, çoklu arasından) seçmesi gerekir. Bu durumda alınacak yeni numunedeki birim sayısı ilk numune ile ilgili kod harfine göre değil de yeni numuneye karşılık gelen kod harfine göre seçilir. Böyle bir işlem aynı sınıfa giren kusurlar için değişik sayıda numune alınmasını gerektirirse bulunan kod harfleri içinde en büyük sayıda numuneyi veren bütün sınıf için kullanılabilir. Tekli Numune Alma Yöntemi Tekli numune alma yönteminde yalnız bir
kez numune alınır ve alınan bu numune üzerinden karar verilir. Tekli numune alma
yönteminin tanımı ve uygulanması kolay olduğundan en çok kullanılan tip olmakla
beraber alınacak numune büyüklüğünün diğer yöntemlere göre fazla olması
muayeneye sunulan partinin gerçek niteliğinin çok iyi veya çok kötü olması
hallerinde muayene maliyetinin diğer yöntemlere göre yükselmesine yol açar. 1. Muayeneye sunulan mamulün, sıkı,
normal veya gevşek muayeneden hangisine tabi olacağı saptanır. İkili Numune Alma Yöntemi İkili numune alma yönteminde en çok iki kez numune alınır. Birinci numunenin muayenesinden sonra elde edilen sonuç; 1. Yeteri kadar iyidir, parti kabul
edilir. İkili numune alma yönteminde parti niteliği %100 kusursuza yakınsa (parti çok iyi ise) veya %100 kusurluya yakınsa (parti çok kötü ise) tekli numune alma yöntemine göre alınması gerekli numuneden daha az sayıda birimden oluşan bir numune alınarak partinin kabul veya reddine karar verilir. Parti niteliği ortada ise partinin kabul veya reddine karar vermeden önce ikinci bir numune alınması gerekir. Genel olarak tek numune alma yöntemiyle aynı etkenlikte olan bu yöntemle çok iyi veya çok kötü nitelikteki partilerden daha az sayıda birimden oluşan numune alınarak bir ekonomi sağlanır. Ayrıca ikili numune alma tekli numune almaya göre daha karmaşık bir uygulamayı gerektirirse de partinin reddinden önce iki kez deneme olanağı vermesi gibi psikolojik yararı da vardır. Nitel özelliklere göre muayenelerde ikili numune alma çizelgeleri uygulanırken aşağıdaki sıraya uymak gerekir.
Çoklu Numune Alma Yöntemi Çoklu numune alma yönteminde iki kezden fazla numune alınabilir. Kabul veya red kararı birinci , ikinci, üçüncü, dördüncü.... yedinci numuneden sonra alınabilir. Altıncı numuneye kadar bir karar alınamazsa yedinci numunede zorunlu olarak alınır. Genel olarak bütün numuneler aynı büyüklüktedir. Çoklu numune alma planı genellikle tekli ve ikili numune alma planları ile aynı etkenlikte olmakla birlikte daha az birimin muayenesini gerektirir. Bu nedenle muayeneden sonra birimlerin kullanılamaz hale geldiği veya muayenelerin uzun ve masraflı olduğu durumlarda çoklu numune alma planları diğerlerine tercih edilir. STANDARD ÖRNEKLEME PLANLARI Örnekleme planlarının dizaynı ve değişen koşullara adapte edilmesi, bu noktaya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi, uzun istatistik ve olasılık hesaplarını gerektirir. Üretim sürecinin çeşitli aşamalarında kalite kontrolörleri tarafından uygulanan muayene işlemlerinde bu tür hesaplamaların sık sık yapılması mümkün olmaz. Hazırlanan eğri ve nomogramlar üzerinde gerekli noktaların aranarak bulunması dahi pratik değildir. Bu nedenle her düzeyde elemanın kolaylıkla yararlanabileceği ve basit bir talimatla kullanabileceği standard örnekleme tablolarına gereksinme duyulmuştur. Büyük endüstriyel kuruluşların kendi koşullarına uygun olarak geliştirdikleri örnekleme planları vardır. Bunlar aynı kriterleri benimseyen diğer firmalar tarafından da kullanılırlar. Örneğin, Hamaker’in Philips için geliştirdiği ERKD noktasını esas alan örnekleme sistemi Batı Avrupa’da birçok firma tarafından uygulanmaktadır. Özel standard örnekleme planları dışında, pek çok ülkede kullanılan, hatta ulusal standardlar arasında yer alan belli başlı 3 sistem vardır. Bunların üçü de A.B.D. kökenli olup, biri Bell Telephone Laboratories’de Dodge ve Romig tarafından, diğer ikisi de Columbia Üniversitesi ve Amerikan Ordusuna bağlı araştırma grupları tarafından geliştirilmiştir. Sistemler arasında amaç, ölçme kriterleri, kapsam bakımından farklar vardır. Belirli bir örnekleme probleminde bu sistemler arasında amaca en uygun olanını seçebilmek için herbirinin özelliklerini bilmek ve yeteri kadar uygulama egzersizi yapmış olmak gerekir. Aşağıda bu üç standard örnekleme sistemini tanıtacak ölçüde bilgi ve örnekler verilmektedir: Dodge-Romig Örnekleme Tabloları: Sabit parti kalitesi için belirlenen bir tüketici riskini minimum maliyetle gerçekleştiren örnekleme planlarını seçme olanağını veren bu tablolar 4 grupta toplanmıştır:
Genellikle kusurlu parçaların yerine
sağlamlarının konulabildiği, imalât ve son montaj aşamalarındaki muayenelerde
uygulanan Dodge-Romig sistemi 42 tablodan oluşur. Her tablo iki harf ve bir rakamdan
oluşan kodla tanınır. Yukarıdaki 4 grup için sırası ile SL, DL, SA, DA kodları
kullanılır. Birinci harf S(single) ise tek, D(double) ise çift örnekleme planına ait
bir tablo olduğu anlaşılır. Tablo PKDT için düzenlenmişse ikinci harf L, ÇOKL
için düzenlenmişse A olur. İki harften sonra gelen rakam % olarak PKDT veya ÇOKL
değerini gösterir. Örneğin; DA-2 kodu ÇOKL=%2 için düzenlenmiş bir çift
örnekleme tablosuna aittir. Ordu Levazım Örnekleme Tabloları: Gelen partilerin ortalama kalitesinin, en az belirli bir GKD’de bulunmasını sağlayan çift katlı örnekleme planlarını içeren sistem 6’sı kusurlu parçalar, 6’sı da kusur sayıları için olmak üzere toplam 12 tablodan oluşur. Kusurlar; kritik, tesadüfi, asıl ve yan olmak üzere 4 sınıfa ayrılmıştır. her kusur sınıfının önem derecesine göre planın sıkılık derecesi değişir. Asıl kusurlar parçanın görev yapamaz veya mamulün çalışamaz hale gelmesine yol açarlar. Tali kusurlar verimi veya ömrü azaltır, fakat çalışmayı engellemezler. Kusur sayıları için düzenlenmiş tablolar süreklilik gösteren; tel halat, saç levha, kumaş vb. mamuller üzerinde yapılan muayenelerde kullanılırlar. Askeri Standard Örnekleme Tabloları: Gelen partilerde belirli bir GKD’nin sağlanması amacına göre dizayn edilen bu sistem MIL - STD - 105 A kodu ile tek, çift ve çok katlı örnekleme planlarını veren tablolardan oluşur. Bu tablolar kusurlu parça veya kusur sayısı kriterlerine göre aynı anda kullanılabilirler. Tablonun tümünde GKD % 0,015 - % 1,000 arasında değişir. Muayene kusur sayısına göre yapılıyorsa, aynı değerler her 100 parçada (veya 100 birimde) bulunması istenen kusur sayısı olarak gözönüne alınır. Yönlü oklar aranılan planın okun bittiği noktada bulunacağını, K kabul, R red sayısını gösterir. Bu sisteme göre saptanan bir örnekleme planında parti kalitesinin istenen GKD veya ondan daha iyi olması sağlanır. Eğer gelen partilerin kalitesi kötü ise, tablonun en alt satırında istenen GKD’nin hizasında bulunan daha sıkı plan seçilir. Böylece üretici riskinin azalması sağlanmış olur.
|