1990 lı yıllar geleneksel ve
bilimsel yönetim yaklaşımlarına alternatif olduğu ve daha üstün performans
sağladığı ileri sürülen ve genellikle "kalite"
sözcüğü etrafında geliştirilen yeni tekniklerin doğmasına ve bunların oldukça
ilgi görmesine sahne oldu. Avrupa Birliğinin, genişleyen pazarını Japon ve Amerikan
rekabetine karşı Gümrük Dışı Engelleme (Non-Tariff Barrier)
teknikleri ile koruma amacı ile yarattığı ISO 9000 Kalite Güvence Sistemi
Standartları uygulaması ve Amerikan elektronik ve otomotiv sektörlerinin
Japon rekabeti karşısında inanılmaz çöküşünü engellemek için alternatifler
arama çabası, bu tekniklerin yaygın bir ilgi görmesinde oldukça etkili oldu.
II. Dünya
Savaşından Kalma Bir Yönetim Anlayışı
Toplam
Kalite Yönetimi (Total Quality Management) olarak bilinen bu teknikler II.
Dünya Savaşı deneyimlerinden kaynaklandıkları halde modern ve etkili yönetim
teknikleri olarak sunuldu ve yüz yılı aşan bir tarihi ve birikimi olan
"Bilimsel İşletmecilik" (Scientific Management) bütün
başarısızlıkların kaynağı gibi gösterilmeye çalışıldı. "Kalite"
sözcüğünün olumlu semantik etkisi ile bazı pratik reçeteler ve liderlik felsefesi
birleştirilerek kuruluşların stratejik sorunlarına çözüm sağlanabileceği
ve bunun en gelişmiş yaklaşım olduğu ileri sürülmektedir. "Kalite"
ile uğraşmanın yarattığı "Kaliteli İmaj" ve bu alanda
yaratılan ödüller bir çok kuruluşun bu yaklaşıma ilgi göstermesini sağladı.
Toplam Kalite Yönetimi (TKY) yaklaşımı
temel olarak; bir "yönetim modeli" olmayıp "yönetim
stili" olan müşteri odaklılığı, toplam katılımı, yönetimde
liderliği, sürekli gelişmeyi, sürekli eğitim ve öğrenmeyi önermekte ve "kalite"
kavramını müşteri beklentilerini karşılamak ve müşteri memnunluğunu esas almak
olarak tanımlamaktadır. Bilimsel yönetimin temel kavramları ve gelişmeleri konusunda
bilgisi olmayan kuruluşlar, aslında günümüze kadar bir çok kuruluş tarafından ismi
konmadan uygulanmış olan bu "yönetim stili" ni yeni bir yaklaşım olarak
beniseyerek uygulamaya çalıştılar.
İddialı Fakat Yetersiz Bir
Yönetim Stili
TKY tekniklerinin uygulamada bazı
başarıları fakat genellikle başarısızlıkları gözlendi. Bu teknikleri uygulayan
kuruluşların büyük çoğunluğu bekledikleri gelişmeleri sağlayamadıklarını veya
çok az sağlayabildiklerini belirttiler. Çok az bir kuruluşta gerçek anlamda
karlılık ve verimlilik artışı gözlenebildi. TKY tekniği
savunucuları başarısızlık örneklerini, tepe yönetimin işi yeteri kadar sıkı
tutmadığına ve başarının uzun bir dönemde beklenmesi gerektiğine bağladılar.
EYLEM
olarak gözlemlerimiz, "Kalite" sözcüğünün kişi ve
kuruluşları etkilemede olağanüstü bir gücü olduğunu ve "Kalite"
ile uğraşıyor olmanın reorganizasyon projelerine katılım sağlamada olumlu bir
etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sitede TKY ile ilgili savunan ve karşı olan
görüş ve uygulamalar değerlendirilecek ve kuruluşlara rekabetçi ortamlarda stratejik
üstünlük sağlayan gerçek yaklaşımların ortaya çıkması amaçlanacaktır. |