Bilimsel Yönetime Genel Yaklaşım
Yönetimle ilgili geleneksel ve bilimsel
yaklaşım ve modeller genellikle üç ana gurup altında toplanmaktadır. "Bilimsel
Yönetim Akımı", "Yönetsel Kuramlama" ve "Bürokratik Model"
, Bu yönetim düşünceleri esas olarak girişimcinin karını maksimize etmeğe
çalıştığı klasik ve neoklasik mikroiktisat yaklaşımlarından büyük ölçüde
etkilenmiştir. Buna karşılık mikroiktisadın temel aldığı firma modeli pazarda
rekabet koşullarında davrananan bir olgudur ve içe dönük yönetim tarzı ile pek
ilgilenilmez.
Sanayi devriminin İngilterede
gerçekleşmiş ve bu devrimde dokuma ve tekstil kuruluşlarının ön almış olmasına
rağmen, yönetime bilimsel yaklaşım bu çevrede oluşmadı. Bu çevre bilimsel yönetim
yerine "Politik Ekonomi" okullarının doğmasına yol açtı.
Buna karşılık İngiltereye paralel olarak sanayisini geliştirmekte olan A.B.D. nde
gelişim demiryolu işletmeciliği çevresinde oluşmuş ve bu gelişme işçi hareketleri
yerine "Bilimsel Yönetim" okulunun doğmasına ve gelişmesine
olanak sağlamıştır. Amerikadaki sanayi toplumunun gelişmesinde sınıfsal
çatışmaların Avrupadaki gibi yoğun ve yaygın olmadığı dikkati çekmektedir. Bunda
Amerikanın kaynakları bol ve geniş bir ülke olmasının etkili olduğu
düşünülebilir. İşlenebilir geniş topraklar işsizliğin sorun olmasını ve bundan
doğan sosyal çatışmaları önlemiş gibidir. Buna karşılık 1880 lerde Amerikada bir
"Yönetim Hareketi- Mamagement Movement" in doğduğu
görülmektedir. Bu hareket, "Yönetim" konusunda dernekler
kurulması, konferanslar verilmesi ve üniversitelerde bu konuların işlenmesi gibi
gelişmelere olanak sağlamıştır. 1880 de Amerikada kurulan "Amerika
Makine Mühendisleri - American Society of Mechanical Engineers (ASME)" nin
kurulması ile başlayan yönetim hareketi giderek "Bilimsel Yönetim"
hareketine dönüşmüştür. Amerikanın ekonomik potansiyelleri geniş bir toplum
olması, işletmelerin hızla büyük ölçekli bir hale gelmesine ve bunun yönetim
sorunları yaratarak bir rasyonelleşme ihtiyacının doğmasına neden olduğu
düşünülebilir.
ASME bir mühendisler
birliği olmakla birlikte bu dönemde gündemini yoğun bir şekilde yönetim
sorunlarının oluşturduğu ve bu sorunları toplantı, konferans ve seminerler
düzenleyerek çözüm aradığı gözlenmektedir. Bilimsel yönetimin öncüleri sayılan
F. W. TAYLOR ve arkadaşalrının bu toplantılardan büyük ölçüde
yaralandığı söyenebilir. 1885 den sonra da TAYLOR ve arkadaşları bu toplantılarda
konferanslar vermişlerdir. ASME bunun yanında yayın organı olan Mechanical
Engineering dergisi ile de yeni yönetim kavramlarının duyulmasında ve
yaygınlaşmasında katkılarda bulunmuştur.
Bunun yanında 1881 yılında
Philadelphia Üniversitesinde "Yönetim" bölümü açılmış, 1898 yılında
Chicago ve California Üniversiteleri de yönetim eğitimine başlamışlardır. Böylece
"Bilimsel Yönetim" doğması ve gelişmesi için gerekli olan bir sosyal ve
entellektüel ortama kavuşmuş olmaktadır.
1880 yıllarında başlayan
"yönetim hareketi", endüstriyel toplumdaki yönetim sorunlarının ortaya
çıkmasını sağladığı gibi, yönetim düşünür ve uygulamacılarının da bu
sorunlara eğilmelerini ve çözümler üretmelerini teşvik etmiştir. Bu konularla
başlangıçta ilgilenenelerin çoğunlukla mühendislerden oluşması, yönetim
dünyasının bir mühendis gözü ile mekanik olarak algılanmasına neden olduğu da
söylenebilir.
Bilimsel Yönetimin Tanımı.
"Bilimsel Yönetim" okulun
kurucusu ve öncüsü olarak kabul edilen Frederick Winslow TAYLOR (1856-1915),
gözlerinden rahatsız olması nedeniyle üniversiteye devam edemiyerek iş hayatına
geçmiş ve daha sonra gece öğrenimi yaparak mühendislik diploması almıştır. Kendi
özel hayatında düzene ve rasyonelliğe özel bir önem veren TAYLOR, çalıştığı
işletmelerdeki rasyonellikten uzak düzensiz ortamlardan tedirgin olarak bunlara rasyonel
ve etkin çözümler aramış ve gelişmekte olan "yönetim hareketi"
düşüncelerinden geniş ölçüde yaralanarak bunları uygulamada denee şansı
bulmuştur. Çevresinde gördüğü düzensizlik, kötü yönetim, israf ve kayıplar
kişiliğinin de etkisi ile dikkatini çekerek onu rasyonel çözümlere zorlamıştır.
Taylor'un çalıştığı işletmelerdeki temel gözlemleri şöyledir.
a- Verimsizlik
b- Tembellik ve kaytarmacılık
c- Çalışma kural ve prosedürlerinin standartlardan yokd-sun oluşu
d- İşe almada ehliyet, yetenek ve kapasite kıstaslarının kullanılmayışı
e- Yapılan işler için standart sürelerin belirlenmeyişi
F. W. TAYLOR un
çalışmaları esas olarak bu gözlemlere dayanmış ve israf ve kayıplara yol açan
etkenleri rasyonel yöntemlerle kontrol altına alarak verimliliği arttırma çabaları
sonradan "Bilimsel Yönetim" olarak yaygın bir uygulama alanı bulmuştur.
F. W. Taylor, yönetimi,
''çalışanlardan ne yapmaları (işi ne kadar zamanda ve nasıl yapmaları)
beklendiğini tam olarak belirlemek ve işlerin verimli bir biçimde yerine getirilmesine
nezaret etmek... '' şeklinde tanımlamıştır. Yukardaki tanımdan da
anlaşılacağı üzere, F. W. Taylor, yönetim tanımını, plânlama ve kontrol
fonksiyonlarına dayandırmıştır. Tanımın başındaki ''çalışanlardan ne
yapmaları beklendiği '' ifadesi ile plânlama fonksiyonunu; ''işlerin
en verimli bir biçimde yerine getirilmesi... '' ifadesi ile kontrol
fonksiyonunu, kastetmiştir.
F. W. Taylor, ''bilimsel yönetimi'',
esas itibariyle, bir ''zihnî devrim'' olarak nitelendirmiş; bilimsel
yönetimin mahiyetini aşağıdaki şekilde açıklamıştır.
''...bilimsel yönetim, ne
bir verimlilik aracı, ne de maliyetlerin belirlenmesinde uygulanan bir sistemdir...
Bilimsel yönetim parça başı ücret, prim ve ikramiye sistemi olarak da
düşünülmemelidir... Bilimsel yönetim zaman ve hareket etüd yöntemi değildir...
Bilimsel yönetim denilince, genellikle, akla, bu araç ve yöntemler gelmektedir... Oysa,
bilimsel yönetim bu araç ve yöntemlerden hiç biri değildir... Bunlar verimliğin
arttırılmasında yararlı olan, bilimsel yönetimle ilgili bir takım araç, yöntem ve
sistemlerdir... Bunlar her türlü yönetim uygulamasında kullanılabilir... Bilimsel
yönetim, esas itibariyle zihnî bir devrimdir... ''
F. W. Taylor ''zihnî devrim''
kavramı ile neyi ifade etmek istediğini de aşağıdaki şekilde açıklamıştır.
''....zihni devrim, gerek
yönetimin gerekse işçilerin, gelir fazlasının bölüşümünden çok, işbirliği
yapıp, gelir fazlasını arttırmaya gayret etmelerini... ayrıca, yönetenlerin,
görevlerine yönetsel sorunlara ve işçilere; işçilerin de, işlerine, iş
arkadaşlarına, yöneticilere, karşı tavır ve tutumlarında köklü
değişiklikleri... » ifade eder.
F. W. TAYLOR, bir bilinç devrimi olarak
tasarladığı "Bilimsel Yönetim" yaklaşımının temel esalarını dört
genel ilkede toplamış ve bu ilkeleri yöneticilerin yeni görevleri olarak
nitelendirmiştir.
1- Her işin, her aşaması için
tecrübeye dayanan geleneksel iş görme usulleri yerine, bilimsel yaklaşıma (gözlem ve
model kurma) dayanan iş görme yöntem ve tekniklerinin gliştirilmesi.
2- Çalışanların bilimsel
yöntemlerle seçilmesi, eğitilmesi ve geliştirilmesi
3- Rasyonel ve biimsel
yöntemlerle geliştirlen iş görme davranışlarının işçiler tarafından benimsenip,
uygulanabilmesi için, işçilerle içtenlikli bir işbirliğinin sağlanması.
4- Yönetimle ilgili iş ve
sorumlulukların işçinin üzerinden yönetime devredilmesi ve sorumluluğun rasyonel bie
şekilde dağıtılması.
TAYLOR bu ilkelerin bir bütün olarak
uygulanmasını gerektiren "Bilimsel Yönetim" yaklaşımını aşağıdaki gibi
taımlamaktadır.
"Tecrübe yerine bilim,
anlaşmazlık yerine ahenk, bireycilik yerine işbirliği, kısıtlı üretim yerine
maksimum üretim, bireylerin ulaşabilecekleri en yüksek verimlilik ve refah düzeylerine
ulaştırmak."
Bilimsel Yönetimin Temel Kavram
ve Varsayımları
Bilimsel yönetimin temel felsefesini
oluşturan unsurlardan biri ''verimlilik''tir. Bilimsel yönetimin usul, yöntem ve
araçları verimlilik sağlamaya yöneliktir. Öte yandan, bilimsel yönetimin, yukarda
belirtilen dört ilkesi de bu felsefeye dayanır.
Bilimsel yönetim, ayrıca, işçi ve
yönetim çıkarları arasında karşılıklı bağımlılık olduğu, bu nedenle
işbirliği yapmalarının gerekli ve zorunlu olduğu felsefesine de dayanır.
Ücretler açısından da, bilimsel
yönetim belli bir felsefeye sahiptir. Bu felsefeyi, ''yüksek ücret, düşük işçilik
maliyeti'' ve yeterli iş karşılığı ''âdi ücret'' olarak ifade etmek mümkündür.
Bilimsel yönetim akımının
öncülerinden, biri olan Henry L. Gantt, bilimsel yönetimi; ''....problemlerin
bilimsel yöntemle incelenmesi; gelişi güzel şekilde çalışmanın bir tarafa
bırakılması; her işçiye uygun iş verilmesi ve başarı gösterenlerin
ödüllendirilmesi... '', olârak, belirlemiştir. Harrington
Emerson ise, bilimsel yönetimi, '' ...belli amaçların
gerçekleştirilmesi için, mevcut kaynak ve bilgilerin en iyi şekilde
kullanılması...'' şeklinde tanımlamıştır.
Bilimsel yönetimin amaçlarını, iki
genel noktada toplamak mümkündür.
(a) Verimsiz çalışma ve
ısrafları ortadan kaldırmak,
(b) İşçi ve yönetim arasında çatışma ve ihtilâfları mümkün olduğu kadar
azaltmak, işçi - yönetim arasında işbirliği sağlamaktır.
Bilimsel Yönetimin Varsayımları
Bilimsel yönetim aşağıdaki
varsayımlara dayanır:
a) Endüstriyel süreçler,
bilimsel gözlem ve deneylere tâbi tutulabilecek birimlere ayrılabilir. Örneğin,
işçinin faaliyetleri temel hareketlere indirgenip incelenebilir.
b) Her faaliyet için standard
zamanlar belirlemek mümkündür; bunlar işlerin tamamlanma sürelerini oluşturur.
c) Belirlenen standardları
gerçekleştirmeleri için, işçilere en uygun yöntemler öğretilebilir.
d) İşçilerin yeni çalışma
yöntemlerini benimsemeleri sağlanabilir (14).
e) İnsan davranışı ve insanı
çalışmaya sevk eden faktörlerle ilgili varsayımı ise, klasik iktisat teorisinin
''rasyonel ekonomik insan'' (rational economic man) modeline dayanır. Bu model insanın
alternatifler arasında seçim yaparken, ussal (rasyonel) davranacağını ve insanı
çalışmaya sevk eden faktörlerin başında paranın yer aldığını varsayar.
Geleneksel yönetimden farklı olan en
belirgin yönü göz önüne alınırsa ''bilimsel yönetim'', yönetim ve örgüt
sorunlarının çözümlenmesinde de ''bilimsel metodun'', uygulanması olarak
tanımlanabilir.
3) Bilimsel Yönetimin Araç ya da
Unsurları.
F. W. Taylor bilimsel yönetimin daha
önce verdiğimiz tanım da vurguladığı gibi, bilimsel yönetimin felsefesi ile
unusurları genellikle bir birine karıştırılmaktadır. Oysa, Talyor özellikle bu
hususa büyük bir önem vermekte, her fırsatta, bilimsel yönetim ile, felsefe ve
unsurlarının ya da araçlarının bir birine kanştırılmaması gerektiğini
hatırlatmaktadır. H.L. Gantt ve C. Barth'ın ASME'ye sundukları bir konferans
bildirisinde, bilimsel yönetimin unsur ya da araçlarını aşağıdaki gibi
sıralamışlardır.
1 ) Zaman etüdleri ve bu
etüdlerin yapılabilmesi için gerekli araç ve metodlar,
2) Fonksiyonel ustabaşılık,
3 ) Tüm araç ve gereçlerin;
iş usul ve yöntemlerinin standardlaştırılması,
4) Planlama grubu ya da
departmanının kurulması,
5) Yönetim uygulamalarında
ayrıklık (istisna) ilkesinin uygulanması.
6) Zaman tasarrufu sağlayan
araçların kullanılması,
7) İş emri kartları ve
formaları,
8) Yönetimde ''görev'' bilinci,
görevini başarı ile yerine getiren yöneticilerin ödüllendirilmesi,
9) Farklılaştırılmış ücret
hadleri,
10) Üretilen mamuller ve üretim
araçları için Mnemonic sınıflama sisteminin uygulanması,
11 ) İş takip sistemi.
12) Modern maliyet sistemi.
Bilimsel Yönetimin Öncüleri.
Bilimsel yönetim, Taylor'un izinden
yürüyen ve bir kısmı, Taylor'un çok yakın çalışma arkadaşı olan, F. B.
Gilberth; L.M. Gilberth; H.L. Gantt; C. Barth; H.
Emerson; M. Cooke ve diğerlerinin katkıları ile gelişmiştir. Adı geçen
kişileri, ''bilimsel yönetimin'' öncüleri olarak nitelendirmek gerekir. Bilimsel
yönetimin öncülerinin, bilimsel yönetime önemli katkıları olmuştur.
Öncülerin bir kısmı, bilimsel
yönetimi sanayi örgütleri dışında kalan örgütlerde uygulamak suretiyle, bilimsel
yönetimin yaygınlaşmasını sağlamışlardır. Adı geçen öncülerin hepsi,
yöneticilik ya da yönetim danışmanlığı yapan kişilerdir. Bu nedenle, bilimsel
yönetim, uygulama alanıyla doğrudan doğruya ilişkileri olan kişilerin fikir ve
görüşlerinin ürünüdür.
1- Frank Gilberth ve Lillian M.
Gilberth :
F. Gilberth, F. W. Taylor'la
çağdaştır. Bilimsel yönetim çalışmalarını inşaat sanayiinde sürdürmüştür.
Tuğla duvar örme işlemlerini ussallaştırmak (rasyonelleştirmek) suretiyle, önemli
katkıları olmuştur. Gilberth ussallaştırma önlerileri arasında, gereksiz iş ve
hareketlerin elimine edilmesi (iş basitleştirmesi) ne önem vermiş; bu hususta
başlıca araç olan hareket ve zaman etüdleriyle ilgili yoğun çalışmalar
yapmıştır. Tuğla duvar örme işleminde yaptığı basitleştirmelerle, bir tuğlanın
örülmesinde yapılan 18 hareketi, 4 - 5 harekete kadar indirmiştir. Böylece, bir
duvarcı ustasının bir saatte, daha fazla (120 - 350) tuğla örmesi mümkün olmuştur.
Lillian M. Gilberth, F.B. Gilberth'in
eşidir. Psikolog olan L. M. Gilberth, F. B. Gilberth ile bir birini tamamlayıcı
çalışmalar yapmışlardır. Hareket etüdlerinde ilk kez, hareketleri sinema filmine
çekip, çeşitli zamanlarda bu hareketleri inceleme olanaklarını sağlamışlardır.
2 - Henry L. Gantt :
Bilimsel yönetimin öncüleri arasında
önemli kişilerden biri de, H. L. Gantt'dır. Bir kaç işletmede Taylor'la birlikte
çalışmıştır. Taylor gittiği işletmelere, H. L. Gantt'ı da beraberinde
götürmüştür. H. L. Gantt'ın, Taylor'a kıyasla psikoloji bilgisi daha fazladır.
İnsan faktörüne, Taylor'dan daha fazla önem vermiştir. Nitekim, Taylor'un
''farklılaştırılmış ücret sistemine'' paralel olarak, değişik ve işçiyi daha
fazla teşvik eden görev prim sistemim adı altında bir ücret sisteminde, ustabaşı da
standardı aşmasını sağladığı her işçi için prim almıştır. Tüm işçiler
standardı aştığı taktirde, ustabaşının aldığı prim işçi başına %10
artmıştır.
H. L. Gantt işçi eğitimine de önem
vermiştir. Usta başlarının, işçileri teknik yönden eğitmeleri yanında,
"çalışkanlık'', ''işbirlikçi'' vb. gibi, sanayi alışkanlıkları (industrial
habits) adım verdiği, hususları kazanmalarını sağlamaları gereğine inanmıştır.
Öte yandan, Gantt, kârdan çok hizmete önem vermiş, bu hususu ısrarla savunmuştur.
H.L. Gantt, bugün uygulanan PERT
(Program Evaluation and Review Techinques)'in, esasını teşkil eden, '' Gantt
şemaları'' ya da grafik tekniklerini geliştirmiştir.
3 - Harrington Emerson :
H. Emerson, bilimsel yönetim felsefe ve
ilkelerini, demiryolu işletmeciliğinde uygulamıştır. Çalışmalarını, Taylor'dan
bağımsız olarak sürdürmüştür. Verimliliğin ''on iki ilkesi'' olarak belirlediği
ilkelerin etkili bir biçim de uygulanmasının, örgüte bağlı olduğunu ifade etmekle,
örgüt ve örgütlemeye verdiği önemi açıklamak istemiştir. Emerson'a göre, insan,
makina, malzeme israfının temel nedenlerinden biri, etkili bir örgüt kurulmamasından
ileri gelir. H Emerson, çalışmalarını ''Verimlilik mühendisliği''
(efficiency engineering) olarak nitelendirilmiş, verimlilik mühendisliğinin,
amacının israfları ortadan kaldırmak olduğunu ifade etmiştir.
H. Emerson'nun belirlediği
verimliliğin on iki ilkesi şunlardır :
1 - Amaçların belirlenmesi...
2 - Uzun vadeli görüşler
benimseyip, bunların sonuçları üzerinde düşünülmesi...
3 - Danışma hizmetlerinden
yararlanılması...
4 - Disiplin sağlanması...
5 - Başarının
değerlendirilmesi...
6 - Düzenli ve yeterli kayıtlar
tutulması...
7 - Yazılı, iş emirlerinde
yeterli bilgi verilmesi...
8 - Başarı standardları ile
ücret hadleri arasında paralellik bulunması.. .
9 - İş dağıtımı ve standard
koşullar arasında benzerlik olması...
10 - Standard işlemler ve fiilî
işlemler arasında eşitlik...
11 - İş tanımları
yapılması...
12 - Verimli çalışan işçi ve
yöneticilerin ödüllendirilmesi... .
4 - Morris L. Cooke.
Bilimsel yönetimin öncüleri arasında
bulunan ve 1960 yılına kadar bilimsel yönetimi temsil eden M. L. Cooke'un diğer bir
özelliği de, bilimsel yönetimi üniversite ve kamu kuruluşlarında (belediye
örgütünde) uygulamış olmasıdır. M. L. Cooke, Taylor'un fonksiyonel örgüt şeklini
benimselmiş ve danışmanlığını yaptığı örgütlerde uygulamıştır.
5 - Diğer Kişiler.
Bilimsel yönetimin öncüleri kadar,
bilimsel yönetim uygulamalarının sahip ya da yönetici oldukları işletmelerde,
uygulanması olanaklarını sağlayanların da, bilimsel yönetimin gelişmesinde büyük
bir rol oynadıklarına şüphe yoktur.
Bunlar arasında ''Dennison
Manufacturing Company'' şirketinin sahibi H. S. Dennison; ''Philadelphia Link - Belt
Company'' şirketinin sahibi J. M. Dodge :Plimpton Matbaacılık Şirketinin yöneticisi
H. P. Kendall; ''Tabor Manufacturing Company'' başkanı, W. Lewis ve Genel Müdürü H.
K. Kathaway... vb gibi kişileri belirtmek gerekir. Kuşkusuz F. W. Taylor'u deneylerini
yaptığı ''Midvale Steel'' şirketinin başkanı Wililam Sellers'i de, yönetim
biliminin uygulanmasına ilk zemini hazırlaması bakımında en başta saymak gerekir.
Bilimsel yönetimin akademik konu haline
gelmesinde ve eğitim programlarında yer almasına hizmet eden kişiler de, bu hizmetleri
ile son derece önemli bir fonksiyonu yerine getirmişlerdir. Bilimsel yönetim, 1905
yılında ''Dartmouth College, Amos Tuck School of Administration and Finance'' okulunda,
Dekan Harlow S. Person'un desteği ile akademik konu olarak eğitim programlarında yer
almaya başlamıştır. 1909 yılında, konu yönetim ve organizasyon şeklinde
genişletilmiş olarak, Russell Robb tarafında Harvard Üniversite eğitim programına
girmiştir.
Bilimsel Yönetimin Uluslararası
Nitelik Kazanması
Bilimsel yönetim ABD'de hızla
gelişirken, 1910'lu yılların başlarında, önce, Fransa'ya, Fransa'dan da, I. ve II.
Dünya savaşları sırasında, bu günün gelişmiş tüm Avrupa ülkelerine
yayılmıştır. Bilimsel yönetim, Avrupâ da daha çok, ''Taylorizm ''
ya da "Rasyonalizasyon Hareketi'' olarak gelişmiştir.
I. Dünya Savaşının yarattığı
üretim sorunları, bilimsel yönetimin Avrupa'da yayılmasını hızlandırmıştır.
Böylece, bilimsel yönetimin uluslararası nitelik kazanmıştır.
Bilimsel yönetimin Avrupa'da
yayılmasında Fransız Henry Le Chatelier ve Charles de Freminville'in büyük rolü
olmuştur. Chatelier, F. W. Taylor' un ''Bilimsel Yönetimin İlkeleri'' (Principles of
Scientific Management) adını taşıyan eserini, Fransızca'ya çevirmiştir. Daha
sonrâ, aynı eser, bir çok Avrupa ülkesi diline çevrilmiştir.
Avrupada bilimsel yönetimle ilgili
enstitüler kurulmuştur. Örneğin, ''Berlin Reichskuratorium für Wirstchaftlickeit'';
''Taylorix Gesellschaft at Stuttgart''; ''Mascow Central Labour Institute of Scientific
Management''; ''Warsaw İnstitute of Scientific Management''... vb gibi. Öte yandan, ilk
uluslararası bilimsel yönetimi kongresi, 1924 yılında Prag'da toplanmıştır.
KAYNAKLAR |
| Prof. Dr. Atilla BARANSEL |
Çağdaş Yönetim Düşüncesinin
Evrimi : Klasik ve Neo Klasik Yönetim ve Örgüt Teorileri Cilt I.
İşletme İktisadı Enstitüsü No:150 |
| Harold KOONTZ- Heinz WEICHRICH |
Management
Mc Graw HILL, 1988 |
| |
|
| |
|
| |
|
|