| Yönetim
İşlevleri
Yönetim ''insanların
işbirliğini sağlama ve onları bir amaca doğru yürütme iş ve çabalarının
toplamıdır''. Diğer bir deyişle, «başkalarının aracılığıyla
amaçlara ulaşma veya başkalarına iş gördürme'' faaliyetlerinin toplamı
(1) ya da ''örgütsel amaçlara, başka insanların güçleriyle ulaşma süreci''dir.
Bu tanımlardan da anlaşılacağı gibi, yönetim amaçlara yönelik beşeri ve
psiko-sosyal bir süreçtir. Şu halde yönetimin özelliklerinden ilki ulaşılması
düşünülen belirli amaçların varlığıdır. Zira belirli amaçlar olmadan yönetimin
etkinliğinden söz edilemez. İkinci önemli özellik yönetimin ahenk içinde, birlikte
çalışan insanları, beşeri bir gücü gerektirmesidir. Nihayet son özelliği ve belki
de en önemlisi, yönetimin birbiriyle ilişkili bir dizi evreyi ya da işlevi kapsayan
bir süreç olmasıdır. Bu işlevlerin etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi
halinde yönetimin arzulanan sonuçlara ulaşması mümkün olacaktır.
Yönetimle ilgili iş ve faaliyetleri,
tek olarak ya da grup halinde gören bireyler, yönetim organlarını oluştururlar ki, bu
organlara yönetici deriz. Yönetici yönetim bilimi ve sanatının uygulayıcısıdır;
görevi amaçlara ulaşmak için gerekli yönetim işlevlerini, yönetim ilkelerinin
ışığında gerçekleştirmektir. Yöneticinin amaçları ve gerçekleştirdiği işler
görevine bağlı olarak farklılık gösterecektir.
Ancak, her yöneticinin amaçlarının ve
görevlerinin farklı olmasına karşın, gerçekleştirdikleri yönetsel faaliyetlerin ya
da işlevlerin ortak bir yanı vardır. Diğer bir deyişle, planlama, örgütleme,
kadrolama, yürütme ve denetim işlevleri her yönetici tarafından gerçekleştirilen
ortak faaliyetterdir. Hangi tür işletmede ya da bir işletmenin hangi bölümünde
olursa olsun, geçerli olduğu için yönetim işlevlerinin evrensel olduğu kabul
edilmektedit.
1. Yönetim İşlevlerine İlişkin
Görüşler
Yönetim işlevlerine ilişkin
görüşler, yönetim biliminin kurucusu ,Henri Fayol ile başlar. Yönetim konusundaki
ilk yayını yapan, klasik okul temsilcilerinden, Fransız yönetici Fayol;
yönetsel faaliyetleri 1916'da beş ayrı işlevde toplayan ilk yazardır :
(1) İleriyi görmek,
(2) Örgütlemek,
(3) Yürütmek,
(4) Koordine etmek ve
(5) Denetlemek.
Fayol bu işlevleri şöyle
tanımlamaktadır :
''İleriyi görmek, geleceği
tahmin etmek ve faaliyet programını çizmek. Örgütlemek, işletmenin maddi ve beşeri
yapısını kurmak. Yürütmek ya da kumanda etmek; personeli harekete geçirmek. Koordine
etmek, tüm iş ve güçleri birleştirmek ve uyumlaştırmak. Denetlemek ise, her şeyin
verilen emirlere ve konulmuş kurallara uygun olarak yapılıp yapılmadığını
gözetmektir.'' (3)
İngiliz yazar Oliver Sheldon
ise, 1923'lerde yönetimin dört temel işlevinden söz etmekteydi (4) :
(1) İşletme politikasının
belirlenmesi,
(2) Bu politikanın yürütülmesinin koordinasyonu,
(3) İşletmenin örgütlenmesi ve
(4) Yürütmenin denetimi
Sheldon'un yönetim işlevlerine ilişkin
görüşleri, yürütme ve denetim işlevlerini birlikte ifade etmesi dışında,
Fayol'unkilerle aynıdır.
Yönetim ilke ve işlevlerini tartışan
Amerikalı yazarlardan James Mooney ve Alan Reily ise, 1931'de bu
işlevleri;
(1) Örgütleme,
(2) Koordinasyon ve
(3) Önderlik
olarak üç ana gruba ayırıyorlardı
(5). Mooney ve Reily, Fayol'un denetim işlevini koordinasyon işlevi içinde incelerken
planlamayı örgütleme işlevi içinde görüyorlardı.
Yine bir İngiliz yönetim danışmanı Lyndall
Urwick, Fayol'un yönetim işlevlerinden geleceği tahmini planlamadan ayırarak
altı başlıkta toplamaktaydı:
(1) Geleceği tahmin,
(2) Planlama,
(3) Örgütleme
(4) Koordine etme,
(5) Yürütme ve
(6) Denetim.
Ancak Urwick bu altı işlevin, Mooney ve
Reily'in görüşüne benzer bir biçimde, ikişer ikişer, gruplanarak üç çift
yönetim işlevi ile ifade edilebileceğine de, değiniyordu (6).
Amerikalı yönetim bilimi öncülerinden
Ralph Currier Davis, 1935' de yazdığı ilk kitabında yönetim
faaliyetlerini, üç organik işlev'de taplamaktaydı :
(1) Yaratıcı planlama,
(2) Örgütleme ve
(3) Denetim.
Yönetim işlevlerinin bu yorumlaması
Fayol, Sheldon, Mooney ve Reily ile Urwick'inkilerden pek farklı değildir. Yaratıcı
planlama (creative planning) belirli amâçların gerçekleştirilmesinde, karşılıklı
ilişkileri, etki ve tepkileri, güçleri ayrıntılarıyla belirlemektir. Örgütleme ise
planın başarılı bir biçimde yürütülmesi için gerekli olan temel koşulların
yaratılması işidir. Nihayet denetim örgüt faaliyetlerinin planın gereklerine uygun
olarak düzenlenmesi ve zorlanmasıdır (7). Böylece Davis, yönetim işlevlerini
planlama; örgütleme ve denetim olarak tanımlamakta: yürütme ve koordinasyonu ise
denetim sürecinin evreleri olarak görmektedir (8).
Chester Barnard,
1938'de, düşünce biçimleri doğrudan doğruya Fayol'ünkine dayanan Urwick ve Davis'in
aksine yeni bir yaklaşım getirmiştir. Barnard; Fayol'un yaptığı gibi üst düzey
yönetiminde edindiği kendi tecrübelerini yorumlamamış; ancak bir üst düzey
yöneticisi olarak işlerini yürütürken karşılaştığı yöneticiler üzerindeki
gözlemlerinin temeline dayanan yeni bir görüş geliştirerek, yönetim işlevlevini;
(1) Amaçların belirlenmesi ve
yazılması,
(2) Örgütsel mevkilerin ve haberleşme sisteminin belirlenmesi,
(3) Personel gücünün emniyete alınması,
şeklinde sıralamaktaydı.
Barnard bu, işlevlerle diğer klasik
yazarların aksine biçimsel olmayan ilişkilere daha çok eğilmiştir (9)
Luther Gulick ise,
yönetim işlevlerini biraz daha ayrıntılarına inerek, bunları
(1) Planlama
(2) Örgütleme
(3) Kadrolama (staffing).
(4) Yürütme
(5) Koordine etme
(6) Raporlama ve
(7) Bütçeleme
olarak yedi gruba ayırmaktadır (10).
Gulick muhtemelen kâdrolamayı ayrı bir temel işlev olarak gören ilk yazar olup, aynı
zamanda raporlama, bütçeleme gibi işlevleri de denetimden ayrık tutmuştur:
Bunları izleyen yönetim yazarları ise
terminolojideki küçük ayrılıklar dışında, esas olarak beş temet işlevde
birleşmek durumundadır. Genel olarak kabul gören ve en çok sözü edilen bu beş
evrensel işlev Harold Koontz ve Cyril O'Donnell, tarfından aşağıdaki
tablodaki gibi tanımlamaktadır (11)
(1) Planlama
|
İşletmenin amaclarının,
politikalarının, program ve işgörme yöntemlerinin seçimi işlevidir. Planlama aynı
zamanda çeşitli seçenekler arasından bir seçim yapma, karar verme sürecidir...... |
(2) Örgütleme
|
İşletmenin amaçlarına ulaşması için
gerekli faaliyetlerin oyrıntılarıyla saptanması, bu faaliyetlerin gruplanması, her
faliyet grubuna bir bölüm yöneticisinin atanması ve yetki devredilmesi işlevidir.
Böylece kurulacak olan örgütsel yapı, işletmenin amaçlarına ulaşmasını
kolaylaştıracaktır....... |
(3) Kadrolama
|
Örgüt yapısının gerektirdiği mevkilere
personel, seçme ve yerleştirme faaliyetlerini kapsar: Yapılacak göreve bakarak
personel gereksinmesini saptamak; bu mevkilere yetenekli personeli seçmek işe
yerleştirmek, eğitmek, geliştirmek v.b. personel faaliyetleri bu işlevin temelini
oluşturur….. |
(4) Yürütme
|
Astlara yol gösterme (yöneltme) ve
yönetme faaliyetlerini kapsar. Yürütme işlevi işletmede yer alan kişilere,
görevlerini en etkin ve verimli bir biçimde yaptırmayı amaç edinmiştir. Kuruluşun
işleyişi süresince meydana , gelen olayları hemen dikkate alıp, ona göre emir verme,
yönerge dağıtma ve yol göstermeyi de kapsayan yürütme işlevi, dinamik olduğu kadar
sürekli ve karmaşık bir niteliğe sahiptir..... |
| (5) Denetim |
Planlara ulaşmada, zorlayıcı olaylar
nedeniyle aksayan yanların belirlenmesini kapsar. Planların gerçekleştirilmesinde
astların faaliyetierini ölçme ve gerekiyorsa düzeltme sürecidir. Bugün türlü
denetim aygıtları bu işlevin daha sağlıklı gerçekleştirilmesine yardımcı
olmaktadır (11)...... |
Öte yandan Borje O. Saxberg
bir makalesinde, kadrolama işlevini genişleterek bunu her tür teknik, finansal ve
beşeri kaynakların birleştirilmesi (assembling resources) işlevi olarak
tanımlamaktadır (12). William T. Greenwood ise bu beş temel işleve ''karar
verme''yi ayrı bir işlev olarak katarken, yürütme ile birlikte önderlik
işlevini de incelemektedir(13). Theo Haimann ve William G. Scott da beş
temel işleve katılırken, yürütmeyi etkileme (influencing) olarak değiştirmekte ve
bu işlevi ''kişileri, sorumlu oldukları işlerin amaçlarına ulaşmak üzere
çalışmaya teşvik etme'' olarak tanımlamaktadır(14). Öte yandan bu sürecin
moral geliştirme, personelin tatmini ve verimliliğin artırılması ile önderlik ve
haberleşme gibi boyutları olduğuna değinen bu iki yazarın, sözü edilen beş temel
işlevden ayrılmadığı görülmektedir.
E. Dale ve L. C. Michelon
ise beş temel işleve yenilik yaratma (innovation), temsil etme (representation) ve
haberleşme işlevlerini de eklemektedir. Bunlardan yenilik yaratma; temel olarak yeniden
planlama, örgütleme ve değişen koşullara uyarlama süreci olarak tanımlanmakta,
temsil işlevi ise halkla ilişkiler açısından işletmenin dış çevrede temsil
edilmesi anlamına gelmektedir.
Ancak kimi yazarlar, bu işlevin tek
başına bir yönetim faaliyeti olmayıp; sadece haberleşmenin özel bir değişkeni
olduğu kanısındadır(15).
R. Alec Mackenzie beş
temel işlevi, birbiri ardından gelen ''ardışık işlevler''
(sequential functions) adı altında toplarken, ayrıca yöneticiler tarafından
gerçekleştirilen; sorun çözümleme (analiyzing problems), karar verme ve haberleşme
gibi işlevleri de ''sürekli işlevler'' (continuous functions) olarak adlandırmaktadır
(16)
Tüm örgütlerde, her düzeyden
yönetici tarafından gerçeklektirilen bu işlevlerin türleri ve geçekliliği başka
yazarlar tarafından da benzer biçimde işlenmiştir çoğu kez, bu yazarların
görüşleri arasında büyük ayrılıklar görülmektedir. Ancak genellikle ortak olan
ilk nokta, Fayol, Urwick v.b. yönetim biliminin öncüleri dışında, yeni yazarların
hiçbirinin koordinasyonu ayrı bir işlev olarak dikkate almamalarıdır (17), İkincisi
ise kadrolama işlevinin örgütleme içinde ya da dışında değerlenmesidir.
Nitekim George R. Terry, yönetimi ''insan
ve diğer kaynakları kullanarak bi takım amaçlar belirleyip gerçekleştiren, planlama,
örgütleme, harekete geçirme (actuating) ve denetim işlevlerinden oluşan bir süreç''
(18) olarak tanımlarken; kadrolamayı, örgütleme işlevinin evrelerinden biri olarak
görmektedir. Yine birçok yazar, yönetim işlevlerine Terry'nin ayırımına benzer bir
biçimde yaklaşmaktadır. Örneğin, William Newman, Charles Summer ve Kirby Warren
yürütme yerine önderlik kavramını kullanırken, yönetim işlevlerini planlama;
örgütleme, önderlik ve denetim olarak tanımlamaktadır (19).
Öte yandan Henry H. Albers
ve Henry R. Sisk de eserlerinde yönetim işlevlerini planlama, örgütleme,
yürütme ve denetim olarak tanımlarken kadrolamaya G. R. Terry'nin yaklaşımına benzer
bir biçimde örgütleme işlevi içinde incelenmektedir(20). Herbert G. Hicks
ise yönetim işlevini, yaratıcılık, planlama, örgütleme, teşvik, haberleşme ve
denetim olarak sıralarken; kadrolamayı örgütleme, yürütmeyi ise teşvik işlevi
içinde incelemektedir(21). Ancak yaratıcılık- planlamanın bir ön süreci,
haberleşme ise tüm işlevlerin gerçekleşmesinde ortak olan bir süreç olduğuna göre
Hictcs de diğerlerinden öte bir yenilik getirmiş sayılamaz.
Ülkemizde ise çeşitli yazarların
yönetim işlevlerine ilişkin görüşleri şöyle toplanabilir:
Kemal Tosun, yönetim
sürecini oluşturan işlevleri. Fayol,'un yaklaşımına benzer bir biçimde.
(1) Planlama (geleceği tahmin
dahil);
(2) Örgütleme,
(3) Emir-kumanda (yürütme),
(4) Uyumlaştırma (koordinasyon) ile
(5) Kontrol ve düzeltme
olarak beş başlıkta
toplamaktadır(22). Öte yandan, çağdaş yönetim yazarlarının görüşleriyle,
Fayol'cu yaklaşım arasındaki ilk farkın uyumlaştırma (koordinasyon) olduğunu
belirten yazar, ''yeni litaratürde uyumlaştırmanın temel niteliği ve önemi
kabul edilmekle beraber başlıbaşına ayrı bir işlev olarak incelenmemekte ve ele
alınmamaktadır'' demektedir. Tosun ikinci ayrılığın ise personelin
yetiştirilmesi konusunda oluştuğunu belirterek bu konuda "Fayol personelin
yetiştirilmesi konusunu örgütleme işlevi içinde ele alırken; çağdaş yazarlar
yönetici sınıfın ve işletmeyi gelecekte ellerine alacak yöneticilerin seçilmesi ve
yetiştirilmesi işini, yönetim işlevleri arasında ayrıca incelenecek kadar önemli
görmektedir'' demektedir(23). Bu arada yönetim işlevlerinin sıralanmasında
mantıklı bir yolun izlenmesi gereğine değinirken, bu konuyu şöyle özetlemektedir:
''Uygulamaya bakılırsa, bir işletme kurulmadan önce ve kurulurken birtakım tahminler,
projeler ve planlar yapılır.
Diğer taraftan, işletme kurulurken her
şeyden önce örgürt yapısı (kadrolar, mevkiler) belirlenir ve bunlar arasından
görev ve yetki bölüşümü ile sorumluluk tesbiti yapılır, sonra iskelet halinde olan
bu örgüt seçilen personel ile doldurulur (staffing) ve yürütme ile faaliyete
geçirilir. Son olarak yapılan işlerin plana; örgüte ve emirlere uygun bir şekilde
olup olmadığı araştırılır yani kontrol yapılır'' (24) . K. Tosun'un bir
sıralaması Koontz ve O'Dannell'in yapmış olduğu; planlama, örgütleme, kadrolama,
yürütme ve kontrol sıralamasıyla özdeştir.
Selçuk Yalçın ise,
personel yönetiminin işlevlerini tanımlarken planlama, örgütleme, emir-kumanda
(yürütme) ve kontrolu yönetsel işlevler; personel tedariki ve işe yerleştirme,
eğitim ve geliştirme, ücretleme; tamlaşma ve sağlık ve korunmayı ise yürütsel
işlevler olarak (25) tanımlamaktadır. Diğer bir deyişle planlama, örgütleme,
yürütme ve denetim işlevlerine ek olarak personel işlevi (stafting); örgütün esas
hedefine varmasını sağlamak gayesiyle örgütün personelinin tedariki;
geliştirilmesi, maddi bakımdan tatmini; entegrasyonu ile sağlık ve korunmasının
temini gibi hususlarla ilgilidir (26). Dolayısıyla, S. Yalçın'ın işlevleri ele
alış biçimi, bizim bu çalışmada düşündüğümüz yaklaşıma benzemektedir.
Nihayet Robert L. Blomstrom ve Tamer
Arpacı'nın ders notlarından yararlanan Mehmet Yazıcı'da yönetim
işlevlerini.
(1) Planlama,
(2) Örgütleme,
(3) Kadrolama,
(4) Yöneltme (directing) ve
(5) Denetleme
olarak beş başlıkta incelemektedir.
(27) Bu yaklaşım da türkçe ifadeleri farklı olmakla birlikte Koontz - O'Donnell'ın
yaklaşımıyla özdeştir:
Tablo 2, çeşitli yazarların yönetim
işlevlerine ilişkin görüşlerini toplamaktadır. Bu tablo'da, Harold Koontz ve Cyrill
O'Donnell'in yönetim işlevlerine ilişkin görüşleri temel olarak benimsenmekte,
diğer yazarların yaklaşımları
(1) Planlama,
(2) Örgütleme,
(3) Yürütme,
(4) Kadrolama ve
(5) Denetim
işlevlerine oranla incelenmektedir.
Tablo 2. Çeşitli
Yazarların Yönetim İşlevlerine İlişkin Görüşleri
|
Planlama |
Örgütleme |
Kadrolama |
Yürütme |
Denetim |
FAYOL |
İleriyi
görmek |
Örgütleme
ve Koordinasyon |
(Örgütleme
içinde) |
Yürütme
|
Denetim
|
SHELDON |
Politika
belirleme |
Örgütleme
ve Koordinasyon |
(Örgütleme
içinde) |
(Denetim
içinde) |
Denetim
|
MOONEY ve REILY |
(Örgütleme
içinde) |
Örgütleme
ve Koordinasyon |
(Örgütleme
içinde) |
Önderlik
|
(Koordinasyon
içinde) |
URWICK |
Tahmin
ve Planlama |
Örgütleme
ve Koordinasyon |
(Örgütleme
içinde) |
Yürütme
|
Denetim
|
DAVIS |
Yaratıcı
Planlama |
Örgütleme
|
(Örgütleme
içinde) |
(Denetim
içinde) |
Denetim
|
BARNARD |
Amaçların
belirlenmesi |
Örgütsel
sistemin belirlenmesi |
(Örgütleme
sistemin belirlenmesi içinde) |
Beşeri
gücün emniyete alınması |
(Beşeri
gücün emniyete alınması içinde) |
GULICK |
Planlama
|
Örgütleme
ve Koordinasyon |
Kadrolama
|
Yürütme
|
Raporlama
ve bütçeleme |
KOONTZ-O'DONNELL |
Planlama
|
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Yürütme
|
Denetim
|
SAXBERG |
Planlama
|
Örgütleme
|
Kaynakların
birleştirilmesi |
Yürütme
|
Denetim
|
GREEN-WOOD |
Planlama
ve karar verme |
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Yürütme
|
Denetim
|
HAIMANN-SCOTT |
Planlama
|
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Etkileme
|
Denetim
|
DALE-MICHELON |
Yenilik
yaratma ve planlama |
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Haberleşme
temsil ve yürütme |
Denetim
|
MACKENZIE |
Planlama
|
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Yürütme
|
Denetim
|
TERRY |
Planlama
|
Örgütleme
|
(Örgütleme
içinde) |
Harekete
geçirme |
Denetim
|
ALBERS |
Palnlama
|
Örgütleme
|
(Örgütleme
içinde) |
Yürütme
|
Denetim |
SISK |
Planlama
|
Örgütleme
|
(Örgütleme
içinde) |
Yürütme
|
Denetim |
HICKS |
Yaratıcılık
ve planlama |
Örgütleme
|
(Örgütleme
içinde) |
Teşvik
ve haberleşme |
Denetim
|
TOSUN |
Planlama
|
Örgütleme
ve uyumlaştırma |
(Örgütleme
içinde) |
Yürütme
(emir-komuta) |
Kontrol
ve düzenleme |
YALÇIN |
Planlama
|
Örgütleme
|
Personel
|
Yürütme
|
Kontrol
|
YAZICI |
Planlama
|
Örgütleme
|
Kadrolama
|
Yöneltme
|
Denetleme
|
Günümüzde Temel Alınan Yönetim
İşlevleri
Yukarıdaki bölümde, yönetim
işlevlerinden söz ederken bunların uygulamadaki sıraya göre;
(1) Planlama.
(2) Örgütleme,
(3) Kadrolama,
(4) Yürütme ve.
(5) Denetim
olarak ele alınması gerektiğin den
söz etmiş, yer yer ve bu işlevleri tanımlamış, kapsam ve evrelerine değinmiştik.
Bu bölümde ise, her düzeyden yönetici ve her tip işletme için geçerli olan bu beş
temel işlevi tanımlamak ve evrelerini toplu olarak açıklamak amacındayız.
a. Planlama İşlevi
Planlama, en basit anlamda, neyin, ne
zaman, nasıl, nerede ve kim tarafından yapılacağının önceden belirlenmesi süreci;
diğer bir deyişle, bir amacı, gerçekleştirmek için en iyi davranış, biçimini
seçme ve geliştirme niteliği taşıyan bilinçli bir süreçtir(28). Yöneticiler
işletmenin geleceğine ilişkin sorunları çözerken ve bunlara Ilişkin kararlar
alırken planlama işleri ile ilgilenmek ve birtakım bilimsel yöntemler kullanmak
zorundadır. Planlama işleri geleceğe dönük olması nedeniyle:
(1) Kısa ve uzun dönem hedef ve
stratejilein seçimine,
(2) Amaçlara ulaştırıcı politika ve yöntemlerin getiştilmesine,
(3) Denetim için temel olacak yürütme ölçütlerinin saptanmasına ve
(4) Değişen koşulların etkisiyle eski planların gözden geçirilmesine
ilişkin kararların alınmasını
gerektirir(29) .
Planlamada izlenmesi gereken evrelere
gelince, bunları şöyle sıralayabiliriz:
(1) Sorunların veya fırsatların
saptanması. Gerçekçi planlar yöneticinin sorunları ve karşılaştığı
fırsatları doğru olarak tanımlaması ve anlaması ile başlar. Bu nedenle çevrenin
araştırılması, planlama için gerekli bilgilerin düzenlenmesi, bu bilgilerin
arzulanan özelliklere sahip olup olmadığının incelenmesi, fırsatların belirlenmesi,
sınırlamaların tanımlanması, mevcut gidişatın yönünün tahmin edilmesi, risklerin
hesaplanması gerekir.
(2) Amaçların belirlenmesi.
Amaçların belirlenmesi planlamaya yön veren ve planın kapsamını belirleyen bir
evredir.
Amaçlar örtün tümüne ilişkin
olabileceği gibi, bölümlere ve kısımlara ilişkinde olabilirler. Böylece
planlamanın temeli oluşmuş, sıra uygulamasına gelmiştir.
(3) Planın dayandığı hareket
noktaları ve varsayımların belirlenmesi. Planın geleceğe dönük olması ve
gelecekte neler olacağının önceden kesinlikle bilinememesi nedeniyle, yöneticinin,
geleceğe, ilişkin birtakım tahminlere dayanan varsayımlardan hareket etme zorunluluğu
vardır. Bu varsayımlar büyük oranda ilk evrede sözü edilen çevre araştırmaları
sonucu belirlenecektir.
(4) Seçeneklerin saptanması.
Planlamanun bu evresinde seçilecek hareket biçimleri ve çözüm yolları
araştırılır. Ancak bütün seçenekler ilk bakışta göze çarpmadığı gibi,
seçeneklerin tümünün belirlenmesi de güçtür. Modern tekniklerin ve bilgisayarların
kullanımı ile bu seçeneklerin adedi de belirli oranda sınırlandırılmıştır.
(5) Seçeneklerin değerlenmesi.
Bu evrede ise bir öncekinde saptanan seçimlik çözüm yoltarı hedeflerin ışığında
değerlenir. Ortaya konan seçenekler amaçlara, işletmenin politikalarına, en düşük
maliyetle en yüksek geliri sağlama arasından incelenir. Bu evre, yöneylem
araştırması, matematik ve elektronik hesaplama tekniklerinin ilk kez yönetim,
sürecinde kullanıldığı evredir:
(6) En uygun hareket biçiminin
seçilmesi. Bu evrede planın gerçekleşmesi ve yönetici tarafından bir kararın
verilmesi söz konusudur. Ancak bazı durumlarda seçilebilecek hareket biçimlerinin
değerlemesinde, birden fazla seçeneğin uygulanmasına karar verilebilir. Yönetici bu
evrede en uygun hareket biçimini belirlemeli ve örgütsel gereksinmeleri en iyi şekilde
karşılayacak olan plan ve kararları seçmelidir. Bu seçimin sağlığı ise
yöneticinin hünerine ve aldığı bilgilerin kalitesine bağlıdır..
(7) Yardımcı planların
düzenlenmesi. En uygun davranış biçiminin seçimi ve kararının verilmesi ile
planlama işlevi kısmen tamamlanmıştır. Artık ana planları ikincil yardımcı
planlarla desteklemek, evrelerin öncelik, sıra ve zamanlarını saptayacak programlar
geliştirmek ve iş yöntemlerini standartlaştırmak gerekecektir.
(8) Planları, sayısal değerlerle
bütçelemek. Kararlar alındıktan ve planlar düzenlendikten sonra, son evre bu
plana sayısal bir değer vermek, bütçeler yapmaktır. Bir işletmenin bütçesi kar ya
da gelir fazlası ile sonuçlanan gelir ve giderlerinin toplamını ifade eder.
İşletmenin her bölümü kendi gider ve sermaye harcamalarını belirlerse bunların
toplamı tüm işletmenin, bütçesini oluşturacaktır.
Bu arada yöneticinin zaman zaman iç ve
dış çevreden gelen tepkileri ve geri beslenme (feed-back)'leri en iyi biçimde
değerlendirmesi ve bunlara göre planlarda düzeltmeler yapması da gerekecektir.
b. Örgütleme İşlevi
Örgütleme, genel olarak. planda
belirlenmiş olan gaye, araç ve yöntemlerin maddi ,(fiziksel) ve sosyal (beşeri)
anlamlarda düzenlenmesidir. Bir başka deyişle, ''işletmenin türlü organlarının
yaratılması ve düzenlenmesi, görevlerinin tanımlanması ve her organa görevini
gerçekleştirmede , yardımcı olacak yöntemlerin belirtilmesi aynı zamanda bu
organların kendi aralarındaki ve dışarıyla olan ilişkilerinde uyulacak
davranışların belirtilmesi, faaliyeti''dir(30).
Örgütleme işlevi, planın uygulanması
için gerekii olan işlerin belirlenmesi, bu işlerin gruplandırılması, türlü
gruplara ilişkin işlerin bireyler (işgörenler) tarafından etkili ve verimli bir
biçimde yerine getirilmelerini olanaklı kılacak bir bölümlemeye tabi tutulması,
böylece en uygun (optimal) bir işbölümü ve uzlaşmanın gerçekleştirilmesi, işleri
daha kısa sürede, daha az emekle görebilmeyi olanaklı duruma sokacak amaçların
saptanması, daha verimli ve etkin bir, çalışmayı sağlayacak yöntemler, kurallar ve
politikaların belirlenmesi gibi işleri kapsar(31).
Örgütleme işlevine ilişkin
evreleri şöyle sıralayabiliriz:
(1 ) Örgütsel
yapının kurulması. Bu evrede görülecek işler belirlenir, çeşitli ölçütlere
göre bölümlere ayrılır ve örgütün yapısal düzeni kurulur.
(2) İlişkilerin
saptanması. Bu evrede türlü yönetim birimleri arasında haberleşme kanalları
kunulur, koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla bağlantılar belirlenir.
(3) Görev
tanımlarının yapılması. Bu evrede ise. mevkilerin temel işleri, yetki ve
sorumlulukları belirlenir, yönetim alanları ayarlanır işletme içi ve dışı
ilişkileri saptanır. Bu arada görev tanımları, grup organları ve danışman organlar
içinde yapılmalıdır.
(4) Görevin
gerektirdiği niteliklerin tanımlanması. Bu evrede her görevi yüklenecek olan kişinin
eğitim durumu, iş tecrübesi ve kişisel nitelikleri tanımlanır. Bu tanımlamanın
yöneticiyi seçme, işe alma ve eğitme ile değerleme açısından bir ölçüt
oluşturması nedeniyle yararı büyüktür.
c. Kadrolama İşlevi
Kadrolama işlevi (staffing) bir
örgütsel yapının belirlediği mevkileri dolduracak personelin doğru ve etkin bir
biçimde seçimi, işe yerleştirilmesi ve değerlemesi ile eğitim ve geliştirilmesini
kapsar. Bir kısım, yönetim yazarının, bu işlevi örgütleme sürecinin bir evresi
olarak görmelerine karşın, önceki bölümde de değindiğimiz gibi kimi yazarlar
birtakım nedenlerle ayrı bir işlev olarak görülmesi gerektiği kanısındadır. Bu
sonuncuların görüşlerine göre, ilk önce günümüzde örgütsel mevkilere personel
seçimi, pratikden gelen yöneticilerin örgütleme anlayışında genellikle bulunmayan
bir bilgi ve yaklaşımı gerektirir. İkinci neden pratikten gelen bu yöneticilerin
sonumluluklarının temel yapısını çoğu kez görmemezlikten gelmeleri ve personel
seçme, yerteştirme; değerleme, eğitim ve geliştirmenin işletmelerin personel
bölümleri ve sorumlularınca gerçekleştirilmesi gereken bir işlev olduğu
görüşünde olmaktadır. Son bir neden ise bu alanda oldukça önemli bir bilgi ve
uygulama yığınının gelişmiş olmasıdır(32). Gerçekte her yöneticinin personel
seçme, yerleştirme ve eğitme açısından bir sorumluluğu vardır. Nitekim, Yönetim
Kurulu, Genel Müdür ya da Başkanı seçerken, gelişmesine , yardım ederken ve
değerlerken bu işleri yüklenir. Aynı şekilde Genel Müdür, Pazarlama Müdürünü ve
diğer müdürlerini, onlar da astlarını seçerken, eğitirken ve değerlerken bu
işleri yüklenirler. Hatta en alt düzeyden bir nezaretçi ya da ustabaşının bile bir
kadrolama işlevi olacaktır.
Öte yandan bir işletmenin başarısı
büyük oranda yönetici ve personelinin yetenek ve niteliklerine bağlıdır. Bu nedenle,
işletmede bu yöneticileri ve personeli seçmek, işe yetiştirmek, değerlemek, eğitmek
ve geliştirmek kadar önemli bir işlev daha düşünülemez(33).
Bu işlev işletme için gerekli olan
personel gereksinmesini ve kaynakları belirleme ile başlar, personel seçimi, işe
yerleştirme ve uyarlama, daha büyük sorumluluk taşıyan görevlere hazırlama
amacıyla eğitme ve geliştirme ile sürer ve personelin objektif ve sublektif
değerlemesi, ilerlemesi, ücretlemesi, mükafatlandırma ya da cezalandırılmasıyla
sonuçlanır. Bu özelliğiyle ve günümüzün artan işçi-işveren ilişkileri ve
sosyal siyaset sorunlarıyla bu işlev, işletme yönetiminde önemli bir boyuta
ulaşmıştır.
Bu işleve ilişkin faaliyatler şöyle
sıralanabilir :
(1) Seçim ve işe yerleştirme.
Bu evrede, işletmenin amaçlarına ulaşabilmesi için gerekli olan personelin tedariki
söz konusudur. Bu amaçla,gerekli olan personelin, nitelikleri belirlenir. Adaylar
arasından, en iyileri seçilir; işe yerleştirilir ve yeni görevlerine
alıştırılır.
(2) Eğitim ve geliştirme.
Personel işe yerleştirildikten sonra, belirli planlarda eğitilmesi gerekir. Bir yandan
uygulamanın verdiği beceri, öte yandan birtakım iç ve dış eğitim programlarını
izleyerek yöneticinin etkinlik ve verimliliği artırılabilir. Özellikle yönetim
bilimindeki hızlı gelişme bu tür programların izlenmesini zorunlu kılmaktadır. Öte
yandan işletme içinde planlı bir ilerleme sistemi düzenleyerek ve yöneticiye
yardımcı organlar ile komiteler kurarak personelin geliştirilmesine ilişkin birtakım
önlemler alınabilir.
(3) Değerleme. Bu evrede ise,
işletmede çalışan yöneticilerin,ve personelin yetenek ve niteliklerini belirlemek
amacıyla, objektif ve subjektif ölçütlere dayanan bir değerleme yapılır. Değerleme
bu arada, personel eğitim ve geliştirme programlarının düzenlenmesine, seçim
kıstaslarının belirlenmesine, işletmenin başarısında personlin katkısını
ölçmeye, yönetsel mevkilerin ve örgütsel yapının değerlenmesiyle, başarıyı
mükafatlandırma ve ilerlemenin objektif ölçütlere dayandırılmasına yardımcı
olacaktır.
d. Yürütme İşlevi
Plajlar hazırlandıktan, örgütsel
yapı belirlendikten ve gerekli kadrolar yetenekli personelle doldurulup, tüm maddi ve
beşeri unsurlar bir araya getirildikten sonra işletme harekete geçmeye hazır duruma
gelmiş olur. İşte yürütme Işlevi bu evrede başlar ve işletmede yer olan kişilere,
görevlerini en etkin ve verimli bir biçimde yaptırmayı amaç edinmiştir. Bu
özelliği ile yürütme işlevinin konusu insanlardır ve kişilerin düşünüş ve
davranışlarını kuruluşun çıkarlarına en uygun biçimde yönetmeyi amaç edinen
yöneticiliğin başarı olanakları, gerçekte yürütme işlevinin başarı derecesine
sıkı sıkıya bağlıdır (34)
Yürütme sürecinde yönetici bir önder
olarak astlarına görevlerinin gerektirdiği yetki ve sorumlulukları devretmeli, onları
teşvik etmeli, bölümler ve kişiler arasındaki ilişkilerde bir uyum sağlarken, tüm
personelin düşüncelerine, yenilik yaratıcı görüşlerine saygı göstermeli ve
gereğinde bu görüşleri desteklemelidir. Öte yandan bu işlevi üstlenen yöneticinin
iyi haberleşme sistemi kurması, personelin gereksinme ve bekleyişlerini
belirleyebilmesi ve birtakım çalışması için gerekli olan koşulları sağlaması da
kaçınılmazdır.
Yürütme işlevinde, yönetici amaca
ulaşmak için gerekli olan iş ve faaliyetleri başkalarına yaptırma durumundadır.
Böylece örgütü oluşturan beşeri unsur işgörenler ve işgördürenler olarak iki
grupta düşünülebilir. Öte yandan, işletmeden birtakım yararlar sağlayan büyük
bir çıkar grubu da söz konusu olabilir. İşletmede çalışan personelden hisse senedi
sahiplerine, müşterilerden devlete kadar tüm çıkar gruplarının farklı amaçları
ve bekleyişleri olmasına karşın, profesyonel yönetici işletmenin çıkarlarını
dikkate alarak, amaçlar arasında bir ahenk sağlamalıdır.
Bu işleve ilişkin faaliyetler dört
başlıkta toplanabilir :
(1) Yetki göçerme. İşlerin
yürütülebilmesi için gerekli yetki ve sorumlulukları belirlemek ve ilgili mevkilere
göçermek.
(2) Teşvik etme. Harekete geçmek
için kişileri isteklendirmek ve ikna etmek.
(3) Koordine etme. Maddi ve
beşeri güçlerin en etkin bileşiminin kurulmasına yardımcı olmak.
(4) Değişim ve farklılaşmaları
yönetme. Bu evrede işe işletmenin hedefterine ulaşmada yaratıcılık ve yeniliği
uyarmak, teşvik etmek, farklılaşma ve çalışmaları önleyici önlemler almak
sözkonusudur.
e. Denetim İşlevi
Yönetim işlevlerinin sonuncusu olan
denetim, gerçekleştirilen faaliyetlerin plan standartlarına uygun olup olmadığının
ölçülmesi, farklılıkların belirlenmesi halinde bunların nedenlerinin
araştırılması, düzeltici önlemlerin alınması ve sonuçların değerlendirilmesi
işlemlerinin tümüdür. Bu özelliğiyle planlamanın geleceğe ilişkin olmasına
karşın, denetim işlevi geçmişe ilişkindir. Planları uygulamaya başladıktan sonra,
denetim gelişmeyi ölçer, plandan sapmaları ortaya koyar ve düzeltici faaliyetleri
belirler. Öte yandan eksiksiz bir denetim işlevi mevcut duruma uygun yeni amaçlar ve
planlar belirlemeli; örgüt yapısını değiştirmeli, personel seçme, yerleştirme ve
eğitme yöntemlerini düzenlemeli, yürütme ve önderlik tekniklerinde gerekti temel
değişiklikleri gerçekleştirmelidir.(35)
Denetim işlevi bir karşılaştırma
işidir ve bu karşılaştırmayı yapabilmek için en az iki ölçütün bulunması
gerekir. Bunlardan ilki, olması gereken, gerçekleşmesi istenen durum, diğer bir
deyişle planlardır. Denetim yapılabilmesi için bir temele dayanmak gerekir ve daha
açık, eksiksiz ve ayrıntılı planlar yapıldıkça, daha etkin denetim de
yapılabilecektir. Denetim işlevinin nedeni, faaliyetlerin sonuçlarını ölçmek ve
değerlemek, planların başarıya ulaşmasını saglamak olduğuna göre, bir işletmede
planlardan sapmanın sorumlularının ve gerekli düzeltmelerin kim tarafından
yapılacağının bilinmesi gerekir. Faaliyetlerin denetimi insanlar tarafından
gerçekleştirilir, ancak örgütsel yetki ve sorumlulukların açıkça belirlenmemesi
halinde, sapmaların ve gerekli düzeltme faaliyetlerinin sorumlularının bilirmesi
olanaksızdır. Bu nedenle denetim işlevinde gerekli olan ikinci husus; örgütsel
yapının varlığıdır. Aynı planlarda olduğu gibi, örgütsel yapının açık,
eksiksiz ve ayrıntılı olması halinde, daha etkin bir denetim işlevi gerçekleşebilir
(36). Şu halde başarılı bir denetim için, bir yandan değerlemeye temel olacak plan
ye standartların, öte yandan yönetim organlarının kesin yetki ve sorumluluklarıyla
örgütsel yapının belirlenmesi gerekecektir.
Denetim işlevinin evrelerine gelince,
bunları dört başlıkta toplayabiliriz (37) :
(1) Standartların belirlenmesi.
Denetim sürecinin ilk evresi planların saptanması olup bu planlarda özel standartlar
belirlenir. Standartlar basit birer performans ölçütleridir ve nicel ya da nitel
biçimlerle açıklanırlar. Örneğin bu standarttar üretim miktarı, satış miktarı,
iş saati, hız, v.b. fiziksel birimlerle ifade edilebileceği gibi, satış değeri,
maliyetler, hârcanan sermaye ve karlar gibi parasal birimlerle de tanımlanabilir. Öte
yandan fiziksel ve parasal birimlerle tanımlanamayan nitel standartlar da
oluşturulabilir.
(2) Gerçekleşen durumun saptanması.
Bu evrede olması gereken durumla (standartlar) karşılaştırılacak olan gerçekleşen
durum, faaliyet sonuçları saptanır ve değerlenir. Yönetici bu evrede, gerçekleşen
durumu ya kendisi denetleyecek, ya da başkalarına denetleterek yazılı veya sözlü
raporlar isteyecektir. Bu nedenle, bu evrede iyi bir haberleşme sisteminin varlığı
kaçınılmazdır. Standartların gereği şekilde belirlenmiş ve astların bilgilerine
sunulmuş olması halinde, gerçekleşen durumun saptanması da kolay olacaktır. Ancak
yine de gerçekleştirilmesi ve ölçülmesi güç olan birtakım standartlar söz konusu
olabilir. Bu durumlarda daha ayrıntılı bir gözlem ve değerleme gerekecektir.
Gerçekleşen durum sonuçlanmış ya da
sonuçlanmakta olan bir olayı doğrudan doğruya (kişisel gözlemle) incelemek yoluyla
veya bu olaya ilişkin kayıtları inceleyerek saptanır (38).
(3) Sapmaların saptanması ve
yorumlanması. Bu evrede ise bir ve ikinci evrelerde saptanmış olan standartlar ile
gerçekleşen durum karşılaştırılır; aralarındaki sapmalar değerlenip yorumlanır.
Olması gereken durum ise gerçekleşen arasında bir farkın olmaması halinde amaca
varılmış, arzulanan plan ve programlara ulaşılmıştır. Aksi halde, her iki durum
arasında olumlu ya da olumsuz farkların bulunması halinde bir yorumlama yapılarak bu
farkın anlam ve önemi açıklanmalıdır. Zira standartlardan olumlu bir sapmanın
nedeni; standartların düşük olarak saptanması olabileceği gibi çevresel etkenlerin
sonucu da olabilir. Bu nedenle alınan sonuçla bunu başaranlar arasındaki ilişkinin,
objektif olarak ölçülmesinde ve yorumlanmasında yarar vardır. Aynı şekilde
standartlardan olumsuz bir sapmanın nedeni, standartların gereğinden yüksek olarak
belirlenmesinde ya da başarılı bir çalışma dönemine rağmen olumsuz ,çevre
koşullarında aranabilir.
Bu durumda da sapmaları değerlemeli,
önem derecesini belirleyerek, ne tür önlemlerin alınması gerektiği saptanmalıdır.
(4) Sapmaların nedenleriyle
düzeltici önlemlerin belirlenmesi.
Standartlardan sapmalar, yöneticiler
tarafından önlem almayı gerektirecek kadar önemli ve geniş kapsamlı bulunursa,
düzeltici önlemlere başvurmak gerekir. Bunların tür ve derecesi, sapmanın türü
(olumlu veya olumsuz), sapmanın büyüklüğü diğer bir deyişle farkın fazlalığı
ve sapmanın nedenleri gibi etkenlere göre değişecektir. Burada en önemli sorun,
sapmanın nedenlerini bulmaktır. Zira alınacak olan önlemler buna göre seçilecek,
etkin ve verimli olması sağlanacaktır (39). Düzeltici önlemler alınırken tüm
yönetim süreci etkilenecektir. Standartların gerçekçi olmaması halinde, planlar
yeniden düzenlenirken, amaçlar gözden geçilecektir. Standartların gerçekçi olması
halinde ise sapmalar, örgütleme işlevinde birtakım değişmeler yapılarak, görevler,
yetki ve sorumluluklar yeniden düzenlenecek veya personel seçme, işe yerleştirme ve
eğitme yöntemleri geliştirilerek, nihayet daha etkin bir yetki devri, teşvik
koordinasyon ve önderlik ile yürütme işlevi geliştirilerek, düzeltilecektir (40).
Yine kimi durumlarda standartlara ancak, örgütün yeniden örgütlenmesi ve yetenekli
yeni personel alınması ile ulaşılabilir. Öte yandan planlanan standartların sürekli
olarak gerçekleştirilmesi halinde ise, bu başarıda payı olan personel ve sorumlu
yöneticiler ödüllendirilmelidir.
SONUÇ
Sonuç olarak, yönetim süreci sürekli
bir faaliyeti gerektirir. Bu nedenle; burada sözü edilen her işlevin sırası,
planlama-örgütleme-kadrolama-yürütme-denetim, mantıklı bir sıralama olup genellikle
kabul görmüştür. Ancak yöneticiler, uygulamada bu işlevleri aynı zamanda
kullanırlar ve çoğu kez birbirlerinin içinde değerlerler. |