| Yönetim, sistem
etkinliğinin gereğidir. Yönetim,
kar amaçlı veya kar amaçsız bütün kuruluşların amaçlarına ulaşabilmek için
sahip olmaları gereken stratejik bir fonksiyondur. Paternalistik veya demokratik hangi
anlayışa dayanırsa dayansın, merkezi bir karar birimine sahip olmayan hiç bir sosyal
organizasyon varlığını sürdüremez. Kontrol, bir sistemin ontolojik varlığını
sağlayan temel altsistemdir. Merkezi karar birimlerinin ise kuruluşun maddi ve manevi
(tangible-intangible) aktiflerini korumak ve geliştirmek için karar verme ve verilen
kararları uygulatabilme fonksiyonlarını etkin bir şekilde gerçekleştirmeleri
gerekmektedir. Bunun için, yöneticilerin, sistemlerin amaçları ve performansları
hakkında toplu bir etkinlik bilincine sahip olmaları ve bu kriterlerin toplamını
optimum bir şekilde gerçekleştirebilecekleri bir yönetim modeli uygulamaları öncelik
kazanmaktadır.
Etkin yönetimin ne olup ne
olmadığını daha derinliğine araştırmadan önce Yönetim (Management)
in ne olduğuna net bir tanım getirmek gerekmektedir.
Yönetim (management); belirli
amaçları gerçekleştirebilmek için insan, heyecan, zaman, para, enerji, teknoloji,
materyal ve mekan dan oluşan kaynakları kullanabilme sürecidir.
Burada sistem perspektifinde
bakıldığında kaynaklar, girdileri ve ulaşılan amaçlar çıktıları
oluşturmaktadır. Kaynakların veriliş sırası bunların TEM yönetimdeki
önceliklerini de yansıtmaktadır. Öncelikli kaynaklar, önceliksiz olanların yerine
ikame edilebilme özelliğine sahiptir. Bu ise yaklaşımın amaçladığı Sinerji
etkisini sağlamaktadır. Emeği, heyecanı ve zamanı iyi kullanabilen bir yönetim
sistemi, kullanamayanlara karşı bir üstünlük sağlayacaktır. Etkin Yönetim
becerileri ise bu kaynakların optium bileşimini gerçekleştirecek, gerekli trade-off
tercihlerini yapacak anlayış ve tekniklerden kaynaklanmaktadır.
Toplam
Etkinlik Modeli (TEM) Yönetim Yaklaşımı
Girdileri çıktılara dönüştüren
sosyo-teknik yapılara organizasyon adı verilmektedir. Kar amaçlı veya amaçsız
bütün kuruluşlar bir organizasyondur ve yönetim bilimi organizasyonların amaçlarına
etkin olarak ulaşabilmesi için uygulanması gerekli olan yöntemleri inceler.
Toplumlardaki işbölümü ve uzmanlaşma
eğilimleri çeşitli ihtiyaç ve beklentilere cevap vermek için oluşturulmuş mikro ve
makro organizsyonların (objectler)
doğmasına yol açmaktadır. Bu organizasyonların minimali aile, maksimali devlettir.
Yalnız yaşayan bireylerin de aile modeli çerçevesinde yaşadıkları gözlenmektedir.
Ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara cevap vermek için oluşturulan organizasyonların en
önemlileri kamu veya özel tecimsel, endüstriyel ve hizmet kuruluşlarıdır. Bu
kuruluşların etkin çalışması toplumların ihtiyaçlarını etkin bir şekilde
karşılamasına olanak sağlar. Kuruluşların etkin çalışması ise, onların etkin
bir şekilde yönetilmeleri ile olanaklıdır. Ancak bu şekilde kaynaklarını iyi
kullanıp aktiflerini geliştirebilirler.
Para cinsinden veya metrik olarak
ölçülen (tangible) girdilerin para cinsinden veya metrik çıktılar
la karşılaştırılması sistemin Verimliliğini (Productivity)
belirler. Girdi ve çıktıların performans, memnunluk, kalite gibi metrik olmayan
değerler cinsinden (intangible) karşılaştırılması ise sistemin Etkinliğini
(Efficiency) belirler. Toplam Etkinlik Modeli yönetim, etkinliği
tangible-intangible bütün girdi-çıktılar cinsinden algılayarak bunların toplamında
en iyi sonuçların elde edilmesini amaçlamaktadır.
Toplam
Etkinlik Modeli (TEM) yönetim
ise, kuruluşları sibernetik
bir organizma olarak algılayıp, kıt kaynakları etkin ve geliştici bir şekilde
kullanarak, birbiri ile çelişebilen kuruluş amaç ve performans kriterlerinin stratejik
bir perspektifte optimize edilmesini sağlayan yönetim tekniklerine dayanmaktadır.
İyi tasarımlanmış etkin yönetilen
sistemlerde çalışanların ve yönetenlerin verimleri maksimize olmaktadır. Bunu bir
başlangıç noktası kabul edersek, etkin yönetilen sistemleri; "çalışanlarını
mutlu eden ve aktiflerinden maksimum verim alarak varlıklarını sürdürebilen
sistemler" olarak tanımlayabiliriz. Bu kavramları genişletirsek,
düzgün çalışan duyarlı ve etkin bir kuruluş, beklentilerin karşılanması,
bilgilerin izlenmesi ve raporlanması, ödül ve cezaların etkin dağıtımı ile
gerçekleşecektir. Yöneticiler, sistemin kontrol ve koordinasyon merkezlerindeki sorumlu
ve yetkili aktörlerdir. Etkin çalışan sistemlerin yöneticileri, yönetilenlerin
beklentilerine duyarlı, zamanında, doğru ve hızlı karar verebilirler. Bu ise
sistemdeki iç gerilim, sürtüşme ve çatışmaların azalarak, iç enerjinin,
sinerjinin ve katma değerin artmasını sağlar.
Yönetim networklerinde yönetici
aktörlerin rolleri
Bir kuruluş, çeşitli fonksiyonların
gerçekleştirilmesinden sorumlu olan birimlerin (objectler)
yatay ve düşey networkünden oluşur. Her object belirli bir fonksiyonun
gerçekleştirilebilmesi için bazı elemanların bileşiminden oluşur ve belirli
uyarılara karşı belirli reaksiyonlar verir. Bu birimlerin yönetiminden sorumlu olan
bireylere denetçi, idareci, müdür, genel müdür gibi sıfatlar verilmektedir. Bu
bireyler fonksiyonel sorumluluk merkezlerinin sorumlularıdır. bunların
gereçkleştirmesi gereken bir çok kontrol fonksiyonu bulunmaktadır.
- Kuruluşun yer aldığı
sektörün özellikleri ve dinamikleri yakından izlenmektemidir?
- Kuruluşun paydaşlarının
(müşteriler, iş ortakları, çalışanlar, ortaklar, devlet, toplum) beklentileri
yeterince karşılanabilmekte midir?
- Yapılanların fonksiyonel gereği
iyi tanımlanmış mıdır?
- Kuruluşun genel amaçları ile
tutarlı mıdır?
- Diğer birimlerin çalışmaları
ile tutarlı mıdır?
- Başarı için yeterli kaynak
bulunmakta mıdır?
- Çalışmalar yeterli bir şekilde
plan ve programlara bağlanmış mıdır?
- Kaynak tasarrufu için alternatif
yöntemler bulunmakta mıdır?
- Beklentilerin karşılanabileceği
alternatif yöntemler bulunmakta mıdır?
- Çalışma yöntemleri doğru
mudur? Ulaşılan sonuçlar beklenilenler midir?
- Çıktıların kalitesi yeterli
midir? Süreçler yeterli bir şekilde izlenmekte midir?
Bu ve benzeri sorular her hangi bir
yöneticinin sürekli olarak gündemindedir ve etkin yönetim bunların doğru
çözümlenmesi ile gerçekleşmektedir. Geçmişin yavaş değişen dünyasında
bu sorulara doğru cevap verilmesi kısmen deneyim, kısmen de yetenekle sağlanabilmekte
idi. Günümüzün teknolojik ve sosyal değişimlerin çok hızlı yaşandığı
dünyasında artık bu sorular, analizciler, danışmanlar, kalite takımları ve
komiteler tarafından incelenmekte ve dinamik olarak etkin çözümler
araştırılmaktadır. Buna göre günümüz dünyasında yöneticilerin birincil
fonksiyonu yönetmek değil, amaçları belirlemek, entegre etmek, koordine etmek, motive
etmek ve kontrol etmektir.
Etkin yönetim için stratejik
yönetim faktörleri
Bir yönetim sisteminden amaçlara uygun
sonuçlar alınabilmesi için üçün temel alanda bilgi, deneyim ve beceri gerekmektedir.
1- Stratejik Planlama
2- Enformasyon Teknolojileri
(Enformatik)
3- Modern Yönetim Teknikleri
(TKY, ISO 9000, EFQM vs.)
Bir kuruluşun etkin yönetilebilmesi
için, bu üç alanda olabidiğince çok bilgi, beceri ve deneyim sahibi olmak ve bu üç
alanda entegre bir uygulama stratejisi geliştirebilmek gerekmektedir. Bu
üç alanın herhangi birine yoğunlaşarak başarıya ulaşılabileceğini düşünmek
yanıltıcı olacaktır. Buradaki sıralama ayrıca bizim bu alanlara verdiğimiz
öncelikleri yansıtmaktadır. Bu önceliklerin başında ciddi, disiplinli ve ısrarlı
bir şekilde uygulanan bir stratejik planlama gelmektedir.
Etkin yönetim, bir kuruluş için iyi
bir yöneticiye sahip olmak gibi bir şans ve tesadüf olgusu değil, denemiş ve
faydaları belirlenmiş işletmecilik kural ve prosedürlerinin tutarlı ve ısrarlı bir
şekilde uygulanmasının sonucudur. Bu kural ve uygulamalar etkin yönetilen başarılı
kuruluşarın deneyimlerinden ve sistemlerin kontol ve koordinasyon kuramlarındaki
gelişmelerden damıtılmış bulunmaktadır. Bu kuralların doğru ve bilimsel
olmasından ziyade faydalı kalıplar oluşturmaları, gerilim ve tartışmaları
azaltmaları ve karar verme süreçlerini hızlandırmaları önemlidir. Buna göre bir
kuruluşun etkin yönetimi bir idealdir fakat her kuruluş bu ideale sistematik ve
pragmatik bir yaklaşımla ulaşabilir.
Kuruluşlar iyi yönetim spektrumunda bir
noktada yer alırlar. Daha iyi olanlar ideale daha yakın, daha sık olarak başarılı ve
daha önemli uygulamalarda başarılı olurlar. Bu durum kendilerine çalışanların
mutluluğu, populerlik, imaj, prestij ve finansal güç kazandırır. Buna göre etkin
yönetimin bazı sonuçları ölçeklenebilirken bazı sonuçları da
ölçeklenememektedir ve yöneticilerin ölçeklenemeyen sonuçlara da gerekli
ağırlığı vermesi halinde etkin yönetim gerçekleşecektir. etkin yönetilen bir
kuruluşun dayandığı bazı filozofik temeller bulunmaktadır.
1. Etkin yönetilen bir kuruluş
daima bir ahlaki sorumluluk ilkesi ile yönetilecek ve verilen kararlar kuruluşta
etkilenen hiç bir taraf için zararlı bir sonuç doğurmayacaktır.
2. Kuruluşun her birimi kendi
fonksiyonları için belirlenmiş minimum kalite ve performans
standartlarını aşacaktır.
3. Kuruluş içi ve kuruluş
dışı toplumun yaşam kalitesini geliştirmek, kuruluşla ilgili bütün tarafların
haklarına saygılı olmak öncelikli bir ilke olacaktır.
4. Etkin yönetilen bir
kuruluşun elemanı olan bireyler sürekli olarak bir katılım, eğitim ve ödüllendirme
süreci yaşarlar. Ödül ve övgülerin bireysel ve yaygın , ceza ve eleştirilerin
bölümsel ve istisna olmasına özen gösterilir. Negatif yönetim uygulamaları
sistemdeki haksızlıkları ve dengesizlikleri gidermeye dönük olsa bile etkileri daima
yönetim etkinliğini azaltma yönünde olacaktır.
Etkin yönetilen kuruluşlar
diğerlerinden çalışma şekilleri, tempoları ve aldıkları sonuçlar açısından
farkedeceklerdir. En önemi fark ise en iyiye ulaşmak için çalışmaya istekli
olmaktır. Gelişmeye istekli olmak, iyi bir kapital yapısına , teknolojiye ve uzman
çalışanlara sahip olmak kadar stratejik öneme sahip bir faktördür. başarılı
kuruluşlar daima yapabildiklerinde daha üstün bir performans peşinde olurlar ve
ulaşılan düzeyler ile hiçbir zaman yetinmezler ve daima yapılacak daha çok şey
olduğu inancını taşırlar.
Etkin Yönetim'in Başarı
Kriterleri
Sürekli gelişme aşamaları
stratejisini uygulama ve sosyoteknik sistem kuramı ilkerinin yardımı ile etkin
yönetilen kuruluşlarda ortaklaşa olarak gözlenen özellikleri belirleyebiliriz. Etkin
yönetilen kuruluşlar genelde aşağıda verilen varsayımlar ve beklentiler
çerçevesinde yönetilirler.
1. "Uzun Dönemdeki Pazar
Payı" en önemli başarı kriteridir. Bu ölçü, toplumun kuruluşun
sunduğu ürün ve hizmetlere verdiği gerçek önemi yansıtır. Bu ölçü bütün
yönetim kararlarının gerçekçi bir odağını oluşturur ve kar amaçlı kuruluşlar
için karlılık ölçeğinden daha fazla bir anlam ve önem taşır. Bundan sonraki
kriterler "Katma Değer Maksimizasyonu" ve "Aktiflerin
Büyütülmesi" dir. Katma değerini büyütemeyen, diğer bir deyişle
etkin ve verimli çalışamayan kuruluşlar karlarını arttırsalar bie sağlıklı bir
gelişme gösteremez ve aktiflerini büyütemezler.
2. Misyon tanımı etkin
yönetilen kuruluşların karar süreçlerinde önemli bir başlangıç noktasıdır.
Etkin yönetim için kuruluşun misyonu (yani varoluş nedeni) net, gerçekçi ve
anlaşılabilir bir şekilde belirlenmelidir. Kuruluş misyonu, hizmet verilen topluluk,
pazar payı ve uzmanlık alanı belirlenmesi ve bu hedeflere ulaşmak için yaralı bir
referans çerçevesi oluşturur.
3. Kaynak dağlımı ve kalite
kontrol kararları ve bunların gereği olan politik süreçler yaygın bir
katılımla belirlenmeye çalışılır. Grup tartışmlaında planlama, bütçeleme ve
yatırım sorunları daima geleceğin talepleri vurgulanarak ve güncel sorunları
tartışmaktan kaçınarak ele alınır. Etkin yönetilen kuruluşlarda daima "daha
iyi nasıl olunabileceği" tartışılır ve "niye iyi
olunmadığı" tartışmalarında kaçınılır. Etkin yönetimde kıt
kaynak olan akıl, enerji ve zaman daima olumlu beklentiler için harcanır ve
olumsuzluklar gündemi meşgul etmez.
4. İnsan Kaynakları, yönetici
kadrolar ve uzmanlıklar , kuruluşa sadakati, kişsel gelişmeyi ve kişini
yaptığı işe ve çevresine saygısını geliştirecek şekilde düzenlenir. Her
pozisyondaki bireylerden üstlerine ve astlarına hesap verebilme sorumluluğu beklenir.
Hesap verme (accountability) sorumluluğunun yaygınlığı etkin yönetilen
kuruluşların önemli özelliklerinden biridir.
5. Enformasyon, etkin
yönetilen kuruluşlarda stratejik bir aktif olarak değerlendirilir ve data kütlelerini
enformasyona çeviren "Yönetim Bigi sistemi (MIS)"
teknolojileri kuruluşun yapısında özel bir yer alır. Enformasyon kuruluşların karar
verme süreçlerinde önemli bir girdidir ve etkin yönetim için statejik bir
perspektifte ve hijyenik koşullarda oluşmalıdır. etkin bir enformasyon üretme süreci
kuruluşların karar vermelerini en çok etkileyen stratejik belirsizliklerin önemli
ölçüde azaltılmasını sağlar.
6. Ödüller, istenilen
başarı düzeyleri sağlandığında cömertçe ve coşku ile sağlanmaktadır. Kişiler
ve kuruluşlar için en önemli ödül katkılarının ve başarılarının anlaşılması
ve kabul görmesidir. Etkin yönetilen kuruluşlar bu konulara özel bir özen
gösterirler ve en ekonomik fakat en etkili ödül olan anlayış ve takdiri, başarı
sahiplerinden esirgemezler.
Etkin yönetime, katılımın
etkileri
Günümüzde bir kuruluşun etkin
(effective) ve verimli (efficient) çalışabilmesi için
kuruluştaki bütün görev alanların strateji oluşturmaya katılımının önemli
olduğu düşünülmektedir. buna göre bir kuruluşun etkin olabilmesi için hiyerarşiler sadece gerektiği kadar
olacak, beklentiler ortaklaşa olarak oluşturulacak, bunların oluşturulmasına ve
gerçekleşmesi için maksimum katılım sağlanacak, tam katılım ve uyuşum
sağlanamıyacağı için oluşacak olan gerilim ve uyuşmazlıklar doğal karşılanacak
ve yumuşatılacaktır. Etkin yönetilmeyen düşük katılımlı kuruluşlarda amaçlar
belirsiz, gerilim ve zıtlaşmalar derin, uzlaşmazlık alanları geniş, kaçırılan
fırsatlar sayısız ve karşılanılan beklenti düzeyleri düşüktür. kuruluşta
görev alan bireyler aynı zamanda kuruluşun çevre sistemlerle olan arakesitini
oluşturup kuruluşun dışa açıklığını belirlediğinden, yüksek katılım
kuruluşun çevredeki değişimlere karşı daha duyarlı olmasını, değişimleri çabuk
algılayarak hızlı reaksiyon vermesini sağlamaktadır. Ayrıca yüksek katılım
kuruluşun iç dengeleri için önemli olan kuruluş kültürünün daha hızlı ve daha
uzlaşmacı olarak oluşmasına ve bürokratik kontrol mekanizmaları yerine servo kontrol
(kültür) mekanizmalarının ağırlık kazanmasına olanak sağlamaktadır.
Yukarda kuruluşların esas olarak mikro
organizasyonların (objectler) organik ve hiyerarşik yapılanmasından oluştuğunu
belirtmiştik. Buna göre object fonksiyonlarının, karakteristiklerinin ve
yöntemlerinin iyi tanımlanması bir çok sorunun, yönetimin müdahalesi gerekmeden
onjectler içinde çözümlenmesine olanak sağlıyacaktır. Buna göre sistemdeki
sorunların objectler içinde çözümlenebilme yoğunluğu, kontrol üzerindeki
zaman ve enerji talebini azaltacaktır.
Katılımcı sistemlerde
yöneticilerin fonksiyonları
Yatay ve düşey object
hiyerarşilerinden oluşan network yapılı kuruluşların etkin yönetiminde ara
yöneticilere önemli fonksiyonlar yüklenmektedir. bu fonksiyonların etkin
gerçekleşmesi entegrasyon ve koordinasyonu arttırarak kuruluşun etkin yönetim
sürecini oldukça kolaylaştırmaktadır. Bu fonksiyonları aşağıdaki gibi
özetleyebiliriz.
1. Sistem tasarımı -
Örgütsel yapılar genelde yetki ve sorumluluk kapsam ve düzeylerinin belirlenmesidir.
Buna ek olarak sistem içindeki çalışma şeklinin tasarımı ve performans
düzeylerinin belirlenmesi ve fonksiyonların diğer bölümlerle koordinasyonu bölümden
sorumlu yönetici tarafından sağlanmaktadır.
2. Sistem bakımı- Bu
fonksiyon yöneticinin sorumlu olduğu sistemin etkin ve aktif çalışabilmesi için
gerekli olan her şeyin yapılmasını kapsar. Bunun gerçekleşmesi için yöneticinin
kuruluştaki finans, lojistik ve insan kaynakları sistemleri ile verimli bir etkileşme
düzyini sürdürebilmesi gerekmektedir.
3. Sistemiçi sorunların
çözümü- Yöneticinin birincil sorumluluğu sistemiçi sorunların
oluşmasını ve olgunlaşmasını önlemek ve bu durumda sorunları etkinliğe zarar
vermeyecek bir yaklaşımla çözmektir. Bu sorunlar genelde insan kaynakalarının
geliştirilmesi, kişilerarası çatışma, finansal kaynakaların yetersizliği
türünden olabilir. Yöneticilerin sorunları izole ederek etkileşime girmeden
çözümleyerbilmesi etkinliğin sağlanmasında önemli bir rol oynar.
4. Enformasyon sistemlerinin
tasarım ve bakımı- Etkin yönetim yaklaşımda ara yöneticilerin
bölümlerinin enformatik yapısı ve bilgi işlem gerekleri konusunda belirli bir
anlayışa sahip olması gerekmektedir. Enformasyon stratejik bir aktiftir. Buna göre
oluşturulması, korunması ve etkin kullanımı yöneticilerin öncelikli
fonksiyonlarından birini oluşturmaktadır.
5.Beklenti düzeylerinin
belirlenmesi- Ara yöneticiler, stratejileri oluşturacak olan tepe
yöneticilerin gerçekçi beklentiler oluşturma ve bunlara kaynak tahsis etme
fonksiyonlarına yardımcı olma durumundadır. Bunun için alt kademeleri ile tepe
yönetim arasındaki haberleşmeyi etkin ve gerçekçi bir şekilde oluşturma, yönetim
etkinliğine katkılarının düzeyini belirleyecektir.
6. Beklentileri toplumun
taleplerine göre ayarlamak- Ara yöneticiler kuruluşun iç ve dış
müşterilerinin talepleri ile oluşturulan beklentileri uyuşturmanın ve gerekli
revizyonları yapmanın sorumluluğunu taşımaktadır.
7. Teşvik ve ödül sistemlerini
uygulamak- Ara yöneticiler hedef ve beklentilere ne ölçüde ulaşıldığını
belirlemek ve bunlarla tutarlı ödül ve teşvikleri etkili bir şekilde dağıtmak
durumundadır.
Etkin yönetim yaklaşımı geleneksel
patron yönetici imajı ile çelişmektedir. Patron yönetici strateji yapar, emirler
verir ve bunlara uyulmaya zorlar. Etkin yönetim yaklaşımında stratejiler ve
beklentiler katılımla oluşturulmakta ve yöneticilerin vizyonlarına göre değil
kuruluşun etkinlik gereklerine göre oluşturulmaktadır. etkin yönetimde yöneticiler
zorlama ve cezalandırma gibi olumsuz teknikleri değil, eğitim, destek ve moral
sağlayarak olumlu katılım tekniklerini uygularlar. Böylece çalışanlar beklentileri
karşılamakta güçlük çekmezler ve bütün sorunlarına olumlu bir cevap ve çözüm
sağlayabileceklerini bilirler. Gelenksel düşünenlerin bütün kuşkularına ve
itirazlarına karşılık bu yaklaşımın daima daha olumlu sonuçlar verdiği
araştırmalarla ve başarılı kuruluşların gerçek yaşam örnekleri ile
kanıtlanmış bulunmaktadır.
Kar amaçlı veya kar amaçsız
kuruluşların bu yaklaşımla yönetilmesine, Toplam
Etkinlik Modeli (TEM-Total Efficiency Managemenet) yönetim adını
vereceğiz. TEM, sistemlerde kaynakların en iyi kullanımını ve
çalışanların işlerinden mutlu olmasını sağlayacak bilimsel kökenli bir yaklaşım
olacaktır.
Toplam
Etkinlik Modeli (TEM) için Object
Tabanlı Sistem Kuramına dayalı Sibernetik bir model (http://www.eylem.com/tem/wtemsis.htm) |