| Stratejik
Liderlik
Stratejik Liderlik, stratejik
değişimlerin gerekli olduğu durumlarda, değişimi öngermek, tasarlamak, geçişte
esnekliği sağlamak ve diğerlerini geçiş sürecinde güçlendirmektir. Yapısı
gereği çok fonksiyonlu olan SL, başkaları aracılığı ile değişimi sağlamak,
bütün kuruluşu bir değişim sürecine sokabilmek, fonksiyonel ufukların ötesine
geçebilmek potansiyelini yaratmaktadır. Günümüzdeki sosyal ve teknolojik
değişimlerin hızı nedeni ile stratejik liderler belirsizlik ortamlarında iinsan
doğası ile nasıl ilgileneceklerini bilmek durumundadırlar.
Değişimlerle başa çıkabilmek
yeteneği sağlam bir yönetsel referans çerçevesinde yararlanmayı gerektirmektedir.
Bir yönetsel referans çerçevesi, yöneticilerin içinde bulundukları sektörü
algılama ve değerlendirmelar, bu sektörede rekabet edebilmeleri için gerekli olana
temel yeteneklerin farkında olmaları ve kendi kuruluşlarını bu kavramlarla
değerlendirebilmeleri ile ilgili kavramlar, varsayımlar ve gelenekseş
sağduyularıdır. Referans çerçeveleri yöneticilerin yönetimle ilgili algısal ve
düşünsel yapılarıdır.
Etkin Stratejik Liderler, zamanında,
yürekli ve paragmatik kararlar almaya istekli olanlardır. Bu kararlar genel olarak
gözlenebilen, kuruluş içi ve kuruluş dışı koşullarda alınması güç olan
kararlardır. Etkin stratejik liderlik, alınan kararların etkinliğinin
değerlendirilmesine olanak sağlayan çevrelerinden, üslerinden, çalışanlarından
gelebilecek geri beslemelere ihtiyaç duyarlar. Stratejik yönetimde bu geri beslee son
derecede önemli bir yönetim aktifidir. Bunu gerçekleştirmek ve kolaylaştırmak için
her türlü önlem alınmalı ve her türlü olanak sağlanmalıdır. Bu geribeslemeyi
almaktan kaçınmak bir çok yetenekli yöneticiyi başarısızlığa götürecek ve
maliyeti ağır stratejik başarısızlıklara yol açacaktır.
Etkin Stratejik Liderliğin
sorumluluğu en tepededir. Bu tepenin şekli ve yapısı, kuruluşun hukuki ve
profesyonel örgütlenmesine göre çeşitli görünümler alabilir. ünvanlardan ve
pozisyonlardan bağımsız olarak stratejik liderler. delege edilmesi mümkün olmayan
önemli ölçüde sorumluluklar yüklenir.
Stratejik liderlik son derecede
karmaşık fakat kritik olan bir yönetim sürecidir. Stratejik kararlar ve planlar etkin
stratejik liderler olmadan uygulamaya geçirilemezler. Stratejik başarı için bunun bir
gerek olması ve firmaların genel olarak bürokratik-hiyerarşik bir anklayış ve yapı
altında aşırı-yönetilmesi bir çok kuruluş için başarılarını engelleyen
stratejik bir faktör olmaktadır. Yaşam ve ölüm savaşına girmek durumunda olan bir
çok firma gerekli olan stratejik yönetim anlayışını ve stratejik liderlerini
oluşturmadığı için ağır faturalar ödemek durumunda olmaktadır.
Stratejik
Kaynak Olarak Tepe Yönetim
Burada görebileceğimiz gibi tepe
yönetim ve tepe yöneticiler stratejik yönetim ve stratejik liderlik için önemli bir
rol oynarlar ve tepe yönetim genel olarak kuruluşların bir stratejik kaynağıdır.
Stratejik kararların bu düzeyde verileceği ve uyugulama enerji ve iradesinin bu
düzeyden sağlanacağı açıktır. tepe yönetim tarafından verilen ve uygulanması
kontrol edilen stratejik kararlar kuruluşun nasıl yapılanacağını, başarı
kriterlerinin ne olacağını ve bunlara nasıl ulaşılacağını tayin eder. Buna göre
kuruluşlar için başarının kritik bir bileşeni, üstün yönetsel becerilere sahip
tepe yönetimlerdir.
Üstün yönetsel beceriler sektörlere
göre değişir.
1- Sektörlerin izlenmesi gereken
parametreleri, (endüstiyel yapı, dışa açıklık, sektörün büyüme hızı,
sektördeki yoğunlaşma v.s.)
2- Kuruluşun yapısal
karakteristikleri (yaş, ölçek, form, kültür v.s.)
3- Yönetimin yapısı ve
karakteristikleri, (kuruluşun stratejilerini oluşturmak, uygulamaları izlemek,
karmaşıklıktan ve belirsizlikten ürkmemek, farklı tutum ve davranıştaki insanlarla
uyumlu çalışabilmek, farklı beklentilere cevap verebilmek v.s.)
Bu özellikleri bir tablo olarak ta
gösterebiliriz.
Yönetsel Yetkinliğe Etki eden Faktörler |
Kuruluş Dışı Çevre |
| Sektörün
yapısı |
| Sektördeki
pazar büyüme hızı |
| Rakiplerin
sayısı ve etkisi |
| Politik
ve hukuksal engellerin yapısı ve etkisi |
| Farklılaştılıabilecek
ürün ve hizmetlerin sayısı |
| Sektördeki
teknolojik değişim durumu |
|
|
Kuruluş
Karakteristikleri |
| Kuruluşun
ölçeği |
| Kuruluşun
yaşı |
| Kuruluşun
örgütlenme şekli ve yapılanması |
| Kuruluş
çalışma ve iş yapma kültürü |
| Kaynakların
yeterliliği |
| Çalışanlar
arasındaki ilişkilerin yapısı |
|
\ |
|
/ |
|
|
|
|
I |
|
|
Yönetici
Karakteristikleri |
| Stratejik
bir vizyona sahib olma |
| Karmaşıklıktan
ürkmeme |
| Kuruluşa ve
stratejik hedeflere kilitlenme |
| Kişilerrarası
olumlu becerilere sahip olma |
| Beklenti
düzeylerini yüksekliği |
| Kendine
güven ölçüsü |
| Başarı
kültürüne sahip olma ve çevreye yayma |
|
|
Stratejik yöneticilerin
etkileri ve kararları kuruluşa rakipleri karşısında stratejik bir üstünlük
kazandırmaktır. Bu stratejik davranışları belirlemenin yanında tepe
yöneticileri stratejik başarıları garanti edebilmek için stratejilere uygun bir
kuruluş yapısı oluşturmak ve yine uygun ödül/ceza sistemelrini uygulamaya
koymalıdır. Bunun ötesinde tepe yöneticiler kuruluş kültürünün şekillenmesinde
olağanüstü bir etkiye sahiptir. uygulamalar ve araştırmalar göstermektedir ki tepe
yöneticilerin değerleri kuruluşun değerlerinin de oluşmasına katkıda
bulunmaktadır. Yine araştırmalar göstermektedir ki tepe yöneticilerin yaratığı
kültür kuruluşun başarı ve enerji düzeyini etkilemektedir. Bu etki gözden
kaçırılmaması gereken bir olağanüstülüğü yansıtmaktadır.
Stratejik Yönetim kaynakları bu
etkilerin somut bir şekilde gözlendiği çok sayıda kuruluşun öyküsünü
yansıtmaktadır.
Etkin stratejik liderler dikkat ve
enerjilerini, kuruluşlarını ortalama performansın üzerine çıkartacak sorunlar ve
uygulamalar üzerine yoğunlaştırırlar. Bu tür yöneticiler günlük sorunlarla
ilgilenmez ve "büyük resmi" gözden kaçırmamaya çalışırlar. En etkin
yöneticiler, kuruluşların alanlarının dışındaki işletmeleri de ziyaret ederek
çalışma ve etkinlik koşulları hakkında bilgi ve esin sağlarlar ve çalışma
süreçlerinin içine mutlaka "düşünme" aralıkları katarlar. Etkin
yöneticilerin düşünmeleri gereken en önemli konu kuruluşlarının rekabetçi
üstünlüklerinin ne olduğu ve nasıl geliştirilebileceğidir. Bunun için sadece kendi
profesyobnel kaynakalarını değil kuruluşun bütün çalışanlarının profesyonel
kaynakların da harekete geçirirler. Stratejik yöneticiler ödül ve teşvik
sistemlerini özellikle fikir üretme ve paylaşma çabalarını ödüllendirmek için
kullanmalıdır.
Tepe Yönetim,
Profesyonel Performans ve Stratejik Değişim
Tepe yönetim Takımı, kuruluş
içinde stratejik kararları formüle etmek ve uygulamak ile sorumlu olan
kilit yöneticilerdir. doğal olarak tepe yönetim takımı öncelikle kuruluş
hiyerarşisinintepesinde olan yöneticileri kapsayacaktır. Buna karşılık hiyerarşi
içinde olmayan fakat tepe yönetime strateji oluşturmada katkıda bulunan çeşitli
departman ve uzmanlar da tepe yönetim takımı içinde sayılırlar. Tepe yönetimi
sadece hiyerarşinin tepesindeki rollerle kısıtlı olarak düşünmemek gerekir. Tepe
yönetim takımı tarafından oluşturulan kararların kalitesi kuruluşların stratejik
etkinliğinin düzeyini tayin edecektir.
Heterojen ve Homojen Yapılı
Tepe Yönetimler
Tepe yönetim takımını oluşturan
elemanların görevleri oldukça karmaşıktır ve kuruluşun çalışma özellikleri
konusunda geniş bir bilgiyi gerektirir. Bu nedenle kuruluşlardaki tepe yönetim
takımlarının uygun bir beceri ve deneyim düzeyindeki yöneticilerden oluşmasına
özen gösterilir. Bu yöneticiler kuruluş içi yapı ile olduğu kadar kuruluş dışı
katılımcılar ile de etkin bir ilişki geliştirmelidir. Bu genel olarak heterojen
yapıda bir tepe yönetim takımı oluşturmayı gerektirir. Bir heterojen tepe
yönetim takımı farklı fonksiyonel uzmanlık alanına sahip yöneticilerden oluşur.
Tepe yönetimdeki uzmanlık alanları yaygınlaştıkça oluşturulan stratejik
kararların etkinliği de artacak ve uygulamanın kontrolu daha etkin yapılabilecektir.
Böyle bir takımın elemanları sorunları farklı perspektiflerde ve balkış
açılarında algılama ve yorumlama özelliğine sahip olacaklardır. Bir çok durumda
güncel sorunlar bir kişi veya gurubun kapasitesini aşacak kadar karmaşık veya çok
yönlü olabilmektedir. Bu durumlarda heterojen gurupların karar vermedeki üstünlüğü
ve avantajları açıktır.
Buna karşılık tepe yönetim
takımlarının homojen bir süreç içinde çalışmaları gerği açıktır. Tepe
yönetim takımları yaygınlaştıkça, kaliteli ve etkin stratejik kararlar oluşturma
kapasitesi de azlamaktadır. Bir çok kuruluşun stratejik karar anlarında bu nedenlerle
kilitlendiği bilinmektedir. Araştırmalar göstermektedir ki, tepe yöneticileri
farklı disiplinlerden ve dolayısı ile farklı algısal stillerden gelen kuruluşlarda,
stratejik kararları oluşturmak ve uygulamak güçleşmekte ve neredeyse olanaksız hale
gelmektedir. Kuruluşun temel becerilerinde uzmanlık ve deneyim sahibi olan yönetim
takımı elemanlarının varlığı, alınan kararların etkinliği üzerinde rol
oynamaktadır. Hızla değişen yüksek-teknoloji sektörlerinde, tepe yönetim takımı
içinde Ar-Ge elemanlarının bulunması kuruluşun stratejik etkinliğine katkıda
bıulunmaktadır.
Tepe Yönetim takımlarının
başarısı yeniliğe ve stratejik değişime dayanmaktadır. Genel olarak daha heterojen
yapıdaki tepe yönetimler, yenilik ve stratejik değişimde daha başarılı olmaktadır.
Buna göre değişime ve stratejik atılıma önem veren kuruluşlar tepe yönetim
takımlarını daha heterojen bir yapıda oluşturmalıdır. Farklı uzmanlıklara sahip
elemanlardan oluşan bir tepe yönetim çevre değişikliklerini (fırsat ve tehditler)
algılamkta ve reaksiyon vermekte daha etkili olacaklardır. IBM bu nedenle
geleneksel stratejisini değiştirerek en tepe yöneticilerini sektör dışından
seçmeye başladı.
CEO ve Tepe Yönetim
Takımlarının İktidarı
Kuruluşlardaki yönetim Kurulları,
kuruluşun stratejik çzgisinin belirlenmesinde ve katılımcıların (stakeholders) ve
özellikle hisse sahiplerinin (shareholders) çıkarlarının korunmasında özel bir role
sahiptir. Gerçekten, yönetim kurulu elemanları stratejik cizgilerin oluşmasında
doğrudan etkili olduğu zaman daha yüksek performans elde edilmektedir.
Buna karşılık yönetim kurulları
bir çok durumda CEO ların ve tepe yönetim takımlarının stratejik etkilerini kontrol
etmekte güçlük çekmektedir. Güçlü bir CEO yönetim kuruluna krndisine sempati duyan
üyelerin atanmasını sağlayabilmekte veya kurul içinde tepe yönetim takımında olan
ve kendisinin amiri olduğu eşemanlar bulunabilmektedir. Bunun sonucunda CEO ların kurul
kararları üzerinde yoğun bir etki gücü olyuşabilmektedir. Böyle durumlarda
kurulların ve tepe yönetim takımlarının stratejik fonksiyonlarını ayırmak oldukça
güçleşebilmektedir. Bazen durum tersine dönüşerek kurullar tepe yönetim
kararlarına mühür basan makam durumuna düşebilmektedirler. Tepe yönetim
elemenalarını seçme, işe alma, işten ayırma ve ücretlerin tayin etme gibi
kendilerine ait olan yetkileri bile kullanamadıkları gözlenmektedir.
Bazı kuruluşlarda CEO ve Yönetim
Kurulu başkanı aynı kişidir. Bu durumdaki bir CEO kuşkusuz daha fazla bir iktidarı
elinde tutmak durumundadır. Bu durum genellikle ABD işletmelerinde görülmekte ve
giderek ağıt bir eleştiriye maruz kalmaktadır. GENERAL MOTORS, DEC, GOOD YEAR gibi
firmalar değişimlere verdikleri geç ve zayıf reaksiyonlar nedeniyle oldukça ciddi
ekonomik sorunlar yaşadılar. Sektörlere göre değişmekle birlikte bu tür bir çifte
yetki daha çok büyük ölçekli işletmelerde gözlenmektedir. Giderek artan
eleştirilerin ışığı altında iki yetki pozisyonunun ayrılması halinde,
kuruluşların stratejik karar ve uygulamalarının kuruluşların stratejik
performanslarının yönetim kurulu tarafından daha kolaylıkla izlenebileceğini ortaya
koymaktadır. Diğer taraftan iki yönetim yetkilerinin tek kişide toplanmasının etkin
karar alma ve uygulama eylemlerini kolaylaştıracağını savunanlar da bulunmaktadır.
Bu modelin başarısı her iki pozisyona sahip olan yöneticinin son derecede üstün ve
pozitif yeteneklere sahip olmasına bağlıdır. Bu durumda iki pozisyon arasında
gerkecek olan koordinasyon süresi ve enerjisi ortadan kalkmakta ve kararlar daha hızlı
alınpı uygulanabilmektedir. Buna karşılık kuruluşun stratejileri bir kişiye fazlaca
emanet wedilmiş olup bazı risklerin de göze alnması gerekecektir.
Her iki durumun da başarılı olduğu
örnekler kolaylıkla verilebilir. Yapısı nedeniyle riskli ve stresli olan stratejik
fonksiyonların bir kişiye yüklenmesinin sağlıklı olmadığını, kararlı ve normal
değişen ortamlarda iki fonksiyonun ayrılmasının daha sağlıklı olduğunu
düşünüyoruz. Bu konuda ABD de yapılan araştırmalar aşağıdaki bulguların
altını çizmektedir (HITT s: 445 ) :
1- Hisse senedi pazarı kuruluşların
bu yapılanmasına duyarsızıdr.
2- Yönetimdeki ikiz yetkilerdeki
değişim kuruluşun finansal performansı üzerinde ihmal edilebilir etkiye sahiptir.
3- İkiz yetkiler durumunun uzun
dönemli performası etkilediği konusunda son derece zayıf belirtiler
gözlenebilmektedir.
Buradan kuruluşların uyguladığı
yönetsel ikizliğin yarattığı sorunların fazla yaygın olmadığı en azından bu
etkilerin finansal alanda gözlenmediği ortaya çıkmaktadır.
Kuruluşta uzun bir süre görev
yapmış tepe yönetim takımları ve CEO ların yönetim kurullarının kararları
üzerinde etki güçleri olduğu bilinmektedir. Bundan başka uzun süren görevler
yöneticilerin bilgi tabanının genişlmesini engellemektedir. Uzun süreli görev
yapmanın getirdiği kısıtlı vizyonla donanmış yöneticiler, stratejik
durumlarda daha az alternatifi değerlendirebilmektedir. Ayrıca yöneticilerin uzun
görev süresi ve kısıtlı bilgi tabanı, yönetim kurullarının stratejik kararlara
katılma etkinliğini de kısıtlayabilmektedir. Buna karşılık uzun görev süreli
yöneticiler stratejik kararların uygulama performansları üzerinde daha etkin stratejik
kontol sağlayabilmektedir. Etkin stratejik kontrol performansı yükselttiğinden
yönetim kurullarının stratejik müdahalesi de gereksiz olmaktadır.
Bütün bu tartışmadan çıkacak
sonuç, Yönetim kurullarının, tepe yönetim takımları ile etkin bir ilişki
geliştirmeleridir. Her iki yönetim birimi arasındaki iktidarın bağıl dağılımı,
ilgili firmanın özel durumuna ve içinde yer aldığı sektöre bağlı olacaktır.
Firmanın içinde yeraldığı sektörün yapısı ve değişim hızı ve firmanın bu
sektör içindeki yeri ve etkisi iki iktidar birimi rarasındaki dengeleri de tayin
edecektir. İki birim arasındaki ilişkilerin etkinliği kuruluşun amaçlarına ve
katılımcılara hizmet ölçüsünü de belirler.
Potansiyel Stratejik
Yöneticilerin Kaynağı
Tepe yöneticilerin ve özellikle CEO
ların seçimi kuruluş performansını etkileyecek en stratejik kararlardan biridir.
Diğer taraftan tepe yönetim kadrosuna yeni bir elemanınn katılması kuruluş için
çevresindeki değişim ve kriz durumlarına adapte olması için önemli bir fırsattır.
Başarılı kuruluşlar kendileri ile
çalışabilecek stratejik liderlik ve yönetim becerilerine sahip yöneticileri yakından
izlerler. Bu sistemlerin en etkinleri hem kuruluş içindeki hem de diğer firmalardaki
stratejik liderlerin gelişimini ve yeteneklerini yakından izlerler. Bu izleme
sistemlerinin tasarımı büyük önem taşımaktadır. Kişilerin kurumları ile
bütünleşmiş olmaları değer ve davranış kalıplarını benimsemeleri onlarda bir
liderlik potansiyeli bulunduğu anlamına gelmez. Bu günün yöneticilerinin yarının
liderleri olması isteniyorsa adayların uygun bir liderlik eğitim programı ile beceri
ve yeteneklerinin geliştirlmesi gerekebilmektedir.
Genel olarak lider yöneticiler için
iki kaynak bulunmaktadır firma içi ve firma dışı. Firma içi kaynakların izlenmesi
ve potansiyel adayların geliştirilmesi göreceli olarak kolaydır. Dışşsal kaynaklar
ulaşmak için bir çok yaklaşımlar bulunmaktadır. günümüzdeki hizmet veren İnsan
Kaynakları kruluşları bu ihtiyaca oldukça etkili cevap verebilmektedir.
Yeni bir CEO seçiminde iç
kaynakların tercih edilmesinin kuruluşlara bir çok avantaj sağlayacağı
düşünülmektedir. Kuruluşta sahip oldukları deneyimler, kuruluşun yer aldığı
sektörü tanımaları, kuruluşun ürünler, pazarları, müşterileri, ilişkileri,
teknolojiler, stnadartları hakkında bilgi sahibi olmaları bu tercihi etkiliyen önemli
nedenlerdir. Bu tür seçimler kuruluş içinde çalışanlar üzerinde de olumlu etkiler
yaratmaktadır. Bunun yanında iç kaynak tercihi kuruluş çaluışanlarının dönme
hızına da etki etmekte ve deneyim ve bilgi sahibi personel kuruluşta kalmayı
sürdürmektedir. Çalışanların kuruluş dışından gelen yöneticilere çabuk uyum
sağlamadıkları yaygın olarak gözlenmektedir.
Gerçekte tepe yöneticileri kuruluş
içinden seçmek kuruluş kültürü ve çalışma süreçlerinde bir kararlılık ve
süreklilik tercihini yansıtmaktadır. Stratejik olarak değerlendirildiğinde stratejik
kurgunun ve stratejik yapının sürdürülmek istendiği de söylenebilir. Örgütsel
yapı ve kültürlerin sürdürülme eğilimi, tepe yönetyicileri seçerken içsel
kaynakları tercih etmenin önemli bir nedenidir. Diğer taraftan tepe yöneticilerin
dışardan seçimi alılşılmışın dışındadır ve tepe yönetimin radikal bir
değişimi öngördüğünü yansıtmaktadır.
Tepe yöneticilerini dışardan seçen
kuruluşlar için de geçerli nedenler bulunmaktadır. Araştırmalar göstermektedir ki
bir kuruluşta uzun bir süre görev yapan yöneticiler, koltuğa yapışma sendromuna
kapılmakta yerlerin korumak için daha konservatif olmaları gerektiğine
inanmaktadırlar. Değişimden ve yenilikten tedirgin olmaları için çeşitli nedenler
vardır. En önemlisi, yeniliğin kendi dönemlerinin başarısızlığını sergiliyen
bir gereksinim olmasıdır. Bu nedenle doğrudan karşı çıkmasalar bile olnaklarıı
yeniliklerin gündeme gelmemesi doğrultusunda kullanırlar. şayet kuruluşun yer
aldığı sektör hızlı bir sosyolojik ve teknolojijk değişim yaşıyorsa, hız ve
yenilikçlik etkin rekabet için önem taşıyorsa, bu tür yöneticilerin firmanın
stratejik geleceği için sakıncalı olacağı açıktır. Bu durumda firmanın
yenilikçi ve yaratıcı eğilimleri olan bir stratejik lidere ihtiyacı olacağı
açıktır. Yerleşmiş bir kurum kültürü olan kuruluşlarda bu tür liderle genellikle
dışardan ve hatta başka sektörlerden bulunabilmektedir. İçerden gelenlerin
aksine dışardan gelen lider yöneticiler bu durumda daha esnek bir algılamaya ve dah
geniş perspektiflere sahip olabilmektedir. (Apple-j Sculley). Buna karşılık ürün ve
hizmetlerin özel bir habitata sahip olduğu ve pazarlama tekniklerinin incelik ve
pazarların derinlemesine kavranışını gerektiren sektörlerde dış kaynaklı liderler
sorun olabilmektedir.
Şimdi bu gözlemeleri bir tablo ile
özetleyelim:
|
|
Yönetici Kaynağı |
|
|
İç
Kaynak |
Dış
Kaynak |
| Tepe Yönetim Takım Kompozisyonu |
Homojen |
Kararlı Strateji |
Tepe yönetim takım
ve stratejisinde muhtemel değişim |
| Heterojen |
Kararlı Strateji ve
yenilikçilik |
Stratejik değişim |
Stratejik
Liderlik Fonksiyonları
Stratejik S5K
Fonksiyonları
Başarılı bir stratejik liderlik
bazı kilit fonksiyonların etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine dayanmaktadır. Biz
bunları S5K olarak tanımlıyoruz. Bunlar STRATEJİK: Kurgu-Konum-Kontrol-Kadro-Kültür
olarak verilebilir. Bu fonksiyonların kuruluşların yaşı, ölçeği ve yapısı ile
doğrudan bir ilişkisi yoktur. Bir kişili basit yapıl kuruluşlardan yüzbinlerce
kişilik çok karmaşık kuruluşlara kadar ürün ve hizmet sunmayı planlayan her
kuruluşun her dönemi ve yapısı için geçerlidirler.
Stratejik Fonksiyonlar (S5K) |
Stratejik
Kurgu |
Kuruluş varlık nedeninin (Misyon ve Vizyon) ve Hedeflerinin
Belirlenmesi |
Stratejik
Konum |
Kuruluş Yapısının, Yetkinlikler (Capabilities) Becerilerin
(competencies) Yaratılması ve Geliştirilmesi. |
Stratejik
Kontrol |
Dengeli ve Uyarıcı bir Stratejik Kontrol Sistemi Yaratılması
ve sürdürülmesi |
Stratejik
Kadro |
İnsan Kaynağının
Geliştirilmesi ve Strateji ile bütünleştirilmesi |
Stratejik
Kültür |
Deontolojiye Dayanan Etkin bir Kuruluş Kültürünün yaratılması
ve yaygınlaştırılması |
Stratejik Kurgu
:
Burada kuruluşun var oluş ortamı,
varoluş nedeni amaç ve hedefleri belirlenir. Genelde bu fonksiyonun zaman perspektifi
uzun dönemlidir (5-10 yıl ve sonrası). Burada kuruluşun bu zaman dönemi içinde
nasıl bir şekil alması ve nasıl bir yörünge izlemesi gerektiği belirlenir. Burada
ulaşılacak hedeflerle ilgili bir felsefe, ulaşılacak durum ile ilgili bir imgeleme
belirlenir. Buna göre ideal bir stratejik kurgu iki parçadan oluşmaktadır: temel
ideolji ve hayal edilen gelecek. Burada temel ideoloji çalışanları süreç içinde
motive etmeye, anlamlı ve onurlu bir çaba içinde olduklarını göstermeye
yaramaktadır. Hayal edilen gelecek ise çalışanların beklentilerini olabileceğin
ötesine çekmek görevini taşımaktadır. geleceğin imgelenemesi, kuruluşun strateji
uygulama sürecinde bulunan, motivasyon, çalışanların güçlendirilmesi, liderlik gibi
bir çok uygulama için kılavuz rolü oynamaktadır.
Kuruluşun uzun dönem imgelenmesini
yaratabilmek için yöneticiler oldukça uzun bir süreyi bunu oluşturmak için
harcamalıdırlar. Burada yönetsel kapasiteleri gerektiren alanlar, kuruluşun dış ve
iç çevre özellikleri ve dinamikleri ve bunların etkileşimleridir. Burada makro ve
küresel ekonomik gelişmelere ışık tutan araştırmalar vizyon oluşturacak
yöneticilere oldukça yardımcı olmaktadır.
Bu imgelem belirlendiğinde tepe
yöneticiler çalışanları buna ulaşmak için motive etme durumundadırlar. Burada
yöneticilerin karizmatik olan veya olmayan liderlik özellikleri devreye girmektedir.
Karizmatik liderler kendilerinde var olduğu varsayılan özelliklere gerçekte sahip
olmayabilirler. Buna karşılık karizmatik olmayan liderler gerçek bir liderde olması
gereken tutarlılık, ısrarcılık, sabır, disiplin, tempo gibi özelliklere sahip
olabilirler. Bir çok durumda karizmatik liderler stratejik süreçleri
kolaylaştırırken, diğerlerinde liderliğe olan güveni sarsabilirler.
İşletmecilik kaynakları ve uygulama örnekleri her iki tipten liderlerin başarı ve
başarısızlık örnekleri ile doludur. Bu konuda ayırntılı kaynaklar bulunmaktadır.
Stratejik Konum :
Stratejik süreçlerde kuruluş
yapısı ve kuruluş stratejisi arasındaki ilişkiler 1960 lardan bu yana ilgi çekmekte
ve ayrıntıları ile incelenmektedir. Yapı ve strateji arasındaki uyum kuruluşun
stratejik konumunu belirlemektedir. Belirli stratejiler belirli kuruluş yapılarını ve
bunların yönetim süreçlerini öngörmektedir. Hızlı değişen teknoloji yoğun
ortamlarda düşey hiyerarşik yapılar başarı için yeterli olmamaktadır. Buna
karşışık çok sayıda işlem gerektiren standartlaşmış uygulamalar düşey
hiyerarşik bürokrasilere daha uygun düşmektedir.
Kuruluşun yapısından ve yönetim
süreçlerinden kaynaklana temel yetenekleri (core competencies) ve bunların stratejik
süreçler ile uyumlaştırılmasından kaynaklanan temel yetkinlikleri (core
capabilities) onun rekabetçi üstünlüklerinin belirlenmesinde önemli rol
oynamaktadır. Esas olarak temel beceriler, üretim, finans, lojistik, pazarlama, Ar-Ge
gibi kuruluşun fonksiyonel yapılanmasına dayanırlar. Kuruluşlar fonksiyonel
yapılanmalarına dayanarak rekabetçi üstünlük sağlayabilecekleri bir takım temel
beceriler oluştururlar. Bunlar yardımı ile uygulanan stratejiler kuruluşların temel
yetkinliklerini oluşturmaktadır. Stratejik liderler temel beceriler ile strateji
uygulamaları arasındaki ilişkileri kurarak dengelerler. CANON firması mikro optşkte
geliştirdiği temel beceriyi fotokopi, fax ve laser printer alanlarında kolaylıkla bir
temel yetkinliğe dönüştürebildi. Bu CANON firmasına özgü bir temel yetkinlik
olduğundan markası ne olursa olsun bu tür araçların yapımında lisanslı CANON
teknolojileri uygulanmaktadır.
Bir çok büyük ölçekli kuruluşta,
temel beceriler -farklı departmalar arasında ortaklaşa kullanolabilmektedir. Örneğin
pazarlama ve tutundurma konularında sağlanan bir temel beceri bir çok ürün için
başarı ile uygulanabiliyor.
Firmalar stratejik konumları
gerektirdiğinde yapılarında bölümleşmeler veya başka firmalar ile birleşmeler veya
satın almalar yaşayabilmektedir. Bu genellikle büyümenin öngörüldüğü durumlarda
alınan stratejik konumlardır. Bazı sorunlu pazar ve teknolojiler ise durumu muhafaza
etmeyi veya en az hasarla geri çekilmeyi gerektirebilir. Burada çekilme ile ilgili
stratejik konumlar alınacaktır. Her durumda stratejşik konumlar etkin bir stratejik
kadro desteği olmadan başarı ile gerçekleştirilemez.
Stratejik Kontrol :
Örgütsel Kontrol, strateji
uygulamanın en önemli bileşenlerinden biri olarak kabul edilir. Kontrol, kuruluşun
istenilen ve tasarlanan performans düzeylerine ulaşmasını gerçekleştirmek için
kullanılır. Kontrollar uygulanan stratejilerinin etkinliğini, güvenilirliğini test
etmeye ve ulaşılan düzeyi izlemeyi sağlar. Ayrıca kontrol süreçleri stratejilerin
revize edilmesini gerektiren kritik dönüm noktalarını da belirleyebilmelidir.
Kuruluşun başarısı ve stratejilerin
uygulanabilmesi için çok gerekli olmalarına karşılık gözlemler uygulanan kontrol
tekniklerinin yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. Çok sayıda dev kuruluşun iyi
çalışmayan ve iyi uyarmayan kontrol sistemleri nedeniyle batma noktasına geldiği
gözlenmiştir. Başarılı bir kontol sistemi yöneticilerin dikkat ve enerjisini gerekli
zamanlarda gerekli noktalar üzerine çekebilmelidir.
Kuruluşların amaca uygun çalışığ
çalışmadığı genelde iki tür kontrol süreci ile kontrol edilir.
1- Taktik kontrol
1) Finansal , 2) Operasyonel ,
3) Lojistik
2- Stratejik kontrol
Taktik kontrol, kuruluşun stratejik
fonksiyonlarında değişiklik yapmayı gerektirmeyen kontrol süreçleridir. Stratejik
kontrol ise beş stratejik fonksiyonda değişiklik yapmayı gerektiren gözlem ve
uygulamadır.
Finansal kontrollar genel olarak
büyük ölçekli firmalarda ağırlık taşır. Bu kontrol mekanizması kısa dönem
finansal performansın izlenmesine ağırlık verir. Buna karşılık finansal performans
he zaman firmanın stratejik performansını yansıtmayabilir. Ekonominin veya sektörün
içinde bulunabileceği gerileme süreçleri finansal performansı olumsuz
etkileyebileceği halde kuruluşun stratejik konumunda ve kaynaklarında gelişmeler
gözlenebilir. Başarılı stratejik liderlik taktik ve stratejik kontrolleri gerekli
ölçülerde uygulayarak yürütülür. Bir çok Stratejik Yeniden Yapılanma
projesi taktik ve stratejik kontrol süreçlerinin uyumsuzluk göstermeye başladığı
durumlarda gerekli olmaktadır.
Burada vurgulamamız gereken nokta
gerçekte taktik kontrol daha ziyade ölçeklenebilir (tangible) performans üzerinde
yoğunlaşırken stratejik kontrol; risk yönetimi, güçlü imaj, rekabetçi üstünlük
gibi ölçeklenemyen (intangible) performans üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Stratejik Kadro :
İnsan Kaynakları, kuruluşun tüm
çalışanlarının bilgi, beceri ve deneyim düzeylerinde oluşur. Günümüzde buna
yatırım gerektiren önemli bir aktif gözü ile bakılmaktadır. Gelişmekte olan bir
çok sektör ve ülkenin başarısı, insan kaynakalarının etkinliğine dayanmaktadır.
Dinamik rekabetçi ortamlarda pozisyonların kurulması ve korunması söz konusu
olduğunda, insanların en dayanıklı ve en güvenilir rekabet ğüstünlüğü
faktörü olduğu görülmektedir. Bir kuruluşun yönetsel ve operasyonel kadrolarında
çalışanların performansları, kuruluşların strateji kurgulama ve uygulama
başarılarını tayin edeci bir faktör olmaktadır. Bunun karşıtı olarak
kuruluşaların stratejik kadrolarındaki yetersizlikler stratejik performanstaki
düşüklüğün de kaynağı olmaktadır.Bunun sonucu olarak da İnsan Kaynakları
yönetimi stratejik yönetimin önemli fonksiyonlarından biridir. bu fonksiyonun
stratejik etkinliğini çalışanların işe alınması, eğitilmesi ve motive edilmesi
prosedürlerindeki standartlaşma ve süreklilik büyük ölçüde etkilemektedir.
FORTUNE dergisinin gerçekleştirdiği
bir araştırmada, çalışnaların çalışmaktan keyif aldıkları firmaları belirleyen
üç temel özelliğin bulunduğu gözlenmektedir:
İlk olarak en çok çalışılmak
istenen firmalar esin veren bir liderlik yönetimine sahiptir. Bu kuruluşlardaki
çaklışanlar kendişlerine saygı ile yaklaşıldığını, iyi ücret aldıklarını ve
yaptıkları işten keyif aldıklarını vurgulamaktadırlar. Çalışanların
görüşleri ve düşünceleri problem çözmekte kullanılmakta, kişiler
potansiyellerinin sınırlarını zorlamak için yüreklendirilmektedirler.
İkinci olarak çalışanlar
kuruluşların kendileri için yaptıkları fedakarlıklara ve sundukları olanaklara
değer vermektedirler. Yemek, ulaştırma, dinlenme, sağlık ve barınma konularında
sağlanan destekler çalışanların moralini yükseltmekte ve çalışma enerjilerini
arttırmaktadır.
Son olarak, çalışanlar güçlü bir
misyon duygusuna sahip olmaktan hoşlanmaktadırlar. Bazı ilaç firmalarının
çalışanları yaptıkları işten çok hoşnut olduklarını çünkü sattıkları
ilaçlarla insanların sağlığına kavuşmalarına yardımcı olduklarını ve hayat
kurtardıklarını hissetiklerini belirtmektedirler. Böylece çalışanlarına ekonomik
hedeflerin ötesinde bir çalışma amacı verebilen kuruluşlar daha başarılı
sonuçlar alabilmektedir. Ayrıca çalışanların amaç ve değerlerini kuruluşunkilerle
birleştirmeyi başaran kuruluşlar daha da inanılmaz sonuçlar elde edebilmektedirler.
Stratejik Kültür :
Bir örgüt kültürü, bütün
kuruluşça paylaşılan ortaklaşa değerler, idealler, semboller ve anlayışlardır.
Örgütsel kültür kuruluş içinde işlerin nasıl yürütüleceğini ve stratejilerini
nasıl uygulanacağını büyük ölçüde tayin eder. Bu nedenle stratejilerin
uygulanacağı profesyonel ortamı şekillendirmek aynı zamanda stratejik bir kültürün
de şekillendirilmesini gerektirir. Etkin bir kuruluş kültürü kuruluş içindeki
enerjik ve girişimci tavırları da destekler.
Deontoloji Kurallarının
Uygulanması :
Strateji uygulamalarındaki etkinlik,
bunların deontolojik kurallarla uyumlu olması halinde artacaktır. Dentolojik
kuruluşlar, elemanlarının uygulamalarının her safhasında deontolojik davranmasını
teşvik eder ve buna özen gösterirler. Karşılık olarak şayet kuruluş içinde
deontoloji dışı uygulamalr yaygınlaşmaya başlamışsa, tepe yönetimin birinci
önceliği kuruluş içinde deontoloji kurallarının tekrar hakim olmasını
sağlamaktır.
Network Kültürü : Network
yapılı organizasyonlar (Networglar) için geöerli ve gerçekçi olan kültürü beş
karakteristik belirlemektedir. Bu karakteristiklerin karma bir yapıda geçerli olması
kuruluşların stratejik etkinliğini arttırmaktadır. Bunlar; otonıomi, yenilikçlik,
risk alma, proaktif olam ve rekabetçi girişkenlik tir. Bunları aşağıdakşi tablo ile
özetleyip açıklayalım.
1- |
Otonomi |
Otonomi,
çalışanların bazı örgütsel kısıtlara maruz kalmadan kendi inisyatifleri ile
profesyonel uygulamalar yapabilmeleridir. Genel olarak otonomi profesyonel birey veya
gurupların kendi yönlerini ve çalışma programlarını yayin edebilme yetenekleridir. |
2- |
Yenilikçilik |
Bir
kuruluşun yeni fikir ve uygulamaları hayat geçirme istek ve kararlılığıdır.
böylece yeni fikirler, ürünler, uygulamalar rekabetçi bir süreçle ekonomik alana
geçirilebilir. Yenilikçi kültürler sürekli oarak çalışanları mevcut fikir ve
ürünlerin ötesine geçmeye teşvik eder. |
3- |
Risk
Alma |
Risk
alma, çalışanların ve kuruluşların ekonomide oluşan fırsatları izleyebilem için
yeterli cesaret ve kararlılığa sahip olabilmeleridir. Risk alma önemli ölçüde
borçlanabilme ve gerekli projelere önemli ölçüde kaynak tahsis edebilme kararlarını
içerebilir. Bunun dışında, kuruluş kültürünün başarısızlıktan çekinmemeyi
teşvik etmesi de risk alma davranışıdır. |
4- |
Proaktiflik |
Bu
kültür kuruluşları bir pazar uygulayıcısı olmak yerine pazar yapıcısı durumuna
getirir. İlk PC firmaları bu tür bir rol oynamışlardır. Bu kültüre sahip
kuruluşlar katnma değeri düşük bilinen ürünler yerine, katma değeri yüksek
potansiyel ürünler üzerinde yoğunlaşırlar. |
5- |
Rekabetçi
Girişkenlik |
Rekabetçi
girişkenlik kültürüne sahip kuruluşlar çalışanlarını rakiplerinden dah üstün
performans sergilemeleri için cesaretlendirirler. Bu kaakteristik diğer
karakteristiklerle birleştiğinde kuruluş rakipleri karşısında yaratıcı, girişken
ve cesur bir tavır sergileyecektir. |
stratejik kültür,
stratejik yeniden yapılanma (reengineering) projelerinde önemle dikkate alınması ve
diğer stratejik kurgu ve konumla uyumlu hale getirilmesi gerekli bir faktördür. |