1. Hükümet ve işletmeciler arasındaki
işbirliği : Japon hükümeti nin ekonomik ve politik ortamları sürekli
tarayarak işletmeleri potansiyel karların maksimium olacağı alanlara doğru
yönlendirmede inisiyatif sahibi olduğu görülmüyor. Hükümet potansiyeli büyük
dış pazarlara yerleşebilmek için vergi teşvikleri, subvansiyonlar, ticaret engelleri,
araştırma geliştirme çalışmalarına finans desteği gibi araçları kullanmaktan
kaçınmamaktadır.
2. Çalışanlar ve Yöneticiler Arasındaki
İşbirliği : Diğer sanayi toplumlarında sık olarak görülen emek ve kapital
arasındaki çatışma Japonyada yaşanmıyor. İşverenler ve çalışanlar arasındaki
sözsüz bir kader birlği anlaşması, birlikte çalışmanın bir çıkar çatışması
olmadığı, ortaklaşa bir hedefe ulaşmak için örgütlü bir çaba olduğu
anlayışına dayanmaktadır.
3. Katılımcı Yönetim Tekniği :
Çalışanların kararlara katılması, çalışanların performansının ve insanca
beklentilerinin takdir ve anlayış görmesi, çalışanlara iş güvenliği verilmesi
Japonların başarısına olumlu katkılarda bulundu.
4. Yönetici Geliştirme ve Eğitimi :
Japon yöneticiler yönetim yaklaşımları ve teknikleri konusunda sürekli eğitim
gördüler. Bu eğitim özellikle kişiler arası ilşikiler konusunda yoğunlukla
uygulandı. Batılı sanayi toplumların bu tür çlışmalara fazla önem vermedikleri
gözlenmektedir.
5. Stratejik Yönetim : Japon
öneticilerin sorunlara daima bir stratejik bakış açısı ile yaklaştıkları
görülmektedir. Bu kendilerinin bir savaştan yenik olarak çıkmalarından
kaynaklanabilir. Ulus olarak askeri sahada kaybettiklerini ekonomik sahada kazanma
stratejisini benimsemeleri, yönetimlerini dışa dönük ve startejik davranmaya
yöneltmektedir. Pazarlama, üretim ve insan kaynakları politiklarında daima firmanın
uzun dönemdeki başarısını ve güçlenmesini esas aldıkları gözlenmektedir. Buna
karşılık Japonların rakibi olan batılı ülkelerde ve özellikl ABD de,
yöneticilerin kısa dönemli başarılara ve karlılıklara dönük olarak çalışarak
bu yaklaşıma kontrast yarattıkları söylenebilir. Japon yöneticiler kuruluşlarının
on yıl sonra rekabetçi üstünlükleri olacağını ve kendilerinin yine bu kuruluşta
çalışacaklarını bildiklerinden, gelecekteki kazançlar için bugünün
kazançlarını gözden çıkartabilmektedir.
Japon stratejistleri genellikle, enformasyon
stratejileri, ittifak stratejileri, kalite-verimlilik stratejileri üzerinde
yoğunlaşarak veya bunların bir bileşimini kullanarak dış pazarlarda tutunmaya
ve pazar paylarını genişletmeye özel bir özen göstermektedirler.
6. Kalite Kontrolu : Japon
işletmelerinde, süreçlerin gereğince çalışmasını temin etmek için istatistik
kalite kontrol teknikleri süreçlerin her aşamasında uygulanmaktadır. Japonlar kalite
kontrolunu üretim sonrasında yapma yerine üretim süreci esansında yapmayı
tercih etmektedirler. Burada ilginç olan, bu tekniğin Amerikalı danışman W.
Edwards Deming tarafından önerilmesi ve Japonların, Amerikalıların da bunu
uyguladıklarını sanarak benimsemeleridir. Böylece kendi ülkesinde ilgi görmeyen bir
uzman, ülkesinin sektörlerini çökertecek olan rakiplerine önemli bir stratejik
politikayı benimsetmiş oldu. Japonların dünya pazarlarına yerleşmedeki başarıları
Deming in yöntemlerinin de tanınmasına katkıda bulundu.
7. Kaizen : Japonlar ulusal bir
felsefe olarak KAİZEN i uygulamaktadırlar. Bu hayatın ve kuruluşların her
aşamasında sürekli gelişme ve geliştirme çabasında olmaktır. Bu yaklaşım
onların, ürünlerinin kalitesini sürekli olarak geliştirerek en düşük maliyetle
mükemmellik sınırına yaklaştırmalarına olanak sağlamaktadır.
8. Politik Lobicilik : Japonlar,
ABD de ve AB yetkili organlarında her türlü imkanı kullanarak mevzuatın ve
yöntemlerin kendi lehlerine oluşması için özel çabalar harcadılar. Politik ve
bürokratik engelleri aşabilmek için her türlü lobicilik olanaklarından yaralanmaktan
çekinmediler.
Japon-Kuzey
Amerika-Latin Amerika arasında
Sosyokültürel Karşılaştırma |
Japonya |
Kuzey
Amerika |
Latin
Amerika |
| Duygusal duyarlılığa özel
önem verilir |
Duygusal duyarlılık özel
önem taşımaz |
Duygusal duyarlılık
önemtaşır |
| Duygular belli edilmez |
Doğrudan ve resmi olmayan
ilişkiler |
Duygusal tutkuların yoğunluğu |
| Patrona bağlılık, patron
çalışanların koruyucusu |
Patrona değil mesleğe
bağlılık |
Patrona bağlılık (genelde
ailedendir) |
| Grup kararı ve anlaşma |
Tek karar vericiye bilgi
sağlama |
Karar tepeden aşağıya
iletilir |
| Onuru kurtaracak karar verme |
Kararalar maliyet-fayda bazında
alınır. |
Onur kurtarma karar vermede
önemli |
| Özel çıkarların
gözetilmesine açık |
Karar vericiler özel
çıkarlarla etkilenebilirler fakat bu ahlaki bulunmaz |
Özel çıkarların korunması
beklenir |
| Tartışmacı bir tavırdan
sakınılır. Haklı olan sessiz kalır |
Doğru ve yanlış konusunda
tartışılır fakat kişiliğe dökülmez. |
Doğru ve yanlış konusunda
tutkulu tartışma tavrı |
| Yazılan herşey doğru ve
geçerli olmalı |
Yazılı dökümanlara delil
olarak güvenilir. |
Dökümanlar genel kuralların
anlaşılmasına engel olarak görülür |
| Karar vermeye adı-adım
yaklaşma |
Sistematik olarak organize kara
verme |
Doğaçlama olarak anında karar
verme |
| Gurup için iyi olan esas
hedeftir |
Kar amacı veya bireyin iyiliği
esas hedeftir |
Gurup için iyi olan birey
içinde iyidir |
| Karar verme için olumlu bir
iklim yaratılır ve karar vericiler tanınmaya çalışılır |
Karar kişilerden bağımsız
verilir ve kişlik çatışmalarından kaçınılır |
Kişisellik iyi karar verebilmek
için önem taşır |
| Gizli iktidar etkisi ve kayırma |
Resmi ve hukuli kurallara uyma |
İktidarı açık kullanma ve
zayıflıkta yaralanma |
| KAYNAK: |
S. CERTO/j.P. PETER |
s:185 |