eylemban2.jpg (1802 bytes)

Etkin Yönetim Liderlik Eğitim Merkezi

"GENEL SİSTEM KURAMI" VE "OBJECT TABANLI SİSTEM KURAMI" PARADİGMALARI

Doç. Dr. Kutlu MERİH

hm-btn.gif (208 bytes)

GENEL SİSTEM KURAMI

Bir sistem ortaklaşa bir amacı gerçekleştirmek üzere bir bütün olarak davranan ilişkili parçalardan oluşan bir bütündür. Bir sistem dış çevreden girdi alır ve bunları bir şekilde dönüştürerek bunları tekrar çevreye verir.

Bütün sistemleri kapsayan ve açıklayan GENEL SİSTEM KURAMI (General Systems Theory), biyomedikal kökenli ve çeşitli bilim dallarında uzmanlık çalışmaları yapmış Ludwig von Bertalanffy tarfından 1968 yılında bir kitap ile ortaya konmuş ve bu yaklaşım işletmecilik çervrelerinde belirli bir ilgiyle karşılanmakla birlikte beklenilen açıklama ve yorumlama gücünü ortaya koyamamıştır. Bir kaç üstün yetenekli matematik, fizik ve enformatik bilimadamının katkıları bu yaklaşıma evrensel bir açıklama gücü getirememiştir. Genel Sistem Teorisi, sistemlerin gerçek bir ontolojik tanımlanması yerine, matematize edilerek aşırı basitleştirilmesi anlayışına dayanmaktadır.

Genel Sistem Kuramında bir sistemi belirleyen beş temel eleman söz konusudur.

Girdiler( inputs), Yapı/Dönüşüm (structure), Çıktılar (outputs), Geri Besleme (feed-back)ve Çevre (systems environment).

İşletmecilik açısından girdiler maddi, beşeri, finansal veya enformatik kaynaklardır. Çıktılar ise yine maddi, beşeri, finansal ve enformatik performanslardır.

Dönüşüm süreci yönetimin işletmecilik prosedürlerini uygulayarak bu girdileri mal ve hizmet şekline dönüştürmesidir. Çıktılar organizasyon tarafından mal ve hizmetlerdir. Geri besleme çıktılardan sağlanan enformasyon yardımı ile girdilerin yeniden düzenlenmesidir. Çevre ise işletmenin içinde yer aldığı sosyal, ekonomik, politik olgulardır.

Genel Sistem Kuramı bu kavramların dinamik bir süreç içinde, etkileşimli bir bütün olarak ele alınmasını öne sürmektedir. Buna karşılık yaklaşımın açıklayıcı gücü kuramdan değil yorumcunun kavramlaştırma, bütünleştirme ve yorumlama yeteneklerinden kaynaklanmaktadır.

SOSYOTEKNİK SİSTEM

Sosyoteknik sistemler yapısında insan, kültür ve teknoloji olan sistemlerdir. İnsansanlar birbirleriyle haberleşir, aile, klan, kabile, ordu, işletme gibi yoplulukları oluşturur, toplumu, ekonomiyi , kültürü üretir veya tüketir ve bir sosyoteknik sistem oluştururlar. Bu sosyotekn,k sistemler amaçları ve yapısına göre basit veya karmaşık olabilirler. Şimdi her sosyoteknik sistemi belirleyen bazı postulaları belirleyebiliriz.

Temel Sistem Postulaları

  1. Her sosyal birim bir sistemdir (object) .
  2. Her sosyal birim daha geniş bir sosyal sistem (mega object) in bir parçasıdır.
  3. Bütün sosyal sistemler sınırsız olarak karmaşıktır.

Bu postulalar sosyoteknik sistemleri karmaşık yapılar olarak kabul etmekte ve bu karmaşıklığın analizi ve kontrol altına alınması daha güçlü entellektüel araçlar gerektirmektedir.

KAPALI VE AÇIK SİSTEMLER, HOMEOSTATSİS VE ENTROPİ MAKSİMİZASYONU

Sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre kapalı ve açık sistemler olarak oluşurlar. Çevresi de bir sistem olan ve bu sistemle made, enerji ve enformasyon alışverişinde olan bir sistem AÇIK sistemdir. madde, enerji ve enformasyon alışverişi yapabileceği bir çevresi olmayan sistemler ise KAPALI sistemlerdir. Bu tanıma göre açıklık ve kapalılığın göreceli bir durum olacağı açıktır. Her sistem zorunlu olarak bir miktar açık olacaktır. Açık sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre dinamik bir reaksiyon verirler ve uyumsal (adaptive) bir davranış sürecine girerler. Bu uyumsal süreç giderek statikleşme eğilimi gösterir ve sistemler kendi içlerinde ve aralarında bir denge konumuna gelirler. Bu konuma HOMEOSTASİS adı verilir ve sistemler bu konumu korumaya kararlı gibi davranırlar. Bu kararlılığın nedeni ENTROPİNİN MAKSİMİZASYONU ilkesidir ve fizik olarak sistemler arasındaki serbest enerjinin normal dağılıma sahip olması (Merkez Limit Teoremi) eğilimidir. evrensel bir doğa kanunu olarak sistemlerarsı madde, enerji ve enformasyon değişimleri giderek normal dağılıma uyma özelliği göstermekte ve bu eğilim sistemlerarsı ilişkilerde bir dengeye ulaşılmasını sağlamaktadır.

NESNE TABANLI (OBJECT ORIENTED) SİSTEM KURAMI

Sistem teorisinin bazı kavramları yönetim düşüncesi üzerinde önemli katkılar yaptı. Bu kavramlardan önde geleni açık-kapalı sistemler, entropi, sinerji ve alt sistem etkileşimleri. Sistem teorisinin temel kavramlarını ve bunların yönetim düşüncesine uygulanmasını tekrar ele alarak bunları özellikle Nesne Tabanlı (Object Oriented ) yaklaşım çerçevesinde yeniden değerlendireceğiz.

Herhangi bir sosyo-teknik sistemin incelenmesinde aşağıdaki temel kavramlar özel bir önem ve öncelik taşımaktadır. Sistemlerin sınırsız karmaşıklığı gözönüne alındığında, sistem yaklaşımına dayana bir inceleme bunların yapısını, mimarisini, oluşumunu ve etkileşimini özellikle dikkate almalıdır.

Genel sistem kuramı sistemlerin karmaşık ve hiyerarşik yapısını vurgulamakta fakat bunu teorinin bir uygulaması olarak kullanmaktadır. Burada ise karmaşık ve hiyerarşik yapıyı sistemin ontolojik varoluşunu belirlemek için kullanacağız. Karmaşık ve hiyeraşik sistem yağısının temel inşaat malzemesini OBJECT kavramı oluşturmaktadır. Özel bir sistem kategorisini vurguladığı için   şimdilik bunu türkçeleştirmeyeceğiz.

Bir sistemi oluşturan objectler genelde sisteme yönelik olarak gerçekleştirdikleri bir FONKSİYON a sahiptir. Sistemin hangi OBJECT lere sahip olacağını, bunların nasıl ENTEGRE edileceğini ve nasıl   KONTROL edileceğini sistemin YAPISI, MİMARİSİ ve AMAÇLARI belirler. Şimdi objectlerden oluşan hiyeraşiyi aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz.

1 - ELEMAN( ITEM) : Bunlar kendilerine özgü otonom fonksiyonları olan fakat henüz sistemin bir parçası sayılamayan birimlerdir.

2 - OBJECT            : Bunlar eleman veya eleman bileşimleri olabilir. Tek veya birarada sisteme özel fonksiyonları gerçekleştirirler. Objectler sistemlerin en önemli inşa birimleridir. Sistemlerin esas olarak object bileşimlerinden veya hiyerarşilerinden oluştuğunu söyleyebiliriz. Buna göre sistemin kendisi de bir MEGA OBJECT dir.

3 - MODUL             : Objectler birleşerek MODUL leri oluştururlar. Diğer bir deyişle moduller yapısında objectler bulunan fakat kendine özgü fonksiyonları olan objectlerdir.

4 - BLOK                : Modüller birleşerek BLOK ları oluşturular. Blokları da modüllerden oluşan fakat modüllerin üzerinde foksiyonları olan bir object olarak düşünebiliriz.

5 - ALT SİSTEM      : Bloklar birleşerek bir ALT SİSTEM oluşturur. Alt sistem de Bloklardan oluşan fakat daha üst fonksiyonlara sahip bir object dir.

6 - SİSTEM             : Alt sistemler birleşerek bir SİSTEM oluşturular. Sistemin bunların üzerinde fonksiyonları bulunur.

Bütün sistemlerde bu objectlerin hiyerarşik olarak bulunması gerekmiyebilir. Sadece basit objectlerden oluşan sistemler olabileceği gibi son derece karmaşık ve hiyerarşik bir yapıya sahip sistemler de olabilir. Hekimler bu kavramları HÜCRE, DOKU, ORGAN, SİSTEM ve CANLI kavramları ile analojik olduğunu vurgulamaktadır. Bir canlı iyi entegre edilmiş, karmaşık ve hiyerarşik bir sistemin ilginç bir örneğidir. Canlılardan kaynaklana bir analoji ile her sistemin entegrasyonu sağlamak için mutlaka bir KONTROL OBJECT ine sahip olması gerektiğini söyleyebiliriz.

TEMEL OBJECT PARAMETRELERİ

Bir objecti karakterixe eden üç temel özellik bulunmkatadır. Bu özelliklere objecti canlı yapan özellikler gözü ile bakabiliriz.

1 - Object Özellikleri (Properties) : Object in teknik ve sayısal özellikleridir.

2 - Object Olayları (Events)         : Object in reaksiyon vermesi gereken uyarılardır.

3 - Object Yöntemleri (Methods)  : Objectlerin çeşitli olaylar karşısında nasıl reaksiyon vereceğini belirleyen programlardır.

ÖRNEK olarak bir hastanenin karantina (Hasta kabul/taburcu) sistemini verebiliriz. Burada özellikler, bu kısmın kaç kişiden oluştuğu, bilgisayarları olup olmadığı ve işlem süreleri olabilir. Olaylar hasta gelişleri, hasta yatışları, hasta çıkışları v.s. , yöntemler ise bu olaylar gerçekleştiğinde ilgililerin neleri yapacağı ve nasıl dökümente edileceğidir.

Burada açıklamaya çalıştığımız kavramlara göre bir sistemi algılamak ve kavramak onun, fonksiyonlarının, yapısının, mimarisinin, dinamiklerinin, entegrasyonunun, performansının  ve kontrolunun özelliklerini bilmeyi, gerektirmektedir. Şimdi bunları bir tablo halinde özetleyebiliriz.

BİR KURULUŞUN OBJECT TABANLI YÖNETİM SİSTEMİ MODELİ

SİSTEMİN  AMAÇ(LAR)I Kardinal (Ölçeklenebilir - Tangible ) Amaçlar Karlılık
Pazar Payı Artışı
Katma Değer Artışı
Aktiflerde Artış
Ordinal (Ölçeklenemez - Intangible) Amaçlar Müşteri Memnuniyetinde Artış
Çalışanların Mutluluğunda Artış
Kuruluş İmajında gelişme
SİSTEMİN YAPISI Elemanlar Pasif Birimler (ITEMS)
Aktif Birimler (OBJECTS)
Modüller (MODULES)
Bloklar (BLOCKS)
Alt Sistemler (SUBSYSTEMS)
Mimari İşlevsel (FUNCTIONAL)
Hukuksal (LEGAL)
Örgütsel (ORGANISATIONAL)
Yönetsel (MANAGERIAL)
Fiziksel (MATERIAL)
Kültürel (CULTURAL)
Enformatik (INFORMATIONAL)
SİSTEMİN GİRDİLERİ Sosyal Girişim
Emek
Finansal Kapital
Operasyonel Yönetim
Teknoloji
Lojistik
SİSTEMİN DİNAMİKLERİ Farklılaşma (DIVERSFICATION) Hiyeraşik
Yatay
Matris
Network
Geri Besleme (FEED BACK) Pozitif (Hızlandırma)
Negatif (Dengeleme)
Bütünleşme (INTEGRATION) Yatay (Bölümsel-Ürünsel)
Düşey (Merkezcil-Merkezkaç)
SİSTEMİN KONTROLÜ Formel Bürokratik
Teknokratik
Enformatik (INTERNETWORK)
Sibernetik (SERVO CONTROL)
İnformel Profesyonel - Kültürel
SİSTEMİN PERFORMANSI
INTANGIBLE - Etkinlik (EFFECTIVENESS)
Performans Kriterleri
Güvenilir (RELIABLE)
Bulunabilir (AVAILABLE)
Onarılabilir (SERVICABLE)
Bakılabilir (MAINTAINABLE)
Esnek (FLEXIBLE)
Uyarlanabilir (ADAPTIVE)
Kullanılabilir (ERGONOMIC)
Güvenli (SECURITY)
Beğentili- Estetik (QUALITY)
TANGIBLE - Verimlilik (EFFICIENCY) Performans Kriterleri Zamana Göre (TEMPORAL )
Malzemeye Göre (MATERIAL)
Paraya Göre (FINANCIAL)
Uygulamaya Göre (OPERATIONAL)
Yönetime Göre (MANAGERIAL)

SİSTEM PERFORMANSININ ÖLÇÜMÜ

Yeni bir sistem organize edilirken, alternatif sistemin etkinliğini belirleyecek ölçümler gerekmektedir. Bu ölçümler sistem etkinliğinin belirlenmiş standartlarıdır. Gerçekte bir sistemin performansının ölçümlenmesi organizasyon kademesinde olduğu gibi uygulama sürecinde de devam etmektedir.

Ölçümün kriterleri ve uygun ölçeklerin geliştirilmesi sistemin girdi, çıktı kaynak ve işlem gereksinmelerinin formüle edilmesinde anında gerçekleştirilebilir.

Bazı ölçümler doğrudan ve sayısaldır ve nümerik ölçekler ile gösterilebilir.

Bazı ölçümler ise dolaylı olabilir ve faktör kombinasyonlarından elde edilebilir.

Bazı ölçümler ise kalitatif veya subjektif karakterlidir.

SİSTEMLERDE OMURGA (BACKBONE) KAVRAMININ ÖNEMİ

Object Tabanlı sistem yapısında, sistemleri esas olarak kendilerine özel ilşkisel ve davranışsal yetenkleri olan Nesnelerden (Objects) oluştuğu gözlenmektedir. Kendilerinde bir fonksiyon beklenen ve bunu gerçekleştirebilmek için aktif etkileşime giren sistem bileşenleridir.

Bu anlamda nesneler sistem tarafından tanımlandırılmakta ve sistem tarfından görevlendirilmektedir. Sistem tarafından tanımlanmayan, kendisinden doğrudan bir fonksiyon beklenmeyen ve sisteme ancak nesneler oluşturarak katılabilen sistem parçalarına eleman (item) adı vereceğiz. Burada kendilerinin de fonksiyonel katkıları olarak nesneleşen elemanlardan söz edilebilir. Örnek olarak , muhasebeci, kayıt defterleri ve bilgisayar bir muhasebe nesnesi oluşturur. Buna karşı muhasebeci imza yetkileri ve profesyonel bilgisi ile bir nesne fonksiyonu yüklenebilir. Bilgisayarlar ise muhasebe dışında da fonksiyonlar yüklenebilirler. Defterlerin ise kendi başlarına hiç bir nesne özelliği bulunmamaktadır.

Sadece nesnelerden oluşan sistemler bulunabilir (Güneş Sistemi gibi) fakat hiç bir sistem sadece elemenlardan oluşamaz. Bileşenlerinin nesne özelliklerini kaybettiği sistemler ölü sistemlerdir. Buna karşılık nesneler birleşerek Modülleri, bunlar birleşerek Blokları ve bunlar birleşerek Altsistemleri oluşturabilir. Nesneler fonksiyonel bileşenler olduklarından bunların oluşturduğu her bileşen de fonksiyonel olacaktır. Buna göre bileşenleri fonksiyonel olan bir sistem genelde fonksiyonel olacaktır. Buna karşılık sistem performansının beklenildiği gibi gerçekleşebilmesi için bu fonksiyonların sistemin amaçları ile tutarlı bir şekilde gerçekleşmesi gerekecektir. Bu ise sistemlerde entegrasyon, kontrol ve omurga kavramlarını öne çıkarmaktadır.

Doktorlar ile yaptığımız bir seminerde , nesne tabanlı bu sistem kavramlarının hücre, doku, organ, sistem, canlı kavramları ile uyum halinde olduğu önerisini ortaya koydular. Bu ilginç yaklaşım sistemlerde Omurga ve Entegrasyon kavramlarının ne kadar öncelik taşıdığını ortaya koymaktadır.

SİSTEM OMURGASI

Sistemlerde nesnelerin bu sistemin fonksiyonlarını gerçekleştirebilmek için şekillendiğini belirtmiştik. Genel olarak sistemlerde bazı nesneler veya modüller veya bloklar sistemin bir sistem olarak bütünlüğünün sağlanması ve bunun dinamik bir süreçte gerçekleşebilmesi için stratejik bir rol oynarlar. Örneğin bir işletmenin kuruluş sözleşmesi genelde fazla dikkat edilmeyen bir sistem elemenıdır. Gerçekte ise işletmenin nasıl yönetileceğini, nasıl gelişeceğini ve nasıl vergileceğini belirleyen stratejik bir elemendır. Benzer olarak bir işletmenin muhasebe yapısı sadece kamuya karşı sorumluluğu düzenleyen bir yan birim gibi görülebilir. Buna karşı bu nesne veya modülün düzgün çalışmaması sistemde hiç beklenmeyen deformasyonlara neden olabilmektedir.

Canlılarda, canlının gücünü, direnişini ve hareketlerini destekleyen bir omurga sisteminin bulunduğuu bilmekteyiz. Bu bazılarında bir iç destek sistemi, bazılarında ise dış kabuklarıdır. Omurgaları canlıların, temel hareket ve korunma sistemini oluşturur. Omurgası zarar görmüş bir canlının yaşayamıyacağı açıktır. Benzer olarak sistemlerinde yapılarını entegre eden ve çevre içinde hareketlerini sağlıyan bir omurga yapılanmasının bulunduğunu düşünebiliriz.

Omurga, bir sistemde stratejik fonksiyonları gerçekleştiren ve sistemin fonksiyonlarının ve bütünlüğünün sürmesini sağlayan nesnelerdir. Yatakları olmayan bir otel, ameliyathanesi olmayan bir hastane, tasarım atölyesi olmayan bir reklam şirketi düşünülemez. Benzer olarak bu gün bankacılık ve ulaştırma işlemleri de bilgisayar sistemleri olmadan düşünülememektedir. Bir sistemin omurgasının tasarımının sistemin performansını doğrudan etkileyeceği açıktır. Bu nedenle nesne tabanlı sistem kuramnında, sistemlerin omurgasını oluşturan nesnelerin dikkatle ve öcelikle belirlenmesi özel bir önem taşımaktadır.

SİSTEMLERİN ENTEGRASYON VE KOORDİNASYONU : SİBERNETİK KONTROL

Sibernetik kontol, sibernetik epistemolojinin temel ve özel kavramlarından biridir ve buradaki anlamı işletmecilerin anladığı kontrolun çok dışındadır. Sibernetik kontrolun ne anlama geldiğini en güzel örneğini, bisikletini süren bir insan oluşturmaktadır.

Bisiklet üzerinde bir insanın dengede durması genelde fizik ve mekanik kurallarına aykırıdır. Buna karşılık insanların biskletlerini keyif ve beceri ile sürdüklerini görmekteyiz. Bunun nedeni bazı bilimsel kuralların statik ve dinamik durumlarda değişebilmesidir. Duran bir bisikletin üzerinde durulamaz fakat bisiklet hareket haline geçtiğinde bu hareket yeni kurallar yaratmakta ve bir insan makine etkileşimi ortaya çıkmaktadır. Bu etkileşimin yarattığı geri besleme mekanizmaları, insanların sempatik sinir sistemine, sistemin ağırlık merkezini kontrol altında tutabilmesi için gerekli olan refleksleri öğretmektedir. Bu öğrenmenin entellektüel bir öğrenme olmadığı açıktır. Bir kere kazanıldıktan sonra kaybedilememektedir. Aynı kuralların buz pateni yapanlar için de geçerli olduğu söylenebilir. Burada da hareket ve hız bir kontrol potansiyeli sağlamaktadır.

Bu analojiyi işletmelere taşırsak, işletmeler de uzay ve zaman içinde bir hareket yaşamakta ve bu hareketten doğan momentler oluşmaktadır. Bir işletme yöneticisi bu momentleri algılayarak ve gerekli refleksleri uygulamaya geçirerek işletmeyi olması gereken yörüngede tutabilir. Bu algılama ve uyarlama süreci işletmenin profesyonel enformasyon sistemleri aracılığı ile gerçekleşmemektedir. Bir tür profesyonel momentleri algılama duygusudur ve bu duygu aracılığı ile sağlanan kontrol işletmenin Sibernetik Kontrolu dür. Bunu profesyonel deyimlere tercüme edersek süreç bir Stratejik Vizyon ve Stratejik Yönetim sürecidir.

hm-btn.gif (208 bytes)
EYLEM MAYIS.2002