GENEL
SİSTEM KURAMI
Bir sistem ortaklaşa bir amacı gerçekleştirmek
üzere bir bütün olarak davranan ilişkili parçalardan oluşan bir bütündür. Bir
sistem dış çevreden girdi alır ve bunları bir şekilde dönüştürerek bunları
tekrar çevreye verir.
Bütün sistemleri kapsayan ve açıklayan GENEL
SİSTEM KURAMI (General Systems Theory), biyomedikal kökenli ve çeşitli bilim
dallarında uzmanlık çalışmaları yapmış Ludwig von Bertalanffy tarfından 1968
yılında bir kitap ile ortaya konmuş ve bu yaklaşım işletmecilik çervrelerinde
belirli bir ilgiyle karşılanmakla birlikte beklenilen açıklama ve yorumlama gücünü
ortaya koyamamıştır. Bir kaç üstün yetenekli matematik, fizik ve enformatik
bilimadamının katkıları bu yaklaşıma evrensel bir açıklama gücü getirememiştir.
Genel Sistem Teorisi, sistemlerin gerçek bir ontolojik tanımlanması yerine, matematize
edilerek aşırı basitleştirilmesi anlayışına dayanmaktadır.
Genel Sistem Kuramında bir sistemi belirleyen beş
temel eleman söz konusudur.
Girdiler( inputs), Yapı/Dönüşüm
(structure), Çıktılar (outputs), Geri Besleme (feed-back)ve Çevre (systems
environment).
İşletmecilik açısından girdiler maddi, beşeri,
finansal veya enformatik kaynaklardır. Çıktılar ise yine maddi, beşeri, finansal ve
enformatik performanslardır.
Dönüşüm süreci yönetimin işletmecilik
prosedürlerini uygulayarak bu girdileri mal ve hizmet şekline dönüştürmesidir.
Çıktılar organizasyon tarafından mal ve hizmetlerdir. Geri besleme çıktılardan
sağlanan enformasyon yardımı ile girdilerin yeniden düzenlenmesidir. Çevre ise
işletmenin içinde yer aldığı sosyal, ekonomik, politik olgulardır.
Genel Sistem Kuramı bu kavramların dinamik bir
süreç içinde, etkileşimli bir bütün olarak ele alınmasını öne sürmektedir. Buna
karşılık yaklaşımın açıklayıcı gücü kuramdan değil yorumcunun
kavramlaştırma, bütünleştirme ve yorumlama yeteneklerinden kaynaklanmaktadır.
SOSYOTEKNİK SİSTEM
Sosyoteknik sistemler yapısında insan, kültür ve
teknoloji olan sistemlerdir. İnsansanlar birbirleriyle haberleşir, aile, klan, kabile,
ordu, işletme gibi yoplulukları oluşturur, toplumu, ekonomiyi , kültürü üretir veya
tüketir ve bir sosyoteknik sistem oluştururlar. Bu sosyotekn,k sistemler amaçları ve
yapısına göre basit veya karmaşık olabilirler. Şimdi her sosyoteknik sistemi
belirleyen bazı postulaları belirleyebiliriz.
Temel Sistem Postulaları
- Her sosyal birim bir sistemdir (object) .
- Her sosyal birim daha geniş bir sosyal
sistem (mega object) in bir parçasıdır.
- Bütün sosyal sistemler sınırsız olarak
karmaşıktır.
Bu postulalar sosyoteknik sistemleri karmaşık
yapılar olarak kabul etmekte ve bu karmaşıklığın analizi ve kontrol altına
alınması daha güçlü entellektüel araçlar gerektirmektedir.
KAPALI VE AÇIK SİSTEMLER, HOMEOSTATSİS VE
ENTROPİ MAKSİMİZASYONU
Sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre
kapalı ve açık sistemler olarak oluşurlar. Çevresi de bir sistem olan ve bu sistemle
made, enerji ve enformasyon alışverişinde olan bir sistem AÇIK sistemdir. madde,
enerji ve enformasyon alışverişi yapabileceği bir çevresi olmayan sistemler ise
KAPALI sistemlerdir. Bu tanıma göre açıklık ve kapalılığın göreceli bir durum
olacağı açıktır. Her sistem zorunlu olarak bir miktar açık olacaktır. Açık
sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre dinamik bir reaksiyon verirler ve uyumsal
(adaptive) bir davranış sürecine girerler. Bu uyumsal süreç giderek statikleşme
eğilimi gösterir ve sistemler kendi içlerinde ve aralarında bir denge konumuna
gelirler. Bu konuma HOMEOSTASİS adı verilir ve sistemler bu konumu
korumaya kararlı gibi davranırlar. Bu kararlılığın nedeni ENTROPİNİN
MAKSİMİZASYONU ilkesidir ve fizik olarak sistemler arasındaki serbest
enerjinin normal dağılıma sahip olması (Merkez Limit Teoremi) eğilimidir. evrensel
bir doğa kanunu olarak sistemlerarsı madde, enerji ve enformasyon değişimleri giderek
normal dağılıma uyma özelliği göstermekte ve bu eğilim sistemlerarsı ilişkilerde
bir dengeye ulaşılmasını sağlamaktadır.
NESNE TABANLI
(OBJECT ORIENTED) SİSTEM KURAMI
Sistem teorisinin bazı kavramları yönetim
düşüncesi üzerinde önemli katkılar yaptı. Bu kavramlardan önde geleni
açık-kapalı sistemler, entropi, sinerji ve alt sistem etkileşimleri. Sistem teorisinin
temel kavramlarını ve bunların yönetim düşüncesine uygulanmasını tekrar ele
alarak bunları özellikle Nesne Tabanlı (Object Oriented ) yaklaşım
çerçevesinde yeniden değerlendireceğiz.
Herhangi bir sosyo-teknik sistemin incelenmesinde
aşağıdaki temel kavramlar özel bir önem ve öncelik taşımaktadır. Sistemlerin
sınırsız karmaşıklığı gözönüne alındığında, sistem yaklaşımına dayana
bir inceleme bunların yapısını, mimarisini, oluşumunu ve etkileşimini özellikle
dikkate almalıdır.
Genel sistem kuramı sistemlerin karmaşık ve
hiyerarşik yapısını vurgulamakta fakat bunu teorinin bir uygulaması olarak
kullanmaktadır. Burada ise karmaşık ve hiyerarşik yapıyı sistemin ontolojik
varoluşunu belirlemek için kullanacağız. Karmaşık ve hiyeraşik sistem yağısının
temel inşaat malzemesini OBJECT kavramı oluşturmaktadır. Özel bir sistem kategorisini
vurguladığı için şimdilik bunu türkçeleştirmeyeceğiz.
Bir sistemi oluşturan objectler genelde sisteme
yönelik olarak gerçekleştirdikleri bir FONKSİYON a sahiptir. Sistemin hangi OBJECT
lere sahip olacağını, bunların nasıl ENTEGRE edileceğini ve nasıl KONTROL
edileceğini sistemin YAPISI, MİMARİSİ ve AMAÇLARI belirler. Şimdi objectlerden
oluşan hiyeraşiyi aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz.
1 - ELEMAN( ITEM) : Bunlar
kendilerine özgü otonom fonksiyonları olan fakat henüz sistemin bir parçası
sayılamayan birimlerdir.
2 - OBJECT
: Bunlar eleman veya
eleman bileşimleri olabilir. Tek veya birarada sisteme özel fonksiyonları
gerçekleştirirler. Objectler sistemlerin en önemli inşa birimleridir. Sistemlerin esas
olarak object bileşimlerinden veya hiyerarşilerinden oluştuğunu söyleyebiliriz. Buna
göre sistemin kendisi de bir MEGA OBJECT dir.
3 - MODUL
: Objectler
birleşerek MODUL leri oluştururlar. Diğer bir deyişle moduller yapısında objectler
bulunan fakat kendine özgü fonksiyonları olan objectlerdir.
4 - BLOK
:
Modüller birleşerek BLOK ları oluşturular. Blokları da modüllerden oluşan fakat
modüllerin üzerinde foksiyonları olan bir object olarak düşünebiliriz.
5 - ALT
SİSTEM : Bloklar birleşerek bir ALT SİSTEM
oluşturur. Alt sistem de Bloklardan oluşan fakat daha üst fonksiyonlara sahip bir
object dir.
6 - SİSTEM
: Alt
sistemler birleşerek bir SİSTEM oluşturular. Sistemin bunların üzerinde
fonksiyonları bulunur.
Bütün sistemlerde bu objectlerin hiyerarşik
olarak bulunması gerekmiyebilir. Sadece basit objectlerden oluşan sistemler olabileceği
gibi son derece karmaşık ve hiyerarşik bir yapıya sahip sistemler de olabilir.
Hekimler bu kavramları HÜCRE, DOKU, ORGAN, SİSTEM ve CANLI kavramları ile analojik
olduğunu vurgulamaktadır. Bir canlı iyi entegre edilmiş, karmaşık ve hiyerarşik bir
sistemin ilginç bir örneğidir. Canlılardan kaynaklana bir analoji ile her sistemin
entegrasyonu sağlamak için mutlaka bir KONTROL OBJECT ine sahip olması gerektiğini
söyleyebiliriz.
TEMEL OBJECT PARAMETRELERİ
Bir objecti karakterixe eden üç temel özellik
bulunmkatadır. Bu özelliklere objecti canlı yapan özellikler gözü ile bakabiliriz.
1 - Object Özellikleri (Properties) :
Object in teknik ve sayısal özellikleridir.
2 - Object Olayları (Events)
: Object in reaksiyon vermesi gereken
uyarılardır.
3 - Object Yöntemleri (Methods) :
Objectlerin çeşitli olaylar karşısında nasıl reaksiyon vereceğini belirleyen
programlardır.
ÖRNEK olarak bir hastanenin karantina (Hasta
kabul/taburcu) sistemini verebiliriz. Burada özellikler, bu kısmın kaç kişiden
oluştuğu, bilgisayarları olup olmadığı ve işlem süreleri olabilir. Olaylar hasta
gelişleri, hasta yatışları, hasta çıkışları v.s. , yöntemler ise bu olaylar
gerçekleştiğinde ilgililerin neleri yapacağı ve nasıl dökümente edileceğidir.
Burada açıklamaya çalıştığımız kavramlara
göre bir sistemi algılamak ve kavramak onun, fonksiyonlarının, yapısının,
mimarisinin, dinamiklerinin, entegrasyonunun, performansının ve kontrolunun
özelliklerini bilmeyi, gerektirmektedir. Şimdi bunları bir tablo halinde
özetleyebiliriz.
BİR KURULUŞUN OBJECT TABANLI YÖNETİM SİSTEMİ MODELİ
|
| SİSTEMİN AMAÇ(LAR)I |
Kardinal (Ölçeklenebilir - Tangible ) Amaçlar |
Karlılık |
| Pazar
Payı Artışı |
| Katma
Değer Artışı |
| Aktiflerde
Artış |
| Ordinal (Ölçeklenemez - Intangible) Amaçlar |
Müşteri
Memnuniyetinde Artış |
| Çalışanların
Mutluluğunda Artış |
| Kuruluş
İmajında gelişme |
| SİSTEMİN YAPISI |
Elemanlar |
Pasif
Birimler (ITEMS) |
| Aktif
Birimler (OBJECTS) |
| Modüller
(MODULES) |
| Bloklar
(BLOCKS) |
| Alt
Sistemler (SUBSYSTEMS) |
| Mimari |
İşlevsel
(FUNCTIONAL) |
| Hukuksal
(LEGAL) |
| Örgütsel
(ORGANISATIONAL) |
| Yönetsel
(MANAGERIAL) |
| Fiziksel
(MATERIAL) |
| Kültürel
(CULTURAL) |
| Enformatik
(INFORMATIONAL) |
| SİSTEMİN
GİRDİLERİ |
Sosyal |
Girişim |
| Emek |
| Finansal |
Kapital |
| Operasyonel |
Yönetim |
| Teknoloji |
| Lojistik |
| SİSTEMİN DİNAMİKLERİ |
Farklılaşma (DIVERSFICATION) |
Hiyeraşik |
| Yatay |
| Matris |
| Network |
| Geri Besleme (FEED BACK) |
Pozitif
(Hızlandırma) |
| Negatif
(Dengeleme) |
| Bütünleşme (INTEGRATION) |
Yatay
(Bölümsel-Ürünsel) |
| Düşey
(Merkezcil-Merkezkaç) |
| SİSTEMİN KONTROLÜ |
Formel |
Bürokratik |
| Teknokratik |
| Enformatik
(INTERNETWORK) |
| Sibernetik
(SERVO CONTROL) |
| İnformel |
Profesyonel
- Kültürel |
| SİSTEMİN PERFORMANSI |
INTANGIBLE - Etkinlik (EFFECTIVENESS)
Performans Kriterleri |
Güvenilir
(RELIABLE) |
| Bulunabilir
(AVAILABLE) |
| Onarılabilir
(SERVICABLE) |
| Bakılabilir
(MAINTAINABLE) |
| Esnek
(FLEXIBLE) |
| Uyarlanabilir
(ADAPTIVE) |
| Kullanılabilir
(ERGONOMIC) |
| Güvenli
(SECURITY) |
| Beğentili-
Estetik (QUALITY) |
| TANGIBLE
- Verimlilik (EFFICIENCY) Performans Kriterleri |
Zamana
Göre (TEMPORAL ) |
| Malzemeye
Göre (MATERIAL) |
| Paraya
Göre (FINANCIAL) |
| Uygulamaya
Göre (OPERATIONAL) |
| Yönetime
Göre (MANAGERIAL) |
SİSTEM PERFORMANSININ
ÖLÇÜMÜ
Yeni bir sistem organize edilirken, alternatif
sistemin etkinliğini belirleyecek ölçümler gerekmektedir. Bu ölçümler sistem
etkinliğinin belirlenmiş standartlarıdır. Gerçekte bir sistemin performansının
ölçümlenmesi organizasyon kademesinde olduğu gibi uygulama sürecinde de devam
etmektedir.
Ölçümün kriterleri ve uygun ölçeklerin
geliştirilmesi sistemin girdi, çıktı kaynak ve işlem gereksinmelerinin formüle
edilmesinde anında gerçekleştirilebilir.
Bazı ölçümler doğrudan ve sayısaldır ve
nümerik ölçekler ile gösterilebilir.
Bazı ölçümler ise dolaylı olabilir ve faktör
kombinasyonlarından elde edilebilir.
Bazı ölçümler ise kalitatif veya subjektif
karakterlidir.
SİSTEMLERDE
OMURGA (BACKBONE) KAVRAMININ ÖNEMİ
Object Tabanlı sistem yapısında, sistemleri esas
olarak kendilerine özel ilşkisel ve davranışsal yetenkleri olan Nesnelerden (Objects)
oluştuğu gözlenmektedir. Kendilerinde bir fonksiyon beklenen ve bunu
gerçekleştirebilmek için aktif etkileşime giren sistem bileşenleridir.
Bu anlamda nesneler sistem tarafından
tanımlandırılmakta ve sistem tarfından görevlendirilmektedir. Sistem tarafından
tanımlanmayan, kendisinden doğrudan bir fonksiyon beklenmeyen ve sisteme ancak nesneler
oluşturarak katılabilen sistem parçalarına eleman (item) adı vereceğiz. Burada
kendilerinin de fonksiyonel katkıları olarak nesneleşen elemanlardan söz edilebilir.
Örnek olarak , muhasebeci, kayıt defterleri ve bilgisayar bir muhasebe nesnesi
oluşturur. Buna karşı muhasebeci imza yetkileri ve profesyonel bilgisi ile bir nesne
fonksiyonu yüklenebilir. Bilgisayarlar ise muhasebe dışında da fonksiyonlar
yüklenebilirler. Defterlerin ise kendi başlarına hiç bir nesne özelliği
bulunmamaktadır.
Sadece nesnelerden oluşan sistemler bulunabilir
(Güneş Sistemi gibi) fakat hiç bir sistem sadece elemenlardan oluşamaz.
Bileşenlerinin nesne özelliklerini kaybettiği sistemler ölü sistemlerdir. Buna
karşılık nesneler birleşerek Modülleri, bunlar birleşerek Blokları ve bunlar
birleşerek Altsistemleri oluşturabilir. Nesneler fonksiyonel bileşenler olduklarından
bunların oluşturduğu her bileşen de fonksiyonel olacaktır. Buna göre bileşenleri
fonksiyonel olan bir sistem genelde fonksiyonel olacaktır. Buna karşılık sistem
performansının beklenildiği gibi gerçekleşebilmesi için bu fonksiyonların sistemin
amaçları ile tutarlı bir şekilde gerçekleşmesi gerekecektir. Bu ise sistemlerde
entegrasyon, kontrol ve omurga kavramlarını öne çıkarmaktadır.
Doktorlar ile yaptığımız bir seminerde , nesne
tabanlı bu sistem kavramlarının hücre, doku, organ, sistem, canlı kavramları ile
uyum halinde olduğu önerisini ortaya koydular. Bu ilginç yaklaşım sistemlerde Omurga
ve Entegrasyon kavramlarının ne kadar öncelik taşıdığını ortaya koymaktadır.
SİSTEM OMURGASI
Sistemlerde nesnelerin bu sistemin fonksiyonlarını
gerçekleştirebilmek için şekillendiğini belirtmiştik. Genel olarak sistemlerde bazı
nesneler veya modüller veya bloklar sistemin bir sistem olarak bütünlüğünün
sağlanması ve bunun dinamik bir süreçte gerçekleşebilmesi için stratejik bir rol
oynarlar. Örneğin bir işletmenin kuruluş sözleşmesi genelde fazla dikkat edilmeyen
bir sistem elemenıdır. Gerçekte ise işletmenin nasıl yönetileceğini, nasıl
gelişeceğini ve nasıl vergileceğini belirleyen stratejik bir elemendır. Benzer olarak
bir işletmenin muhasebe yapısı sadece kamuya karşı sorumluluğu düzenleyen bir yan
birim gibi görülebilir. Buna karşı bu nesne veya modülün düzgün çalışmaması
sistemde hiç beklenmeyen deformasyonlara neden olabilmektedir.
Canlılarda, canlının gücünü, direnişini ve
hareketlerini destekleyen bir omurga sisteminin bulunduğuu bilmekteyiz. Bu bazılarında
bir iç destek sistemi, bazılarında ise dış kabuklarıdır. Omurgaları canlıların,
temel hareket ve korunma sistemini oluşturur. Omurgası zarar görmüş bir canlının
yaşayamıyacağı açıktır. Benzer olarak sistemlerinde yapılarını entegre eden ve
çevre içinde hareketlerini sağlıyan bir omurga yapılanmasının bulunduğunu
düşünebiliriz.
Omurga, bir sistemde stratejik fonksiyonları
gerçekleştiren ve sistemin fonksiyonlarının ve bütünlüğünün sürmesini sağlayan
nesnelerdir. Yatakları olmayan bir otel, ameliyathanesi olmayan bir hastane, tasarım
atölyesi olmayan bir reklam şirketi düşünülemez. Benzer olarak bu gün bankacılık
ve ulaştırma işlemleri de bilgisayar sistemleri olmadan düşünülememektedir. Bir
sistemin omurgasının tasarımının sistemin performansını doğrudan etkileyeceği
açıktır. Bu nedenle nesne tabanlı sistem kuramnında, sistemlerin omurgasını
oluşturan nesnelerin dikkatle ve öcelikle belirlenmesi özel bir önem taşımaktadır.
SİSTEMLERİN
ENTEGRASYON VE KOORDİNASYONU : SİBERNETİK KONTROL
Sibernetik kontol, sibernetik epistemolojinin temel
ve özel kavramlarından biridir ve buradaki anlamı işletmecilerin anladığı kontrolun
çok dışındadır. Sibernetik kontrolun ne anlama geldiğini en güzel örneğini,
bisikletini süren bir insan oluşturmaktadır.
Bisiklet üzerinde bir insanın dengede durması
genelde fizik ve mekanik kurallarına aykırıdır. Buna karşılık insanların
biskletlerini keyif ve beceri ile sürdüklerini görmekteyiz. Bunun nedeni bazı bilimsel
kuralların statik ve dinamik durumlarda değişebilmesidir. Duran bir bisikletin
üzerinde durulamaz fakat bisiklet hareket haline geçtiğinde bu hareket yeni kurallar
yaratmakta ve bir insan makine etkileşimi ortaya çıkmaktadır. Bu etkileşimin
yarattığı geri besleme mekanizmaları, insanların sempatik sinir sistemine, sistemin
ağırlık merkezini kontrol altında tutabilmesi için gerekli olan refleksleri
öğretmektedir. Bu öğrenmenin entellektüel bir öğrenme olmadığı açıktır. Bir
kere kazanıldıktan sonra kaybedilememektedir. Aynı kuralların buz pateni yapanlar
için de geçerli olduğu söylenebilir. Burada da hareket ve hız bir kontrol potansiyeli
sağlamaktadır.
Bu analojiyi işletmelere taşırsak, işletmeler de
uzay ve zaman içinde bir hareket yaşamakta ve bu hareketten doğan momentler
oluşmaktadır. Bir işletme yöneticisi bu momentleri algılayarak ve gerekli refleksleri
uygulamaya geçirerek işletmeyi olması gereken yörüngede tutabilir. Bu algılama ve
uyarlama süreci işletmenin profesyonel enformasyon sistemleri aracılığı ile
gerçekleşmemektedir. Bir tür profesyonel momentleri algılama duygusudur ve bu duygu
aracılığı ile sağlanan kontrol işletmenin Sibernetik Kontrolu dür. Bunu profesyonel
deyimlere tercüme edersek süreç bir Stratejik Vizyon ve Stratejik Yönetim sürecidir. |