| GİRİŞ : Modern bir hastanenin yönetimi son derece karmaşık bir
fonksiyon haline dönüşmüştür. Bir toplumda, devlet dışındaki hiç bir kurum, bir
genel hastanenin yüksek derecedeki örgütsel karmaşıklığına sahip değildir.
Hastane bir kurum olarak ileri düzeyde ayrımlaşmış bir yapıya ve uzmanlık
derecelerine sahiptir. Ayrıca özünde bir servis işletmesi olan hastane, yatılı
hizmet vermesi nedeniyle sağlık işletmeciliği yanında otelcilik işletmeciliğini de
başarı ile sürdürmek durumundadır. Hastanenin kar amaçlı bir özel kurum olması
halinde çok yoğun tıbbi ve fonksiyonel uzmanlık becerileri gerektiren fonksiyonel
işletmecilik özel bir önem taşır.
Tıbbi aktiviteler ile fonksiyonel aktiviteler
arasındaki kontrol ve koordinasyon yetersizliği, hastanecilik hizmetlerinin etkin ve
verimli olarak gerçekleştirilmesini engellemekte ve hastanenin kıt kaynaklarının
stratejik hedeflere yöneltilmesini güçleştirmektedir.
Hastanelerin kontrol ve koordinasyon sorunlarına modern
işletmecilik düşüncesinde yaşanan gelişmeler düzeyinde yaklaşıldığında ortaya
ilginç gerçekler çıkmaktadır. Müşterilere etkin,verimli ve kaliteli hizmet
verebilmek için tasarımlanan en son ve en gelişmiş yapı olan desantralize yatay
network organizasyon hastanelerin doğal olarak benimsemiş olduğu örgüt yapısını
yansıtmaktadır. Buna karşılık yapısal gelişmişlik ve karmaşıklık bunun
stratejik kontrolü için de bazı teknik ve fonksiyonel becerilerin uygulanmasını
gerektirmektedir. Yurt içi ve yut dışı gözlem ve izlenimlerimiz hastane yönetim
modellerinin bu stratejik fonksiyonların uygulanmasına olanak sağlamadığı
doğrultusundadır.
SAĞLIK SİSTEMLERİNDE KONTROL VE
KOORDİNASYON YAPISI :
Sağlık hizmetleri bir sağlık sistemi organizasyonu ve
genel olarak bir hastane sistemi içinde içinde gerçekleşir. Her sistem gibi bunun da
kontrol ve koordinasyonu için aşağıdaki kavramlar geçerlidir.
- Sistemin amaç(lar)ı
Objective- Tangible
Subjective- İntangible
- Sistemin yapısı
Hukuki
Fiziksel
Fonksiyonel
Örgütsel
- Sistemin mimarisi
Düşey hiyerarşik
Yatay desantralize
Entegre network
- Sistemin dinamikleri
yapısal farklılaşma
yapısal bütünleşme
kontrol ve koordinasyon
operasyonel
finansal
lojistik
Ayrıca bu kontrol etkin (effective), verimli (efficient)
ve esnek (flexible) olmalıdır.
ÖRGÜTSEL YAPILARIN EVRİMİ VE
HASTANE MODELİ :
Sanayi işletmelerinde ve hizmet sektöründe egemen olan
geleneksel örgütsel yapı askerlerin komuta-kontrol paradigmasına dayanan ve iş
hayatını mekanik olarak algılayan anlayışa dayanmaktadır. Bu yapılar günümüzde
hızlı değişen teknolojiler ve daha hızlı değişen global ortamlarda etkinliğini
yitirmiş durumdadır. İşletmeler ve işletme bilimciler stratejik hedeflere ulaşmayı
kolaylaştıracak daha etkin örgütsel yapıların arayışı ve uyarlaması içindedir.
Örgütsel Yapı Tipleri
Stratejik yönetim ve örgütsel yapı sıkı bir ilişki
içindedir. Stratejilerin uygulanabilmesi, bu stratejileri destekleyen uygun bir örgüt
yapısının oluşturulmasına bağlıdır.En genel örgütsel yapı tipleri
Aşağıdaki gibidir.
Basit örgüt yapısı
Fonksiyonel/hiyerarşik örgüt yapısı
Divizyonel örgüt yapısı
ürünsel
bölümsel
bölgesel
stratejik işletme birimi
Matris örgüt yapısı
Network örgüt yapısı
case yönetimi yapısı
yatay proses yapısı
işletmeler içinde yer aldıkları sektörün
özelliklerine ve ürettikleri mal ve hizmetlerin türüne ve çeşidine göre gelişme
süreçleri içinde kendilerine uygun düşen bir yapıya kavuşmakta ve bu yapıya uygun
kontrol stratejilerini uygulamaktadır. İşletmelerin büyüme, gelişme ve farklılaşma
aşamaları edinmeleri gereken stratejik yapıyı etkilemektedir. En karmaşık durumda
bazı global işletmeler ve hastaneler bu yapılara aynı anda hibrid olarak sahip
olabilmektedirler.
NETWORK ORGANİZASYONLAR :
Etkin örgütsel yapı arayışlarının son aşaması
olan network yapılı örgütler, bu konudaki ilk gerçek yeniliği oluşturmaktadır.
Günümüzdeki işletmecilik uygulamaları ve araştırmaları işletmelerin etkin ve
verimli kontrolü ve kalite düzeyinin yükseltilebilmesi İçin network yapılı
organizasyonları önermektedir. Network örgüt yapısında etkinlik odağı işletmenin
kendisi değil, müşterilerdir. Network organizasyonlar dışadönük ve müşteri
odaklı çalışarak müşterilerinin toplam beklenti ve isteklerine, ekonomik
koşullardaki değişime daha yatkın olarak çalışmaktadır.
Network organizasyonların doğuşu işletmecilik
düşüncesindeki iki ana değişimin sonucudur.
Birinci değişim iyi eğitilmiş ve çoklu becerilere
sahip işgücünden olan takımların öneminin anlaşılmasıdır. Hastane kadroları
doğal olarak bu tür takımlardan oluşmakta ve hasta bakımı hizmeti bir tür takım
çalışması sonucu verilebilmektedir.
İkinci değişim işletmecilik başarısının sadece
teknik ve fonksiyonel uzmanlığa değil fakat bunların müşteri beklentilerine çözüm
getirecek proses ve kaynakları işletecek şekilde kullanılmasına bağlı olduğunun
anlaşılmasıdır. Sağlık hizmetlerinde kalite ve başarı ölçümü de bu anlayışa
dayanmaktadır.
Network yapı matris yapının gelişmiş halidir.
Network organizasyonlar köklerini geçmişte denenen
matris organizasyonlardan almaktadır. Matris yapıda işletmenin düşey fonksiyonel
yapısı, yatay olan müşteri hizmetleri, üretim hatları veya projeler ile koordine
edilmektedir. Genellikle, baraj, fabrika gibi büyük projelere dönük olarak çalışan
işletmelerde görülen bu yapı bazı karma sonuçların gözlenmesine, kontrol ve
koordinasyon sorunlarına yol açmaktadır. Matris yapı, fonksiyonel bütünlüğü
bozmadan müşteri beklentilerine hassas olmayı sağlarken, diğer yandan ikiz
sorumluluklar nedeni ile işletme içinde gerginliklere ve anlaşmazlıklara neden
olmaktadır.
Başarı veya başarısızlık olarak yorumlansa da
matris yapı, geçmişteki işletmecilik anlayışının ve teknolojilerinin ürünüdür.
Günümüzde her iki uygulama için gözlenen gelişmeler, network organizasyonların
başarılı bir yapısal alternatif olarak gelişmekte olduğunu ortaya koymaktadır.
Niye şimdi ?
Esnek ve etkin örgüt yapılarına duyulan ihtiyaç yeni
değildir. O halde niye bu yeni yapısal modeli oluşturmak bu kadar gecikmiştir. Network
örgüt yapıları için gerekli olan ortamı hazırlayan üç ana trend öncelik
sırasına göre aşağıdaki gibidir.,
- Enformasyon teknolojilerindeki gelişmeler.
- Hizmet ekonomisinde gözlenen yoğunlaşma
- Toplam kalite çalışmalarının yaygınlaşması
Enformasyon teknolojilerinin gelişmesi
Enformasyon teknolojilerinin gelişmesi ve yapay zekalı
işletmecilik uygulamaları (enformatik) network organizasyonların başarılı
olmasındaki en önemli nedenlerden biridir. Enformatik uygulamalar;
- örgütlerin uzman yöneticiye olan ihtiyaçlarını
azaltmıştır.
- Kontrol prosedürlerini kolaylaştırmış ve eş-düzen
(on-line) olarak hızlı kontrole olanak sağlamıştır.
- İnsanların fizik hudutları tanımadan bir takım
halinde birlikte eş-anlı (real-time) olarak çalışmalarına olanak sağlamaktadır.
- İnsanların işe herhangi bir anda ve herhangi bir
noktadan katılarak koordine olabilmelerine olanak sağlamaktadır.
- Çalışanların bir network üzerinde hızlı ve etkin
haberleşmesine ve bilgi paylaşmasına olanak sağlamaktadır.
Servis ekonomilerinin gelişmesi
Ekonominin sanayi kesiminde uygulanan, İnsanların para
ve diğer teşviklerle ağır işleri yapmaya zorlandığı işletmecilik modelinin,
gelişmekte olan servis sektöründe faydalı olmaktan çok uzak olduğu gözlendi. Bunun
nedeni servis sektöründeki işlerin sanayide olduğu gibi, ağır, mekanik ve tekrarlı
olmayışı idi. Görevdeki belirsizlikler ve dalgalanmalar sektörün yapısından ve
müşteriler ile kurulan direkt ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Örneğin banka
memurları müşterilerinin talimatları doğrultusunda aynı işi çeşitli
varyasyonlarda yapabilmelidir. Basit bir hesap açma işlemi müşteri talimatları ile
çok karışık bir işleme dönüşebilmektedir. Bu nedenle her işlem azami bir dikkat
ve özenle gerçekleştirilmelidir. Bu durum sağlık hizmeti sunan hastanelerde çok daha
önem kazanmakta ve hastalar sorunlarına, cinslerine ve yaşlarına göre yoğunluğu
değişen çok özel bir hizmet almaktadırlar.
Hastanelerin bunun bilincinde olması onlara doğal bir
network yapısı kazandırmaktadır. Hastaneler Bu yapıya kavuşmak için işletmecilik
bilimindeki gelişmeleri beklememiş ve ideal bir servis organizasyonunun nasıl olması
gerektiği konusunda temel bir örnek oluşturmuşlardır.
Toplam kalite yönetimi projelerinin yaygınlaşması
İşletmeler müşterilerinin daha yoğunlaşmış ve
bilinçlenmiş taleplerine cevap vermeye uğraşırken, uygulamakta oldukları
işletmecilik yöntemlerini değiştirme gerektiğini anladılar. Kalıpların dışına
taşarak müşteriyi ‘etkileme ve memnun etme’ yaklaşımı ve buna dayanan
reorganizasyon programları bir çok isimle anılmaktadır. ‘Toplam Kalite Yönetimi’ bunlardan
en yaygı olarak uygulanan bir versiyondur. Bu modeller, Amerikan işletmeciliğinin
özellikle otomotiv sektöründe yaptığı stratejik hatalardan, Japon işletmeciliği
karşısında uğradığı yenilgilerden, yok olan sektörlerinden ve kaybettikleri pazar
paylarından ve bu kayıplarını geri alabilme çabalarından kaynaklanmaktadır.
Bu projelerin isimleri ve programları değişik olmakla
birlikte, hepsinin ortak noktası müşteriye odaklanmak ve gelişimi sürekli hale
getirmek olarak belirginleşmektedir. Bunu gerçekleştirmek için insanların,
proseslerin ve teknolojilerin en uygun nasıl bir araya gelebileceğinin modelleri
araştırılmakta ve genel olarak network yapılı yatay organizasyonlar çerçevesinde
fonksiyonlararası çoklu becerilere sahip takımların proses odaklı çalışma düzeni
önerilmektedir
NETWORK YAPILARIN İKİ MODELİ :
Network organizasyonların günümüzdeki
uygulamalarında iki tipik örnek gözlenmektedir.
- Vaka (case) yönetimi
- yatay proses yönetimi
Vaka (case) yönetimi
Vaka yönetimi örgütsel yapısı, klasik yapıların
bir çok sorunlarını aşabilmek için geliştirilen bir network yapısıdır. Vaka
yönetimi öncelikle sağlık hizmetleri sektöründe ortaya çıkmış ve tıbbi
hizmetlerin önemi ve bu hizmetlerin yüksek düzeyde uzmanlık ve örgütsel
karmaşıklık getirmesi nedeniyle, tutarlı ve disiplinli olarak gelişmiştir.
Hastaneler gibi sağlık hizmeti veren organizasyonlarda, gelen bir hasta ile bir uzman
veya tıbbi bir takım görevlendirilmekte ve bu kadro hastanın hastanede kalış
süresinde kendisi ile yakından ilgilenerek, tam olarak sağlığına kavuşarak
hastaneden ayrılması için gerekli olan bütün işlemlerin gerçekleşmesine
çalışırlar. Bu anlayış ve bu hizmet şekli diğer işletmelerde vaka yönetimi
uygulanmasında da temel yaklaşımı oluşturmaktadır.
Vaka yönetimi, organizasyon içindeki fonksiyonel iş
bölümünü ortadan kaldırmaya çalışmaz. Bunun yerine bu fonksiyonların
koordinasyonunu kolaylaştırarak örgüt içindeki bir takımın bir müşteri talebinin
sorumluluğunu yüklenerek başlangıçtan sonuca kadar kolaylıkla götürebilmesine
olanak sağlar.
Yatay proses yönetimi
Bu modelde işletme kendi ana proseslerini
tasarımlayarak, müşteriler ile prosesler arasında entegrasyonu sağlayacak yapıyı
oluşturmaktadır. Bu model bir anlamda matris yapının benzeridir. Ancak burada matris
yapının tersine birincil vurgulama yatay prosesler,
İkincil vurgulama ise düşey fonksiyonlardır. Burada
yatay ve düşey fonksiyonlar arasında etkin bir entegrasyonun sağlanması amaçlanır.
HASTANELERİN NETWORK YAPISININ
KONTROL VE KOORDİNASYONU :
Hastaneler bu açıdan incelenirde genel olarak düşey
işletmecilik fonksiyonlarının çok zayıf olduğu fakat yatay uzmanlık
fonksiyonlarının çok güçlü ve disiplinli olduğu, bütün sistemin hasta odaklı
olarak kurulduğu gözlenmektedir. Bu sisteme bir hasta girdiği zaman kendisine bir
oda,yatak, hekim ve hemşire atanmakta ve hasta sağlığına kavuşuncaya kadar
hastanenin bütün teknolojik olanakları bir mercek gibi hasta üzerine odaklanmaktadır.
Bu, sağlık hizmeti veren hastanelerin doğal yapısı ve prosesidir ve network
organizasyon yapısı ve toplam kalite yönetimi anlayışı ile büyük bir uyum
göstermektedir.
Hastanelerde network yapının gerçekleştiğini ve
yatay prosesleri oluşturan tıbbi hizmetlerin ekin bir şekilde verilebildiğini genelde
söyleyebiliriz. Bu konularda işletmecilik bilgisi transferi, hekimlere işlerini
öğretmek anlamına gelecektir.
Buna karşılık yatay proseslerin düşey fonksiyonlarla
entegrasyonunda hastanelerin çok başarılı olduklarını söyleyebilmek mümkün
değildir. Özellikle kaynakların bol olduğu ve verimli kullanılmadığı Amerika
Birleşik Devletlerinde durum çarpıcı bir şekilde gözlenebilmektedir. İngiltere ve
Japonyada sağlık harcamalarının milli gelire oranı yüzde 7 iken Amerika’da yüzde
16 sı gibi yüksek bir değerdir ve bunun önemli bir kısmı hastane harcamalarından
kaynaklanmaktadır.
Ülkemizde gözlediğimiz bir çok hastanede ise tıbbi
hizmetlerin belirli bir etkinlik düzeyinde olduğunu fakat kaynakların verimli olarak
kullanılamadığını söyleyebiliriz. Tıbbi etkinlik bir anlamda kaynak israfı ile
sağlanmakta ve insan, zaman, malzeme ve para proseslere optimum bir şekilde
yönlendirilememektedir. Bunun anlamı, network yapıda kontrol ve koordinasyonun tam
olarak gerçekleşemediği ve Yatay ve düşey yapılanma içinde entegrasyonun
sağlanamadığıdır.
Otomasyon
bir entegrasyon aracı olarak uygulanmalıdır.
İlgili olduğumuz çeşitli hastane otomasyonu
projelerinde izlediğimiz yaklaşım, otomasyonun bir tür bilgisayarlaşma, günlük
hayatı kolaylaştırma, kaçakları önleme gibi taktik düzeyde algılandığıdır.
Bilgisayarlı otomasyon projelerinin ise bunun çok ötesinde bir stratejik yönetim
enstrümanı olma kapasitesi bulunmaktadır. Otomasyon projeleri bir Yönetim Bilgi
Sistemi (YBS-MIS) oluşturarak yatay prosesler ile düşey fonksiyonlar arasında bir
entegrasyon olanağı sağlamaktadır. Bu potansiyel, UZMAN SİSTEMLER ve YAPAY
ZEKA uygulamaları ile birleştiğinde hastane yöneticilerinin ihtiyaç duyduğu
işletmecilik becerileri, bir on-line sistem desteği olarak kendilerine ulaşmaktadır.
Geleceğin hastane yönetimi tartışmaları, bu potansiyelin uygulamaya nasıl
konabileceği çerçevesinde yoğunlaşacaktır.
|