| Liderlik
Stratejik Öneme Sahiptir
Bugünün hızlı değişen
teknoloji ve üstün haberleşme ve networking ortamında işletmelerin etkin yönetimi
için uzman ve yetkin yönetim modellerine ve buna uyan yöneticilere ihtiyaç
olduğu açıktır. İnsanlık tarihinin hiç bir döneminde insanlar uygarca
yaşayabilmeleri , için işletmelere, kamu kuruluşlarına, hastanelere, okullara ve
diğer örgüt şekillerine bu kadar bağımlı olmamışlardı. Bu nedenle modern ve
karmaşık kuruluşların etkin çalışabilmesi için uzmanlığa ve yeteneğe dayanan
yönetim sistemlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi yaşamsal bir önem
taşımaktadır. İnsanların yaşam kalitesi, çevrenin korunması bu işletmelerin
olabilecek en etkin yöntemlerle yönetilmesini ve buna uygun profesyonel yöneticilerin
yetiştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bireysel yetkinlik olmadan
örgütsel yetkinliği sağlamak olanaksızdır ve bu günün profesyonel ve yönetsel
pozisyonları teknik becerilerin çok üstünde yönetsel beceriler gerektirmektedir. bu
yönetsel becerilerin başında insanları görünen görünmeyen çok sayıdaki engeli
aşarak istenen hedeflere ulaşabilmelerini ve yaşadıkları süreçten mutlu
olmalarını sağlayacak liderlik becerileridir. Bu beceri, bozucu, çözücü,
caydırıcı ve dağıtıcı çok sayıda gücü bertaraf ederek insanların anlamlı
hedefler için biraraya gelmelerini sağlar. Bu beceri toplumun kurum ve kuruluşlarının
bürokratik katılık, politik çekişme ve işktidar kavgalarından kaynaklana bir
verimsizliğe düşmesini de engelleyebilmektedir.
Kısacası liderlik bir sosyal
sistemin karmaşık ve girdaplı iktidar dinamiklerinin, sistemin gelişmesini engelleyici
yönde değil destekleyici yönde çalışmasını sağlayabilmektir.
Liderlik Nedir?
Bu çalışmanın amacı liderliğin
ne olduğunu değil ne yaptığını belirlemek idi. şimdi liderliğin ne olduğu
konusunda bir şeyler söyleyebiliriz. Liderlik te aşk, dürüstlük, yaratıcılık gibi
ne olduğundan çok insanların ne anladığı ile belirlenen ontolojik bir kavramdır.
Liderlik üzerine yapılan çeşitli çalışmalardan damıtarak işlevsel ve pragmatik
olan bir tanım vermek istersek, liderliği;
"Bireyler
tarafından gerçekleştirilen ve diğer bireylerin ortaklaşa yaratılan vizyona dönük
olarak biraraya gelmesini, istekli ve çoşkulu olarak ortak hedefleri benimsemesini ve bu
hedeflerin gerçekleşebilmesi için güçlenerek bütün varlıkları ile katkıda
bulunmasını sağlayan enerjik bir süreç."
olarak tanımlayabiliriz. Buna
benzer ilginç bir tanım KURAN da verilmekte ve müminleri "Malları ve
canları ile imanlarına hizmet edenler"
olarak tanımlamaktadır.
Burada liderliğin neler
olmadığını vurgulamak bu olgunun anlaşılmasını daha da kolaylaştırmaktadır.
Liderlik Ne Değildir
Liderlik bir ayrıcalık
pozisyonu değildir: Yönetim pozisyonlarına herhangi bir kişi atanabilir,
seçilebilir, terfi edebilir, devralabilir veya ele geçirebilir. Bu pozisyon onun lider
olmasını sağlamaz. Liderler ise bu pozisyonlarından dolayı ayrıcalık ve üstünlük
talep edemezler. Yine de lider çevresinden farklı olan fakat bu farklılığı
çevresinin etinliği için değerlendirebilen kişidir.
Liderlik bir kişilik
kültü yaratmak değildir: Bir kişiye çok fazla formel iktidar yetkileri
yüklemek lidere, izleyicilere ve davaya zararlıdır. Liderlik özünde kişilere formel
yetkilerin sağlıyamıyacağı bir sadakat ve izlenme sağlar. Bu lideri üstün kişi
görme, yanılmaz ve yenilmez olarak düşünme haline dönüşmemelidir.
Liderlik vazgeçilmez olmak
değildir: Etkin ve başarılı bir liderlik vazgeçilebilir olabilmektir.
Gerçek ve başarılı bir liderliğin temel göstergesi, sosyal sürece şovun onsuz da
sürebileceği bir momentum kazandırabilmesidir.
Liderlik başkalarını
suçlamak değildir: Liderlik ilk ve öncelikli olarak verilen kararlardan ve
doğan sonuçlardan sorumlu olmaktır. Gerçek liderlik durumlarında başarının
övüncü izleyenlere, başarısızlığın sorumluluğu ve sonuçları da lidere ait
olmalıdır.
Liderlik ve Motivasyon
Liderlerin önemli
fonksiyonlarından biri çevrelerini enerji ve coşku dolu hale getirebilmeleridir. Buna
Motivasyon (Coşkulama) denmektedir. Motivasyon bireyleri harekete geçiren, sonuç almaya
yönelten bir uyarı olarak tanımlanabilir. Etkin liderler çevrelerine uyarı, esin ve
informasyon kaynağı olurlar. Mustafa Kemal Atatürk bu
etkinin tpik bir örneğidir. Bu kaliteler insanları harekete geçirebilmek için
liderlerde mutlaka bulunması gereken kapasitelerdir. Şimdi bu kapasitelerin neler
olduğunu özetleyelim:
- Görkemli fakat gerçekçi
hedefler oluşturur.
- Tavırlarına yüksek bir
enerji ve sınırsız coşku hakimdir.
- İnsanlarda üstün bir amaç
ve yön duygusu oluşturur.
- Başarı için plan yapar ve
kestirme yolları araştırır. Hiç bir şey insanları başarı kadar başarılı olmaya
motive edemez. Kimse başarısızlığın destekçisi olmak istemez.
- Aşılabilir, başarılabilir
sorun ve görevleri gündeme getirir.
- İnsanların dikkat
çekmeleri ve başarılarını gösterebilmeleri için fırsat yaratır.
- Verebileceği kadar çok
övgü ve yüreklendirme sağlar.
- Başarısızlıkları
görmezlikten gelir veya başarısızlığın sorumluluğunu üstlenir.
- İnsanları, kendilerinin
bile farkında olmadıkları potansiyeller olarak görür.
- İnsanların yeteneklerine ve
potansiyellerine güvenini her fırsatta vurgular.
- İnsanlara kendilerinin
başarı ve performanlarından oluşmuş bir tarih duygusu aşılar.
- İnsanlara başarılarından
duydukları gurur ve başarısızlıklarından aldıkları ders ile aşılamıyacak engel
tanımayan üstün insanlar oldukları duygusunu verir.
- Gelecek için başarı ve
başarısızlıkların perspektifinde rafine olmuş bir ortaklaşa vizyon yaratır.
- Bütün bunları
içtenliğinden ve tutarlılığından kuşku duyulmayacak bir üslupla yapar.
Liderlik ve İzleyicilik
Bir gurubun bir lidere sahip olması
bütün liderlik özelliklerinin bu kişide olmasını gurubun bireylerinin liderlik
özelliklerine sahip olmamasını gerektirmemektedir. Bir lideri izlemek te izleyicilerde
bulunması beklenen bazı kaliteleri gerektirmektedir. Bu çalışmanın tezi; "izleyicilerin
de liderlik kalite ve kapasitelerine sahip olması halinde gurubun performansının ve
sinerjisinin artacağı" dır. Liderlik bir kişi tarafından
gerçeklşetirilen bir sosyal beceridir. Bu becerilerin gurup elemanları tarafından da
paylaşılması liderin zaman ve enerjisini daha sonuç alıcı eylemler için
yoğunlaştırmasına olanak saplıyacak ve sonuçlara ulaşmak hızlanacaktır. Lider
vizyonu, hedefleri , olanak ve kısıtları guruba anlatabilmek için fazla zaman ve
enerji harcamayacaktır. Liderlik becerilerine sahip izleyiciler aynı zamanda
yönlendirilebilmek ve yönetilebilmek kapasitelerine de sahip olacaklardır. Soyut
hedefleri anlama kabiliyeti olan, kendini disipline edebilen, sorumluluk sahibi olan,
işinin gereğini etkin bir şekilde gerçeklşetirebilen izleyici liderinin hayatını
çok kolaylaştıracaktır.
İyi bir izleyici güvenilir,
sorumlu ve uyarıcı olabilen kişidir. bu liderini körlemesine izleyen "evet
efendim" cilerden farklı bir kişidir. Amerikan Başkanı J. F. Kennedy nin
danışmanları ile planladığı ve uyguladığı "Küba Domuzlar Körfezi
Çıkarması" tam bir fiyasko oldu. Bunun nedeni araştırıldığında
danışmanların ve kurmayların bir tanesinin bile olumsuz bir eleştiri getirmediği ve
Başkanı bir anlamda yanılttıkları ortaya çıktı. Gerçek bir lider sonunda
bildiğini ve inandığını uygulasa bile çevresinden eleştiri ve uyarı almayı
istemeli ve hatta teşvik etmelidir.
Şimdi etkili bir izleyici olmanın
kurallarını özetleyebiliriz:
- Olaylara eleştirel bir
düşünce yapısı ile yaklaşır,"evet efendim" ci değildir.
- Haksızlıklara razı
olmayacağından haksızlıklardan da şikayetçi değildir.
- Tutarlı ve güvenilir bir
tutum içindedir.
- Mütevazı ve sabırlı bir
yaklaşım sergiler.
- Yapıcı eleştiri almaya ve
yöneltmeye hazırdır.
- Yorulmak ve şikayet bilmeyen
bir çalışma temposuna sahiptir.
- Yaşadığı çevrenin ve
yaptığın işin disiplinli bir araştırıcısı ve öğrencisidir.
- Kendi liderlik becerilerini
geliştirmekte bilinçli ve ısrarlı bir süreçiçindedir.
Liderliğin Çözebileceği
Sorunlar
Liderlik içinde yaşadığımız
sosyal sistemin etkinliğini arttıran bir sosyal kalitedir.
Liderlik çalışmalarının temel
amacı çalışan insanların yaptıkları işlerde daha etkin (effective), daha verimli
(efficient) va daha başarılı olabilecekleri imkan ve tekniklerin araştırılmasıdır.
böylece öncelikle kendileri çalışma yaşamlarında mutlu ve aktif olacaklar sonra ise
çalıştıkları kurumların daha rekabetçi, daha yaratıcı ve daha sorumlu hizmet
vermesine olanak sağlayacaklardır. Bu çalışmaların odak noktası insanlara etki etme
ve onları yönlendirmenin çeşitli varyasyonları olan liderlik, iktidar ve politika
üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. Bu konular ve bunların uygulamaları
işletmecilik gündeminde giderek ağırlık kazanan bir yer tutmaktadır. Bu konuların
bazıları aşağıdaki gibi verilebilir.
- Önemli stratejik ve
yenilikçi değişimleri nasıl gerçekleştirmeli, bu değişime çok sayıdaki
çalışanın ilgi ve katkısını nasıl sağlamalı ve bu değişime yine çok sayıdaki
çalışanın yoğun direniş ve engellemesini nasıl aşmalı.
- Bir işletme içinde
girişimciliği ve yaratıcılığı, engelleyici çok sayıdaki bürokratik ve semantik
blokları aşarak nasıl geliştirmeli.
- Güç ve karmaşık bir
görevin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan kaynak, destek uygun yaklaşaımı,
kuruluşa zarara verebilecek düzeysiz politik manevralara girişmeden, amirlerden (Hatta
yetersiz ve yeteneksiz amirlerden) nasıl sağlamalı.
- Kontrol sahanızın
dışında olan ve girişimlerinizi kuşku ile karşılayan fakat başarıya ulaşmanız
için ilgi ve desteğine ihtiyacınız olan kişi ve kuruluşların olumlu katkılarını
nasıl sağlamalı
- Çalışanların birbirinin
çabalarını ve başarılarını bloke eden rekabetçi bir tutum yerine birbirini
destekleyen ve sinerji yaratan bir düzen içinde çalışmalarını nasıl sağlamalı.
- Genç, zayıf, kırılgan ve
korumasız bir konumda iken işletmenin iktidar mücadeleleri içinde bir kazaya
uğramaktan nasıl sakınmalı.
- İktidarın kötü ve olumsuz
kullanımına yol açan - ardılını blirlememe, iktidar pozisyonlarını zamanında
bırakmama gibi - tuzaklara düşmekten nasıl sakınmalı.
- Genel olarak mutlu, sorumlu ,
yaratıcı, yenilikçi, girişken, enerjik bir iş ortamını nasıl yaratmalı ve
bürokratik katılık, dar görüşlü politika ve kısır iktidar çekişmelerinden
nasıl kaçınmalı.
Bu sorunlarla etkin olarak mücadele
edebilen iş hayatında ve bürokraside çok sayıda yönetici bulunmaktadır. Bunların
yaşadıkları deneyimlerden sağladıkları derslerle neyin rasyonel ve verimli neyin ise
irrasyonel ve verimsiz olduğu konusunda davranışsal refleksler geliştirmiş
durumdadırlar. Fakat insanların savunma bloklarının arkasına saklanarak hatalarını
görmeme konusundaki içgüdüsel eğilimleri, hatalardan kaynaklanan bir çok kıymetli
deneyimin gözardı edilmesine neden olmaktatır. Bu nedenle sorunlara karşılıklı
anlayışa dayanan yaratıcı çözümler getirebilen deneyimli yönetici sayısının
gerçekte çok az olduğunu söyleyebiliriz. Bu sorunların çözümünü lider kişlikli
yöneticilerin iş başına gelebikmesşnde değil (ki genellikle şans faktörlerinin
kaprislerine bağımlı bir durumdur) lider kişlikli çalışanların bir araya gelerek
yöneticilerini sahi etkiliyebilecekleri iş ortamlarının geliştirilmesinin
sağlıyacağını düşünüyoruz.
Yönetim Sorunları
Yaşayanların profilleri
Liderlik araştırmaları ve
uygulamadaki gözlemler yönetim pozisyonlarında bulunan bir çok yöneticinin
"sorunlu" bir görünüm veren durumda olduklarını ortaya koymaktadır. Bu
sorunlu durumlar üç ana başlıkta toplanabilir.
Karar Vermekte Güçlük
Çekme
- Riskten kaçınma-karar
vermede yavaş kalma ve en kötü ihtimaller üzerinde yoğunlaşma
- Değişimleri algılamada,
kavramada ve uyum göstermekte yavaş kalma
- Fırsatları görmek yerine
engellerden tedirgin olma
- İnatçı ve uzlaşmasız
olma
- Entellektüel kibirlilik -
herşeyi bilme sendromu
- Başkalarının fikir ve
önerilerine ilgisizlik ve kuşku duyma
- teknik uzmanlık ve
becerilerin yönetsel becerileri örtmesi
Sosyal İlişki ve
Haberleşme Becerilerinde Yetersizlik
- Kendi vizyonu ve sorunları
ile ilgili bağımsız yapılı yalnız karakter olma
- Başkalarının motivleri
konusunda kuşkulu olma ve insanlara mesafeli durma
- İyi bir dinleyici olmama
- Sosyal sorumluluk ve politik
duyarlılığa sahip olmama
- Oyuna katılmaya isteksiz
olma
Önderlik Becerilerinde
Eksiklik
- Takım oyununa ve takım
kaptanlığına yatkın olmama
- Kendi sorunlarına ve
önceliklerine aşırı bağımlı olma
- İnsanların gelişmesine
katkıda bulunamama
- Kötümser ve karamsar olma.
- Yeni fikirlere kapalı,
tutucu ve yalnızlık eğiliminde olma.
- Vizyonsuzluk, Esin ve coşku
kaynağı olamama
- Aşırı savunmacı ve
mazeretçi ve başkalarını suçlayıcı bir tutum içinde olma
Olumlu ve olumsuz karakteristikler
bir araya geldiğinde bazı yöneticilerin niye sınırlı kaynaklar ile olağanüstü
sonuçlar aldıkları, diğerlerinin ise önemli kaynaklara rağmen sınırlı performans
verdikleri ve kurumlarını çıkmaza götürdükleri anlaşılmaktadır.
Araştırmalar ve gözlemler başarısız olanların çoğunlukla sabırsız, itici,
kurgulayıcı, tahakküm edici, kendini-önemseyen, başkalarını eleştiren bir
yaklaşım sergilemektedir. Ayrıca araştırmalar liderlik stillerinin giderek, yalnız
kahramanlara doğru olumsuz bir eğilim sergilediğini göstermektedir. Liderlik
yöneticilik değildir. Bir insan gurubu ile birlikte guruba olumlu katkılar yaparak,
gurup sinerjisini arttırarak olumlu sonuçlar elde edebilmektir. Ben merkezli, kendine
dönük, insanları bir potansiyel olarak göremeyen bireylerin bunu
gerçekleştirebilmesi olanaklı değildir.
Sosyal, teknolojik ve ekonomik
değişimlerin hızı bir çok yöneticiyi bunaltmakta, onları az dinleyen, düşünmeden
karar veren ve eleştiri ve uyarıları dinlemeyen bir karakter haline getirmektedir.
Dikkatlerinin hızla ve yoğunlukla finansal sorunlar üzerinde odaklaşması, insanların
sorun çözücü kapasitelerini değerlendirebilmelerini engellemektedir. Bunun doğal
sonucu olarak insanlar, oluşturdukları çözümlere de isteksiz ve yetersiz
katılmaktadır. Pozisyon olrak tepe yöneticiler tahakküm edici ve üstün iradelidir.
İstek ve çözümlerinin arkasında büyük bir güç bulunmaktadır. Çalışanların bu
istek ve iradeyle ters düşen görüş ve önerilere sahip olması imkansız değilse
bile oldukça zordur. bunun sonucu olumsuz sonuçlar kendilerine zor ulaşır ve
yaralanabilecekleri uyarı ve öneriler kendilerine ulaşamadan buharlaşır.
Japonlar Yeni Bir
İşletmecilik Yöntemi Getirmediler
İşletmecilik okullarında
öğrencilere bir işletmenin nasıl iyi yönetileceği konusunda, pazarlama, pazar
araştırmaları, finans, stratejik planlama, kontrol sistemleri gibi çok teknik ve
bilimsel yaklaşımlar öğretilmektedir. Eğer işletmeler iyi yönetilemiyor ve
başarısız oluyorsa bunun nedenin bu "bilimsel" ve "modern"
görüşlerin uygulanmaması olduğu düşünülmektedir. Bu fikir ve uygulamaların iş
hayatına transfer edilmesi ile sorunların ortadan kalkacağı sanılmaktadır. Amerikada
dünya ölçeğindeki bütün seçkin işletmeler, ülkenin en seçkin işletmecilik
okullarında yetişmiş yöneticiler tarafından yönetilmektedir. Bunların modern ve
bilimsel tekniklere sahip olmadıkları veya bunları uygulamak istemedikleri
düşünülemez bile. Buna karşılık bu işletmeler dünya pazarlarında
özellikle Japonların karşısında yenilgiden yenilgiye düşmektedir. Modern ve
bilimsel bir düşünceye sahip olmak başka şey , bunu hayata geçirmek bir başka şey
olarak ortaya çıkmaktadır. Yaratıcı ve yenilikçi fikirlere sahip olanlar bunları
hayata geçiremeden bürokratik bloklar ve politik çıkar gurupları tarafından
engellenmektedir.
Amerikalıların bu durumu
açıklaması Japonların devreye sonradan girdiği ve en son teknolojiyi kullanarak
kendilerini aşabildiğidir. Gerçekte ise Japonyada yapılan incelemeler bunun doğru
olmadığını Japonların daha kaliteli malları daha verimli ve ekonomik olarak daha
geri bir teknoloji ile üretebildiklerini ortaya koymaktadır. Amerikada otomotiv
sektörü yöneticileri, Japon rekabeti karşısındaki çöküş nedenlerini, Japonların
ucuza çalışan, sabırlı ve kanaatkar işçilerine bağladılar ve Japonların
arabalarını Amerikada,disiplinsiz, sabırsız ve tamahkar Amerikan işçisi ile
üreterek rekabet etmeleri talep ettiler. Japonlar arabalarını Amerikada, Amerikan
işçisi ile ürettiler ve aynı kalitedeki arabaları, Japonyadaki etkinlikle ve
verimlilikle üretmeyi başardılar. Amerikalı yöneticiler kendi kurdukları tuzağa
düştüler. İşçilerin disiplinsizliği, savrukluğu ve düşük verimi kendi
özellikleri değil, kötü yönetim ve kötü liderliğin sonucu idi. Kötü kalite ve
verimsizliğin nedeninin Amerikan işçisinde değil savruk Amerikan yönetim tarzında
olduğu net bir şekilde görüldü.
Amerikan başarısızlığının
kökeninde yatan neden, Japonyada insanların yaptıkları işten onur ve gurur
duyacakları katlımcı bir liderlik sistemi ile yönetilirken Amerikada insanların para
karşılığında emeğini satan, kendilerini sadece bir üretim aracı olarak gören bir
patronluk sistemi ile yönetilmeleri ve bunun sonucunda mutsuz ve verimsiz olmalarıdır.
Liderliğin Üç Temel
Boyutu
Liderliği karakterize eden ve
lider pozisyonlarındaki kişilerde temel olarak görülen üç boyuttan sözedilebilir.
- Vizyoner Devrimci
- Takım Kaptanı ve Uzlaşma
Yaratıcısı
- Sistem Yöneticisi
Vizyoner Devrimci
Çalışanları belirlediği
hedefler doğrultusunda yoğun ve enerjik bir şekilde çalışmaya ikna eder. Örgütün
stratejisini yaratır, degiştirir, benimsetir ve yürütür. Örgüt adına konuşur ve
başarı potansiyellerine duyduğu güveni vurgular. Sorumluluk yüklenir, eylem için
destek verir ve örgüt hedeflerine ulaşılması konusunda bir öncelik duygusu yaratir.
Takım Kaptanı ve Uzlaşma
Yaratıcısı
Pozitif bir çalışma ortamı
yaratılmasına katılarak, destek ve güç vererek, kendisi oluşturarak, motive edilmiş
çalışanlardan oluşan takımların meydan gelmesine ve amaca yönelmesine olanak
sağlar. Çalışanların duygularına, sorunlarına ve gereksinmelerine ilgi göstererek
ve çalışanlarla ilişkilerine yatırım yaparak, kuruma bağlılığı
pekiştirir. Çalışanların öneri ve eleştirilerine açıktır ve yetkilerini
paylaşmaktan çekinmez hatta bu konuda isteklidir.
Sistem Yöneticisi
Çalışanlara rasyonel bir örgüt
yapısı , net hedefler ve etkin çözüm yolları yaratır. Iyi bir idarecidir. Kısa
dönem hedeflerin belirlenmesinde ve bunlara ulaşılmasında organize, disiplinli ve
beceriklidir. Önceliklerin doğru seçiminde ve verilen sözlerin gerçeklestirilmesinde
başarılıdır. Etkin sistem ve prosedürleri tanımlayıp çalıştırabilir.
Ayrıntılara özen gösterir fakat stratejik hedeflerden sapılmasına izin vermez.
Planlı bir stratejiye sahiptir, sonuçları yakından ve dikkatle izler ve stratejik
yörüngeden sapmalarda zamanında müdahale eder. Planladığı sonuçlara daima
ulaşır.
Araştırma Bulgularında
çalışanlarının gözü ile liderler
HCG
firmasinin, 40.000 civarinda çalışan üzerinde gerçekleştirdikleri "Çalışanlarının
gözü ile liderler" araştırmasının sonuçlarina göre tepe
yöneticilerinin %16 si aşağıdaki karakteristiklerde tam uygunluk puanı
sağlamaktadır.
Vizyoner Devrimci
- Proaktif - ana sorunları
hızla belirler ve çözümü için gündeme getirir.
- Yaratıcı ve vizyoner buna
karşılık gerçekçi ve temkinlidir.
- Yeni fikirlerin
destekleyicisidir.
- Yeni düşüncelere
açıktır. Karar vermeden önce başkalarının önerilerini de arar ve bunları dikkate
alır.
- Hatalardan ve
başarısızlıklardan ders çıkarır.
- Risk almaya isteklidir fakat
tutarlı bir plana da sahiptir.
- Net ve tutarlı kararlar
alır.
- Mükemmellige ulaşmak için
yüksek düzeyde istek ve dürtüsü vardır.
- Kendine güvenir fakat
sınırlarının bilincindedir.
- Çoşkulu ve Tutkuludur.
Yaptığı işi ve yarattığı ürünü sever.
- Fikirlerini benimsetebilir,
etkilemeye çalışır fakat kurgulayıcı değildir.Uzlaşmaya açıktır.
- Ilk görüşte daima iyi bir
etki yaratır.
- Etkileyici pozisyonlarda
bulunmaktan hoşlanır.
Takım Kaptanı ve Uzlaşma
Yaratıcısı
- İnsanlara ilgi göstererek,
konuşarak, ilişkilere yatırım yaparak bağlılık yaratır.
- Sosyal olarak dost,
ılımlı, destekleyici ve yaklaşılabilir bir tavırdadır.
- İnsanları ve durumları
doğru değerlendirir. İnsanları kurgulamadan kazanmaya dönük diplomatik taktikler
kullanır.
- İkna edicidir.
Başkalarının kendi görüşlerine yakınlık duymasını ve desteklemesini
sağlayabilir.
- Grup çıkarlarını bireysel
çıkarların üstünde tuttuğu görünümünü verir.
- İnsanları övmeye ve
yüreklendirmeye dönük bir hoşgörü sahibidir.
- İnsanlar ve sonuçlar
arasında bir öncelik dengesi yaratır.
- İnanılır , güvenilir ve
anlayışlıdır. Güçlü değerleri vardır ve bu değerler ile uyumlu davranır
(integrity).
- Doğrudan ve açık
sözlüdür. Gizli bir gündemi bulunmaz.
- Takım kurucudur.
İşbirliği ve uyuşuma önem verir.
- İnsanlari güçlendiren bir
stili vardır.
Sistemlerin Yöneticisi
- Çok ve yoğun çalışma
modelidir fakat işkolik değildir.
- Kararlı ve tutarlı bir
tempo ile yükselir.
- Disiplinli ve amaca
yöneliktir. Hedefleri ve öncelikleri açıktır.
- İşleri basit tutmayı
seçer
- Mükemmelcilikten kaçınır.
- Çevresinin gereksindigi
bilgileri sağlar.
- Bir yol seçip buna bağlı
kalmaya özen gösterir. Fakat esnek olmaya da isteklidir.
- Verilen sözlerin
tutulmasında tutarlı ve israrcıdır.
SONUÇ :
Özet olarak liderlik vizyon,
motivasyon, organizasyon ve aksiyon dur .(kafiyeli türkçe teklifler için şimdiden
teşekkürler) Liderlik insanlara sahip olmadıkları hayalleri, umutları ve gücü verir
ve inanılmazın olmasını sağlar. Liderlik bir gelecek yaratır, yol gösterir, esin
kaynağı olur ve insanların kendi liderlik kapasitelerini de geliştirebilmeleri için
yardımcı olur. Liderlik üzerinde düşünmek ve çalışmak daha mutlu, gururlu ve
onurlu sosyal ortamlar yaratmak için gerçekçi bir ilk adım olarak öne çıkmaktadır.
Şimdi aşağıdaki özet Liderlik
Matrisini verebiliriz. Buna göre Liderlik, mutlaka bulunması gereken iki ana
kişlik özelliği Tutarlılık ve Cesaret arasında çeşitli yoğunluklarda
bulunabilen ve en yoğun durumunda KARİZMATİK liderliği yaratan özelliklerden
oluşmaktadır. |