Değişimlerin Gerekçesi
ISO (International Standarts
Organisation) kuruluşunun politika ve prosedürleri, yayınladığı
standartları yaklaşık beş yılda bir gözden geçirmeyi gerekli kılmaktadır. Bunun
amacı standartları güncel gelişmeler ile tutarlı hale getirebilmektir.
ISO 9000 Kalite Güvencesi
Sistemi Standartları ilk olarak 1987 yılında yayınlanmış ve fazla Kalite
Kontrole yönelik bulunduğu için oldukça eleştiri almıştı. Standartlar 1994 te
yenilenmiş fakat başlangıç yapısından ve kavramlarından fazla uzaklaşamamıştı.
Bunun nedeni olarak ISO, bir çok gelişmekte olan ülkenin üye kuruluşlarının, fazla
kapsamlı standartların ülkeleri için adaletsiz bir rekabet ortamı yaratacağı
konusundaki kuşkularını ve çekincelerini ileri sürmüştü.
ISO 9000 standartlarının amacı, dünya
pazarlarında rekabet eden firmalar için oyun sahasını ve kurallarını düzenlemek
olarak verilmektedir. Burada dünya pazarına çıkan fazla gelişmemiş firmaların
kalite rekabetine dev bir adımla ilk seferde geçemiyecekleri öngörülmektedir.
Kaliteye ulaşmak için önce emekleyecekler, sonra yürüyecekler ve nihayet
koşabileceklerdir. Bu anlayışın arkasında, standartları geliştiren komitenin, ISO
standartlarının gerçekten firmaların ürün, servis ve proses kalitelerini
geliştirebilmeleri için önemli bir katkı sağlayabileceği varsayımı yatmaktadır.
Bu ise uygulamada biraz bile gerçekleşememiş bir varsayımdır. Araştırmalar, ISO
belgesi almanın sadece firmaların harcamalarını ve bürokrasisini arttırdığını,
kalitenin yine kendi uzmanlıkları ve anlayışları çerçevesinde kontrol edildiğini
göstermektedir.
ISO 9000 standartlarının 1994 revizyonu
oldukça önemsiz değişimleri öngörmekte iken, 2000 yılı revizyonu radikal bir
anlayış ve felsefe değişimini yansıtmakta ve değişimlerin startejik sonuçları
olacağı izlenimini vermektedir. Burada paradigma, "Toplam Kalite
Kontrolü" anlayışından "Toplam Kalite Yönetimi"
anlayışına doğru kaymış gibi görülmektedir. Temel tanım ve kavramlar ve standart
mimarisi radikal bir değişime uğramaktadır.
ISO 9000 standartlarını revize etmekle
görevli teknik komite (TC 176) anlayışına göre, endüstriyel uygulamalar proses
ve sistem kavramlarının standartlar içinde daha fazla
vurgulanmasını gerektirmektedir. Komite 1997 de Kalite Yönetiminin sekiz ilkesini
vurgulayan bir kılavuz dökümanı yayınladı. Bu sekiz ilke;
- Müşteri odaklı organizasyon
- Liderlik
- Çalışanların katılımı
- Proses yaklaşımı
- Yönetime Sistem Yaklaşımı
- Sürekli gelişme
- Karar verme süreçlerinde sayısal (analitik)
teknikler
- Karşılıklı olarak gelişme sağlayan
tedarikçi ilişkileri
Olarak belirlendi. Bu ilkeler ve "Prosese
Dayalı Kalite Modeli" anlayışı, yeni standartların omurgasını
oluşturmaktadır. Bu kavramları aşağıda daha ayrıntılı olarak irdeleyeceğiz.
Ajenda
- Temmuz 1998, ISO standartların değişeceği konusundaki
ilk uyarısını yayınladı.
- Eylül 1998, ISO bir basın bülteni ile 1994 tipi
standartlardan, yeni 2000 standartlarına yumuşak geçiş yapılacağını duyurdu. (ne
anlama geliyorsa)
- Basın bülteni ile aynı zamanlarda, yeni standartların
ilk komite taslağı yayınlandı ve internet üzerinde bununla ilgili görüşleri ve
eleştirileri amaçlayan bir anket çalışması düzenlendi. Bu çalışma Aralık 1998 e
kadar sürdü.
- Şubat 1999 da ikinci komite taslağı (CD 2), TC176
komitesine üye ülkelerin oyuna sunuldu.
- 25 Kasım 1999 da Taslak Uluslararası Standart (DIS)
yayınlandı ve ISO üyesi ülkelere dağıtılarak görüş ve eleştirilerin iletilmesi
istendi. Bu dönem 25 Nisan 2000 de sona erecek olan beş aylık bir süreyi
kapsamaktadır.
- Görüş ve eleştirilerin ışığında yeniden
şekillenecek olan Nihai Uluslararası Standart Taslağına son düzeltmeler yapılarak
DIS 2000 yılının üçüncü çeyreğinde yeniden yayınlanacak.
- ISO 9000:2000 standartların yayınlanarak
yürürlüğe girmesi 2000 yılının son çeyreği içinde planlanmaktadır.
Farklar
Yeni standartlar üç temel dökümandan
meydana geliyor:
- ISO 9000 - Temel Kavramlar ve
Sözlük
- ISO 9001 - Gereklilikler
(Requirements)
- ISO 9004 - Performans Geliştirme
için Kılavuz
(Guidance for performance improvement)
"Daha önce var olan ISO
9002 ve 9003 standartları yürürlükten kalkacak"
Şimdiki ISO 9000 standartlarının
temelini oluşturan bildik 20 madde bazı genişletmelerle dört temel bölümden oluşan
yeni bir yapıya dönüştürülüyor.
- Yönetimin Sorumluluğu
(Management responsibility )
- Kaynak Yönetimi (Resource
management )
- Ürün ve/veya Hizmet Sunma
(Product and/or service realization )
- Ölçme, Analiz ve Geliştirme
(Measurement, analysis and improvement.)
Bu dört ana bölüm, daha önce sözü
edilen Proses Modeli nin temel anlayışından kaynaklanmaktadır. Burada
W. Edwards DEMING tarafından popülarize edilen ve ;
Plan-Do-Check-Act (PDCA) / Planla-Uygula-Kontrolet-Düzenle yaklaşımı ile paralellik
gösteren bir sürekli gelişme modeline benzerlik amaçlanmaktadır.
Şimdiki ISO 9000 standartlarına (ISO
9001, 9002, 9003, 9004, 9000-1, 9004-1, 8402, v.s.) uyumlu olarak belgelenmiş olan bir
çok firma yeni modeli uyumsuz ve gereksiz bularak hoşnutsuzluklarını belirtmektedir.
TC 176 komitesi, bu yapının özel olarak amaçlandığını ve evrensel bir geçerlilik
taşıyacağına inandıklarını ileri sürmektedir. 9001 ve 9004 standartlarının
(farklarının ne olduğunu ve neye çözüm getirdiklerini net olarak söyleyebilmek
henüz mümkün değil gibi) yukarda belirtilen dört faz modeline uyumlu olarak aynı
yapı ve dizilişte olacağı söylenmektedir.
Bu iki döküman ISO tarfından "Uyumlu
İkili - Consistent Pair" olarak adlandırılan bir "Kalite
Yönetimi" standardını oluşturacaklar. ISO 9001, kalite yönetimi içim
minimum gereklilikleri (minimum requirements) tanımlarken, 9004 bu minimum
gerekliliklerle yetinmeyerek daha ileri düzeylere geçmek isteyen firmalara "Sürekli Gelişme - Continual Improvement"
anlayışı ile yol gösterecek. (Diğer bir deyişle ISO olmasa uluslararası pazarlarda
rekabet eden firmalar durumlarını nasıl geliştireceklerini bilemiyecekler.)
Bu "Sürekli Gelişme" kavramı,
eski standart yapısının maddelerine katılan yeni bir gereklilik. 1994 standartları,
Müşteri Şikayetleri, Firmaiçi-Kontrol (Self-Audit), Düzeltici ve önleyici
faaliyetler gibi kavramlar ile sürekli gelişmeyi öngörürken şimdi bu temel bir
kavram olarak standartların yapısı içinde dile getirilmektedir.
İntangible "Gelişme"
kavramının standart anlayışından ne kadar uzak olduğu ayrı bir konu. Burada önemli
olan bir anlamda bir belgelendirme süreci olan ISO auditing prosedürlerinde sürekli
gelişmenin hangi kriterlere göre ve nasıl izleneceği, firmanın sürekli gelişmekte
olduğuna ne zaman ve nasıl karar verileceği ve böyle bir anlayışın firmalar
arasındaki ticari ilişkilerde ne anlama geleceği oldukça tartışılacak olan bir konu
gibi görülmektedir.
Yeni standartların diğer bir önemli
farkı, müşteri tatmini anlayışını, müşteri şikayeti
anlayışının çok ötesine taşıması ve bunu ölçme ve değerlendirme
yükümlülüğü getirmesidir. Bunun kökeni ABD Hükümeti tarfından oluşturulan ve
dağıtılan Malcolm Baldridge Ödülü ile paralellikler kurmaktır. Bir
anlamda ISO 9000 standartlarına Amerikan katkısı gözü ile bakılabilir.
Üçüncü önemli yenilik, Kaynakların Yönetimi alanında gözlenmektedir. 1994
standardı bu konuya 4.1.2.2 kodlu tek paragrafla değinerek, yönetimin Kalite sistemini
desteklemek için gerekli ve yeterli kaynak tahsisi yapmasını öngörmekte idi. Yeni
standartlar bu kavramı genişletmekte ve kalite sisteminin desteklenmesi için çeşitli
maddelerle, enformasyon, haberleşme, yeterli altyapı ve olumlu iş ortamı
kaynaklarını adres göstererek talep etmektedir.
Yeni standartlar aynı zamanda ISO 14001
çevre yönetimi kaynakları ile de uyumluluk göstereceklerdir. Bu iki standart
sisteminin gelecekte birleştirilmesi ise yeni revizyonların, iş dünyası için ise
yeni sorunların ve kargaşanın kaynağını oluşturaktır.
Standartların
Eşdeğerliği
Mevcut ISO 9000 standartlarından biri
ile belgelenmiş kuruluşlar haklı olarak yeni standartlar ile uyum sorunu yaşayıp
yaşamıyacaklarını bilmek istemektedirler. Özellikle artık geçerli olmayacak olan
9002 ve 9003 standartlarında bu ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu endişeler
haklıdır, bütün belge almış firmaların belgeleri bir anlam taşımayacak ve
yenilenmeleri gerekecektir. Belge almış firmalar bu dönüşüm sürecini daha ağrılı
yaşayacak, gereksiz kuşku, tedirginlik ve belirsizliklerle zaman ve para harcayacak ve
ISO standartlarının standart olmayışının faturasını yine firmalar ödeyeceklerdir.
Yeni standartları
savunanlar, bunların eskilerin anlayışı üzerinde geliştirildiğini ve endişe
edilecek bir durum olmadığını ileri sürüyorlar. Buna karşılık eski ve yeni
standartlar arasındaki geçişin tekniğini, yaklaşımını ve felsefesini, bu
standartları oluşturan komite bile bilmemektedir. Belge alan her firma için özel bir
çalışma yapılacak ve dönüştürme işlemi yeni belge almaktan daha büyük
güçlükler taşıyacaktır. ISO nun belge almış kuruluşlara tek önerisi belge veren
kuruluşlarala şimdiden temasa geçerek (yani para ve zaman harcayarak) dönüştürme
işlemini nasıl gerçekleştirecekleri konusunda bir plan yapmaları olmaktadır.
Geçiş Dönemi
Yeniliklere uyum sağlanması için iki
yıllık bir geçiş dönemi planlanmaktadır. Bu dönemde 1994 veya 2000 standartlarına
uyum gösteren kalite sistemleri Avrupa Birliği ülkeleri için geçerli olacaktır. Buna
karşılık firmaların ciddi sorunlar ve gerilimler yaşayacakları açıktır. Firmalar
bir ayağı karada bir ayağı gemide olan yolculara benzeyecek ve ne tarafa ne zaman
geçeceklerini bilemiyeceklerdir. Her durumda bu dönüşümün belgelendirme
kuruluşları ve danışmanların işine yarayacağı ve firmaların bu anlamsız
standartlara para, zaman ve enerji harcamayı sürdürecekleri açıktır. |