| Firmanın Öyküsü
SAIC 1969 yılında bir bilimsel danışmanlık firması
olarak Dr. J. Robert BEYSTER tarafından kuruldu. Kurucusu, "Ben çarpıcı
hayalleri ve fikirleri olan bir girişimci değildim. Daha ziyade sabırlı ve çalışkan
bir kurucu idim. Büyük iddalar sahibi olmak yerine, bir kaç proje ve fikirleri olan
insanlarla başladık ve büyüme kartopu gibi kendiliğinden oldu."
SAIC i kuran ve yönetenlerin temel inancı olan
"Bir firmada çalışanlar, onun bir parçasına sahip olmalı ve başarılarındaki
paylarını da hissedebilmeli." ilkesi, firmanın gelişimi ve başarıları ile
ayağı yere basmayan, soyut ve utopik br beklenti olmadığını somut bir şekilde
göstermiş oldu. Başlangıçta mülkiyet sorunu mümkün olan ve düşünülebilen en
adil bir şekilde çözümlenmeye çalışıldı. Mülkiyet yaratılan gelirle orantılı
olarak dağıtıldı. Küçük bir firmada sipariş getirebilmek özel bir önem
taşımaktadır. Firmada bu süreçte pozitif bir yönetim kültürü yaratıldı ve
çalışanlar firmanın nasıl yönetileceği ve SAIC in çalışmak için iyi bir firma
haline nasıl getirileceği konusunda kendi katkılarını sağlayabildiler.
İlk yıllarda SAIC e çalışanlar katıldıkça hisse
oranları da giderek küçülmeye başladı. Kurucunun hissesi ilk yılda %10 civarına
geriledi. Başlangıçta firma yeni kurulan bir firmanın yaşadığı bütün
güçlükleri yaşadı. Kazanılan herşey yatırıma dönüştürülüyor ve ortakların
borçaları nedeniyle evlerine haciz gelebiliyordu. Fakat firma büyüdükçe
ortak-çalışanlar, firmanın sorunları aşmasını sağlayan kural, ilke ve değerleri
canlı tutmayı başardılar. Bunlar: çalışanların ortaklığı, girişimcilik, esnek
ve merkezkaç örgütsel yapı, teknik mükemmellik, profesyonel ilişkilerde yüksek
ahlaki standartlar ve müşteriye kaliteli hizmet verme inancı ve tutarlılığı. SAIC
de başarılmaya çalışılan şey, girişimcilerden oluşan ve örgütte çalışan
herkezin örgütleme, yönetme, risk alma gibi kuruluşu ilerletecek olan davranışlara
istekli ve yeterli olduğu bir kuruluş yaratmaktı. Bunun karşılığında herkez sadece
ücret değil mülkiyet ve başarıya ortak olmanın mutluluğu ile ödüllendirilecek
idi.
SAIC başkanı Dr. BEYSTER; "Çalışan ortaklığı
sistemi olmasaydı şimdi nerede olurduk bilmiyorum. Fakat inanıyorum ki şimdi
bulunduğumuz düzeylerde olamazdık. Paylaşılmış mülkiyet ve paylaşılmış
sorumluluk SAIC dünyasında, bir kişinin değil binlerce kişinin tepede olduğu bir
girişimcilik kültürü yarattı."
Bu inanışlarla kurulan sistem 1999 yılında 35.000
çalışana ve $4.7 Milyar ciroya ulaştı.
Çalışanların Ortaklığı Programı
Firmanın kuruluşunda, çalışanlar , firmanın
gelişmesine yaptıkları katkı ve müşterilere sağladıkları kaliteli hizmet
oranında firmanın hisselerine sahip olabiliyorlardı. Bu ortaklık sistemi giderek
genişletildi ve daha rafine bir hale getirildi. Sistem, 35.000 çalışanı kapsıyacak
bir aktif paylaşımı ve ücretlendirme modeline dönüştürüldü. Firmanın çalışan
mülkiyeti modelinde kalmasını sağlamak için, ayrılanlar hisselerini o andaki piyasa
değerinden tekrar firmaya satmak zorunluluğunda idi. SAIC bu sırada Amerikadaki en
büyük çalışan mülkiyetindeki yüksek teknoloji firması olarak tanınmaktadır.
Çalışanlarının sayısı 1999 yılında 35.000, yıllık cirosu $4.7 Milyar dolar
civarındadır.
SAIC in çalışanların mülkiyeti modeli üç temel
inanışa dayanmaktadır.
1. Enerji ve yaratıcılıklarını firma için
harcayanların, firmaya ve başarılara sahip olması da hakkaniyet gereğidir.
2. Sahiplik ilişkisi ile firmaya bağlı olanlar,
aşağıdaki özelliklere de sahip olcaklardır.
- Müşterilere daha yakın ilgi ve daha kaliteli
ürün ve hizmet sunmak.
- Firmanın gelişesi için verilen uğraşlara
katılmak ve pozitif katkıda bulunmak.
- Çalışma ortamında ahlaki ve deontolojik
kuralların geçerli olmasına özen göstermek.
- Bir takım disiplini ve heyecanı içinde
çalışmaya yatkın olmak.
- Firmanın finansal gelişimine katkıda bulunmak.
3. Çalışanların sahip olduğu firmalar, ilgisiz firma
dışı pay sahiplerinin beklentileri yerine firmanın çalışanları, ortakları ve
işortaklarının geniş tabanlı bir ilgi ve beklentisi ile yönlendirilmektedir.
SAIC borsaya kayıtlı bir anonim kuruluş
olmadığından, hisseleri profesyonel bir borsa kuruluşu tarafından
değerlendirilmektedir. Hisse senedi fiyatları üçer aylık dönemlerde Direktörler
Kurulu tatafından belirlenmektedir. Bu değerlendirme, karmaşık bir finansal analiz ve
bencmarking işlemlerinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu değer belirlendikten
iki hafta sonra bir firma içi hisse senedi alışverişi başlamaktadır. Bunun
kuralları da firma içinde çalışanlar tarafından belirlenmektedir.
|