eylemban2.jpg (1802 bytes)

Etkin Yönetim Liderlik Eğitim Merkezi

Bir Futuristik Model Öncülüğü :
SAIC (Science Applıcations International Co.)

Doç. Dr. Kutlu MERİH

hm-btn.gif (208 bytes)
 

Firmanın Öyküsü

SAIC 1969 yılında bir bilimsel danışmanlık firması olarak Dr. J. Robert BEYSTER tarafından kuruldu. Kurucusu, "Ben çarpıcı hayalleri ve fikirleri olan bir girişimci değildim. Daha ziyade sabırlı ve çalışkan bir kurucu idim. Büyük iddalar sahibi olmak yerine, bir kaç proje ve fikirleri olan insanlarla başladık ve büyüme kartopu gibi kendiliğinden oldu."

SAIC i kuran ve yönetenlerin temel inancı olan "Bir firmada çalışanlar, onun bir parçasına sahip olmalı ve başarılarındaki paylarını da hissedebilmeli." ilkesi, firmanın gelişimi ve başarıları ile ayağı yere basmayan, soyut ve utopik br beklenti olmadığını somut bir şekilde göstermiş oldu. Başlangıçta mülkiyet sorunu mümkün olan ve düşünülebilen en adil bir şekilde çözümlenmeye çalışıldı. Mülkiyet yaratılan gelirle orantılı olarak dağıtıldı. Küçük bir firmada sipariş getirebilmek özel bir önem taşımaktadır. Firmada bu süreçte pozitif bir yönetim kültürü yaratıldı ve çalışanlar firmanın nasıl yönetileceği ve SAIC in çalışmak için iyi bir firma haline nasıl getirileceği konusunda kendi katkılarını sağlayabildiler.

İlk yıllarda SAIC e çalışanlar katıldıkça hisse oranları da giderek küçülmeye başladı. Kurucunun hissesi ilk yılda %10 civarına geriledi. Başlangıçta firma yeni kurulan bir firmanın yaşadığı bütün güçlükleri yaşadı. Kazanılan herşey yatırıma dönüştürülüyor ve ortakların borçaları nedeniyle evlerine haciz gelebiliyordu. Fakat firma büyüdükçe ortak-çalışanlar, firmanın sorunları aşmasını sağlayan kural, ilke ve değerleri canlı tutmayı başardılar. Bunlar: çalışanların ortaklığı, girişimcilik, esnek ve merkezkaç örgütsel yapı, teknik mükemmellik, profesyonel ilişkilerde yüksek ahlaki standartlar ve müşteriye kaliteli hizmet verme inancı ve tutarlılığı. SAIC de başarılmaya çalışılan şey, girişimcilerden oluşan ve örgütte çalışan herkezin örgütleme, yönetme, risk alma gibi kuruluşu ilerletecek olan davranışlara istekli ve yeterli olduğu bir kuruluş yaratmaktı. Bunun karşılığında herkez sadece ücret değil mülkiyet ve başarıya ortak olmanın mutluluğu ile ödüllendirilecek idi. 

SAIC başkanı Dr. BEYSTER; "Çalışan ortaklığı sistemi olmasaydı şimdi nerede olurduk bilmiyorum. Fakat inanıyorum ki şimdi bulunduğumuz düzeylerde olamazdık. Paylaşılmış mülkiyet ve paylaşılmış sorumluluk SAIC dünyasında, bir kişinin değil binlerce kişinin tepede olduğu bir girişimcilik kültürü yarattı."

Bu inanışlarla kurulan sistem 1999 yılında 35.000 çalışana ve $4.7 Milyar ciroya ulaştı.

Çalışanların Ortaklığı Programı

Firmanın kuruluşunda, çalışanlar , firmanın gelişmesine yaptıkları katkı ve müşterilere sağladıkları kaliteli hizmet oranında firmanın hisselerine sahip olabiliyorlardı. Bu ortaklık sistemi giderek genişletildi ve daha rafine bir hale getirildi. Sistem, 35.000 çalışanı kapsıyacak bir aktif paylaşımı ve ücretlendirme modeline dönüştürüldü. Firmanın çalışan mülkiyeti modelinde kalmasını sağlamak için, ayrılanlar hisselerini o andaki piyasa değerinden tekrar firmaya satmak zorunluluğunda idi. SAIC bu sırada Amerikadaki en büyük çalışan mülkiyetindeki yüksek teknoloji firması olarak tanınmaktadır. Çalışanlarının sayısı 1999 yılında 35.000, yıllık cirosu $4.7 Milyar dolar civarındadır.

SAIC in çalışanların mülkiyeti modeli üç temel inanışa dayanmaktadır.

1. Enerji ve yaratıcılıklarını firma için harcayanların, firmaya ve başarılara sahip olması da hakkaniyet gereğidir.

2. Sahiplik ilişkisi ile firmaya bağlı olanlar, aşağıdaki özelliklere de sahip olcaklardır.

  • Müşterilere daha yakın ilgi ve daha kaliteli ürün ve hizmet sunmak.
  • Firmanın gelişesi için verilen uğraşlara katılmak ve pozitif katkıda bulunmak.
  • Çalışma ortamında ahlaki ve deontolojik kuralların geçerli olmasına özen göstermek.
  • Bir takım disiplini ve heyecanı içinde çalışmaya yatkın olmak.
  • Firmanın finansal gelişimine katkıda bulunmak.

3. Çalışanların sahip olduğu firmalar, ilgisiz firma dışı pay sahiplerinin beklentileri yerine firmanın çalışanları, ortakları ve işortaklarının geniş tabanlı bir ilgi ve beklentisi ile yönlendirilmektedir.

SAIC borsaya kayıtlı bir anonim kuruluş olmadığından, hisseleri profesyonel bir borsa kuruluşu tarafından değerlendirilmektedir. Hisse senedi fiyatları üçer aylık dönemlerde Direktörler Kurulu tatafından belirlenmektedir. Bu değerlendirme, karmaşık bir finansal analiz ve bencmarking işlemlerinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu değer belirlendikten iki hafta sonra bir firma içi hisse senedi alışverişi başlamaktadır.  Bunun kuralları da firma içinde çalışanlar tarafından belirlenmektedir.

 

hm-btn.gif (208 bytes)
EYLEM MAYIS.2002