|
PAZAR
ANALİZLERİ VE ENFORMATİK
Pazar analizleri
satış fonksiyonu üzerine kurulmuş geleneksel ticarî yönetim kavramından çok
farklıdır. İşletme stratejisi açısından pazar analizleri, işletmenin faaliyet
yaptığı sahalarda üretmesi gereken temel ürünlerini, bu ürünlerin satılacağı
pazar bölümlerini ve bunlardaki gelişmeleri değerlemk ve pazarlama bileşenlerinin
(marketing - mix) duyarlılık analizlerini yapmaktadır. Günümüzde gelişmiş ve
profesyonelleşmiş ola araştırma teknikleri, güçlü bir enformatik altyapısı ile
birleştiğinde kuruluşlara etkin bir stratejik yaklaşım olanağı sağlamaktadır.
İşletmenin
Temel Ürünlerinin ve Pazarlarının Belirlenmesi
İşletme
pazarlarının ve ürünlerinin belirlenmesinde üç yaklaşıma rastlamak mümkündür.
Bunlar, ürün yönelimi, pazar yönelimi ve pazar bölümünden ibarettir. Ürün
yöneliminde işletme birçok sayıda pazarlarda sınırlandırılmış sayıda birkaç
belirli ürününü satar. Böyle işletmeler ürün uzmanlaşmasından yararlanırlar,
(örneğin meşrubat sanayi gibi) pazara yönelik bir işletme sadece belirli birkaç
pazar üzerinde birçok sayıda ürünleri satmaya yönelmiştir. Bu işletmeler, pazar
üzerinde uzmanlaşmışlardır. Pazar oluşturan müşterilerin arzu ve ihtiyaçlarını
iyi bilir ve değerlendirirler (örneğin, büyük mağazalar gibi). Pazar bölünümüne
yönelmiş bir işletme ise; boyutuna veya büyüklüğüne uygun bir azar üzerinde;
yalnız bir ürün üreterek satışa arzeder. Bunlara örnek olarak da bölgesel mobilya
yapımcılarını ve taksi şirketlerini gösterebiliriz.
Ancak, ne tür bir
eğilim gösterirse göstersin, bir işletme herşeyden önce, mallarına olan talebi,
yani, potansiyel müşteri gruplarını ve onların ihtiyaçlarını kesinlikle tanımak
zorundadır. Müşteri ihtiyaçlarını incelerken işletme önce ihtiyacın ritimini,
yani, düzenli bir biçimde ortaya çıkıp çıkmadığını saptar. Örneğin; yiyecek
cinsinden mallara olan ihtiyaç düzenli bir ritme sahiptir. Buna karşılık, yarı
dayanıklı veya donatım mallarına olan talep çevrimsel (devrî) bir ritm takip eder.
İhtiyaçların göstermiş olduğu özellikler, işletme ürün seçiminde ve üretim
kapasitesinin belirlenmesinde, satış biçiminin saptanmasında önemli ölçüde etkin
olur. İşletme bundan sonra müşteri ihtiyaçlarındaki genel gelişme eğilimini, bu
gelişmenin yıldan yıla değişim oranlarını ve hangi faktörlere bağlı olarak
meydana geldiğini araştırmalıdır. Bundan sonra, işletme için büyümenin tatmin
edici olup olmadığı araştırılmalı, ürünle, sektörle veya endüstri ile ilgili
çalışmaya devam etme veya etmeme konusunda bir karara varılmalıdır. Bütün
bunların gerçekleşmesi için gelişmiş bir enformatik altyapısının sağlıyacağı,
bilgi profillerinin önemli bir rol oynayacağı açıktır.
Pazarlama
Kanalları
İhtiyaçlardan
sonra inceleme konusu olan ikinci husus işletmeden mal alanı yani, işletmenin muhatap
olduğu müşteri kitlesinin analizidir. Malları bir veya birkaç toptancıya mı
vermektedir, yoksa birçok sayıdaki küçük alıcılara ve nihaî müstehlike mi
dağıtmaktadır. Bunun fiyatlar ve maliyetler yönünden etkileri ile müşterilerin
ihtiyaçlarını eksiksiz olarak zamanında gidererek pazara hâkim olma bakımından
taşıdığı özellikler nelerdir? Bu soruya cevap verebilmek için müşterilerin
özelliklerini bilmek ve bunun içinde enformatik teknolojisi gerekmektedir.
Müşteri
özelliklerinin incelenmesinde diğer bir husus ta, onların yeknesak (üniform) cinsten
olmaları ile çeşitliliğe ihtiyaç gösteren gruplardan oluşmalarının
belirlenmesidir. Bu takdirde işletmenin kalite ve fiyat yönlerinden ürün
farklılaştırmaya yönelik çalışıp çalışmaması konusunda kararlara varılması
da aydınlanmış olacaktır. Müşterilerin daha iyi tanınması, işletmenin nihaî
yoğatıcıyla doğrudan doğruya ilişkilerinin olup olmamasına da bağlıdır.
İlişkilerin bir zorunluluk olarak toptancılar, perakendeciler ve dağıtıcı firmalar
kanalıyla yapılması, işletme için müşterilerini daha iyi tanımak bakımından
bazı güçlükler doğurur. Müşteriye basitçe hizmet edilmesi ve yahut ta satışı
izleyen birtakım hizmetler yapılması (örneğin garantiler, satış sonrası hizmetler
gibi), müşterinin mala olan talebini ve güvenini arttırdığı gibi,ilerideki
taleplerinde de işletmeye olan bağlılığını güçlendirebilecektir. Müşterilerin
karar vermeden önce, özellikle, dayanıklı mallarda daha önce tecrübeli birinin
fikirlerine başvurması da satış sonrası garantilerin ve hizmetlerin önemini
artırıcı bir etmen olmaktadır.
Müşterilerin
Profilleri
Müşterilerin
gruplandırılmasında dikkate alınacak kriterler, onların yaşları, gelir seviyeleri,
sosyo profesyonel (meslekî) durumlarıdır. Bundan sonrada pazar/ürün uyuşması
sağlamak için onlara arzedilecek ürünlerin veya hizmetlerin özelliklerini dikkate
almak ve bu iki hususun birbirleriyle uygunluğunu sağlamak gereklidir. Müşterileri
çeşitli gruplara ayırmaktan amacımız, aynı veya özdeş özelliklere sahip olan,
gereksinimler arasında aynı hiyerarşiyi kuran ve ambalaj, reklam, taşıma yönünden
aynı ticarî maliyetleri gerektiren müşterileri saptamaktadır. Böylece, satışları
artıracak ve her pazar bölümünü en iyi biçimde temsil edecek maliyet ve fiyatları
belirlenmiş olacaktır.
İşletmenin temel
müşterilerinin ve pazarlarının belirlenmesi, stratejik bir öneme sahip olan sahipler
üzerinde, müşterileri yakından tanımak, onlar üzerine olumlu etkiler yapmak; uygun
maliyetlere ve satış fiyatlarına ulaşmak gibi, avantajlar sağlayacaktır. Ayrıca,
benzer özellikler arzeden pazar alanlarının başlangıçta seçimi işletmenin her
alanla ilgili ürünlerinin satış durumlarını saptamasına, ürünler ve pazar
alanlarıyla ilgili yatırım fonlarının etkili bir biçimde ayırmasına, bazı
ürünlerin , pazarlar üzerindeki göstermiş olduğu hayat eğrisini gözleyerek
gerekliyse terk etmesine yardımcı olacaktır.
Rakiplerin
Durumu
İşletmenin pazar
analizlerini yaparken elde edeceği önemli verilerden biri de, ana rakiplerinin
yönelişleri ile ilgilidir: Eğer rakiple ürün yönetimine göre, belirli ürünler
üzerinde uzmanlaşmışlarsa, işletmenin pazar yönelimine dönük bir rekabet
uygulaması, aksine, rakipler pazar yönelimine uygun politika izliyorlarsa, ürün
yönelimine dönük bir rekabet sürdürmesi daha uygun olacaktır.
Pazar Payı ve
Gelişme
Bir işletmecinin
pazar payı ile kâr potansiyeli arasında doğrudan doğruya bir ilişki mevcut
bulunmaktadır. Yani pazar payı büyüdükçe veyahuta genişledikçe, işletmenin kâr
etme potansiyeli de, 0 ölçüde artacaktır. Aynı zamanda, bir işletmenin faaliyet
yapmayı tasarladığı pazar kısımlarının biçimi ile işletmenin boyutu arasında da
bir ilişki görülebilir. Büyük işletmeler, küçük çaptaki pazar kısımlarında,
üretim potansiyellerini bütünü ile kullanamayacaklarından başarısızlığa
uğrarlar. Çok büyük pazar kısımları üzerinde faaliyet yapan küçük çaptaki
işletmeler de müşterilerini tatmin etmek bakımından asgarî maliyetlerle
çalışmakta tehlikelere düşerler ve büyük rakipler tarafından kolayca saf dışı
edilebilirler. Risk, küçük işletmenin finansal ihtiyaçlarının karşılanmasıyla
giderilebilir. Bu ise ancak, küçük işletmenin en azından faaliyette bulunduğu
sahanın yıllık büyüme oranı ölçüsünde satışlarını artırabilmesiyle
mümkündür. Eğer pazar kısmı veya faaliyet sahâsı % 20 oranında bir yıllık
büyüme gösteriyor, halbuki, işletmenin satışları ancak % 10 kadar, büyüyorsa,
işletme pazarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Hatta, mutlak değer
olarak satış rakkamları iyi gözükse dahi burada önemli olan oransal artış
değerleridir.
Bir işletmenin
pazar payının oransal olarak azalması, o işletmenin rekabetini iki ölçüde
etkileyecektir; bunlardan birincisi; işletmerin rakipleri kadar çabuk biçimde
maliyetlerini azaltamayacağı; ikincisi ise, işletmenin rakiplerini yakalamak için
kısa veya uzun vadede gerekli finansal kaynakları (özellikle oto finansman) bulamamak
olanaksızlığı içine düşeceğidir. Böyle bir işletme, rakipleri tarafından
pazarı terketmeğe zorlanır veya onların tavizleriyle (üstsaflarına sığınarak)
yaşamını devam ettirmeye çalışılır.
Duyarlılık
Analizi ve Pazarlama Bileşenleri (Marketing-mix).
İşletmenin
ürünlerini nihaî yoğaltıcıya satmak için kullandığı pazarlama stratejisini
harekete geçiren araçların bileşimine (kombinasyonuna) duyarlılık analizi adını
vermekteyiz. İşletme ürünlerini pazarlara sunmak ve en iyi payı alabilmek için
pazarlama bileşenlerini faaliyerlerine uygun düşecek biçimde oluşturur. İşletme
literatüründe buna marketing-mix adı verilmektedir.Adı geçen pazarlama bileşenlerini
üç ana grupta toplayabiliriz;
1) Ürün
üzerine faaliyetler; bunlar; kalite seviyesi, ürün türlerinin özellikleri; fiyat
politikası.
2) Dağıtım üzerine faaliyetler; dağıtım şebeke veya kanalları, taşıma
faaliyetleri ve araçları, stok politikası depo ve anbarlar.
3) Haberleşme üzerine faaliyetler; reklâm ürünün rakip ürünlerden farklı
olan özelliklerini tanıtma ve halkla ilişkiler gibi faliyetlerden oluşurlar.
Bu araçlar,
işletmenin pazar üzerinde ulaşmayı arzu ettiği genel amaçlarını gerçekleştirmek
için optimal bir formül içinde bileştirilmeye çalışılır. Örneğin: pazarlama
bileşenleri için ayrılmış kaynakları a.b.c, semboleriyle ürün, dağıtım ve
haberleşme üzerine faaliyetleri de U, D ve H ile gösterirsek, herhangi bir to
zamanında vektöriyel olarak en uygun formül şu şekilde yazılabilir; to (EaU, EbD,
EcH). Bu formülün ifade edilmesi; hangi araçlara diğerlerinden daha fazla önem
verilmesi hususunda ikili kıyaslamaları gerektirecektir. Örneğin amaçları
gerçekleştirmekte, fiyatlar üzerinde mi, kalite üzerinde mi, veyahutta reklam
üzerinde mi daha fazla durmalı ve rakiplerle hangi araca daha fazla önem vererek
mücadele etmetidir? Bu bileşim ürünlerin ciddi bir incelemeye tabi tutulmasından ve
rekabet eden markalarla karşılıklı olarak farklılaştırıldıktan sonra bir pazar
bölümünden diğerine, bir ürün cinsinden diğerine (özellikle pazar ve ürün
farklılaştırılmasına yönelmiş işletmelerde) farklı formüller şeklinde
saptanmalıdır. Çünkü, bütün ürünlere uygulanacak standart bir bileşim fomülü
vücuda getirmek sakıncalı olabilir.
Görüleceği
üzere, pazarlama yöneticisi faaliyet sahalarındaki yatırımları yöneten,
ürünlerden elde edilen nakit akışlarını iyileştirmeye çalışan iyi bir
finansmancı da olmak zorundadır. Pazarlama faaliyetinin duyarlılık analizini yapmak
finansal kriterlerin yardımıyla olacaktır. Bu tür bir yaklaşım ise en etkin ve kolay
bir şekilde ancak entegre bir enformatik sistemin varlığı ile mümkün olabilecektir. |