KÜÇÜK
İŞLETMELERİN ÖZELLİKLERİ
Küçük ve orta boy
işletme (KOBİ) tanımı, işletmenin faaliyetlerinin tabiatına göre çeşitlenir.
Genellikle bir ticari kuruluşu küçük olarak niteleyen kriterler, sınırlı sayıdaki
işçi sayısı veya satışlarının parasal değeridir. Sanayi işletmeleri, sermaye
yatırımı seviyesi ve/veya maksimum enerji ihtiyacı temeline göre
sınıflandırılırlar. Diğer küçük işletmeler bunların çeşitli
kombinasyonlarını ve diğer faktörleri, faaliyet tanımı olarak kullanırlar. Mamafih
birçok tartışma ve konu ile ilgili yazıda, küçük işletmelerden genel ve
fonksiyonel yönetimin bir kişinin veya en fazla iki üç kişinin elinde olduğu ve bu
kişinin işletmedeki bütün önemli kararları alan kişi olduğu şeklinde bahsedilir.
Enformatik Uzmanı,
küçük işletmeleri büyüklerinden ayıran faktörlerin farkında olmalıdır.
Öncelikle küçük işletmeler normal olarak, bir şahıs yada aile tasarrufları
tarafından finanse edilirler ve oluşum sürecinde dış finans kaynaklarına sınırlı
ölçüde başvururlar. İkinci olarak, yöneticinin bütün iş yerindeki personelle
sıkı bir ilişkisi vardır. Üçüncü olarak, işletme sınırlı bir coğrafi alanda
faaliyet gösterir. Bu faktörler, uzmanlık işlemlerini oldukça fazla etkilerler.
Bütün bu
özelliklere ilaveten sektörün karşı karşıya olduğu ve uzmanın iyi bilmesi gereken
özel fırsatlar ve sorunlar vardır.
Küçük işletmeler
doğal pazarlarında, sınırlı talepler doldurma yeteneğini de içeren belirgin
avantajlara sahiptirler. Bunlar emek yoğun eğilim, yüksek kabiliyet isteyen iş,
özel talep ve şartlara hızlı uyum gösterebilme esnekliğidir.
Küçük bir
işletmede baş gösterebilecek muhtemel sorunlar, hem genel hemde özeldir. Genel
yapıdaki sorunlar yasal düzenlemeyi gerektirir, kredi ve giriş müsaadesi uygun teknik
ve yönetsel yardımın eksikliği v.s. gibi
KOBİ'LERİN
ÜSTÜNLÜKLERİ
Aslında sağlıklı
bir yapıya sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler, her ekonomi için vazgeçilmez
unsurdur. Bu işletmelerin özellikle büyük işletmeler karşısındaki kuvvetli ve
zayıf yanlarını ve sonuçta ülke ekonomisi için yararları şöylece
sıralayabiliriz.
Tüketici
Tercihlerine Daha Esnek Bir Yaklaşım
Tüketici yada
müşteriye daha yakın olma ve daha yoğun biçimde müşteriye yönelik olarak
çalışan küçük ve orta boy firmalar, bu tercihleri hemen algılayıp üretim süreci
de gerekli değişiklikleri hızla yaparak karşılamaya çalışırlar. Çevresel
koşullardaki değişikliklere olan tepki ve esneklik dereceleri büyük ölçekli
firmalara göre daha yüksektir.
Yeniliklere Daha Yatkın
Olunması
Büyük ölçekli
firmalara göre küçük ve orta ölçekli firmaların her düzeyde tepe yönetimye yakın
olmaları, onların tepe yönetim sorunlarını daha kolay anlamalarına ve buna bağlı
olarak hemen pazarlanabilir, teknik yeniliklerde bulunabilmelerine yol açar.
Teknik
Yeniliklerde Daha Fazla Verimlilik
Küçük ve orta
ölçekli işletmeler, aynı mali harcama ile büyük işletmelere oranla daha fazla
teknik yeniliklerde bulunabilmektedir. Her bakımdan büyük ölçekli işletmelerin
tamamlayıcısı ve yardımcısı olabilen küçük ve orta ölçekli firmalar teknik
alandaki düşünce ve uygulamaları, ilk defa ortaya koyarak bunları daha da
geliştirmek ve işlemek üzere büyük ölçekli işletmelere sunabilmektedir.
Çalışanlarla
Daha Yakın ilişki
Büyük
ölçekli işletmelere oranla orta ve küçük ölçekli işletmelerin sahip ve / veya
yöneticileri, işyerinde işveren-işgören ayırımı yapmadan, çalışanıyla yakın
ilişki içinde bulunmakta, çift yönlü iletişim sağlanmakta, aile duygusu ve
birbirine karşılıklı güven gelişmekte, kararların genelde birlikte alınıp ortak
hareket edilmesi, çalışmaların motive olmalarına ve firma ile özdeşmelerine
yolaçar. İlişkilerdeki bu yakınlık sonuç olarak, kalite ve verimliliği
yükseltmektedir.
Ferdi
Tasarrufların Teşvik Edilmesi
Büyük
ölçekli firmalara oranla, küçük ve orta ölçekli firmaların kaynak temininde
yabancı kaynak yerine öz sermayeye başvurmaları ve işlerini büyütmeleri için öz
sermayelerini artırma durumunda kalmaları, bu firmaların üretim sonucu elde edilen net
karlarında tüketim yerine yatırım harcamalarına gitmelerine yol açmaktadır.
Daha Yüksek
Oranda İstihdama Katkı
Küçük ve orta boy
işletmelerde bir kişi istihdam etmek için gerekli olan yatırım harcaması, büyük
firmalara oranla 1/3 kadar daha az olduğundan, küçük ve orta boy işletmelerin
desteklemesi ayrıı zamanda ülkedeki işsizliğin azaltılması anlamına gelmektedir.
Büyük
Firmaların Tamamlayıcısı Olmak
Günümüz ekonomik
hayatının temel gerçeklerinden biri de hiç kuşkusuz küçük, büyük farkı
gözetmeden tüm firmalar arasındaki bağımlılıktır. Çoğu ülkelerde birçok
küçük ve orta boy firma büyük boy firmaların yan sanayicisi yada taçaronu
durumundadır.
Rekabetin Tescil
Edilmesi
Mal ve Hizmet
piyasalarında küçük ve orta boy firmaların sayısının artması, büyük boy
firmaların piyasa paylarının ve güçlerinin azalmasına ve burada da rekabetinı
yoğunlaşmasına yolaçmaktadır. Rekabetin yoğunlaşmasıyla da kalite ve verimlilik
yükselmekte, teknik yenilikler hızlanmakta, kaynaklar etkin kullanılmakta,
özgürlükler artmaktadır.
KOBİ'LERİN
YETERSİZLİKLERİ
Belli başlıkları
yukarıda sıralanan küçük ve orta boy firmaların kuvvetli yönlerine karşılık, bu
firmaların kendi bünyelerinden kaynaklanan yapısal nitelikte zayıf yönleri de
bulunmaktadır. Önemli zayıf yönleri şöylece sıralayabiliriz:
Finansman
Küçük ve orta boy
firmaların sermaye yapısı aslında büyük firmalarınkine oranla sağlıksız
değildir. Ne var ki çoklukla kendi öz kaynakları teminat vermeye yetmediği ve bu
bakımdan kaynak verenlere yeterli kaynak sağlamadığı için, gerek sermaye
piyasasından gerekse bankalardan dış kaynak bulmaları oldukça sınırlı düzeyde
olmaktadır. Ayrıca bu firmaların yatırım harcamalarına özellikle de, teknik
gelişme harcamalarına sürekli olarak değil de belli aralıklarda bulunmaları
karşısında, belli bir fona sahip olmamaları da etkinliklerini azaltmaktadır.
Yönetim ve
Organizasyon
Sürekli değişen
piyasa koşulları ve teknolojiler karşısında gerekli olan teknik ve mesleki bilgiye
sahip ve/ veya yöneticilerin yeterli ölçüde sahip bulunmamaları yada yetişememeleri
doğru karar vermelerini güçleştirmektedir. Firma sahip ve/veya yöneticilerine piyasa
verilerinin doğru hızla akıcı ve zamanında ulaşması çoğu zaman mümkün
olmamakta, hatta bazı küçük ve orta boy firma sahipleri iyi değerlendirildiği
taktirde bilginin önemli bir girdi olabileceğini kavrayamamaktadır.
Pazarlama
Küçük ve orta boy
firma sahipleri genellikle teknik ve mesleki bilgi ve beceriye sahip oldukları kadar,
ticari ve pazarlama bilgisine sahip değildirler. Günümüzde pazarlama faaliyetinin;
tüketici istek ve gereksinimlerini sürekli olarak araştırılıp yerine getirilmesi
temeline yenilik olduğu ve bu temelin üretim finansman yönetim hatta muhasebe gibi
diğer işletme fonksiyonlarını da yönlendirmesi gerektiğini kavrayamayan, birçok
küçük ve orta boy firma piyasadan çekilmek zorunda kalmaktadır.
Üretim
Yabancı kaynak
sağlanmasındaki güçlükler yanında öz sermayeninde arzulanan iş hacmine göre
yetersiz kalması, küçük ve orta boy firmaların piyasa kredisi ile yüksek fiyatla
girdi temin etmelerine, dolayısıyla üretim maliyetlerinin yüksek olmasına yol
açılmaktadır.
Enflasyonun yüksek
olduğu dönemlerde, yeterli ham ve yardımcı madde stoğu yaparak istenilen üretim
hacmini gerçekleştirip yüksek satış gelirine ulaşamayan küçük ve orta boy
firmalar güçlerini giderek yitirebilmektedirler.
Öte yandan içinde
bulundukları finansal zorluklar nedeniyle de, modern makina parkına sahip olmamaları,
kalifiye eleman ve alt yapı yetersizliği gibi nedenler üretimin kaliteli ve verimli
yapılmasını engellemektedir.
Personel
Küçük ve orta boy
firmalarda belli başlı işletme fonksiyonları için, uzman personelin olmayışı
personel alımında firma sahibinin cimri davranması, firma faaliyetlerinin yetersiz
kalmasına neden olmaktadır.
İşyerinde
çalışanların genel olarak her işi yapması, bazen yeni ürün ve teknolojiler
karşısında mevcut personelin bilgi seviyesinin yetersiz kalmasına yol açmakta ve bu
açığın giderilmesi için personelin eğitimine ağırlık verilmesi, çoğu kez
küçük ve orta boy firmaların olanaklarını aşabilmektedir.
Muhasebe ve Hesap
İşleri
Finansman, üretim,
pazarlama gibi temel işletme fonksiyonlarının dengeli ve eksiksiz yerine
getirilebilmesi bu firmaların sağlıklı muhasebe ve hesap işleri sistemine sahip
olmalarına bağlıdır. Ancak küçük ve orta boy firmalar bu konuyu ihmal etmekte
muhasebe sistemine, devlete karşı olan yükümlülüğün yerine getirilmesi gözü ile
bakmaktadırlar. Muhasebe verilerinin incelenip ilgili firma için değerlendirilmesi
yapılmamakta, muhasebe ile ilgili vergi ve diğer mevzuatlar yeterince izlenmediğinden,
hatalar yapılmakta, piyasa değişikliklerinin gerisinde kalınmaktadır .
Teknoloji ve
Bilgi Akımı
Büyük
firmalara oranla bu firmaların müşteriye yada tüketiciye daha yakın olmaları
nedeniyle, onların sorunlarını keşfedip teknik yeniliklerde bulunma potansiyeli daha
yüksektir. Ancak bu potansiyelin harekete geçirilmesi için hızlı, doğru, açık ve
zamanında gelebilmeleri diğer yandan da bu veriler işlenip firma için
değerlendirilmelidir. Oysa uygulamaya bakıldığında birçok küçük ve orta boy firma
için sözkonusu bilgilerin yeterli ölçüde ve zamanında sağlanamaması yanında
piyasa verilerindeki değişikliklere karşı tepki ve esneklik derecesinin düşük
olduğu bilginin, önemli bir üretim girdisi olarak değeri olarak değerlendirilmediği
görülmektedir.
İşletme
seviyesindeki sorunların her an ortaya çıkması gerekli değildir, fakat uzman küçük
işletmelerdeki sorunların işletmenin yükünü taşıyan kişiye, büyük bir şirketin
sorunlarının o şirketin genel müdürüne göründüğünden daha ürkünç
görünebileceğini bilerek bu muhtemel sorunları sürekli gözönünde
bulundurmalıdır.
Bir yönetim
enformatiği uzmanı diğer kişilere göre aşağıdaki sorunların farkında
olmalıdır.
Büyük ve iyi
organize olmuş işletmeler hem iyi çizgide bir yönetim ve hemde uzman bir kadro için
çalışabilirlerken, küçük işletme yöneticisi şirketin politikası ve faaliyet
sorunları ile aynı anda ilgilenen ve bu sorunları personel dezavantajı ve
kısıtlamalarına rağmen karşılayan görevli olarak izole edilmiş bir bireydir.
Küçük işletme
yöneticisi; sık sık uygun olmayan yada en iyi ihtimalle minimum sayısal veri ile
çalışır, faaliyet maliyetlerinden tasarruf etmek için bilgilendirme sistemlerini
uygulamaya çalışır. Piyasada beliren bir zayıflık, işletmeyi bir büyüme sürecine
taşıyabilir. Profesyonel yatırımlar nadiren yeni küçük işletmelerden etkilenirler
ve bu yüzden yöneticinin başlangıç seviyesini arttırma kabiliyeti sınırlı
kalmaktadır. Bu sorun çokça olduğu gibi, işletme faaliyetine devam etmede zorluklarla
karşılaştığında ve yönetici bu
Kriz durumunu
atlatmak için ek finansman teşebbüsünde bulunduğu zaman belirginleşir.
Düşük
borçlanma kapasitesi ile aynı anlama gelen bu sınırlı finansal kaynaklar sorununun
sonucu olarak, küçük işletmeler ekonomik inişlere ve durgunluklara karşı
savunmasızdırlar.
Hızla değişme
ve adapte olma küçük işletmelerin yapısında olan bir yetenek olmasına rağmen bu
özellik, hızla değişim gerektiren bir fırsat aniden ortaya çıktığı zaman
geçerli olmayabilir, çünkü yönetici süregelen faaliyetin sorunlarıyla fazlasıyla
dolu olabilir ve geleceği düşünme kanununda kötü bir konumda yakalanmış olabilir.
İşletmenin
işleyişi, personel eğitimi ve gelişimi konusundaki fırsatları değerlendirmesini
engeller, bu da işletmedeki insan kaynakları potansiyelinin, tamamen realize edilmesi
sonucunu doğurur.
Yönetici, kendisi
için en avantajlı olacak, hükümet düzenlemelerini, faaliyetlerini, imtiyazlarını
her zaman anlayıp yorumlamayabilir.
ENFORMATİĞİN
KOBİ'LERİN GELİŞMESİNDE ROLÜ
Küçük
işletmelerde enformatik uygulamaları, yönetimin tüm spektrumunu kapsar ve uzmandan
özelden çok genelci olması istenir. Yönetim ilkeleri ve küçük işletmelerin
gelişiminde kritik noktalar alanında profesyonel eğitim ve deneyim bu projelerin
başarısında önem taşımaktadır. Birincil önem, işletmenin fonksiyonlarının
etkileşiminin bilgisidir. Çünkü bir fonksiyondaki değişikliğin, diğer fonksiyonlar
üzerinde anında geri tepme yapmadığı durumlar nadirdir. Bundan başka uzmanın mevcut
küçük işletmelerin gelişme uygulamaları için kavramsal temel sağlayan, çeşitli
gelişme yaklaşımlarına aşina olması gereklidir.
Küçük işletmeler
için enformatik uzmanlığında, başarılı bir kariyer yapmak için yetenek ve sanatın
kombinasyonunun yanı sıra, temel ilkelerde uzmanlıkta gereklidir. Küçük bir
işletmenin yöneticisine danışmanlık yaparken önemli olan, kaynakların %30 u ile
sorunların %80 ini özebilme becerisini (PARETO) yaklaşımı yöneticilere aktarabilmek
ve uygulatabilmektir. Bu yaklaşım zamanı ve kaynakları kıt KOBİ lerde sonuçların
daha hızlı ve verimli alınabilmesine olanak sağlar.
Yöneticilerin
ve çalışanların eğitimi de gerekmektedir
Gözlemlere göre
enformatik uzmanları finans, satış, üretim, satınalma v.s. gibi belirli problemlere
bir bütün içinde ve teknolojiye dayanan tekniklerle pratik çözümler sağlamayı
ümit ederken, asıl görevinin yöneticinin ve işletmenin yönetimine katkısı olan
diğer insanların bunlardan yararlanmak üzere geliştirilmeleri ve eğitilmeleri
sorunudur. Enformatik uzmanları bir çok durumda iyi organize edilmemiş bir yapı ve iyi
tanımlanmamış fonksiyonlardan oluşan bir işletmeye teknoloji götürme
durumundadır. Bu durumda muhasebeden, kadro eğitimine kadar zevksiz
işlerin tamamlanması için gerek yöneticilerin, gerekse çalışanların
cesaretlendirilmesi ve motive edilmesi gerekebilmektedir.
Büyük işletmeler
için gerekli ve yararlı olan rutin raporların, bu küçük işletmeler koşulunda
uygulanmadığını söylemek belki de gereksiz olacaktır. Buralarda yazılan raporlar
kısa basit ve mutlak bir minimumla sınırlanmış olmalıdır. uzman, KOBİ
yöneticilerinin iyi eğitim görmüş, yada iş için gerekli bütün yönetme
kabiliyetine sahip olması gerekmediğini de unutmamalıdır. Bunun ötesinde, aşikar
yetersizliklerin tedavisine yardımcı olacak eğitim imkanları hemen hemen hiç yoktur.
Bu nedenle, tepe yönetimi etkilemek için profesyonel bir hava yaratmak ve uzmanlığı
vurgulamaktansa, ikna edici ve motive edici diplomatik bir yaklaşım uygulamak en etkili
yoldur.
Küçük bir
işletmede görev üstlenirken, veri yokluğu en büyük engeldir. Genellikle bilginin tek
kaynağı her zaman çok meşgul olan yöneticidir. Aradığı adamdan istediği bilgileri
alması ve bunları enformatik bir sistem dönüştürmesi, uzmanın marifetli, inatçı,
sebatlı ve ısrarcı olmasına bağlıdır.
Küçük bir
işletmenin sahibi veya yöneticisi bu hizmetleri nasıl ve ne zaman kullanacağı
konusunda karar vermeyi zor bulabilir. Yöneticinin belli bir hizmet karşılığında
para alan teknisyenlerden direkt olarak bazı tavsiyeler alması mümkün olmakla beraber,
geniş anlamda bir yönetim uzmanı bütün hizmetler için, tavsiyelerde bulunabilme ve
öncelikle enformatik hizmetlerin kabul edilebilir maliyetleri üzerinde yöneticiye
tavsiyede bulunabilmelidir.
Bir
Enformatik Altyapısının Kurulması
İyi bir işletme
yöneticisi genellikle hızla birçok fikir üretebilme yeteneğine sahiptir. Enformatik
uzmanı bunu teşvik etmeli, iki ana sebepten dolayı tepe yönetime sayısal verileri
sağlayarak yardımcı olmalıdır.
Birincisi
alternatifler arasında mantıklı bir seçim yapmasına yardımcı olmak için, ikincisi
yönetici projeye başladıktan sonra aklına gelebilecek rahatsız edici düşüncelere
karşı destekleyici bir kanıt olarak kullanmak içindir. Burada uzmanlığın yararı ve
önemi işletmeyi doğrudan kendi ihtiyaçlarına dönük çözümlere yöneltmek, kaynak
ve enrjiyi fantezi teknolojilere harcamamaktır. Bir enformatik uzmanını belirleyebn
esas özellik, teknoloji alanında neyin temel ve stratejik, neyin ise anlamsız fantezi
olduğunu ayırabilme kapasitesidir.
Özellikle ilk
aşamalarda eksiklikler ve hatalar olacaktır; bu genel öğrenme projeninin bir
parçasıdır. Uzmanın görevi, ilk aşamalarda kullanıcılar tarafından yapılabilecek
hataları minimize etmektir. Enformatik projelerinde başlangıç aşamasındaki
aksilikler kullanıcıları demoralize ederek kolyaca aşılabilecek sorunları karmaşık
hale getirmektedir. Bu aşamayı başarı ile geçmek önemli bir uzmanlık yeteneğidir.
Enformatik uzmanı
tepe yönetimi, almaya gücü olduğu durumlarda , bağlangıçtan itibaren bazı
fonksiyonel uzmanların hizmetlerini kullanmaya teşvik etmelidir. Çünkü , işletme
büyüdükçe onlarda işletmenin tarihine, uygulamalarırıa ve sonuçlarına daha aşina
olacaklar ve böylece kuruluşun gelişme aşamasında fonksiyonların entegrasyonuna
anlamlı bir şekilde yardımcı olabileceklerdir.
Gerçeğe değinmek
gerekirse, bir küçük işletmenin enformatik uzmanlığı bir fonksiyonel birikim ve
ustalık ta gerektirmektedir. KOBİ'lerde en önemli olaylar, hem oluşum sermayesinin ve
daha sonradan gelir ve giderleri kontrolü açısından oldukça zor olan, finansal
konular çevresinde dönmektedir. Bu faaliyetlerde genişl bilgi ve tecrübe kazanmamış
bir küçük işletme enformatik uzmanı, tepe yönetim için bir tehlikedir ve bu kişi
kelimenin tam anlamı ile mesleki ehliyeti olduğunu iddia edemez.
Gelişmiş
Girişimlerde Enformatik
Gelişmiş
girişimler enformatik uzmanlığı için de gelişmiş potansiyeller sunarlar. Burada
başlangıç için güçlü teknolojik altaypılar kurmak veya mevcut altyapıları
gelişmiş olanlarla daha sorunsuz olarak değiştirmek mümkündür. Tepe yöneticiyi
yüzdelerle oynamaya teşvik etmeli ve onu uygun kritik alanlara konsantre etmelidir.
Teşebbüsün bir olgunlaşma süresi boyunca günden güne faaliyet sorunlarının içine
dalan yönetici, çoğunlukla sürekli gelişme ve yaşayabilme için gerekli olan orta ve
uzun vadeli planlamaya yeterli önemi vermez. Uzman, onu gerçeği yansıtan sayılara
bakması konusunda teşvik ederek yardımcı olabilir. Örneğin fon akışı
tablolarını, bilançoları, cari hesapları, bütçe hareketlerini ve stok durumlarını
enformatik bir anlayışla sürekli olarak izlemek bir kuruluşa bir çok ufuklar
açabilir. Gerçekte enformatik yönetim ie pragmatik yönetim arasındaki fark,
yöneticilerin bu tür bir izleme olanağına enformatik olarak sahip olabilmeleridir.
Başarılı
yöneticinin bir belirgin özelliği, hepsinin son derece iyi organize edilmiş
olmalarıdır. Bu gerçek yönetimin geliştirilmesinde teşvik edilmelidir. Bu sistemler
sunmayı, yöneticileri yönetim konuları üzerine okumaya teşvik etmeyi, tahminlerin
bütçe ve kontrollerin üzerinde durmayı gerektirir. Yöneticilerin enformatik yardımı
ile sisteme daha yakından ve etkin bir şekilde hakim olabilmeleri onlara yeni projelere
eğilme ve yeni beceriler edinme konusunda imkanlar sağlayacaktır.
|