| KÜÇÜK
İŞLETMELERİN YÖNETİMİNDE DANIŞMANLIK
Küçük ve orta boy işletme (KOBİ)
tanımı, işletmenin faaliyetlerinin tabiatına göre çeşitlenir. Genellikle bir ticari
kuruluşu küçük olarak niteleyen kriterler, sınırlı sayıdaki işçi sayısı veya
satışlarının parasal değeridir. Sanayi işletmeleri, sermaye yatırımı seviyesi
ve/veya maksimum enerji ihtiyacı temeline göre sınıflandırılırlar. Diğer küçük
işletmeler bunların çeşitli kombinasyonlarını ve diğer faktörleri, faaliyet
tanımı olarak kullanırlar. Mamafih birçok tartışma ve konu ile ilgili yazıda,
küçük işletmelerden genel ve fonksiyonel yönetimin bir kişinin veya en fazla iki
üç kişinin elinde olduğu ve bu kişinin işletmedeki bütün önemli kararları alan
kişi olduğu şeklinde bahsedilir.
ÖZELLİKLER FIRSATLAR ve SEKTÖRÜN
SORUNLARI
Danışman, küçük işletmeleri
büyüklerinden ayıran faktörlerin farkında olmalıdır. Öncelikle küçük
işletmeler normal olarak, bir şahıs yada aile tasarrufları tarafından finanse
edilirler ve oluşum sürecinde dış finans kaynaklarına sınırlı ölçüde
başvururlar. İkinci olarak, yöneticinin bütün iş yerindeki personelle sıkı bir
ilişkisi vardır. Üçüncü olarak, işletme sınırlı bir coğrafi alanda faaliyet
gösterir. Bu faktörler, danışmanlık işlemlerini oldukça fazla etkilerler.
Bütün bu özelliklere ilaveten
sektörün karşı karşıya olduğu ve danışmanın iyi bilmesi gereken özel fırsatlar
ve sorunlar vardır.
Küçük işletmeler doğal
pazarlarında, sınırlı talepler doldurma yeteneğini de içeren belirgin avantajlara
sahiptirler. Bunlar emek yoğun eğilim, yüksek kabiliyet isteyen iş, özel talep
ve şartlara hızlı uyum gösterebilme esnekliğidir.
Küçük bir işletmede baş
gösterebilecek muhtemel sorunlar, hem genel hemde özeldir. Genel yapıdaki sorunlar
yasal düzenlemeyi gerektirir, kredi ve giriş müsaadesi uygun teknik ve yönetsel
yardımın eksikliği v.s. gibi
KOBİ'LERİN ÜSTÜNLÜKLERİ
Aslında sağlıklı bir yapıya sahip
küçük ve orta ölçekli işletmeler, her ekonomi için vazgeçilmez unsurdur. Bu
işletmelerin özellikle büyük işletmeler karşısındaki kuvvetli ve zayıf
yanlarını ve sonuçta ülke ekonomisi için yararları şöylece sıralayabiliriz.
Tüketici Tercihlerine Daha Esnek Bir
Yaklaşım
Tüketici yada müşteriye daha
yakın olma ve daha yoğun biçimde müşteriye yönelik olarak çalışan küçük ve
orta boy firmalar, bu tercihleri hemen algılayıp üretim süreci de gerekli
değişiklikleri hızla yaparak karşılamaya çalışırlar. Çevresel koşullardaki
değişikliklere olan tepki ve esneklik dereceleri büyük ölçekli firmalara göre daha
yüksektir.
Yeniliklere Daha Yatkın Olunması
Büyük ölçekli firmalara göre
küçük ve orta ölçekli firmaların her düzeyde müşteriye yakın olmaları, onların
müşteri sorunlarını daha kolay anlamalarına ve buna bağlı olarak hemen
pazarlanabilir, teknik yeniliklerde bulunabilmelerine yol açar.
Teknik Yeniliklerde Daha Fazla
Verimlilik
Küçük ve orta ölçekli
işletmeler, aynı mali harcama ile büyük işletmelere oranla daha fazla teknik
yeniliklerde bulunabilmektedir. Her bakımdan büyük ölçekli işletmelerin
tamamlayıcısı ve yardımcısı olabilen küçük ve orta ölçekli firmalar teknik
alandaki düşünce ve uygulamaları, ilk defa ortaya koyarak bunları daha da
geliştirmek ve işlemek üzere büyük ölçekli işletmelere sunabilmektedir.
Çalışanlarla Daha Yakın ilişki
Büyük ölçekli işletmelere oranla
orta ve küçük ölçekli işletmelerin sahip ve / veya yöneticileri, işyerinde
işveren-işgören ayırımı yapmadan, çalışanıyla yakın ilişki içinde bulunmakta,
çift yönlü iletişim sağlanmakta, aile duygusu ve birbirine karşılıklı güven
gelişmekte, kararların genelde birlikte alınıp ortak hareket edilmesi,
çalışmaların motive olmalarına ve firma ile özdeşmelerine yolaçar. İlişkilerdeki
bu yakınlık sonuç olarak, kalite ve verimliliği yükseltmektedir.
Ferdi Tasarrufların Teşvik Edilmesi
Büyük ölçekli firmalara oranla,
küçük ve orta ölçekli firmaların kaynak temininde yabancı kaynak yerine öz
sermayeye başvurmaları ve işlerini büyütmeleri için öz sermayelerini artırma
durumunda kalmaları, bu firmaların üretim sonucu elde edilen net karlarında tüketim
yerine yatırım harcamalarına gitmelerine yol açmaktadır.
Daha Yüksek Oranda İstihdama Katkı
Küçük ve orta boy işletmelerde bir
kişi istihdam etmek için gerekli olan yatırım harcaması, büyük firmalara oranla 1/3
kadar daha az olduğundan, küçük ve orta boy işletmelerin desteklemesi ayrıı zamanda
ülkedeki işsizliğin azaltılması anlamına gelmektedir.
Büyük Firmaların Tamamlayıcısı
Olmak
Günümüz ekonomik hayatının temel
gerçeklerinden biri de hiç kuşkusuz küçük, büyük farkı gözetmeden tüm firmalar
arasındaki bağımlılıktır. Çoğu ülkelerde birçok küçük ve orta boy firma
büyük boy firmaların yan sanayicisi yada taçaronu durumundadır.
Rekabetin Tescil Edilmesi
Mal ve Hizmet piyasalarında küçük ve
orta boy firmaların sayısının artması, büyük boy firmaların piyasa paylarının ve
güçlerinin azalmasına ve burada da rekabetinı yoğunlaşmasına yolaçmaktadır.
Rekabetin yoğunlaşmasıyla da kalite ve verimlilik yükselmekte, teknik yenilikler
hızlanmakta, kaynaklar etkin kullanılmakta, özgürlükler artmaktadır.
KOBİ'LERİN YETERSİZLİKLERİ
Belli başlıkları yukarıda sıralanan
küçük ve orta boy firmaların kuvvetli yönlerine karşılık, bu firmaların kendi
bünyelerinden kaynaklanan yapısal nitelikte zayıf yönleri de bulunmaktadır. Önemli
zayıf yönleri şöylece sıralayabiliriz:
Finansman
Küçük ve orta boy firmaların sermaye
yapısı aslında büyük firmalarınkine oranla sağlıksız değildir. Ne var ki
çoklukla kendi öz kaynakları teminat vermeye yetmediği ve bu bakımdan kaynak
verenlere yeterli kaynak sağlamadığı için, gerek sermaye piyasasından gerekse
bankalardan dış kaynak bulmaları oldukça sınırlı düzeyde olmaktadır. Ayrıca bu
firmaların yatırım harcamalarına özellikle de, teknik gelişme harcamalarına
sürekli olarak değil de belli aralıklarda bulunmaları karşısında, belli bir fona
sahip olmamaları da etkinliklerini azaltmaktadır.
Yönetim ve Organizasyon
Sürekli değişen piyasa koşulları ve
teknolojiler karşısında gerekli olan teknik ve mesleki bilgiye sahip ve/ veya
yöneticilerin yeterli ölçüde sahip bulunmamaları yada yetişememeleri doğru karar
vermelerini güçleştirmektedir. Firma sahip ve/veya yöneticilerine piyasa verilerinin
doğru hızla akıcı ve zamanında ulaşması çoğu zaman mümkün olmamakta, hatta
bazı küçük ve orta boy firma sahipleri iyi değerlendirildiği taktirde bilginin
önemli bir girdi olabileceğini kavrayamamaktadır.
Pazarlama
Küçük ve orta boy firma sahipleri
genellikle teknik ve mesleki bilgi ve beceriye sahip oldukları kadar, ticari ve pazarlama
bilgisine sahip değildirler. Günümüzde pazarlama faaliyetinin; tüketici istek ve
gereksinimlerini sürekli olarak araştırılıp yerine getirilmesi temeline yenilik
olduğu ve bu temelin üretim finansman yönetim hatta muhasebe gibi diğer işletme
fonksiyonlarını da yönlendirmesi gerektiğini kavrayamayan, birçok küçük ve orta
boy firma piyasadan çekilmek zorunda kalmaktadır.
Üretim
Yabancı kaynak sağlanmasındaki
güçlükler yanında öz sermayeninde arzulanan iş hacmine göre yetersiz kalması,
küçük ve orta boy firmaların müşteri kredisi ile yüksek fiyatla girdi temin
etmelerine, dolayısıyla üretim maliyetlerinin yüksek olmasına yol açılmaktadır.
Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde,
yeterli ham ve yardımcı madde stoğu yaparak istenilen üretim hacmini gerçekleştirip
yüksek satış gelirine ulaşamayan küçük ve orta boy firmalar güçlerini giderek
yitirebilmektedirler.
Öte yandan içinde bulundukları
finansal zorluklar nedeniyle de, modern makina parkına sahip olmamaları, kalifiye eleman
ve alt yapı yetersizliği gibi nedenler üretimin kaliteli ve verimli yapılmasını
engellemektedir.
Personel
Küçük ve orta boy firmalarda belli
başlı işletme fonksiyonları için, uzman personelin olmayışı personel alımında
firma sahibinin cimri davranması, firma faaliyetlerinin yetersiz kalmasına neden
olmaktadır.
İşyerinde çalışanların genel olarak
her işi yapması, bazen yeni ürün ve teknolojiler karşısında mevcut personelin bilgi
seviyesinin yetersiz kalmasına yol açmakta ve bu açığın giderilmesi için personelin
eğitimine ağırlık verilmesi, çoğu kez küçük ve orta boy firmaların
olanaklarını aşabilmektedir.
Muhasebe ve Hesap İşleri
Finansman, üretim, pazarlama gibi temel
işletme fonksiyonlarının dengeli ve eksiksiz yerine getirilebilmesi bu firmaların
sağlıklı muhasebe ve hesap işleri sistemine sahip olmalarına bağlıdır. Ancak
küçük ve orta boy firmalar bu konuyu ihmal etmekte muhasebe sistemine, devlete karşı
olan yükümlülüğün yerine getirilmesi gözü ile bakmaktadırlar. Muhasebe
verilerinin incelenip ilgili firma için değerlendirilmesi yapılmamakta, muhasebe ile
ilgili vergi ve diğer mevzuatlar yeterince izlenmediğinden, hatalar yapılmakta, piyasa
değişikliklerinin gerisinde kalınmaktadır .
Teknoloji ve Bilgi Akımı
Büyük firmalara oranla bu
firmaların müşteriye yada tüketiciye daha yakın olmaları nedeniyle, onların
sorunlarını keşfedip teknik yeniliklerde bulunma potansiyeli daha yüksektir. Ancak bu
potansiyelin harekete geçirilmesi için hızlı, doğru, açık ve zamanında
gelebilmeleri diğer yandan da bu veriler işlenip firma için değerlendirilmelidir. Oysa
uygulamaya bakıldığında birçok küçük ve orta boy firma için sözkonusu bilgilerin
yeterli ölçüde ve zamanında sağlanamaması yanında piyasa verilerindeki
değişikliklere karşı tepki ve esneklik derecesinin düşük olduğu bilginin, önemli
bir üretim girdisi olarak değeri olarak değerlendirilmediği görülmektedir.
İşletme seviyesindeki sorunların her
an ortaya çıkması gerekli değildir, fakat danışman küçük işletmelerdeki
sorunların işletmenin yükünü taşıyan kişiye, büyük bir şirketin sorunlarının
o şirketin genel müdürüne göründüğünden daha ürkünç görünebileceğini
bilerek bu muhtemel sorunları sürekli gözönünde bulundurmalıdır.
Bir yönetim danışmanı diğer
kişilere göre aşağıdaki sorunların farkında olmalıdır.
Büyük ve iyi organize olmuş
işletmeler hem iyi çizgide bir yönetim ve hemde uzman bir kadro için
çalışabilirlerken, küçük işletme yöneticisi şirketin politikası ve faaliyet
sorunları ile aynı anda ilgilenen ve bu sorunları personel dezavantajı ve
kısıtlamalarına rağmen karşılayan görevli olarak izole edilmiş bir bireydir.
Küçük işletme yöneticisi; sık
sık uygun olmayan yada en iyi ihtimalle minimum sayısal veri ile çalışır, faaliyet
maliyetlerinden tasarruf etmek için bilgilendirme sistemlerini uygulamaya çalışır.
Piyasada beliren bir zayıflık, işletmeyi bir büyüme sürecine taşıyabilir.
Profesyonel yatırımlar nadiren yeni küçük işletmelerden etkilenirler ve bu yüzden
yöneticinin başlangıç seviyesini arttırma kabiliyeti sınırlı kalmaktadır. Bu
sorun çokça olduğu gibi, işletme faaliyetine devam etmede zorluklarla
karşılaştığında ve yönetici bu
Kriz durumunu atlatmak için ek
finansman teşebbüsünde bulunduğu zaman belirginleşir.
Düşük borçlanma kapasitesi ile
aynı anlama gelen bu sınırlı finansal kaynaklar sorununun sonucu olarak, küçük
işletmeler ekonomik inişlere ve durgunluklara karşı savunmasızdırlar.
Hızla değişme ve adapte olma
küçük işletmelerin yapısında olan bir yetenek olmasına rağmen bu özellik, hızla
değişim gerektiren bir fırsat aniden ortaya çıktığı zaman geçerli olmayabilir,
çünkü yönetici süregelen faaliyetin sorunlarıyla fazlasıyla dolu olabilir ve
geleceği düşünme kanununda kötü bir konumda yakalanmış olabilir.
İşletmenin işleyişi, personel
eğitimi ve gelişimi konusundaki fırsatları değerlendirmesini engeller, bu da
işletmedeki insan kaynakları potansiyelinin, tamamen realize edilmesi sonucunu doğurur.
Yönetici, kendisi için en avantajlı
olacak, hükümet düzenlemelerini, faaliyetlerini, imtiyazlarını her zaman anlayıp
yorumlamayabilir.
DANIŞMANIN KOBİ'LERİN
GELİŞMESİNDE ROLÜ ve PROFİLİ
Küçük işletmelerle ilgilenen
danışman yönetimin tüm spektrumunu ele alır ve danışmandan özelden çok genelci
olması istenir. Yönetim ilkeleri ve küçük işletmelerin gelişiminde kritik noktalar
alanında profesyonel eğitim ve deneyimi olanlar tercih edilebilirler. Birincil önem,
işletmenin fonksiyonlarının etkileşiminin bilgisidir. Çünkü bir fonksiyondaki
değişikliğin, diğer fonksiyonlar üzerinde anında geri tepme yapmadığı durumlar
nadirdir. Bundan başka danışmanın mevcut küçük işletmelerin gelişme uygulamaları
için kavramsal temel sağlayan, çeşitli gelişme yaklaşımlarına aşina olması
gereklidir.
Küçük işletmelerdeki
danışmanlıkta, başarılı bir kariyer yapmak için yetenek ve sanatın kombinasyonunun
yanı sıra, temel ilkelerde uzmanlıkta gereklidir. Küçük bir işletmenin
yöneticisine danışmarılık yaparken önemli olan, bütün işlerin %75'inin mükemmel
tamamlanmasına rağmen geri kalan %25' inin ihmal edilmiş olmasındansa, bütün
işlerin %100'ünün mükemmel olmasa dahi şöyle yada böyle tamamlanmış olmasının
sağlanmasıdır. Danışman, yönetimin bütün fonksiyonları görmesine yardımcı
olmak ve faaliyetin entegre bir şekilde uyumla yürümesini sağlamak için işi, daima
bütün çerçevesi ile gözönünde bulundurmalıdır.
Danışmandan, yöneticiyi muhasebeden
kadro eğitimine kadar zevksiz işleri tamamlanmasında cesaretlendirecek ve tercih edilen
teknik faaliyetlerde, tek başına konsantrasyonu engelleyecek sabır ve inatçı azim
istenir.
Söylenen odur ki, danışman finans,
satış, üretim, satınalma v.s. gibi belirli problemlemre bir bütün içinde pratik
çözümler sağlamayı ümit ederken, danışmanın asıl görevinin yöneticinin ve
işletmenin yönetimine katkısı olan diğer insanların geliştirilmesine de uzandığı
zaman, danışmanın rolü daima karmaşıklaşmaktadır. Diğer bir deyişle, konu
maddesi bellidir ama kural olarak belirli fonksiyon ve tekniklerin sınırlarına kadar
genişler. Danışmanlık tekniği geniştir ve gerekli olduğu yerde iyileştirme
yardımını ve birçok durumda gayri resmi eğitimi de içerir.
Danışmanların büyük işletmelere
sunulan rutin raporların, bu küçük işletmeler koşulunda uygulanmadığını
söylemek belki de gereksiz olacaktır. Buralarda yazılan raporlar kısa basit ve mutlak
bir minimumla sınırlanmış olmalıdır. Danışman, müşterinin iyi eğitim görmüş
yada iş için gerekli bütün yönetme kabiliyetine sahip olması gerekmediğini de
unutmamalıdır. Bunun ötesinde, aşikar yetersizliklerin tedavisine yardımcı olacak
eğitim imkanları hemen hemen hiç yoktur. Bu nedenle, müşteriyi etkilemek için
profesyonel bir hava yaratmak ve uzmanlığını vurgulamaktansa, tatlı sözler
söylemek, dil dökme, methetmek ve kınamak istenilen sonuçları almada en etkili
yoldur.
Küçük işletme yöneticisinin,
danışmanın hizmetlerirıi kullanmaya başladığı zaman, sık sık ciddi bir
başarısızlık duygusuna kapıldığı bilinmektedir. Danışman, bu nedenle daha çok
teknik ağırlıklı yardımlarda bulunmanın yanı sıra, müşterinin kendisine olan
saygısını kaybetme ihtimaline karşı dikkatli olmalıdır.
Küçük bir işletmede görev
üstlenirken, veri yokluğu en büyük engeldir. Genellikle bilginin tek kaynağı her
zaman çok meşgul olan yöneticidir. Aradığı adamdan istediği bilgileri alması
danışmanın marifetli, inatçı, sebatlı ve ısrarcı olmasına bağlıdır.
Son yirmi yıl içinde, birçok
hükümet, işçi sendikası ve odalar birliği sanayideki ve diğer sektörlerdeki
küçük işletmeler için özel hizmetler ve kolaylıklar yaratmışlardır. Bunlar ;
Kredi arzı
Azaltılan vergi oranları
Mal ve hizmetler için tercihli
muameleler
Endüstriyel alan ve parklar
Ürün tasarımı ve kalite
kontrol hizmetleri
İhracat imkanları hakkında
danışma hizmetleri
Ekonomik piyasa ve fizibilite
çalışmaları
Hammadde alanında avantajlar
Küçük bir işletmenin sahibi veya
yöneticisi bu hizmetleri nasıl ve ne zaman kullanacağı konusunda karar vermeyi zor
bulabilir. Yöneticinin belli bir hizmet karşılığında para alan teknisyenlerden
direkt olarak bazı tavsiyeler alması mümkün olmakla beraber, geniş anlamda bir
yönetim danışmanı bütün hizmetler için, tavsiyelerde bulunabilme ve öncelikle
konusunda ve özel hizmetlerin kabul edilebilir maliyetleri üzerinde yöneticiye
tavsiyede bulunabilmelidir.
Sağlık ve tahammül gücü bu
meslekteki başlıca avantajlardır. Küçük işletme yöneticisi geleneksel çalışma
saatlerine çok az saygı gösterir ve bir kere ilk korkusunu attımı kendisi için uygun
gördüğü her zaman ve ortamda sorular sormayı çabucak öğrenir. Danışman, aile
doktoruna benzer. Her zaman çağırılmaya hazırdır.
Sorumlulukta orantısızdır. Büyük
organizasyonlarda yapılan geleneksel danışmanlık hizmetlerinde her zaman bir hata
payı vardır, raporlar müfettişler tarafından kontrol edilir ve çok önemli raporlar
danışmanlık grubunun yöneticisi tarafından incelenir. iş küçük işletmelere
geldiğinde ise, danışmanın yapacağı bir hata, yardım isteyen orgarıizasyonun
imhası demek olabilir. Üstelik bu yardım direkt ve çabuk istenmişse fikir ve
önerilerini üstleriyle mütalaa etme imkanı sınırlıdır. Zamanlama kritik bir konu
olabilir. Kritik bir durum meydana gelmeden yardım istenmeyeceği için, danışman
genellikle yoğun bir baskı altındadır.
KOBİ'LERDE DANIŞMANLIĞIN GEREKLİ
OLDUĞU DURUMLAR
Önceki bölümlerde küçük
işletmelerde danışmanlıkla ilişkili deneyim ve düşünceler yer almaktadır.
Küçük bir işletmenin danışmanın yardımına ihtiyaç duyabileceği oldukça özel
durumlarda vardır.
Durum 1. Girişim Planlamasında
Başarılı küçük işletme insanı
bazen, girişimci olarakta ifade edilirler. Onlar çoğunlukla ailenin ilk çocuklarıdır
ve erken yaşlarda hayata atılarak ailenin sorumluluğunu taşımak zorunda
kalmışlardır. Genelde serbest çalışan kişilerin çocuklarıdır ama aynı grupta
ticaret alanında veya hizmette çalışıyor olmaları gerekmez. Bu gibi insanların
sesleri vardır ama yeterince geniş eğitimleri yoktur.
Şahsi bakış açısından, iyimserliğe
meyillidirler kumarbazların tersine ılımlı risk alırlar veya hiç almazlar, parayı
hayatlarını motive edici bir anahtar olarak görüp sadece para kazanmaktan çok kendi
alın yazılarını kontrol eden bir duyguya sahiptirler. Bu tip insanlar genelde, aile
hayatının sebep olacağı minimum rahatsızlıklara sahip evlilerdir. En azından, hayal
çeşidinin tarzına aldırmayan ve bir evlilik portresinden beklenen talepleri
değerlendirip, anlayabilen genelde anlayışlı bir işleri vardır.
Bir anahtar özellikte, bu başarılı
tipler zihinsel ve fiziksel olarak çok aktiftirler. Başarı, kaliteli olmalarından çok
hazırladıkları ve geliştirdikleri planların niceliklerinin sonucudur. Kısaca,
başarı için daha fazla çaba gösteren, daha fazla şansa sahip olur.
Danışman, böyle bir başlangıçla
ilgilendiği zaman bütün bilgi ve ilgisini muhtemel bir girişim ile ilgilenecekmiş
gibi kullanmalı ve görevini buna göre geliştirmelidir.
Durum 2. Girişim Aşamasında
Müşterinin yeni bir girişim yapmak
isteyebileceğini düşünerek danışman önerilerini yeniden gözden geçirdikten sonra,
üç ihtimal için hazır olmalı ve uygurı muhtemel planları geliştirmelidir.
1. Olabileceğin en iyisi nedir
?
2. Neyin olması muhtemeldir ?
3. Olabileceğin en kötüsü
nedir ?
Danışman, bunlardan genellikle
yaratıcı tipte problemler olan ilk ikisini müşteri ile özgörce konuşmalı,
düzeltici tipte bir problem olan üçüncüyü ise kendi kafasında saklamalıdır.
Öncelikle müşteri bu en kötü ihtimal hakkında sizinle aynı fikirde olmayacak veya
dinlemeyecektir. İkinci olarakta, korkaklıktansa cesur davranmak önerisinin tüm
potansiyeline erişmesine yardımcı olmalıdır.
İyi bir işletme yöneticisi genellikle
hızla birçok fikir üretebilme yeteneğine sahiptir. Danışman bunu teşvik etmeli, iki
ana sebepten dolayı müşterisine sayısal verileri sağlayarak yardımcı olmalıdır.
Birincisi alternatifler arasında
mantıklı bir seçim yapmasına yardımcı olmak için, ikincisi yönetici projeye
başladıktan sonra aklına gelebilecek rahatsız edici düşüncelere karşı
destekleyici bir kanıt olarak kullanmak içindir.
Özellikle ilk aşamalarda hatalar
olacaktır; bu genel öğrenme projeninin bir parçasıdır. Danışmanın görevi, ilk
aşamalarda yönetici tarafından yapılacak hataları minimize etmektir. Bununla beraber
ilk aşamalarda oluşacak bir proje başarısızlığı, ilerideki safhalarda imkansız
bir projeyi yönetmeye çalışmaktan daha iyidir. Bir danışmanlık özdeyişi vardır:
''Bir şeyi doğrultmak onu yeniden
canlandırmaktan çok daha kolaydır.'' Eğer gerekli ise, önerinin zaman aşmına
uğramasına izin verilmeli ve daha fazla kanıt ve destek bulunduğu zaman müşteriyi
yeni bir şeyi denemeye teşvik etmelidir. Eğer işletme ile birlikte yürümesine karar
verilirse bütün komite cesaretlendirilmelidir. Etkin karar alma ve hareket etme çok
önemlidir.
Fonksiyonel bakış açısından,
danışman müşterisini eğer almaya gücü varsa bağlangıçtan itibaren bazı
uzmanların hizmetlerini kullanmaya teşvik etmelidir. Çünkü umulur ki, işletme
büyüdükçe onlarda işletmenin tarihine uygulamalarırıa ve sonuçlarına daha aşina
olacaklar ve böylece çok anlamlı bir şekilde yardımcı olabileceklerdir. Bu uzmanlar
yasal bir firma, bir muhasebeci, bir bankacı, bir sigorta, bir pazarlama temsilcisidir.
Gerçeğe değinmek gerekirse, bir
küçük işletme danışmanlığı bir fonksiyonel ustalık istemektedir. Belki en
önemli olaylar, hem oluşum sermayesinin ve daha sonradan gelir ve giderleri kontrolü
açısından oldukça zor olan, finansal konular çevresinde dönmektedir. Bu
faaliyetlerde genişl bilgi ve tecrübe kazanmamış bir küçük işletme yönetim
danışmanı, müşteri için bir tehlikedir ve bu kişi kelimenin tam anlamı ile mesleki
ehliyeti olduğunu iddia edemez.
Genellikle, yalnızca finansal değerleme
araçları yardımı ile danışman ileride işleri iyice karıştırarak baş edilmez
sorunları yaratacak bir işletmeyi devam ettirmektense, hiçte hoş bir görev olmayan
işletmeyi kapatma tavsiyesinin gerekliliğini üstlenebilir.
Bu trajedi korkusu, teşebbüsün
başlangıç aşamalarında göründüğünden daha fazla vurgulanmayı hakeder.
Sıklıkla aile ve arkadaş tasarruflarını yeni teşebbüsün sermaye ihtiyacını
finanse etmekte kullanırlar. Çünkü en basitinden ''Borç verecek başka kimse
yoktur''. Bu bulgu, tek başına projenin muhtemelen iyi bir şey olmadığını farzeder.
Eğer şaşırtıcı sayıda çok finansman acentalarının hiçbiri edilen zahmete veya
harcanan zamana değer bir öneri sunmazsa danışman ne diye riskli olduğu apaçık olan
ve aile tasarruflarını tehlikeye atacak bir girişimi tavsiye etsin? Tehlikeli bir işte
her zaman bir sermaye sahibi olmalıdır, ama bu başka hiç kimse projeyi desteklemeye
hazır olmadığı için olmamalıdır. Üçüncü muhtemel planı hazırlarken eğer
başarısızlığın aşırı sıkıntılara sebep olması muhtemelse, danışman
profesyonel müşterisini bu tehlikeye atmaktan vazgeçirmelidir.
Başlangıç süresi boyunca, danışman
potansiyel problem alarında tasarlanmış kayda değer sayıdaki çalışmalara dayanan,
aşağıdaki kontrol alışkanlığını yansıtmalıdır. Problem sahalarının
teşhisinde azalan önem sırasında, danışmanın 7 şekilde sınıflandırılan
eksiklikleri bulması olasıdır.
Yönetimsel ( Deneyim
eksikliği )
Parasal ( Sermaye eksikliği
zayıf maliyet kontrolü)
Makinalar (Sabit kıymetlerin
aşağıya satın alınması uygun olmayan kredi verilmesi)
Zihinsel ( Genişleme için
gerekli olan planlama eksikliği )
Motivasyon ( Çalışma ve
sorumluluklarda yanlış tavırlar )
Durum 3. Girişimin Geliştirilmesinde
Bir ve iki nolu durumun fırtınalı
geçişlerinden sonra danışman şimdi teşebbüs olgunlaştıkça ortaya çıkan yeni
bir olaylar kümesinin kendisine sunumuyla ödüllendirilir ve danışmanlık görüşü
ilerici bir bakış açışına kavuşur. Bu yalnızca yenilmesi gereken zorlukların
değil, aynı zamanda kısmen ileriki gelişme fırsatlarının en fazla ilgilenilen
fırsatlarından teşebbüsün kar etmesine yardım edecek alternatif kaynak
tahsisatının; bütün sınavları için doğru zamandır.
Danışman yöneticiyi yüzdelerle
oynamaya teşvik etmeli ve onu uygun kritik alanlara konsantre etmelidir. Teşebbüsün
bir olgunlaşma süresi boyunca günden güne faaliyet sorunlarının içine dalan
yönetici, çoğunlukla sürekli gelişme ve yaşayabilme için gerekli olan orta ve uzun
vadeli planlamaya yeterli önemi vermez. Danışman, onu gerçeğe bakması konusunda
teşvik ederek yardımcı olabilir. Örneğin ona organizasyon şemalarını ve mevcut iş
tanımlarını sunabilir ve sonra da önündeki 5 veya 10 yıl içinde işletmenin nasıl
değişmesi gerektiğini gösteren şemalar hazırlayabilir. Yenilikler genellikle bir
parça denetim, kayda değer oranda bekleme ve çok miktarda terlemeyi gerektirir. Bu
nedenle danışman, yöneticinin gelecekteki gelişmeler için ihtiyaç duyulacak uygun
kaynak ve zamanı planladığından emin olmalıdır.
Başarılı yöneticinin bir belirgin
özelliği, hepsinin son derece iyi organize edilmiş olmalarıdır. Bu gerçek yönetimin
geliştirilmesinde teşvik edilmelidir. Bu sistemler sunmayı, yöneticileri yönetim
konuları üzerine okumaya teşvik etmeyi, tahminlerin bütçe ve kontrollerin üzerinde
durmayı gerektirir. muhtemelen bu olgunlaşma süreci boyunca bir muhasebeci göreve
yerleştirilecektir.
Danışman, müşterinin verimliliğini
değerlendirmek için mukayese yapabilir. Şirketler hakkındaki bilgisini de kullanmak
zorunda kalacaktır. Bu aşamada girdi/çıktı oranı gibi firma içi
karşılaştırmalar pek değerli sayılmamaktadır.
Durum 4. Girişimin genişletilmesinde
En sonunda, yönetici şirketinin öyle
bir gelişme safhasına ulaştığını görür ki, artık işletme küçük olarak
nitelendirilemez ve büyümeyle birlikte hasılat, finansman, işletmenin birleşik
yapısı gelişmektedir. Küçük işletme danışmanı bu durumda akıllıca davranarak
yöneticiye, şirketin bu yeni konumunda yardımcı olabilecek yetenekteki uzmanlardan
bahsetmelidir.
Bir başka ihtimal olarak, yönetici
işletmenin bu rutin işleyişinden artık hoşlanmadığına karar verebilir ve yeni bir
şeylere başlamayı tercih edebilir. Tekrar maaşla çalışcağı işine dönmeyi,
emekliliğe veya buna benzer herhangi birşeyi isteyebilir. Herhangi bir olayda
işletmenin elden çıkarılması, o anın kriz sorununu oluşturur.
İşletmenin parasal değerinin
biçilmesi genellikle şu üç yolla yapılır:
a. Likiditesi ve şirketin açık
arttırmaya sunulacak ve eğer veren varsa en yüksek fiyattan satılacak mecburi
satışlar değeri,
b. Kalem maliyetinden, amortismanları
düşülerek değerlendirildiği ve seçilmiş pazarlara parça parça katılacağı
defter değeri,
c. Varlıkların gider bir hisse olarak
çatıldığı ve iyi niyet gibi, kalemlerinden fiyata dahil edildiği piyasa değeri
Değişen durumlar bu değerleme
yöntemlerinden hangisinin kullanılacağını belirleyebilir. Genelde düşünülürse,
piyasa değeri satacağı en fazla kazancı sağlar.
Danışman müşterisine en uygun
satışı sağlamaya da zorunludur. Bununla beraber danışman, en iyi satışın her
zaman istekli bir satıcı ve istekli bir alıcı gerektiğini aklında tutmalıdır. Bu
mutlu duruma ulaşmak için, danışman satıcıyı şirketin yeni sahibi için biraz
fedakarlık yapmaya da teşvik etmelidir. Böyle yaparak satış şansı fazlalaşır,
zamandan tasarruf edebilir ve suçlamalara karşılık verme fırsatı indirgenir. Yeni
alıcıdan son damlasına kadar para aldırmaya çalışmak, satışı azalan fiyatlara
taşıyabilir.
Bir başka yolun sonu durumu da,
yöneticinin ailenin bir ferdi olarak bu göreve gelmesi durumunda görülür. Küçük
işletmelerde belirgin eşitlik ve sorumluluk olan alanlar dışında, paylaşılan bir
yönetim başarısı nadirdir.
Emir, kontrol ve sorumluluk amaçlarına
ulaşabilmesi için genellikle tek bir tanımlı yöneticinin olması, otoritenin diyelim
ki iki kardeş arasında paylaşılmaından daha iyidir.
Genel bir kural olarak bir işletmede
aile başarısı daha sonra gelen nesilin, eğer mümkünse dışarıdaki işlerde
çalışmaya maruz bırakılması ile devam etmelidir. Aksi taktirde muhtemelen yönetimde
çok başlılık görülecektir. |