eylemban2.jpg (1802 bytes)

Etkin Yönetim Liderlik Eğitim Merkezi

Yönetim Danışmanlığı Süreci

eylem

hm-btn.gif (208 bytes)

INTERNET üzerinde danışmanlık kuruluşları

Danışmanlık Mesleğinin Gereği ve Önemi Fonksiyonel Alanlarda Danışmanlık
Profesyonel Danışman KOBİ Danışmanlığı
Danışmanlık Süreci Danışmanlık Mesleği İle İlgili Kaynaklar
 

DANIŞMANLIK SÜRECİNİN AŞAMALARI


Danışmanlık süreci, belirli bir problemin çözülmesi ve müşterinin kendi organizasyonunda değişiklik yapmak istemesi amacına yönelik müşteri ve danışmanın ortak katılımı ile gerçekleşen bir süreçtir. Bu sürecin bir başlangıcı ve birde sonu vardır. Süreç bu iki nokta arasında pek çok temel aşamaya ayrılabilir. Bu hem danışmana hem de müşteriye sistematik ve metodik olmalarında, aşamadan aşamaya, operasyondan operasyona geçmelerinde birbirlerini mantık ve eş zamanda takip etmelerine yardımcı olur.
Danışmanlık sürecinin alt grupları değişik biçimde görülmektedir. Genel bir     model boyutunda    planlı    değişim süreci,

1.Değişim ihtiyacını geliştirmek,
2. Değişim ilişkilerinin oluşturulması,
3. Değişime yönelmek,
4. Değişimi genelleştirme    ve dengelemek,
5. Değişime ve gelişime sürekliliği sağlayacak unsurların sağlanması,
6. İlişkileri sona erdirmek,

şeklinde ele alınmıştır. Bu modelin ana noktaları bütünleştirildiğinde, danışmanlık modeli daha sistematik bir biçime dönüştürülür. Model, birbiri ile yakından ilgili iki konuya yönelir. Birinci ilgi alanı, müşteri ile danışman arasındaki ilişkidir. ikinci önemli nokta, işin niteliğine ilişkindir. Her ne kadar, danışımanlık görevinin yönünü ve sonucunu ilişki etmenleri etkilerse de, danışmanlar işin niteliğine daha çok önem verirler.

Bu iki nokta, müşteri ile ilk ilişki, ilişkiyi tanımlama, yer ve yöntem seçimi, veri toplama ve teşhis, müdahale, ilişkiyi azaltma ve bitirme çerçevesinde gözetilmelidir. Aşamalar ön araştırma, giriş teşhis, planlama, eylem, değerleme ve sonuçlandırmadan oluşur.

Değişimin kabul edilmesi ve uygulanmasında biçimsel otoritenin rolü, önemli ve büyüktür. Eğer ilk ilişkiler yöneticileri dışındaki kişilerle yapılırsa bu kişiler değişime istekli görüneceklerdir. Fakat bu kişilerin biçimsel otorite üzerindeki etkilerinin az olduğu organizasyonel bir gerçektir.

a. Ön Araştırma


Bu aşamada, ne müşteri ne de danışman beraber çalışmaya kesin karar vermemişlerdir. Her iki tarafta gelecekteki ilişkilerine yön verecek ön verileri toplamakta, kendilerini serbest hissetmektedirler. Müşteri sistemi, sorunlarına kaynak ve çözümler araştırmaktadır. Danışmana yapılan davetin kökeninde, danışmanın müşteri sistemine yardım edebileceği inancı yatar. Aynı zamanda danışman, müşteri sistemi ile çalışıp çalışmama kararını verebilmek için kendi önceliklerini ve kararını gözden geçirmektedir. Ön araştırmanın amacı müşteri sisteminin sorunlarını nasıl algıladığı ve neden danışmana ihtiyaç duyduğu sorularına yanıt aramaktır.

Danışman, müşteri sistemi ile çalışma kararı verirken müşteri sisteminin aşağıdaki özelliklerini değerlendirmelidir;

1- Müşteri sisteminin kendini geliştirmek için var olan isteği
2- Değişik otorite ve kuruluş dışından gelenlere yönelik tutum,
3- Önemli sosyal kültürel norm ve değerler,
4- Genel sistem içindeki ana alt sistemler,
5- Temel sistem alt sistem arasındaki ilişkiler,
6- Müşteri sistemi ile çevresindeki başka sistemler arasındaki ilişkiler,
7- Ana kaynaklar,
3- Temel sınırlamalar,

Bu aşamada yetersiz veri nedeniyle basmakalıp fikirler oluşabilir. Ayrıntılı değerlemeler için teşhis aşamasına kadar beklenmelidir. Ön değerlemenin oluşturduğu en önemli sonuç, müşteri sisteminde bir '' biçissel giriş noktası'' seçimidir. Uygun bir giriş noktası seçiminde sistemin farklı birimleri arasındaki karşılıklı ilişkiler çok önemlidir.

b. Giriş

Giriş rıoktası seçildikten sonra, darışman ve müşteri sistemi, planlı değişim sürecinin, girişten sonraki aşamalarının nasıl oluşturulacağını belirlerler. Bu aşamada, müşteri sistemi ve danışman beklentilerinin, sürekli bir şekilde paylaşılacağı ve her iki tarafın oluşturacağı katkıların kabul göreceği önemle belirtilir. Etkin çalışma ilişkilerinin geliştirilmesi için iki tarafında birçok alanda ortaya çıkabilecek beklentileri üzerinde anlaşmaya varmaları gerekir. Bu alanda şöyle belirlenebilir:

1- Müşteri ve danışmanın projeye ilişkin amaçları,
2- Sorunun genel tanımı,
3- Sorunun tüm sistem ile ilişkisi,
4- Soruna uygulanabilecek müşteri kaynak ve becerileri,
5- Soruna uygulanabilecek danışman kaynak ve becerileri,
6- Soruna genel yaklaşım biçimi,
7- Müşteri danışman ilişkisinin niteliği,
8- Müşteri için beklenen yararlar,
9- Danışmanın beklediği yararlar,
10- Müşteri ve danışmanın birbirlerini etkileme yeteneği,

Danışman anlaşma süresince, etkin bir biçimde çalışabilmesi için gerekli güce sahip olmalıdır. Güvene dayalı gücü oluşturmak için müşteri ile danışman arasında işbirlikçi ilişkilerin kurulması gerekir.

c. Teşhis

Teşhis aşaması dört bölümden oluşur :

1- Müşterinin hissettiği sorun,
2- Danışmanın saptadığı sorun,
3- Müşterinin amaçları,
4- Müşterinin kaynakları,
5- Danışmanların kaynakları

Teşhise müşterinin hissettiği sorun ile başlamak, müşteri sisteminin kültürürıü, dilini anlamaya ve olayları müşterinin gördüğü gibi görmeğe hizmet eder. Müşteri hislerine katılım, müşteri ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım eder ve müşterinin teşhis sürecine katılımına olanak sağlamış olur. Müşterinin sorunlarını tanımlamada atılacak ilk adım, sorunun var olduğu alt sistemleri ve alt sistem ile sistemin başka birimleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaktır. Bunun yararı; bir alt sistemde oluşan değişimin bir başka sistemdeki etkilerini saptamaya yaramasıdır. Teşhis ilerledikçe daha fazla ve farklı sorunlara öncelik verilir. İkinci aşama, müşteri sisteminin amaçlarını tanımlamaktır. Amaçlar işlemsel tanımlanırsa, sorunlara anlamlı ve kalıcı çözümler getirir.

Teşhis sürecinde değerlendirilebilecek diğer öğeler, müşterinin ve danışmanın kaynaklarıdır. Müşteri ve danışmanca gözetilmesi gereken önemli bir etmen, değişim için teşvik ve hazır olmadır. Danışman sorunu çözümlemek için müşteri sisteminde varolan kaynakları geliştirerek yararlanmaya öncelik vermelidir. Bu iç kaynakların geliştirilmesini hızlandırır ve sistemin danışmana bağımlılığını azaltır.

Danışman teşhis için gerekli bilgileri elde etmek için mülakat, anket ve gözlem gibi birçok yöntem kullanır. Sistem içinde değişime istek veya tepkileri, kendisine gösterilen ilgi derecesinden anlayabilir. Güvene dayalı bir güç oluşturabilmek için , müşteri ile danışman arasında işbirliğinin sağlanması gereklidir.

d. Planlama

Planlama aşaması, gerçekleştirilmesi istenen amaçların, atılması gereken eylem adımlarının ve değişime karşı olan tepkilerin belirlenmesini kapsar. Bu aşamada, teşhis süresince toplanan veriler, değişim için var olan seçenekler incelenir ve değişim amaçları oluşturulur. Planlama, müşteri sistesi ile birlikte yapılarak, planların müşteri sisteminin ihtiyaç ve beklentileri ile uyum içinde olmaları sağlanır. Birinci planlama adımı, başarılmak istenen davranışsal amaçların tanımıdır. Amaçlar belirgin bir biçimde saptandıktan sonra, farklı çözüm yolları veya değişim stratejileri oluşturulabilir. Yapısal-tasarım boyutunda yapılan değişimler organizasyonel yapı tasarını, karar ve yetki noktalarının yerlerinin ve denetim alanı yapılarının tasarımında, matris organizasyonların oluşturulmasına yöneliktir.

e. Eylem

Eylem aşamasında, planlama aşamasında geliştirilen en iyi strateji uygulamaya konur. Bu aşamada görülen sorunların kökeninde önceki aşamalarda çözümlenmeyen nedenler yatar. Bunlar temel kişi veya grupların giriş aşamasına katılmamaları, sistemi yeterli biçimde teşhis edememek, planlama aşamasında eylemin sonuçlarını kestirememek olabilir.

Planların başarısızlığının kökeninde değişim çabasının kestirilemeyen sonuçları yatar. Endüstride bu başarısızlıklar çoğu kez teknolojik değişim olarak ortaya çıkar ve bu değişimler çoğu kez neden oldukları sosyal değişimleri önceden belirleyemezler.

f. Değerleme

Değişim projelerinin bilimsel değerlemesi, değerleme aşamasını eylem aşamasından ayırır. Tarafsız sonuçları oluşturmak için, kuruluş değişim çabasını değerlemek için görevlendirilir. Bu yaklaşımın, bilimsel nesnellik açısından bir takım yararları vardır. Değerleme aşaması, değişim süreci ile bütünleşiktir. Eylem stratejisinin değerlendirilmesi, planlama aşamasında tanımlanan amaçlara dayalı olarak yapılır. Müşteri, danışmana olan bağımlılığını, ancak, sistem verilerini kendi başına analiz etme becerisini geliştirdiği zaman azaltabilir. Böyle bir oluşum sonunda, müşteriler verileri kendileri değerlendirebilirler. Değerlendirme aşamasının sonucu değişim projesinin bitiş yada planlama aşamasına dönülmesine ve tekrar eylem planlaması yapılmasına ve belki de müşteri ile başka bir sözleşme yapılmasına neden olur.

g. Bitirme

Danışman-müşteri ilişkileri geçicidir ve ilişkinin sonucu üzerinde önemle durulmalıdır. Başarıyla sonuçlandırılan ilişkilerin iki yönü vardır:


1- Giriş, teşhis ve planlama aşamalarında özetlenen amaçları gerçekleştirmek,
2- Müşteri sistemirıin sorun çözme yeteneklerini geliştirerek, gelecekte aynı tür sorunları kendi başına çözümlemesine olanak sağlamak.

Bazı durumlarda, danışman müşteri sisteminden belirlenen amaçları gerçekleştirdikten sonra ayrılır. Danışman sorun çözmede müşteriye yardımdan çok, sorunu kendi başına çözmüştür. Başarısızlık durumu her iki taraf içinde önemlidir. Müşteri zaman ve para yatırmı, risk altına girmiştir. Danışmanın ise, profesyonel şöhretine gölge düşecektir.

DANIŞMANLIK SÜRECİNDE KULLANILAN MODELLER


Müşteri-danışman ilişkilerini yansıtan bir çok model vardır. Bunlardan bazıları şöyledir.

A. Tedavi Modeli

Kullanılan modeller içinde en çok bilinen ve en basit olan tedavi modelinde, müşteri, şirketteki sorunları analiz etmesi ve çözüme ulaştırması için danışmanı davet eder. Bu modelde sorunun analizi ve çözüm için ortaya konulabilecek alternatifler müşteri ve danışmanın ortaklaşa çalışmaları ile olur. Kararlar ortaklaşa alınır. Ancak faaliyetlerden sadece müşteri sorumludur.

B. Mühendislik Modeli veya Satınalma Modeli

Bu modelin temelini, danışmanın bilgi ve hizmetlerinin satın alınması oluşturmaktadır. Müşteri sorunu ya da sorunları tanımlar, ancak sorunu çözmek için zaman ve yeteneğinin olmadığını hissettiğinde danışmana başvurur. Örneğin yönetici bilgisayar kapasitesinden tam olarak yararlanacak bir muhasebe sisteminin nasıl tasarımlanması gerektiğini öğrenmek istediğinde danışmana başvurabilir.

Bu modelde ilişki genelde kısa sürelidir. Müşteri danışmanın sunduğu çözümü uygulamak durumundadır. Danışmanın başarısı büyük ölçüde müşterinin kendi gereksinimlerini doğru olarak belirlemesine ve bunları danışmana doğru olarak aktarabilmesine bağlıdır.

C. Doktor-hasta Modeli

Doktor-hasta modelinde yönetici kuruluş içindeki sorunların çözümü için danışmanı çağırmaya karar verir. (Hastanın yıllık kontrolü için doktoruna gitmesi gibi) Yönetici sorunlarla karşılaştığı birimleri veya başarının düştüğü birimleri belirleyerek, danışmana gösterir. Burada ki sorunların belirlenmesini ve çözülmesini ister.

Bu modelde danışmanın başarısı hasta olarak belirlenen birimin, istenen bilgiyi vermesine ve önerilen çözümü yani verilen reçeteyi uygulamasına bağlıdır.

D. Klinik Modeli

Bu modelde danışman ve yönetici sorunun belirlenmesi ve çözümünde karşılıklı işbirliği içindedirler. Bu durum modelin temel özelliğidir. Tedavi modelinden farkı, soruna ait çözümleri geliştirme ve yürütme faaliyetlerinin ortaklaşa gerçekleştirilmesindedir.

E. Süreç Modeli

Bu modelde amaç, müşterinin çevresinde oluşan süreçleri anlamasına, olayları sezmesine ve gerekeni yapmasına yardımcı olmaktır. Öncelikle öğretilmesi gereken, farklı şekillerde karşılaşılan kuruluş üyelerinin eylemleridir. Bu eylemler; insan süreçlerini, haberleşme süreçlerini, grup üyelerinin fonksiyonel rollerini, önderlik ve grup içi süreçlerini kapsar .

Süreç Danışmanlığının varsayımları:

1- Yöneticiler, genellikle kuruluştaki sorunları bilmezler ve gerçek sorunların belirlenmesinde özel yardıma gereksinim duyarlar.

2- Yöneticiler danışmanların verecekleri yardımlar konusunda bilgisizdirler. Danışmanlar önce yöneticilere isteyecekleri yardım türünü öğretmelidirler.

3- Yöneticilerin kuruluşlarını geliştirme arzuları bulunmaktadır. Ancak neyi nasıl geliştirecekleri konusunda yardıma gereksinmlerı vardır.

4- Kuruluşlar kendi kuvvetli ve zayıf yönlerini belirlemeyi öğrendiklerinde daha etkin olurlar.

5- Danışman, kuruluş kültürünü öğrenip güvenilir öneriler öne sürebilmek için bu kültürü çok iyi bilen kuruluş üyeleri ile çalışmalıdırlar.

6- Müşteri, sorunu kendi başına belirlemeyi ve çözmeyi öğrenmelidir. Burada danışmanın rolü, müşteriye yeni seçenekleri düşünmesini sağlamaktır. Kararlar müşteri tarafından verilir.

7- Süreç danışmam, sorunları belirlemede ve etkin yardım edici ilişkilerin oluşmasında uzman olmalıdır.

hm-btn.gif (208 bytes)
EYLEM MAYIS.2002